Enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Özkurt'tan okullarda 'hijyen ve maske kuralına dikkat' uyarısı

ERZURUM (AA) – Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zülal Özkurt, AA muhabirine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bir süre kapanan okulların yeniden açılıp yüz yüze eğitime geçildiğini ve hayatın normale dönmeye başladığını söyledi.

Eski normale dönerken artan Kovid-19 vakaları ve buna bağlı ölümlerin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Özkurt, “Şu anda bile yoğun bakımdaki doluluk oranlarımız yüzde 60’a yakın. Hala sıkıntı var. Okulların kapanmasını istemiyoruz. Çocukların hem ruh sağlığı hem de iyi bir eğitimi için okulların açık kaması lazım.” dedi.

Özkurt, devlet tarafından tüm okullara salgınla mücadele kapsamında maddi destek yapıldığına işaret ederek, vakaların artmaması için okullarda özellikle maske ve el hijyenine önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Ailelerin yanı sıra öğrenci ve okul yöneticilerine de uyarılarda bulunan Özkurt, şunları kaydetti:

“Öğrenciler sık sık ellerini yıkamalı, hastalık belirtisi gösteren çocuklar ailelerince okula gönderilmemeli. Okulda temasın sık olduğu yüzeyler, kapı kolları, elektrik düğmeleri, sıralar ve herkesin dokunduğu yerler sık sık dezenfekte edilmeli. Böylece öğrencilerin daha uzun süreli eğitim almasını sağlarız. Bütün tedbirlere hem aileler hem de okul yönetimince uyulmasını öneriyoruz.”

Çocuklar hastalıktan korunmak için meyve ve sebze öğünleri tüketmeli

Prof. Dr. Özkurt, Kovid-19’a karşı çocukların bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve sağlık beslenmesi için bol bol vitamin ile mineral içeren sebze ve meyvelerle beslenmesini isteyerek, “Özelikle bu salgın dönemde, sonbahar, kış aylarında çocuklar yeterince uyumalı, vücut direnci iyi olmalı. Çocukların hazır gıdalarla değil de sağlıklı gıdalarla beslenmesini öneriyoruz.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AA muhabirinin Kişisel Verileri Koruma Kurumundan aldığı bilgiye göre, kurum karar organı Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), işverenlerin çalışanlar ya da müşterilerden aşı olup olmadığı ya da PCR test sonucu istemelerine yönelik genelgelere ilgili Kişisel Verilerin Korunması Kanunu açısından nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine ilişkin görüş sorulması üzerine konuyu gündeme aldı.

Kurul, salgınla mücadele kapsamında yetkili kurumlar ve işverenlerin aşı ve PCR test sonucunu işlemesinin kanuna aykırı olmadığına karar verdi.

Kurulun kararında, dünya genelinde yayılma hızı giderek artan Kovid-19 virüsünün neden olduğu hastalıklardan korunmak için aşıların kullanıma sunulduğu hatırlatıldı.

Devletlerin, kamu sağlığının korunmasını teminen iş yerleri de dahil olmak üzere toplu halde bulunulacak alanlarda Kovid-19 aşı bilgisi veya PCR testi sonuçlarının işlenmesi zorunluluğunu getirdiği aktarılan kararda, İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genelgelerinde de karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler alındığı, iş yeri ya da işveren tarafından Kovid-19 aşı bilgisi veya negatif sonuçlu PCR test bilgisinin istenebileceğinin belirtildiğine işaret edildi.

Bilgiler kanundaki şartlara göre işlenmeli

Kararda, kişilerin tahlil, test, rapor, aşı gibi sağlık durumlarına ilişkin bilgilerin Kanuna göre kişisel sağlık verisi olduğu ve bu bilgilerin Kanunun 6. maddesinde yer verilen işleme şartlarına uygun olarak işlenmesi gerektiği kaydedildi.

Kovid-19’un dünya çapındaki sağlık, sosyal hayat ve ekonomi üzerindeki etkileri dikkate alındığında, salgınla mücadele kapsamında aşı durumu ve PCR test sonucu gibi kişisel sağlık verilerinin kamu sağlığının, kamu güvenliğinin ve kamu düzeninin korunması amacıyla işlenmesi gerekliliğinin ortaya çıktığı ifade edilen kararda, Kanunun 28. maddesinde “kişisel verilerin milli savunmayı, milli güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi” halinde kanun hükümlerinin uygulanmayacağının düzenlendiği aktarıldı.

Kararda, salgın hastalık gibi kamu güvenliği ve kamu düzenini tehdit eden durumlarda bu tehdidi ortadan kaldırabilmek ve salgın hastalığın bulaşıcılığının önüne geçilebilmesini sağlamak amacıyla kanunla yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen faaliyetler kapsamında kişisel verilerin işlenmesinin, Kanunun 28. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Kurulun kararında, Kovid-19’un sebebiyet verdiği salgın hastalığın kamu güvenliği ve kamu düzenini tehdit etmesi sebebiyle ve hastalığın yayılımını engellemek amacıyla, aşı bilgisi, negatif sonuçlu PCR test bilgisinin iş yeri/işverenler tarafından işlenmesinin söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen önleyici ve koruyucu faaliyetler kapsamında gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla bu faaliyetlerin Kanun kapsamı dışında olduğu aktarıldı.

Ayrıca kararda, salgın kapsamında yürütülen kamu güvenliğini ve kamu düzenini koruma amacına yönelik faaliyetler dışında kalan ya da bu amacı aşan nitelikteki kişisel veri işleme faaliyetlerinin ise Kanun kapsamında yer alacağı vurgulandı.

ANKARA (AA) – Wall Street’in haberine göre, DSÖ yetkilileri, Bilimsel Danışma Grubu kurulduğunu ve ilk görevlerinden birinin koronavirüsün Çin’in Wuhan şehrindeki bir laboratuvardan çıkıp çıkmadığını tespit etmek olduğunu söyledi.

Ekibin; laboratuvar güvenliği uzmanları, biyogüvenlik uzmanları ve genetikçiler ile hayvan hastalıkları uzmanları dahil olmak üzere 20 uzmandan oluşacağı bildirildi.

Bir DSÖ yetkilisi, yeni ekibin “önceliğinin ilk raporların tespit edildiği ülkede veri ve erişim olması gerektiğini” belirtti.

DSÖ-Çin raporu

DSÖ-Çin ortak çalışmasıyla Kovid-19’un kökenine ilişkin açıklanan raporda, Kovid-19’un yarasalardan insanlara başka bir hayvan yoluyla bulaştığı öne sürülmüştü.

Raporda, Kovid-19’un laboratuvardan çıkma ihtimali ise “en düşük ihtimal” olarak gösterilmişti.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise Kovid-19’un laboratuvardan çıkma ihtimalinin “en düşük” hipotez olduğunun iddia edildiği DSÖ raporuna ilişkin, “Bu değerlendirmenin yeterince kapsamlı olduğuna inanmıyorum. Daha sağlam sonuçlara ulaşmak için daha fazla veri ve çalışmaya ihtiyaç duyulacak.” açıklamasını yapmıştı.

Çin, DSÖ’nün Kovid-19’un kökenleri hakkında yeni bir soruşturma başlatılması yönündeki çağrılarını reddetmişti.



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri