Esentepe Mahallesi'nin emekli ve üniversite mezunu çiftçileri

KARAMAN(AA) – Karaman’ın Toroslar üzerine kurulu ilçesi Sarıveliler’e bağlı Göktepe beldesindeki Esentepe Mahallesi’nde bu yıl 5 bin ton elma üretilirken, mahalledeki üreticilerin yüzde 80’i emekli ve üniversite mezunu.

İlçeye bağlı köy iken 7 sene önce yapılan referandum sonucu Göktepe beldesinin mahallesi olan Esentepe’de 600 kişi yaşıyor.

Mahallede yaşayan 520 kişi farklı illerde çalıştıktan sonra emekli olarak memleketlerine dönenlerden oluşuyor. Birçoğu öğretmenlikten emekli olan bu insanlar, yıl boyu çalışarak babadan kalma arazilerde elma, kiraz, üzüm gibi meyveler yetiştirip, ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

Göktepe Belediye Başkanı Mustafa Doğan, AA muhabirine, Esentepe’nin Orta Toroslar’da doğa harikası güzellikleriyle bilindiğini söyledi.

Esentepe’nin en büyük özelliğinin eğitim seviyesinin yüksekliği olduğunu ifade eden Doğan, “Köyümüzden 500’den fazla öğretmen, onlarca doktor, hakim, savcı çıkmıştır. Buralarda herkes köylerini terk ederken, Esentepe’nin halkı emekli olduğunda mutlaka köylerine gelir. Şimdi 600 olan nüfus yaz gelince 2 bine yaklaşır.” diye konuştu.

Mahalledeki üreticilerin büyük kısmı emekli ve üniversite mezunu

Esentepe’nin dağlık bir alanda kurulu olduğunu ve tarım arazilerinin az olduğunu dile getiren Doğan, şunları kaydetti:

“Mahallede hiç sulama suyu yok. Araziler yamaçlarda, ufak ufak yerler. Emeklilerimiz köylerine geldikten sonra bu arazileri iş makineleriyle, insan gücüyle düzelterek tarım arazisine çevirmeye başladılar. Sulama suyu olmadığı için bahçelerimiz en az 3 kez çapalanır. Geçen yıl 10 bin ton elma üretimi olmuştu. Fakat bu yıl rekolte, kuraklık ve salgından dolayı insanların bahçelerine düzenli bakamaması nedeniyle 5 bin ton civarında gerçekleşti. Bunun yanında 2 bin tona yakın kuru üzüm üretilir. Mahalledeki üreticilerin büyük kısmı emekli ve üniversite mezunu. Yenilikleri takip ederler, üretirler. Emekli olduktan sonra köyüne dönen bu insanlar, çalışmaya devam ediyor, üretim yapıyorlar. Çevrelerine örnek oluyorlar. ‘Ben nasıl olsa emekliyim, kenarda oturur maaşımı harcarım.’ demiyorlar.”

Hatice Şahin de vergi dairesinde 28 yıl çalıştıktan sonra emekli olduğunu anlatarak ardından doğup büyüdüğü Esentepe’ye taşınarak çiftçilik yapmaya başladığını aktardı. Şahin, “Babadan kalma arazilerimizde eşimle tarım yapmaya çalışıyorum. Geçen yıl 20 ton elma üretmiştik. Bu yıl 5 ton kadar elmamız, 2 tona yakın kuru üzümümüz oldu. Üretmek çok güzel bir duygu.” dedi.

“İnsanlarımız emekli olduktan sonra köylerine gelerek yerleşiyor”

71 yaşındaki emekli öğretmen Hüseyin Avni de mahallenin ekim alanlarının az olması nedeniyle eğitime önem verildiğini bildirdi.

Öğretmen veya devlet memuru olmanın mahalledeki insanlar için bir “kurtuluş” olduğunu dile getiren Avni, “Bu yüzden köy dışında oldukça fazla bir nüfusumuz var. İnsanlarımız emekli olduktan sonra köylerine gelerek yerleşiyor. Bu insanlar üretim yapıyorlar. Şu anda köy halkının yüzde 80’i emekli. Emeklilerin de büyük kısmı öğretmen.” diye konuştu.

Avni, önceki senelerde mahallede 10 bin tona yakın elma üretildiğini ancak bu yıl kuraklık nedeniyle rekoltenin düştüğünü vurgulayarak, “Babalarımız bu köyü terk etmemişler. Bizler de onların hatırasını yaşatmak, doğup büyüdüğümüz yerlere borcumuzu ödemek için emekli olunca buraya geri dönüyoruz. Köyümüzü seviyoruz.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – AA muhabirinin Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ile kayıtlı üretici ve yetiştiricilerin, isteğe bağlı olarak tarımsal varlıklarını teminat altına almaları sağlanıyor. Her yıl alınan kararlarla TARSİM kapsamındaki riskler genişletiliyor.

Buna göre, 2020’den itibaren bitkisel ürünlerdeki don riskinin kapsamı genişletilirken, açık alanda yetiştirilen meyveler için don riski, yaban domuzunun tarla ürünlerine verdiği zararlar, kiraz, incir ve üzüm ürünlerinde yağmur riski, kuraklık kaynaklı verim azalışları, seraların maruz kaldığı hava koşulları, hayvanlar için ölüm ve hırsızlık riski ile kovanlara yönelik fırtına, sel, su baskını ve nakliye riski gibi konular da teminat altına alındı.

Tarım sigortası uygulamasıyla çiftçinin doğal afetlerden korunması için poliçe bedelinin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanıyor. Ayrıca açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresindeki don riski için verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında ek prim desteği, ilçe bazlı kuraklık verim sigortasında sigorta priminin yüzde 60’ı oranında prim desteği sağlanıyor.

Geçen yıl ülke genelinde, kapsam dahilindeki tüm branşlarda toplam 2 milyon 235 bin 626 devlet destekli tarım sigortası poliçesi kesildi. Kesilen poliçeler karşılığında 1,7 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 1,3 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı. Sigortalanan alan 26,9 milyon dekara, hayvan sayısı ise yaklaşık 10,3 milyon başa ulaştı.

Devlet destekli tarım sigortaları uygulamasının başladığı 1 Haziran 2006’dan 31 Aralık 2020’ye kadar tüm branşlarda toplam 14 milyon 973 bin 534 tarım sigortası poliçesi tanzim edildi. Bu dönemde 7,5 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 7,4 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı.

Doğal afetlerin etkileri izleniyor

Öte yandan doğal afetlerin tarımsal üretime olan etkileri, il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yapılan tespitlere göre düzenlenen afet ihbar formlarıyla izleniyor. Afetlerden etkilenen çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Afetlerden zarar gören çiftçilerin zararının bir miktarının karşılanabilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığınca il acil destek ödemeleri de veriliyor.

TRABZON(AA) – Dik ve sarp yamaçlara sahip Doğu Karadeniz’de zorlu koşullara rağmen hayatlarını sürdüren çiftçi ailelerin tarlalarında yeni ekim öncesinde hareketli günler başladı.

Kışın ardından gelen ilkbahar ve sıcak havayla tarlalarında kalan otları temizlemeye başlayan çiftçiler, ekecekleri mısır ve çeşitli sebzeleri satarak elde edecekleri gelirle ev ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Coğrafi yapı nedeniyle ekilebilir alanların sınırlı olması nedeniyle her karış toprağı değerlendirmeye çalışan emektar çiftçiler, oldukça yorucu bu çalışmayı imece usulü yapıyor.

Trabzon’un Akçaabat ilçesi Doğanköy Mahallesi’nde yaşayan Bayram Sepetçi de kendisine ait tarlada yetiştirdiği mısır, patates, domates ve çeşitli sebzelerle evinin geçimini sağlıyor.

İlkbaharın gelmesiyle eşi ve iki çocuğuyla erken saatlerde tarlada güne başlayan Sepetçi, akşama kadar ekim hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor.

Sepetçi, AA muhabirine, ekim öncesinde ilk aşamanın temizlik olduğunu, biriken otların kökleriyle temizlenmesinin yeni ürünün kalitesi ve verimini doğrudan etkilediğini belirtti.

Tarlanın temizlenmesinin ardından beden gücüyle belleme işlemi yapıldığını anlatan Sepetçi, daha sonra ahırlardan demir kovalara konulup sırtta taşınarak getirilen gübrelerin toprakla buluşturulduğunu söyledi.

Kendi tarlasında bu sezon ekilecek ürünler arasında önceliğin mısırdan yana olacağına işaret eden Sepetçi, “Erken kalkıp çalışabildiğimiz zamana kadar tarlada oluyoruz. Yorulduğumuzda dinlenip tekrar öğleden sonra devam ediyoruz. İlkbaharda yapılan bu çalışmaların ardından biz ve diğer komşularımız genelde mısır ekiyor. Ayrıca turp, lahana ve diğer sebze çeşitleri de yetiştirmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yazın hasat edilecek mısırların büyük çoğunluğunu satacaklarını belirten Sepetçi, şunları kaydetti:

“Burada hayat güzel ve memnunuz. Tarlada olduğumuz zaman komşularımızla dahi olsa pandemi nedeniyle mesafeyi koruyabiliyoruz. Şehre gittiğimiz zaman kalabalığa giremiyorsun, bir yerde oturup bir şey yiyemiyorsun. O nedenle burada ailecek güzel bir ortamımız var. Bu sene inşallah kuraklık olmayacak diye düşünüyoruz. Pandemi sürecini de inşallah bu sene atlatırız.”

Bu arada, ilkbaharla açan pancar ve lahanaların çiçekleri güzergahta yolculuk yapanlar için adeta görsel şölen sunuyor.