Evde kalanların hayalini kurduğu köy yaşamını büyükşehirde sürdürüyor

İSTANBUL (AA) – Beykoz'a bağlı Görele Mahallesi'nde kedileri ve tavuklarıyla yaşayan 84 yaşındaki Hatice Eryiğit, Kovid-19 önlemleri kapsamında evlerinde kalanların izole olmak için tercih edeceği bir yaşama sahip.
Hatice Eryiğit, memleketi Trabzon'dan İstanbul'a geldiğinde, orada sahip olduğu doğal hayatı sürdürebilmek için 1980'li yıllarda köy olan Görele'ye yerleşti.
Eryiğit, 40 yıldır bahçesinde yetiştirdiği mısır, fındık gibi ürünlerin yanı sıra baktığı tavuk, inek ve kedileriyle yaşamı paylaşıyor. Eryiğit, evini ısıttığı kuzine sobasıyla adeta şehrin içinde bir köy hayatı yaşıyor.
Yeni tip koronavirüs, önlemler çerçevesinde sokağa çıkma kısıtı olan Hatice Eryiğit'in yaşamında pek bir şey değiştirmedi.
Müstakil evi ve bahçesinde kendini yalnız hissetmediğini dile getiren Eryiğit, hayvanlarının ona yarenlik ettiğini söyledi.
Oğlunun ziyaretine gelirken, ihtiyaçlarını kendisine getirdiğini anlatan Eryiğit, "Burada tek başıma yaşıyorum. Normalde de dışarıya sadece ekmek almak için çıkıyordum. Şimdi arıyorum fırından ekmeğimi getiriyorlar. Başka bir şeye ihtiyacım olmuyor, her şeyimi buradan karşılayabiliyorum." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Hürriyet Emlak Ocak 2021 Endeksi'ne göre, son bir yıl içerisinde satılık konut kategorisinde ortalama metrekare fiyatında en fazla artış yüzde 117,41 ile Beykoz'da gerçekleşti.

Hürriyet Emlak, son bir yıl içerisinde İstanbul'da satılık konut kategorisinde en çok artışın yaşandığı ilçeleri duyurdu.

Endeksten elde edilen verilere göre, son bir yıl içerisinde satılık konut kategorisinde ortalama metrekare fiyatında en yüksek artış yüzde 117,41 ile Beykoz'da kaydedildi. Beykoz'u, yüzde 112,85 ile Sarıyer, yüzde 99,56 ile Avcılar, yüzde 77,63 ile Başakşehir ve yüzde 75,50 ile Üsküdar takip etti.

Hürriyet Emlak Ocak 2021 Endeksi'ne göre, satılık konutlarda son bir ay içerisindeki yükseliş değerlendirildiğinde de yine ilk sırada yüzde 11,59 ile Beykoz yer aldı. Beykoz'da geçen ay satılık konutların ortalama metrekare fiyatı 11 bin 29 TL olurken, söz konusu rakam ocak ayı içerisinde 12 bin 308 TL'ye yükseldi.

Beykoz'u, yüzde 11,40 ile Beyoğlu izledi. Beyoğlu'nda geçen ay 6 bin 805 TL olan ortalama metrekare fiyatı 7 bin 580 TL'ye çıktı.

Üçüncü sırada yer alan Arnavutköy'ün değişim oranı ise yüzde 10,05 oldu. Geçen ay 3 bin 348 TL olan satılık konutların ortalama metrekare fiyatı 3 bin 684 TL'ye çıktı.

Hızlı yükselişiyle dikkati çekerek dördüncü sırada yer alan Şile'de ise son bir ay içerisinde yüzde 9,33 artış kaydedildi. Geçen ay ortalama metrekare fiyatı 5 bin TL olan satılık konutların fiyatı, ocakta 5 bin 467 lira üzerinden alıcı buldu.

– Kiralık konutlarda büyük değişim

İstanbul'un ilçelerindeki kiralık konutun seyrinin de değerlendirildiği Hürriyet Emlak Ocak 2021 Endeksi'ne göre, son bir yıl içerisinde en büyük değişim yüzde 109 ile Bağcılar'da gerçekleşti. Geçen yıl ortalama metrekare fiyatı 13 TL olan Bağcılar'da bir yıl içerisinde bu rakam 28 TL'ye yükseldi.

İkinci sırada yer alan Gaziosmanpaşa'da ise yüzde 67,36'lık artış oldu. Geçen yıl 12 TL olan ortalama metrekare fiyatı, bu yıl 20 TL olarak kayıtlara geçti.

Yüzde 62,37'lik artışla dördüncü sırada yer alan Esenyurt'ta ise geçen yıl 13 TL olan ortalama metrekare fiyatı bu yıl 21 TL'ye yükseldi.

Hızlı yükselişin gözlemlendiği bir diğer ilçe de yüzde 56,78 ile Ataşehir oldu. Ataşehir'de geçen yıl ortalama metrekare fiyatları 18 TL olurken, bu yılın aynı döneminde konutlar 29 TL üzerinden kiracı buldu.

