Eski başbakanlardan Tansu Çiller – İSTANBUL

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

– Eski başbakanlardan Tansu Çiller'in konuşması “Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu”
– Eski başbakanlardan Tansu Çiller:
– “15 Temmuz'da aslında hedef alınan milletti. Hedef alınan Cumhuriyetimiz, demokrasimizdi. Meclisimiz bombalandı. Cumhurbaşkanının bizatihi kendisi, ailesiyle hedef alındı. 'Kaçtı, yok oldu.' dediler. Düşünmek dahi istemiyorum sonuç ne olurdu? Eğer başarılı olsalardı”
– “Merhum Adnan Menderes'i ve arkadaşlarını saygıyla yad ediyorum. Onlar bu mücadelede ölmediler, onlar milletin gönlünde, kalbinde sonsuza kadar yaşayacaklar”
– “Biz o süreçlerde nice başbakanlarımızı, siyasetçilerimizi, bakanları hapislere attık. Nice Deniz'lerimizi ipe yolladık. Nice dal gibi, dağ gibi gençlerimizi yine ipe yolladık. Bugün buradan baktığım zaman kırılmış demokrasinin içerisinden nasıl bir büyük mücadeleyle her adımda daha ileri giderek buralara kadar geldiğimizi heyecanla görüyorum”
İSTANBUL (AA) – Eski başbakanlardan Tansu Çiller, 15 Temmuz darbe girişiminin asıl hedefinin millet olduğunu belirterek, “Hedef alınan Cumhuriyetimiz, demokrasimizdi. Meclisimiz bombalandı. Cumhurbaşkanının bizatihi kendisi, ailesiyle hedef alındı. 'Kaçtı, yok oldu.' dediler. Düşünmek dahi istemiyorum sonuç ne olurdu? Eğer başarılı olsalardı.” dedi.

Çiller, Adalet Bakanlığınca, Türkiye demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yerini alan 12 Eylül 1980 darbesinin 40. yılı dolayısıyla düzenlenen “Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu” için Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na geldi.

Gazetecilere, ülkenin geleceği olan gençlerin darbeleri anlaması gerektiğini aktaran Çiller, yakın tarihin, siyasetçilerin, milletin şuurunda ve vicdanında hançer gibi saplanmış siyah-beyaz bir resim bulunduğunu dile getirerek, bu tablonun Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda oluştuğunu anlattı.

“Buradan yürüyerek merhum Menderes'i aldılar, İmralı'ya götürdüler.” diyen Çiller, ipe yürüyen başbakanın arkaya dönerek yaptığı hazin bakışın milletin şuuruna bir hançer gibi saplandığını söyledi.

Çiller, şunları kaydetti:

“Ondan sonra gelen bütün siyasetçilerimizin şuurunda, zihninde bu resim sallanmış ve bir dehşet refleksi uyandırmıştır. Dolayısıyla siyasetçinin o şeref kürsüsünden ipe giden yolu çok kısaltmıştır. Ve bizim birçok başbakanımız cebinde ipiyle dolaşma refleksiyle siyaset yapmıştır. Bu vesileyse önce merhum Adnan Menderes'i ve arkadaşlarını saygıyla yad ediyorum. Onlar bu mücadelede ölmediler, onlar milletin gönlünde, kalbinde sonsuza kadar yaşayacaklardır. Ama o hüzünlü bakış aslında millete bir bakıştı. Milletin bakışın ötesinde kırılmış, dökülmüş demokrasimize bir bakıştı. Biz bu kırılmışlığı çok yaşadık.”

Aşağı yukarı her 10 yılda bir farklı darbeler, muhtıralar ve ayarlamalarla sadece partilerin ya da siyasetçilerin değil, milletin mağdur edildiğini kaydeden Çiller, şöyle devam etti:

“Millet defalarca mağdur edilmiştir. Ve biz o süreçlerde nice başbakanlarımızı, siyasetçilerimizi, bakanları hapislere attık. Nice Deniz'lerimizi ipe yolladık. Nice dal gibi, dağ gibi gençlerimizi yine ipe yolladık. Bugün buradan baktığım zaman kırılmış demokrasinin içerisinden nasıl bir büyük mücadeleyle her adımda daha ileri giderek buralara kadar geldiğimizi ve bugün Yassıada'da büyük bir evrimle, büyük bir dönüşümle bu adaletin katledildiği bu adadan bir demokrasi ve bir özgürlük adasına ulaştığımızı heyecanla görüyorum. Ve milletin heyecanını da böylelikle buraya taşımış oluyoruz.”

Darbelerin bir tanesinde de kendisinin tanık olarak bulunduğunu anımsatan Çiller, şunları söyledi:

“Bugün de bu şekilde burada yine bir tanık olarak 28 Şubat'a da kısaca değinmek isterim. Çünkü Şubat'ta yine bir dehşet senaryosu yazıldı. Korku imparatorluğu kuruldu. Bu çerçevede gördük ki birçok kurumlar fişlendi, insanlar fişlendi. Üniversitelerde ikna odaları kuruldu. Evlatlarımız, özellikle de kızlarımız eğitim hakkından mahrum edildi. Bununla kalınmadı. Meclis'te ikna odaları kuruldu. Milletin çoğunluk olarak gönderdiği iktidar olabilecek çoğunluk azınlığa bir başka irade eliyle çevrildi. Sadece bununla da kalınmadı. Meclis'teki ikna odalarında tek tek milletvekilleri sözle ikna edilerek, birtakım imkanlar verilerek, birtakım korkular salınarak milletin meşru iktidarı yok edildi. Azınlığa çevrildi. Bütün bunlardan sonra partiler kapatıldı. Merkez sağ bu süreçte ilk önce parçalandı, sonra yok edildi. Kapanan partilerden sonra ayrıca tanklar yürütüldü. Sonra da denildi ki 'Bu bir postmoderndi. Darbe değildi.' Orada yaşamış bir tanık olarak yine gençlerimize sesleniyorum. Bu gerçek olarak darbeydi. Tam anlamıyla bir darbeydi. Burada tarihe notu düşmek istiyorum. Özellikle gençlerimizin huzurunda.”

Çiller, 28 Şubat'ın son darbe girişimi olmadığını dile getirerek, sonrasında yaşanan e-muhtıra ve 15 Temmuz darbe girişimini anımsattı.

15 Temmuz'un ve e-muhtıranın diğerlerinden farkına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiller, sözlerini şöyle tamamladı:

“Burada ilk defa iktidarlar dik durdu. O zamanın başbakanı, sonraki cumhurbaşkanı dik durdu. 15 Temmuz'da aslında hedef alınan milletti. Hedef alınan Cumhuriyetimiz, demokrasimizdi. Meclisimiz bombalandı. Cumhurbaşkanının bizatihi kendisi, ailesiyle birlikte hedef alındı. 'Kaçtı, yok oldu.' dediler. Millet dondu. Düşünmek dahi istemiyorum sonuç ne olurdu? Eğer başarılı olsalardı. 15 Temmuz'da çok büyük bir mücadelenin sonunda Cumhurbaşkanı İstanbul'a indi. Milletini meydanlara davet etti. Öylesine bir davetti ki bu, millet koşa koşa gitti. Tankların önünde çıplak elleriyle durdu. Bunu bütün milletimizin özellikle de gençlerimizin duymasını istiyorum. Burada vesayetin ve darbelerin bittiği anın müjdesini aldık.”

Etiketler: