Etiyopya'da silahlı grupların saldırısında onlarca sivil öldürüldü

İSTANBUL (AA) – Etiyopya’nın batısındaki Benishangul Gumuz eyaletinde, silahlı gruplar bir köye düzenledikleri saldırıda onlarca sivili katletti.

Amhara Haber Ajansının (AMMA) haberine göre, Başbakan Abiy Ahmed’in ziyaretinden bir gün sonra eyaletin Metekel bölgesindeki bir köyü hedef alan saldırganlar, onlarca kişiyi öldürdü.

Yerel görgü şahitleri, kimliği henüz belirlenemeyen saldırganların köyde rastgele ateş açarak evleri ateşe verdiğini belirtti.

Bazı yerel haber kaynakları, ölü sayısının 90’ın üzerinde olduğunu aktardı.

Yerel hükümet, yaşanan katliam nedeniyle üzüntü duyulduğunu açıkladı.

Başbakandan “şiddet olaylarına son verme” sözü

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, dün ziyaret ettiği Metekel’de, “bölgedeki etnik çatışmalara ve şiddet olaylarına son verme” sözü vermişti.

Nil Nehri havzasındaki ülkeler arasında krize yol açan Hedasi Barajı’nın da bulunduğu eyalette, saldırıların özellikle Amhara etnik grubunu hedef aldığı biliniyor.

Hükümet, on binlerce kişinin yerinden olduğu ve son aylarda tırmanışa geçen bölgedeki çatışmalarda, ülkenin kuzeyinde askeri operasyon yapılan isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (TPLF) parmağı olduğunu savunuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Etiyopya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkenin kimyasal silaha sahip olmadığı gibi tarihinde hiçbir zaman uluslararası hukuka aykırı bu tür silahları kullanmadığı kaydedildi.

Açıklamada, İngiliz The Telegraph gazetesinin görgü şahitlerine ve fotoğraflara dayanarak hazırladığı haberin kasıtlı ve sorumsuzca hazırlandığı ve bölgedeki tansiyonu artırmak amacı taşıdığı ifade edildi.

Etiyopya’nın dünyanın herhangi bir yerinde kimyasal silah kullanımını en şiddetli şekilde kınadığı aktarılan açıklamada, haberin son zamanlarda hükümete yönelik baskı çabalarından biri olduğuna işaret edildi.

Gazete dün yayınladığı haberinde, çok sayıda insanın vücudunda oluşan yanıkların operasyona katılan Etiyopya ve Eritre ordusunun beyaz fosfor bombası kullanması sonucu meydana gelmiş olabileceğini yazmıştı.

Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bugün Tigray krizindeki sorumlulukları gerekçesiyle çok sayıda Etiyopyalı ve Eritreli mevcut ya da eski yetkiliyi yaptırım listesine aldıklarını açıkladı.

Tigray’da çatışmalar sürüyor

Kuzeydeki Tigray eyaletini yöneten TPLF güçleri, 3 Kasım 2020’de Etiyopya’nın Kuzey Komutanlığı birliklerine saldırmış, Başbakan Abiy Ahmed, ertesi gün TPLF’ye karşı askeri harekat kararı almıştı.

Ordu, teslim olmayı reddeden isyancı TPLF güçlerinin kontrolündeki Mekelle şehrini 28 Kasım 2020’de ele geçirmişti.

Başbakan Ahmed, Mekelle’nin alınmasının ardından operasyonun son aşamasının tamamladığını duyursa da bölgede çatışmaların sürdüğü bildiriliyor.

Yaklaşık 30 yıl boyunca TPLF’nin yönettiği eyalette yerinden edilenlerin sayısı 900 bini buldu, Sudan’a kaçanların sayısı ise 75 bini aştı.

HARTUM (AA) – Sudan ile Etiyopya arasında sınır ihlali iddiaları nedeniyle yaşanan askeri ve siyasi krize rağmen sınır kentleri Gallabat ve Metemma’da hayat normal seyrinde devam ediyor.

Günün ilk ışıklarıyla çoğunluğunu tarım işçilerinin oluşturduğu yüzlerce Etiyopyalının girdiği, aynı zamanda onlarca Sudanlının karşıya geçtiği Gallabat sınır kapısında ticari hayat ve araç trafiği sorunsuz şekilde sürüyor.

Ticari hayat normal seyrinde

Gallabat sınır kapısı önünde AA muhabirine açıklama yapan 56 yaşındaki Sudanlı tüccar Tayfur Beşir, “Gallabat şehri öncelikle ticari bir merkez. Gallabat bölgesinde çalışanların tamamı Etiyopya’nın Metemma bölgesinden. Her sabah yüzlerce Etiyopyalı vizesiz ve sorunsuz olarak Sudan’a geçebiliyor. Aynı şekilde Sudanlılar da vizesiz giriş yapabiliyor. Etiyopyalı işçilerin geliş gidişlerinde herhangi bir engel bulunmuyor.” dedi.