Son zamanlarda hızlı yükselişiyle dikkati çeken Başakşehir'de ise yüzde 42,71'lik değişim yaşandı. İlçede son bir yıl içerisinde kiralık konutlardaki ortalama metrekare fiyatları 16 TL'den 23 TL'ye yükseldi.

– Kiralık konutlarda bir ayda yüzde 10'un üzerinde fiyatı artan ilçeler

Son bir aylık değişimin de değerlendirildiği Hürriyet Emlak Ocak 2021 Endeksi'ne göre, kiralık konutlarda Bağcılar yüzde 12'lik artışla ilk sırada yer aldı. İlçede geçen ay kiralık konutların ortalama metrekare fiyatı 25 TL iken, bu ay 28 TL'ye yükseldi.

İkinci sırada ise yüzde 11,11'lik artışla Gaziosmanpaşa yer aldı. Geçen ay 18 TL olan ortalama metrekare fiyatları bu ay 20 TL'ye çıktı.

Hızlı yükselişin gözlemlendiği bir diğer ilçe de yüzde 10,65 ile Eyüpsultan oldu. Eyüpsultan'da geçen ay 29 TL olan kiralık konutların ortalama metrekare fiyatı, bu ay 32 TL'ye yükseldi.

– Eksiye geçen ilçeler

Hürriyet Emlak Ocak 2021 Endeksi, eksiye geçen ilçeleri de sıraladı. Endeks verilerine göre, Sultanbeyli'de kiralık konut fiyatları yüzde 25 geriledi. Geçen ay kiralık konutlardaki ortalama metrekare fiyatı 13 TL iken, rakam bu ay 10 TL'ye indi.

Düşüşün yaşandığı bir diğer ilçe yüzde 9,54 ile Zeytinburnu oldu. Zeytinburnu'nda rakamlar bir ay içerisinde 24 TL'den 21 TL'ye geriledi.

Sarıyer ise düşüşün görüldüğü bir diğer ilçe olarak kayıtlara geçti. Yüzde 8,75 düşüşün olduğu ilçede geçen ay ortalama metrekare fiyatı 54 TL iken, bu ay rakam 49 TL'ye indi.

Yüzde 8,34 düşüşün yaşandığı Çekmeköy'de ise geçen ay 19 TL olan rakam, bu ay 17 TL'ye geriledi.

Hızlı düşüşüyle dikkati çeken bir diğer ilçe olan Küçükçekmece'de ise geçen ay ortalama metrekare fiyatı 21 TL iken, bu ay 19 TL oldu.

– "İstanbullular salgın sürecinde doğaya ve denize daha yakın olmak istedi"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Hürriyet Emlak Eş Genel Müdürü Zeynep Tandoğan, İstanbul'un ilçelerinden özellikle Beykoz ve Sarıyer'in, geçen yıl sürekli olarak değerlendiğini gözlemlediklerini belirterek, "Bu iki ilçede satılık konut araması son 5 yılın en yüksek seviyesini salgın sürecinde gördü. Mayıs ve haziran aylarında bu aramalar zirve noktaya ulaştı. Talebin bu kadar fazla olması da bölgedeki fiyatları yükseltti." ifadelerini kullandı.

İstanbulluların evlerinde kaldığı salgın sürecinde doğaya ve denize daha yakın olmak istediğini aktaran Tandoğan, özellikle sahile yürüme mesafesindeki semtlerin dikkati çekici olduğunu kaydetti.

Beykoz ve Sarıyer'de bahçeli villaların satış rakamlarında yüzde 100'ün üzerinde artışlar görüldüğünü aktaran Tandoğan, son zamanlarda yaşanan depremlerin de az katlı yaşamı teşvik ettiğini belirtti.

Tandoğan, kiralık konut fiyatlarındaki büyük değişime değinirken, şunları kaydetti:

"Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Esenyurt ve Avcılar'da kiralık evlere olan talep son bir yılda muazzam bir artış gösterdi. Bunun en önemli sebebi kentsel dönüşüm. Bu bölgelerde ya da yakın bölgelerde evi kentsel dönüşüme giren aileler kiralık evlere olan talebi artırdı. Kiralık ev sayısı azaldıkça kiralar yükseldi. Pandeminin de buna etkisi yüksek. Öyle ki, yeni inşaatların başlangıcı pandemi sebebiyle geciktiği için bu bölgelerde kiralık ev bulmak zorlaştı. Özellikle Bağcılar'da metro ve tramvaya yakın evlerin kira artışı ortalamayı oldukça yükseltti. Başakşehir'e baktığımızda ise bu ilçeye bağlı olan Bahçeşehir tarafı ağırlıklı beyaz yakalı. Evden çalışmaya başlayan kesim daha konforlu evlere geçmeye başladı ve piyasa hareketlendi. Başakşehir'de ayrıca ilk etabı 20 Nisan'da açılan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, çevredeki ev fiyatlarında artışa sebep oldu.

