Elektronik haberleşme hizmetlerinde kimlik doğrulamasına ilişkin yöntemler belirlendi

ANKARA (AA) – Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun, Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tebliğle, abonelik sözleşmesi, numara taşıma, işletmeci değişikliği, nitelikli elektronik sertifika, kayıtlı elektronik posta ve SIM değişikliği başvuruları işlemlerine ilişkin belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesi halinde başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanması amacıyla uygulanacak sürece ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

Düzenlemeyle, başvuru sahibinin işlemlerinin güvenli ve etkin yöntemlerle yapılması, sahtecilik, dolandırıcılık gibi güvenlik riski içeren şüpheli işlemlerin önlenmesi, ulusal ve uluslararası standartların dikkate alınması, azami ölçüde milli kaynakların kullanılması, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ile acil durum ihtiyaçlarının gözetilmesi ile tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi amaçlandı.

Buna göre, işletmeci ya da hizmet sağlayıcı, kapsamdaki işlemleri yüz yüze kanallardan, kendi internet sitesinden, mobil uygulamalardan veya benzeri mecralar üzerinden elektronik ortamda güvenli bir şekilde başvuru sahibine sunabilecek. Başvuru sahibinin kimlik doğrulama işlemi, e-Devlet Kapısı, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) 9303 standardına uygun “yakın alan iletişimi” özelliği olan belge ile birlikte yapay zeka veya yetkili marifetiyle görüntülü doğrulama, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı (TCKK) ile birlikte PAdES (gelişmiş elektronik imza) oluşturma, yüz yüze kanallarda başvuru sahibinin kimlik belgesi ile birlikte işleme özgülenecek video görüntüsü alma yöntemleri vasıtasıyla yapılabilecek.

İşletmeci, başvuru sahiplerinin kimlik doğrulama bilgilerinin bilgi sistemlerinde, şifreli veya matematiksel olarak geriye dönüştürülmesi mümkün olmayan yöntemlerle muhafaza edilmesine, kimlik doğrulama amacıyla aktarılırken şifrelenmesine, işlemin amacına, yetkisiz erişimlere veya görevler ayrılığı prensibine aykırı olarak kontrolsüz bir şekilde gerçekleştirilecek değişikliklere karşı korunmasına ve bilgi sistemlerinde gerçekleştirilen tüm süreçlere ilişkin işlem kayıtlarının gizliliği, güvenliği ile bütünlüğünün sağlanarak tutulmasına ilişkin önlemleri alacak.

Yapay zeka kullanılacak

Başvuru sahibinin kimlik doğrulaması, e-Devlet Kapısı vasıtasıyla yapılabileceği gibi yapay zeka veya yetkili ile görüntülü kimlik doğrulama yoluyla da gerçekleştirilebilecek. Görüntülü kimlik doğrulaması gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yapılacak. Başvuru sahibinin kimlik belgesinin üzerindeki fotoğraf da dahil olmak üzere kimlik bilgileri, “yakın alan iletişimi” yöntemiyle alınacak. Görüntülü kimlik doğrulama sırasında başvuru sahibinin canlılığını tespit edici teknikler kullanılacak. Kimlik ibraz eden başvuru sahibinin hazırda bulunduğunun teyidi amacıyla, başvuru sahibinin yüzünün, tam ve net olarak görülebileceği aydınlık ortamda, gözlerinin açık olduğu şekilde farklı açılardan kamera görüntüsü alınacak. İşletmeci/hizmet sağlayıcı hazırda bulunan başvuru sahibinin alınan canlı görüntüsündeki yüzü ile kimlik belgesinde yer alan fotoğrafın karşılaştırmasını yapay zeka yöntemiyle veya işletmeci/hizmet sağlayıcı yetkilisi marifetiyle yapacak.

Yüz yüze yapılan işlemlerde kimlik doğrulamada ise PDF ile PAdES-LTV (elektronik imza formatı) oluşturmak suretiyle kimlik doğrulanabilecek. Alternatif olarak, başvuru sahibinin kimlik belgesi ile birlikte işleme özgülenecek video görüntüsü alınarak kimlik doğrulaması yapılabilecek.

Kimlik doğrulamanın yüz yüze yapılması durumunda öncelikle başvuru sahibi, irtibat numarası veya elektronik posta adresini beyan edecek. Bu numara veya elektronik posta adresine tek kullanımlık parola veya link gönderilerek, beyan edilen iletişim bilgisinin kullanıldığı teyit edilecek.

Yönetmelik kapsamındaki tüm usuller için işletmeci kimlik doğrulaması yapılan işlem belgesinin tanzimine dair ilgili mevzuatta yer alan yükümlülükleri yerine getirecek.

Yapılan tüm işlemler kayıt altına alınacak ve elde edilen veriler yalnızca idari ve adli makamların süreçleri ile başvuru işlemi yapan başvuru sahibinin kimlik doğrulaması amacı için kullanılacak.

Yönetmelik kapsamında kayıt altına alınan ve elde edilen veriler ilgili mevzuatta yer alan saklama süreleri boyunca saklanacak.

İşletmeci/hizmet sağlayıcı, elektronik kalem veya benzeri yöntemle kişilerin biyometrik verilerini elektronik ortamda alamayacak.

İşletmeci/hizmet sağlayıcı, sahtekarlık, kimlik tespiti yöntemine ilişkin zayıflıklar gibi durumlar için teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek gerekli güncellemeleri yapacak.

Islak imza veya güvenli elektronik imza ile imzalanan belgeler hariç olmak üzere, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış abonelik sözleşmeleri, numara taşıma başvurusu, işletmeci/hizmet sağlayıcı değişikliği başvurusu, nitelikli elektronik sertifika başvurusu, kayıtlı elektronik posta başvurusu, SIM değişikliği başvurusu belgeleri için işletmeci yönetmeliğin yürürlüğünü takip eden üç ay içinde; işlem belgesi tarafına ait kimlik numarası bilgisi ve son yedi karakterinin üçü maskelenmiş olan telefon, hizmet veya nitelikli elektronik sertifika numarası ya da kayıtlı elektronik posta adresi bilgisini mobil elektronik haberleşme işletmecilerine ve e-Devlet Kapısının sunmuş olduğu bilgilendirme sistemine iletecek.

Yönetmelik, 31 Aralık 2021 tarihinde yürürlüğe girecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü Tolga Bizel, robot kullanımının hızla yaygınlaştığını ve fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini belirterek, "Rutin işleri yapan geleneksel robotlar değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayamıyor. Yapay zekayla desteklenmiş robotlarımız ise başından sonuna kadar sisteme müdahale edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Mitsubishi Electric açıklamasına göre, Şirket, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi tarafından düzenlenen Elektrik Elektronik Mühendisliğinde Güncel Gelişmeler Sempozyumu’na (EEMGG'21) ana sponsor oldu.

Açıklamada, çevrim içi olarak düzenlenen sempozyumdaki konuşmasına yer verilen Bizel, Fabrikaların Dijital Dönüşümü ve İş Birlikçi Robotlar konulu sunumuyla markanın ileri teknolojiye sahip yeni nesil robotlarıyla üretimin dijitalleşmesine yaptığı katkıyı aktardı.

Robot kullanımının hızla yaygınlaştığını ve fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini belirten Bizel, "Rutin işleri yapan geleneksel robotlar değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayamıyor. Yapay zekayla desteklenmiş robotlarımız ise başından sonuna kadar sisteme müdahale edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Robotların, tasarımcıya daha efektif tasarım konusunda fikir bile verebildiğini dile getiren Bizel, "Üç boyutlu kamerasıyla ürünleri görüyor, yapay zeka uygulamalarıyla ürünü en iyi hangi kısımdan tutabileceğine karar veriyor ve başarı oranına da karar verip bir sonraki çalışmada tutacağı farklı ürünler için yorumlar geliştirebiliyor. Böylece, geometrisi ve şekli farklı ürünü tutmak için daha önceki deneyimlerinden yararlanıyor ve uzun ayar zamanlamasına gerek kalmadan kendi kendine çalışmaya başlıyor." bilgilerini paylaştı.

Tolga Bizel, robotların üretimdeki rolünün hızla artacağı yönündeki gelecek vizyonundan hareketle Mitsubishi Electric olarak kendilerinin de ileri robot teknolojileri alanında yeni nesil ürün ve çözümler geliştirdiklerini belirterek, gelecekte sabit duran robotlar yerine fabrika içinde hareket eden, kamerayla çevreyi gören, ürünü en iyi kapasiteyle tutabilen, insanla iş birliği yapan ve en önemlisi çalışana çarpmayacak robotlarla çalışmanın yaygınlaşacağını öngördüklerini bildirdi.

