Eski petekler ve kullanılmayan bal mumu geri kazanılıyor

ZONGULDAK (AA) – Zonguldak Arı Yetiştiricileri Birliği (ZAYBİR), eski peteklerin ve kullanılmayan bal mumunun yok olmasını engellemek amacıyla, geri kazanım yöntemiyle elde edilen bal mumunu arıcıların kullanımına sunuyor.

Zonguldak Valiliğinin desteğiyle eski peteklerin külçe muma sonra da temel peteğe dönüştürerek üreticilere "aslına uygun" bal mumuyla çalışma imkanı sunmayı hedefleyen birlik, Ereğli ilçesinde 3 bin metrekare alana sahip entegre tesislerde çalışma yürütüyor.

Öncelikle arıcıların eski veya kullanılmayan doğal peteklerini alan birlik, bunları kazanda eritip, preste bal mumunun tamamının çıkmasını sağlayarak uygun kalıplara alıyor.

Külçe mum haline gelen bal mumu, kazanda bir bar basınçta ve 120 derecede benmari usulü her türlü mikroptan arındırılarak dinlenme kazanına aktarılıyor.

Burada 24 saat dinlendirilen daha sonra basımına geçilen bal mumu, yeniden temel petek haline gelerek yılda iki kez ilgili bakanlık tarafından kontrol edildikten sonra paketlenerek arıcıya teslim ediliyor.

Arıcılık ve kolonilerin hızlı gelişmesi açısından temel belirleyici özelliği bulanan bal mumuyla üreticilerin "sağlıklı bal" üretmesi hedefleniyor.

– "Bal mumunun yok olmasının önüne geçmiş oluyoruz"

ZAYBİR Başkanı Abdurrahman Canlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bal mumu sorununun arıcılık ve bal üretimi açısından temel sorunlardan biri olduğunu söyledi.

Bal mumunun da bal gibi çok kolay kirletilebildiğine, içerisine farklı şeylerin katılabildiğine, ticari amaçlarla istenmeyen şeylerin yapılabildiği bir alan olduğuna dikkati çeken Canlı, şöyle devam etti:

"Birlik olarak eski peteklerin, kullanılmayan bal mumunun yok olmasının önüne geçmek, daha sağlıklı, kullanılabilir ve sürdürülebilir bir üretim yapmak istiyoruz. Valiliğin desteğiyle eski peteklerin külçe muma sonra da temel peteğe dönüştürülmesi konusunda bir çalışma yaptık. Kullanılmayan eski peteklerin külçe muma dönüştürülmesi, eritilmesi ve sürdürülmesi çok büyük bir sorundu. Hem zorluğu vardı hem de çoğu çıkarılamadığı için doğaya atılıyordu. Sağlıklı bal mumunun üreticiye verilmesi aynı zamanda sağlıklı balın da üretiliyor olması demek."

Canlı, piyasada daha fazla kar elde etme düşüncesine sahip bir bakış açısıyla hareket edildiğine işaret ederek, arıcılar açısından parafin sorununun bulunduğunu ve bu üretim tarzıyla bu sorunun da çözüldüğünü kaydetti.

– "Arıcılarımıza yüzde 50 oranında avantaj sağlıyoruz"

Üreticilerin herhangi bir markanın peteği ile kendilerininkini kıyasladığında arada büyük fark gördüklerini belirttiklerini aktaran Canlı, "Bizimki sıcak döküm, yani arıcılıkta bilinen adıyla kırılan petek. Diğer markaların kırılan peteklerini alsalar bile arının işlem yapması açısından bizim peteği tutmuyor. Asıl fark burada ortaya çıkıyor, çünkü bir kilogram bal mumunun üretilmesi için arının harcamış olduğu bal yaklaşık 15 kilogram. Burada aslına uygun bal mumuyla çalışılması halinde hem arının işlemesi hem de maliyet açısından daha uygun olacağı inancındayız. Bal mumunun birebir balın rekoltesiyle ilgisi olmasa bile arıcılığın ve kolonilerin hızlı gelişmesi açısından temel belirleyici bir özelliği var." ifadelerini kullandı.

Canlı, hem ekonomik hem de sağlık açısından önemli bir işlevi yerine getirdiklerini düşündüklerini de belirterek, "Arıcılarımıza temel petek kullanırken doğru iş yapma anlamında belki yüzde 50 oranında avantaj sağlamış oluyoruz. Bunun sürdürülebilirlik ve tıbbi özellikleri olan ürünler üretmemiz açısından çok anlamlı olduğunu düşünüyoruz çünkü Zonguldak kestane balı aynı zamanda tıbbi aktivitesi olan, sağlık alanında da kullanabilecek bir ürün." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ebru Hazar Bodrumlu, biberon çürüğünün çocuklarda beslenme sorunlarından gelişim geriliğine kadar durumlara yol açabildiğini belirterek, bebeklerin tatlandırılmış gıdalar bulunan biberonlarla uyutulmaması gerektiğini bildirdi.

