Eklem içine kullanılan hyalüronik asit Türkiye’de üretildi

İSTANBUL (AA) – Bilim ve iş insanı Raşit Dinç tarafından INVAMED-RD GLOBAL Laboratuvarları'nda ortopedik kullanıma uygun, eklem içi için hyalüronik asit üretildi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, kireçlenme, tıbbi adıyla "osteoartrit" toplumda en sık görülen eklem hastalıklarından biri olarak biliniyor. Eklemlerde bozulmaya yol açan bu hastalık, özellikle 50 yaş üstünde sakatlanmalara da yol açarak hastalarda yaşam kalitesini bozan eklem ağrılarına neden oluyor.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte vücudun sıvı kaybı kaçınılmaz olarak ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre bunun en önemli sebebi eklemlerin aşırı ya da çok az kullanılması, aşırı sportif faaliyetler veya spordan ve hareketten tamamen uzak bir hayat yaşamak da eklemlerin çok az çalışıp güçsüzleşmesine sebep olabiliyor. Bu gibi durumlarda alternatif yöntemlerle vücuda destek veren uygulamalara ihtiyaç doğuyor.

Bilim ve iş insanı Raşit Dinç tarafından INVAMED-RD GLOBAL Laboratuvarlarında ortopedik kullanıma uygun, eklem içi için hyalüronik asit üretildi.

Çeşitli tıp alanlarında Türkiye’de daha önce yapılmamış çalışma ve üretim faaliyetleriyle bilinen Raşit Dinç, hyalüronik asit üretimi ve faydaları ile ilgili olarak şunları kaydetti:

“Vücudu çalışan bir makine olarak düşünürsek nasıl ki makine parçalarının birbirini eskitmemesi, zarar vermemesi ve aşınmaması için yağlama yapıyorsak vücudumuzdaki en büyük iki kemik olan diz kemiklerinin birbirine sürtünüp aşındırma yapmaması, ekleme zarar vermemesi için eklem içerisinde yer alan bu sıvıyı yeterli oranda temin edemediğinde dışardan eklem içerisine enjekte edilmesi gerekiyor. Doğamız gereği herkeste bulunan fakat bazı kişilerde çeşitli sebeplerle bu sıvı azalmakta veya yeterli oranda temin edilemiyor.

Eklem sıvısı enjeksiyonunun amacı diz ekleminde yoğun bir sıvı ortamı sağlayarak aşınmayı sona erdirmektir. Enjekte edilen sıvı içerisinde sodyum hyalüronat bulunur, viskoelastik özellikleri nedeniyle sinoviyal sıvının temel birleşenlerindendir ve eklemlere kayganlık özelliği kazandırır. Bu uygulamanın en temel görevi ağrıyı kesmek ve eklemlere hareket kabiliyeti kazandırmaktır. Eklem sıvı takviyesi ile eklem beslenir ve aşınmış kıkırdak parçalarının bir araya toplanması sağlanıp dizin tedavisine yardımcı olunur. Tedavinin etkisi ortalama 5-6 ay sürer. Etkisi geçince yeniden sıvı enjeksiyonu yaptırmak gerekir."

Dinç, hyalüronik asit enjeksiyonlarının, eklem kıkırdağına koruyucu etki gösterdiği için yıpranmayı önlediğini aktararak, bu işlemin hastanın ağrılarını hafiflettiğini ve böylelikle hastanın hayat kalitesinin arttığını kaydetti.

Belirli aralıklarla uygulanması eklem ağrıları ve tutukluğuyla mücadelede önemli avantajlar sağlayabileceğini belirten Dinç, "Hyalüronik asit enjeksiyon tedavisi protez ameliyatı seçeneğini ortadan kaldıracak nitelikte güçlü bir yöntem tabii ki değildir, ancak ameliyata giden süreci uzatabilen etkiye sahiptir. Eklemde eksilen hyalüronik asidin yerine konulmasıyla eklem kayganlığını sağlamak ve kıkırdağın dayanıklılığını artırmak esas hedeftir." ifadelerini kullandı.

Dinç, bu nedenlerle tıp dünyasında özellikle ortopedi alanında oldukça önemli bir yere sahip olan Eklem İçi Hyalüronik Asit üretiminin Türkiye’de INVAMED-RD GLOBAL Laboratuvarları'nda üretilmeye başlanmasından gurur duyduklarını bildirdi.

Raşit Dinç, "Hedefimiz her zaman Türkiye’de yapılmayanı yapmak ve global hacimli tıbbi cihaz ve ürünler pazarlarında Türkiye’nin de üretim alanında çok önemli bir rol oynadığını gösterebilmektir.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi, ürettiği elektrolitik bakır ile yaklaşık 750 milyon dolarlık olası ithalatın önüne geçiyor.

Cengiz Holding'den yapılan açıklamaya göre, Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi, bakır madeni başta olmak üzere maden kaynaklarını sürdürülebilir gelişme çerçevesinde değerlendirip kurumsal bilgi birikimini yeni teknolojilerle destekleyerek standartlara uygun, katma değeri yüksek ürünlere dönüştürüp ülke refahına katkıda bulunmaya devam ediyor.

Türkiye'nin değerli bakır yataklarından çıkarılan bakır cevherleri Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi'nde işlenerek ülke ekonomisine daha fazla katma değer yaratabilmek için yoğun çaba sarf ediliyor. Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi, sahip olunan bakır rezervlerinin etkili bir şekilde değerlendirilmesi kapsamında bakırın nihai ürün haline getirilmesi sürecinde üstlendiği görevi en iyi şekilde yerine getirmek için çalışıyor.