– "Gerektiği zaman robotların yeni bir hızla çalışma sistemine geçmesi mümkün oluyor"

Yapay zeka algoritmasının robotlara insanla iletişime geçecek ve insanla beraber ortak çalışabilecek bir yapı kazandırdığına değinen Tolga Bizel, MAISART teknolojisiyle bu yapıyı nasıl oluşturduklarına ilişkin ise şunları kaydetti:

"İnsan ve robotların iş birliğiyle çalışacağı yaklaşımımızdan hareketle hem robotların hem de çalışma ortamının yapay zekayla desteklendiği bütüncül bir sistem sunuyoruz. 100 yıllık tecrübemizle, şirketlerin yapay zekadan maksimum fayda elde etmelerini sağlamak amacıyla tescilli AI markamız MAISART teknolojisini kullanıyoruz. 'Mitsubishi Electric's AI creates the State-of-the-ART in technology' (Mitsubishi Electric'in AI'sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması olan MAISART teknolojisiyle desteklediğimiz robotlarımız, tutma başarılarından hem ürünü tasarlayan mühendise hem de ürünü kendisinin tutabileceği tutucuları yapan mühendise yorumlarda bulunabiliyor.

Bu teknolojimizle ayar sürelerinde yüzde 80’e kadar tasarruf yapmak ve tanıma oranlarını da yüzde 30’a kadar artırmak mümkün oluyor. Makine öğrenmesi algoritmasını kullanan bu teknoloji, sensör verilerini analiz ettikten sonra farklı operasyonel durumlar arasında üretim makinesi geçişine ilişkin bir model de oluşturuyor. Veriler, anlık analiz edildiği için gerektiği zaman robotların yeni bir hızla çalışma sistemine geçmesi mümkün oluyor."

İSTANBUL (AA) – Küresel teknoloji markası HONOR, Magic3 Serisi'ni Çin'de piyasaya sürdü.

HONOR'dan yapılan açıklamaya göre, Magic3 Serisi ile HONOR'un pazar payı Çin'de şirket tarihindeki neredeyse en yüksek seviye olan yüzde 16,2'ye çıktı ve daha önce görülmemiş bir başarı elde edildi.

Mobil fotoğrafçılık ve videografi deneyimini zenginleştiren Magic3 Serisi'ndeki HONOR Image Engine platformu ve yenilikçi Ultra Fusion Dört Kameralı Fotoğrafçılık özelliği, akıllı telefon fotoğrafçılığı ve videografisinde kullanıcıların teknolojinin gücünü kullanarak duygularını, düşüncelerini, tutum ve hislerini ifade etmelerini sağlıyor.

Füzyon hesaplamalı fotoğrafçılık, akıllı telefon görüntüleme sistemleri için büyüyen bir trend haline geldi. Görüntüleme donanımının geliştirilmesi için gerekli alan, geleneksel akıllı telefonların küçük boyutlarıyla kısıtlanıyordu. Füzyon hesaplama teknolojisi, tek kameralı çok çerçeveli füzyondan tek odaklı çok kameralı çok çerçeveli füzyona kadar ilerleme kaydetse de çoklu kamera ve yazılım algoritması arasındaki füzyonun gücü tam olarak gerçekleştirilemedi. HONOR'un Ultra Fusion Dörtlü Kamera Fotoğrafçılık özelliği, bu sorunu çözmek amacıyla yola çıktı.

– Yapay zeka destekli füzyon

Tek seferlik yakınlaştırmada ve geniş açılı odak aralığında, HONOR'un Ultra Fusion Dörtlü Kamera Fotoğrafçılık özelliği, renkli ana kamera ile monokrom kameranın bir birleşimini sunuyor. Telefoto odak aralığında ise renkli ana kamera ve telefoto kamerayı akıllıca kullanarak tüm senaryolarda HD çekim deneyimi yaratıyor.