Doç. Dr. Bodrumlu, AA muhabirine, biberon çürüğünü 71 aylık veya daha küçük çocuklarda süt dişlerinde bir veya daha fazla çürük, çürüğe bağlı kaybedilmiş diş veya dolgulu dişin olduğu durum olarak tanımlandığını söyledi.

Küçük yaş grubu çocuklardan bahsedildiğini dile getiren Bodrumlu, “Bu, çok şiddetli ve çok sayıda diş çürüğü varlığıyla hızla ilerliyor. En başta beslenememek, özellikle bebeklerde ağrılı durumlar, çok büyük sorunlar yaşatıyor. Enfeksiyon, apse oluşumu, çocuklarda olduğu için gecikmiş tedaviyle beraber beslenme sorunlarından gelişim geriliğine kadar durumlara yol açabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Bodrumlu, biberon çürüğünün yaygın olarak görüldüğüne işaret eden Bodrumlu, “Bazı çalışmalarda iki çocuktan birinde erken çocukluk çağı çürükleri gözlenebiliyor.” dedi.

– “Düzenli diş hekim kontrolüne gidilmesi önemli”

Bodrumlu, ebeveynlerin bu duruma dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu durumu engellemek için öncelikle doğum öncesinde annenin bilgilendirilmesinden başlamakta fayda var. Biberon çürüklerinin oluşumunda mikroorganizmaların anneden bebeğe geçmesi çok önemli rol oynuyor. Annenin ağız sağlığını yüksek tutmak, aslında en baştaki önleme mekanizması. Bebeğin doğumdan sonra ilk dişi çıkar çıkmaz düzenli diş hekim kontrolüne gidilmesi ve her beslenmeden sonra bebeğin ağzının nemli bir bezle ya da gazlı bezle mutlaka temizlenmesi gerekmektedir. Ayrıca bebeğin gece beslenmesine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Geceleyin tükürük akışının azalmasıyla çürüğe daha yatkın bir ortamın oluşması nedeniyle içeriğinde özellikle tatlandırılmış gıdalar bulunan biberonlarla çocuğun uyutulmaması çok önemli bir faktör.”

Doç. Dr. Bodrumlu, biberon çürüğüyle mücadelede en önemli silahın florürlü diş macunu kullanmak olduğunu sözlerine ekledi.

ZONGULDAK (AA) – Zonguldak'ta, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikalarının (ERDEMİR), bölge istihdamına katkı sağlamaya devam ettiği bildirildi.

ERDEMİR'den yapılan açıklamada, fabrikalarının Türkiye'nin en önemli sanayi bölgelerinden olan Karadeniz Ereğli'de 56 yıldır bölgenin can damarı olmayı sürdürdüğü belirtildi.

ERDEMİR'in, salgının gölgesinde geçen 2020 yılının sonu itibarıyla yaklaşık 5 bin 400 kişiye istihdam olanağı sunduğu aktarılan açıklamada, "ERDEMİR, ihtiyaçları çerçevesinde gerçekleştireceği yeni işe alımlarla 2021 yılında da bölge istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor. ERDEMİR'in yeni işe alımlar için 16 Nisan tarihine kadar sürecek başvuru sürecinde aday sayısı 6 bini geçti. Belirlenen kriterlere uyan kişiler iki sınav ve mülakat komitesi ile yapılacak görüşmelere katılacak, ardından başarı sağlayan adaylar arasından ERDEMİR ihtiyacı doğrultusunda işe alım gerçekleştirecek." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, ERDEMİR'in hali hazırda çeşitli işletme ünitelerinde saat ücretli statüde görev yapmak üzere işe alım prosedürlerine devam ettiği vurgulanarak, ihtiyaç doğrultusunda, meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının metalürji, makine, metal, elektrik, elektronik, endüstriyel otomasyon, döküm, metalürji, kontrol ve otomasyon bölümlerinden mezun, 18-25 yaşları arasında, tercihen askerliğini yapmış, genel yetenek ve teknik bilgi sınavlarında başarılı olan adaylar arasından farklı birim yetkilileri tarafından kurulan mülakat komitesi ile işe alım sürecinin devam edeceği kaydedildi.

ERDEMİR'in ilçenin modern bir sanayi kenti olma yolculuğuna yön verdiği, bilgi üreten, çözüm odaklı, gelişime açık, ekip çalışmasına yatkın nitelikli insan gücünü artırmaya ve elde tutmaya yönelik uygulamaların hayata geçirildiği aktarılan açıklamada, çalışanlarının ve ailelerinin sosyal gereksinimlerine büyük önem veren ERDEMİR'in lojmanlar, misafirhane, yemekhaneler, restoranlar, kültür merkezi, açık ve kapalı spor tesisleri ve kreş gibi sosyal tesisleriyle çalışanlarının ihtiyaçlarına cevap verdiği vurgulandı.