– Türkiye'de cevherden bakır üreten tek işletme

Uzun yıllar bir kamu kuruluşu olarak faaliyet gösteren işletme, 2004 yılında Eti Bakır AŞ tarafından devralındı. Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ Samsun İşletmeleri, Karadeniz Bölgesi'ndeki bakır cevheri yataklarının değerlendirilip bakır üretmek amacıyla kurulmuş olup halihazırda Türkiye'de cevherden bakır üreten tek işletme konumunda bulunuyor.

Bakır temininde yüzde 90 dışa bağımlı olan Türkiye'de 500 bin ton katot bakır tüketilirken, Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi'nde bu değerli metal ülke sanayicisine sunularak yaklaşık 750 milyon doların ithalat yoluyla yurt dışına gitmesinin önüne geçiliyor.

Türkiye'de yaklaşık 150 bin ton civarında katot bakır üretilmekle birlikte burada cevherden üretim gerçekleştiren "ilk ve tek" firma Cengiz Holding bünyesindeki Samsun Eti Bakır olarak öne çıkıyor. Bu amaçla işletmede, mevcut durumda yıllık 400 bin ton bakır konsantresi işlenerek LME Grade A spesifikasyonlarına sahip 70 bin ton katot bakır üretiliyor ve bunun yanında yıllık 600 bin ton sülfürik asit ve 600 bin ton gübre üretiliyor. Ayrıca, yeni kurulacak olan liman işletmeleri, fosforik asit ve gübre tesisleri ile birlikte işletmenin üretim kapsamı daha da genişleyecek.

– Binlerce kişiye iş imkanı sağlıyor

İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 2016 yılında 254. sırada yer alan Eti Bakır AŞ bugün Samsun, Küre, Murgul, Halıköy ve Espiye işletmelerinde toplam 2 bin 500 kişi doğrudan çalışıyor ve buna dolaylı istihdam eklendiğinde sayı 10 bine kadar yükseliyor.

Tüm bu süreçte çalışanlara verilen sürekli gelişime yönelik eğitimler sayesinde nitelikli iş gücünün artırılması konusunda da önemli katkılar sağlanırken, çalışma süresi boyunca işletme ve bakım için gerekli ekipmanların önemli bir bölümü bölgeden sağlanmakta olup bölge ekonomisine katkıda bulunuluyor.

İşletmenin devralınmasıyla sürekli iyileştirme felsefesi ile birlikte önemli iyileştirme çalışmaları başlatılmış ve bu sayede işletmedeki üretim verimliliğinin artırılması, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve bunlara paralel olarak işletmedeki prosesler sonucunda alıcı ortama verilen çevresel kirleticilerin mevzuatla uyumunun sağlanması hedeflendi. Yapılan çalışmalarda, ulusal mevzuatların yanında en iyi uygulanabilir teknikler ve AB direktifleri de göz önünde bulunduruldu.

Çevresel yatırımlar kapsamında atık su arıtma tesisleri, baca gazı arıtma tesisi, düzenli atık depolama tesisleri oluşturularak Çevre Kanunu kapsamında belirtilen tüm şartlar yerine getirildi. Bu doğrultuda Çevre İzin ve Lisans Belgesi ve Sıfır Atık Belgesi alındı.

Tüm bu çalışmalar sonucunda işletme, uluslararası standartlarda faaliyet gösteren işletme ISO 9001, ISO 14001 ve OHSAS 18001 entegre yönetim sistemi belgelerine sahip oldu.

Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili İdris Akbıyık, valilikte düzenlediği basın toplantısında, İl Jandarma Komutanlığı Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin, Yüksekova İran sınırındaki Dilektaşı ve Akpınar köylerinin kırsalında düzenlediği operasyonda yaklaşık yarım ton eroin ve metamfetamin ele geçirildiğini belirtti.

Terörle mücadelenin en üst düzeyde devam ettiğini dile getiren Akbıyık, “Bugün Hakkari huzurun adresi olmuştur. Bir tane dahi terörist kalmayıncaya kadar mücadelemiz devam edecek. Bildiğiniz gibi terör ve uyuşturucuyla mücadele büyük önem arz etmekte. Bir taraftan ülkemiz terörden temizlenirken bir taraftan da özellikle geçen yıl ve bu yıl uyuşturucu şebekelerine de büyük darbe vuruluyor ve terörün finansmanı engelleniyor.” dedi.

Son yıllarda düzenlenen başarılı operasyonlarla hem teröre hem de uyuşturucuya geçit vermediklerini anlatan Akbıyık, şöyle devam etti:

“İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleriyle 2020 yılında yaklaşık 2 ton 180 kilo eroin ele geçirdik. Yine 5,5 ton civarı asit anhidrit, yarım ton metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Bu, Hakkari’de tarihin en yüksek rakamıydı. Bir önceki yıl, yani 2019’da yaklaşık 950 kilogram civarında eroin ele geçirmiştik. Bu yıl daha da başarılıyız. Yine emniyet ve jandarma teşkilatımız, çok iyi mücadele ediyor. Şu ana kadar ele geçirilen eroin miktarında 1 ton 380 kiloya yaklaştık. Yine bunun yanında ilk defa İran’a giden 10 kilo kokain ele geçirildi. Ayrıca 3 buçuk ton da asit anhidrit, bu asit anhidritten de yaklaşık 2 katı eroin elde ediliyor. Sınırlarımızı hudut birliklerimiz, jandarmamız, emniyet birimlerimizle terör ve uyuşturucunun geçişine, insan kaçakçılığına müsaade etmeden en iyi şekilde koruyacağız.”