Akıllı telefonların giderek hafiflemesiyle sensör boyutu ve telefonun kalınlığı dengesini kurmak zorlaşıyor ve kamera sensörünün boyutu, son görüntülerin netliğini de etkiliyor. HONOR Magic3 Serisi, sensör boyutunu büyütmeden daha iyi görüntü kalitesi sağlamak için gelişmiş pozlama ve canlı renkler sağlayan renk sensörü ve daha iyi doku sağlayan yüksek çözünürlüklü monokrom sensör ile bir füzyon çözümü sunuyor.

İki sensör tarafından üretilen iki fotoğrafı hizalama sorununun üstesinden gelmek için bir yapay zeka destekli akıllı füzyon çözümü getiren seri, çift lensli paralaksı düzeltirken, piksel seviyelerinin hizalanmasını sağlıyor. HONOR'un yapay zeka destekli akıllı füzyon teknolojisi yüzde 18 görüntü netliği ve yüzde 13 ışık alımını arttırarak canlı ayrıntılara sahip "çarpıcı" görseller sunarak kullanıcıların fotoğrafçılığın keyfini çıkarmasını hedefliyor.

Akıllı telefonlarda standart bir özellik haline gelen ultra geniş açılı lens kullanıldığında yakalanan piksel sayısı azalıyor ve bu, görseldeki ayrıntı düzeyini etkiliyor. Genel görüntü kalitesini iyileştiren HONOR Magic3 ve HONOR Magic3 Pro, 13MP ultra geniş açılı lensle donatılırken, Magic3 Pro+, HONOR'un en yüksek çözünürlüklü 64MP ultra geniş açılı lensine sahip.

HONOR Magic3 Serisi'nin ana kamerası ise geniş açılı çekimlerde resim kalitesini artırmak için ultra geniş açılı lensle çalışıyor. Füzyon algoritması ana kamera tarafından elde edilen bilgilerle orta kısmın ayrıntılarını dolduruyor, resmin merkezinin netliğini yüzde 80'e kadar artırıyor ve ultra geniş açılı lens tarafından yakalanan resim kalitesini iyileştiriyor. HONOR Magic3 Serisi, füzyondan sonra görüntünün merkezi ve kenarları arasındaki tutarsızlıkları önlemede yapay zeka destekli füzyonundan sonra bile doğal ve net fotoğraflar sağlamak için Akıllı Bölge Düzeltme özelliğini kullanıyor.

– Daha net çekimler için kameralar birleşiyor

Portre çekerken kısa ila orta odak uzaklığı kullanarak görüntü yakalamak yaygın bir uygulama ancak birçok akıllı telefon, sabit odak uzaklığına sahip bir lensle geliyor. Kısa ve orta odak uzaklığında çekim yaparken, sürekli görüntü yakınlaştırması gerekiyor. Bu da fotoğraf makinesinin görüntü kalitesini olumsuz etkiliyor. HONOR Magic3 Pro ve HONOR Magic3 Pro+, ana renkli kamera ile telefoto kameranın bir birleşimini sunarak 54 mm ila 94 mm arasında bir odak uzaklığını kapsayabilen telefoto lens tarafından çekilen görüntülerin netliğini optimize ediyor.

64MP periskop telefoto kamera ile gelen HONOR Magic3 Pro ve HONOR Magic3 Pro+, hem Optik Görüntü Sabitlemeyi (OIS) hem de Elektronik Görüntü Sabitlemeyi (EIS) destekliyor. Ana kamera ve telefoto kamera birleşimiyle birlikte seri, kullanıcıların uzak mesafeden bile net manzara ve insanları çekip yakalamalarını sağlıyor.

HONOR Magic3 Serisi'nin çoklu kamera füzyon algoritması, HONOR Image Engine platformuna dayalı olarak tasarlandı. Gelişmiş görüntüleme algoritmaları ve RGB, gri tonlamalı, spektrum ve derinlik genelinde bir optimizasyon sayesinde sistem, çarpıcı ve yüksek kaliteli görüntüler sunmak için görüntüleme sürecini yeniden yapılandırabiliyor, verimliliği optimize edebiliyor ve farklı platformlarda uçtan uca görüntüleme yeteneklerini entegre edebiliyor.

Bu devrim niteliğindeki platforma dayanan yenilikçi Ultra Fusion Dört Kameralı Fotoğrafçılık özelliği, endüstri lideri bir fotoğrafçılık ve videografi deneyimi sunmak için akıllı telefondaki dört kamerayı entegre eden yeni bir çözüm olarak öne çıkıyor.