Endonezyalı gelin Van'da fedakarlıklarıyla gönülleri fethetti

VAN(AA) – Sosyal Bilgiler öğretmeni Enes Kıran, farklı kültürleri tanımak amacıyla çıktığı dünya turunun Endonezya durağında Matematik öğretmeni Fitri İka Purwasih ile tanıştı.

Hayatlarını birleştirme kararı alan çift, 3 yıl önce Endonezya ve Türkiye’de düzenlenen törenlerle dünya evine girdi.

Kıran’ın görev yaptığı Van’ın Erciş ilçesine yerleşen Purwasih, kısa sürede Türkçe öğrenerek eğitimden uzak kalan çocuklar için kolları sıvadı.

İleri derecede İngilizce bilen Purwasih, yeni tip koronavirüs sürecinde okula gidemeyen öğrenciler için evinin bir odasını sınıfa dönüştürerek her gün belli saatlerde komşularının çocuklarına Matematik ve İngilizce dersleri vermeye başladı.

Bu sayede salgın sürecinde öğrencilerin derslerinden geri kalmamasını sağlayan Purwasih, yazdığı iki kitapla Endonezce ve Türkçe öğrenmek isteyenlere de destek oldu.

Kente gelen yabancı turistlere gönüllü rehberlik de yapan Purwasih, AA muhabirine Türkiye’yi ve Türk kültürünü çok sevdiğini, kısa sürede uyum sağladığını söyledi.

Çevresindekilerle çok iyi iletişim kurduğunu ve Türkiye’de yaşadığı için çok mutlu olduğunu belirten Purwasih, şunları anlattı:

“Endonezya’dan 2018’de Van’a gelin olarak geldim. Geldikten sonra Türklere Endonezce’yi öğretmek için ‘Endonezce Öğreniyorum’ isimli kitabı yazdım. Endonezyalılar için de ‘Türkçe Öğreniyorum’ kitabını tamamladım. Şimdi Türkçe roman yazıyorum. Salgın nedeniyle okula gidemeyen komşuların çocuklarına ücretsiz İngilizce ve Matematik dersleri veriyorum. İlçemizi tanıtmak için ücretsiz rehberlik yapıyorum. İnsanlara faydalı olmak beni mutlu ediyor. 2 yaşında Edis isimli bir bebeğim var. Burada mutluyum.”

Enes Kıran ise eşinin ilçede çok sevildiğini, insanlara fayda sağlamak için çalışmasının kendilerini de mutlu ettiğini belirtti.

Aldığı dersler sayesinde eğitimlerinden geri kalmadıklarını belirten öğrencilerden Hava Nur Toprak, “Ablamızın yanına gelip ücretsiz Matematik ve İngilizce dersleri alıyoruz. Okula gidemediğimiz süreçte desek alıyoruz. Onun sayesinde İngilizce öğreniyoruz.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN (AA) – Yapılan araştırmalarda, önceki yıllara oranla yağış miktarındaki düşüşün yanı sıra sıcaklığa bağlı buharlaşmanın artması sonucu su kaynakları ve bölgedeki baraj ve göllerin seviyesinde de düşüşün yaşandığı tespit edildi.

Her yıl birçok türden binlerce kuşa göç yolunda ev sahipliği yapan ve 371 hektar alanı kaplayan Saray Tuz Gölü, küresel ısınma, yağışların azlığı ve hızlı buharlaşma nedeniyle çorak alana dönüştü.

İlçeye bağlı Kazlıgöl Mahallesi’ne 2 kilometre uzaklıkta bulunan ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle “kesin korunacak hassas alan” ilan edilen gölün zemini tuz oranının yüksekliği nedeniyle beyaza büründü.

Yeraltı suyunu idareli kullanmak gerekir”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, çok ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalındığını söyledi.

Bu yıl yağışların az olması ve sıcaklıkların giderek yükselmesinin buharlaşmayı 5 kat artırdığını belirten Alaeddinoğlu, “Bu da birçok gölün kurumasına neden oluyor. Akgöl’den sonra Tuz Gölü’nün kuruması tesadüf değil, beklediğimiz durumdu. Böyle devam ederse havzada önümüzdeki yıllarda birçok küçük göl kuruyacak, Van Gölü daha da çekilecek.” dedi.