Yaklaşık 13 yıldır bölgede yaşadığını belirten Tayfur, “Bu köprü hem iki ülke ilişkilerini hem de kardeşlik ve komşuluk bağlarını güçlendiriyor. Çayımızı Sudan’da içer kahvaltımızı Etiyopya’da yaparız. O kadar yakınız birbirimize.” diye konuştu.

“Genellikle hasat mevsiminde çiftçiler ve çobanlar arasında otlak sorunu nedeniyle anlaşmazlıklar yaşanıyor. Ancak bu, iki devletin ilişkilerine zarar vermemeli.” ifadelerini kullanan Tayfur, Sudanlı tüccarlar ve Etiyopyalı tarım işçileri arasında tam bir güven söz konusu olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin ara buluculuğundan memnuniyet duyarız

Etiyopyalı 35 yaşındaki Vadu Abai, “Etiyopya’nın Metemma kentindeki işçiler, Gallabat kentine her gün hiçbir engel ya da sorun olmadan geliyorlar. İki ülke ilişkilerinin sorunsuz şekilde sürmesini arzu ediyoruz. Sınır anlaşmazlığı konusunda Türkiye’nin ara buluculuğundan memnuniyet duyarız.” dedi.

57 yıldır Sudan’da çalıştığını belirten Metemma kentinden 83 yaşındaki Tesfay Adamaso Bina, “Sudanlılarla güçlü ve sorunsuz bir ilişkimiz var. Sınır anlaşmazlığı Etiyopyalıların Sudan’a girişlerine ve işlerine asla mani olmadı. Hartum ve Addis Ababa hükümetleri aralarındaki askıda kalmış sorunları barışçıl yollarla çözmeliler. Savaş istemiyoruz. Ekmeğimizi yemek, çocuklarımızı sorunsuz şekilde yetiştirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İki ülke birbirini işgalle suçluyor

Sudan ile Etiyopya arasında yıllardır “sınır ihlali” iddiaları nedeniyle süren gerginlik, iki ülkenin son aylarda sınır hattındaki Faşaka bölgesi ve çevresine askeri yığınak yapmasıyla daha da arttı.

Hartum, yaklaşık 20 yıldır “Etiyopyalı milisler tarafından kontrol edilen ve uluslararası anlaşmalarda yazılı” Sudan topraklarını 29 Aralık’ta geri aldığını açıklamıştı.

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 21 Ocak’ta yaptığı görüşmede, güvenlik güçlerinin kendi topraklarında faaliyet yürüttüğünü ve kimseyle savaş istemediklerini ifade etmişti.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı, 13 Şubat’ta Sudan ordusunun kontrol sağladığı bölgelerden çekilmesi şartıyla sınır anlaşmazlığı sorununun çözümüne dair ara buluculuğu kabul etmeye hazır olduklarını açıklamıştı.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, 14 Şubat’ta Etiyopya güçlerinin topraklarına yaptığı “saldırıyı”, “Hartum’un egemenliğinin doğrudan ihlali” olarak nitelendirerek kınamıştı.

Etiyopya ise sınırdaki topraklarını işgal ettiğini ileri sürdüğü Sudan’dan askerlerini çekmesini talep etmişti.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Müftü, 16 Şubat’ta Ankara’ya yaptığı ziyarette, Sudan ile savaş istemediklerini belirterek Türkiye’nin mevcut sınır anlaşmazlığını çözmek için Sudan ile ara buluculuk yapması halinde ülkesinin minnettar olacağını ifade etmişti.

Afrika Birliği, 17 Şubat’ta Sudan Özel Temsilcisi Muhammed Hasan Vild Lebbat’ı Sudan ve Etiyopya arasındaki sınır krizini çözmek için ara buluculuk girişimine liderlik etmesi için görevlendirmişti.

Sudan, İngiliz işgali döneminde Etiyopya ile İngiltere arasında 15 Mayıs 1902’de Addis Ababa’da imzalanan anlaşmaya dayanarak Etiyopya ile sınırların çizilmesini talep ediyor.

Sudan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mansur Bolad, 23 Şubat’ta AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Tutumumuz, doğu sınırındaki Faşaka bölgesinde Etiyopya güçlerinden alınan topraklardan geri çekilmemektir. Sudan ordusunun Etiyopya sınır hattında konuşlandırılması, nihai, geri alınamaz, uluslararası yasalar ve normlarla desteklenen meşru bir karardır. Etiyopya’dan geri alınan yerler 1902 anlaşmasına göre Sudan topraklarıdır.” demişti.

Bolad, “Arazilerin kendilerine ait olduğunu iddia eden Etiyopya’nın bunu kanıtlaması gerekiyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Müftü de aynı gün düzenlediği basın toplantısında, Hartum ile çatışmaya girmek istemediklerini belirterek Sudan ordusunun 6 Kasım 2020’den bu yana hakimiyet sağladığı bölgelerden çekilmesi ve sorunun diyalogla çözülmesi çağrısını yinelemişti.