Yeraltı su kaynaklarının çok dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, şöyle devam etti:

“Yeraltı su kayaklarını çok hunharca kullanıyoruz. Havzada kesinlikle sondajla su çıkarılmasına izin verilmemeli. Akarsular yer altı suyunu beslemeyecek. Ciddi şekilde içme suyu sorunuyla karşı karşıya kalabiliriz. Hayvancılık ve tarım da bu durumdan olumsuz etkileniyor. Acil bir havza eylem planına ihtiyaç var. Bu kapsamda uzun vadede su ihtiyacını kontrol altına almak gerekir. Her önüne gelen sondajla su çıkarmamalı. Yeraltı suyunu idare kullanmak gerekir. Vahşi sulama yöntemlerini terk etmek lazım. Atık suyu geri dönüştürerek yeniden kullanıma sunmak önemli. En çok su tasarrufuna ihtiyaç duyacağımız günlerdeyiz. Çünkü yağan yağışlar içme suyunu karşılayamıyor. Özellikle yaz aylarında konveksiyonel yağışlar sellere neden olabilir, bu konuda duyarlı olmak lazım. Buharlaşmanın önüne geçmek içinde dünyadaki yöntemleri uygulamak lazım.”

“Kuraklık oranı yüzde 90’a ulaştı”

Özalp Ziraat Odası Başkanı Şayettin Ceylancı da Akgöl’deki kuraklığın aynısının Saray ilçesindeki Tuz Gölü’nde de yaşandığını söyledi.

Bölgedeki tarım ve hayvancılık açısından önemli olan iki gölün kurumasının kuraklığın en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Ceylancı, şunları kaydetti:

“Bu iki göl ilkbaharda göçmen kuşlarına ev sahipliği yapıyordu. Özalp ilçemize bağlı Akgöl kuruduğu gibi şu anda Saray ilçemize bağlı Kazlıgöl Mahallesi’ndeki Tuz Gölü’nün de tamamen kuruduğunu görüyoruz. İlçelerimizde yaşanan kuraklığın bariz örneklerden biri. İlçelerimizde yaşanan kuraklık yüzde 80-90’lara yükseldi. Bu iki gölümüzün suları kolay kolay çekilmezdi. Kurumaları kuraklığın vahim boyutlara ulaştığını gösteriyor.”

Saray Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Öner ise göllerin kurumasının en büyük nedeninin kışın kar, baharda da yağmurun yağmaması olduğunu ifade etti.

Bölgedeki üreticilerin bu nedenle sıkıntı yaşadığını aktaran Öner, “Arazilerimize ektiğimiz buğday, yonca ve arpa su olmamasından dolayı kurudu. Yaşanan kuraklığın en büyük göstergesi tamamen kuruyan Tuz Gölü’müzdür. Çiftçilerimiz bu yıl çok zorlu bir kuraklık süreci yaşıyor.” diye konuştu.

VAN (AA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, AA muhabirine, dünyanın en ilginç ekosistemine sahip Van Gölü’nde sodalı göllerde görülen mikrobiyalitlerin olduğunu söyledi.

Gölün derinliklerindeki tatlı su çıkışlarında oluşumu binlerce yılı bulan mikrobiyalitlerin büyük yapılar oluşturduğunu belirten Akkuş, şöyle dedi:

“Dünyanın farklı yerlerindeki mercanların boyu 5-10 metreyken Van Gölü’ndekilerin boyları 30-40 metreyi bulabiliyor. Yani gölün dibine indiğinizde adeta çiçek açmış ağaçlar gibi devasa mercanları görebilirsiniz. Bugünlerde Van Gölü sularının çekilmesiyle dünyanın en gizemli bu yapıları gün yüzüne çıktı. Görmek isteyenler için adeta bir fırsat doğdu.”

Akkuş, mikrobiyalitlerin binlerce yılda oluştuğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Bugün Van Gölü’nde ortaya çıkan mikrobiyalitler küçük boylarına rağmen binlerce yıl yaşında. Bu mercanlar özellikle bölgenin yüzlerce yıl önceki iklimine yönelik büyük gizemler, sırlar barındırıyor. Bundan yüzlerce yıl önce Erek Dağı civarında ‘hangi ağaçlar yetişiyordu’ dediğimizde, Van Gölü’ndeki mikrobiyalitlere ve gölün tabanına bakmamız gerekiyor. Bunlar adeta bu bölgenin birer şahidi, tarihi, hayatını kaydeden birer kitapları gibi ve gölün derinliklerinde meraklılarını bekliyor.”

Bazı bölgelerde 200 metreye varan yatay çekilmenin yaşandığı Van Gölü kıyılarında ortaya çıkan mikrobiyalitleri görmek isteyenler, Gevaş ilçesinin İnköy Mahallesi kıyılarına geliyor.