Anadolu Yakası'nın en fazla fiyat artışı yaşanan ilçesi olan Ataşehir'e baktığımızda ise yine pandemi ve deprem korkusu etkisini görüyoruz. Ataşehir'deki yeni binaların fazla olması deprem korkusu yaşayan ve Anadolu Yakası'nda eski binalarda oturan aileleri bu bölgelere çekti. Öte yandan, pandemi sürecinde evinde fazlaca vakit geçirip daha konforlu evlere taşınmak isteyenler için cazip bir bölge haline geldi."

VAN (AA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezinde koruma altına alınan Van kedileri, “uluslararası sağlık karnesi” ile sahiplendiriliyor.

Duygusallığı, cana yakınlığı, beyaz ipeksi kürkü, aslan yürüyüşü, kabarık kuyruğu, farklı göz renkleri ve suya düşkünlüğüyle kentin en önemli değerlerinden olan Van kedisinin neslinin korunması ve sayılarının artırılmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Bu amaçla YYÜ bünyesinde kurulan “Kedi Villası”nda özenle korunan ve tüm bakımları yapılan Van kedileri, her yıl kente gelen binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de kaldıkları odalar sürekli dezenfekte edilerek, mama kapları ve yatakları düzenli yıkanarak korunan kedilerin sayılarının artırılması amacıyla Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde bilimsel çalışmalar yürütülüyor.

Neslinin korunması ve sayılarının artırılması için “Her eve bir Van kedisi” projesinin başlatıldığı merkezde, kediler için uluslararası geçerliliği olan “sağlık karnesi” hazırlanıyor.

Adı, ırkı, cinsiyeti, göz rengi, doğum tarihi, kuyruk özelliği, rengi, işitme durumu, kimlik ve cip numarası gibi bilgilerin yazıldığı karneler, kedileri sahiplenmek isteyenlere teslim ediliyor.

Kediyi sahiplenen hayvanseverin tüm bilgi ve iletişim numaralarının kayıtlı olduğu belge sayesinde, kedilerin yeni yuvalarında da takibi yapılıyor.

Ziyaretçi sayısında Kovid-19 etkisi

YYÜ Van Kedisi Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, AA muhabirine, 2020 yılının Van kedileri için de çok zorlu geçtiğini söyledi.

Salgının ortaya çıkmasıyla birtakım tedbirler aldıklarını belirten Kaya, “Salgının hayvanları etkileyip etkilemeyeceğini araştırdık. Bir süre ziyaret yasağı getirdik. İnsanların kedilere temasını tamamen kestik. Tüm önlemlerimizi aldık. Kontrollü normalleşmeye kadar bunu sürdürdük. Sadece görevlilerin sınırlı bir şekilde temas kurmasını sağladık ve bu süreci başarılı bir şekilde yönettik. Herhangi bir risk oluşturmadan bugüne gelmeyi başardık.” dedi.

Kedilerin insana yakınlığı açısından ziyaretlerin önemine dikkati çeken Kaya, salgından önce insanların merkezi ziyaret ederek kedileri sevip besleyebildiğini, bunun kediler için önemli olduğunu dile getirdi.

Günlük ortalama 800 olan ziyaretçi sayısının salgın döneminde yüzde 80 azaldığını aktaran Kaya, salgının etkisinin azalmasıyla ziyaretçi sayısının artacağına inandığını ifade etti.

“Her kedinin bir kimliği var”

Merkezdeki tüm kedilerin kayıt altına alındığını anlatan Kaya, şunları kaydetti:

“Orijinal Van kedisi elde etmeye çalışan bir kurumuz. Dolayısıyla her hayvanın geçmişini bilmek zorundayız. Bir hayvanın pedigrisini (soyağacı) tuttuğunuz zaman o hayvanın yıllar içinde nasıl davrandığını, hangi genlerin etkin pozisyona çıktığını, hangilerinin pasif pozisyona düştüğünü görebilme imkanınız var. Elde edilen veri üzerinden ıslah çalışması yapılıyor. Van kedilerinin pedigrilerinin tutulması bu açıdan çok önemli. Uluslararası kayıt sistemine girebilmeleri için üç yıllık geçmiş kaydı isteniyor. 5 yıldır Van kedilerinin bütün geçmişlerini kayıt altına alıyoruz.”

Kaya, her kedinin bir kimliğinin ve dosyasının olduğunu, bu kimliklerde doğurduğu yavru sayısı, baba ve annesinin doğurduğu yavrularının özellikleri, hangi yavrunun nasıl bir performans gösterdiği gibi bütün detayların kayıt altına alındığını aktararak, “Sahiplendirdiğimiz kedinin ve yeni sahibin tüm bilgileri de bu sistemde kayıtlı. Türkiye’de kime Van kedisi verdiysek, nerede ve hangi durumda olduğunu bu kayıt sisteminden kontrol ediyoruz.” dedi.

Hediye olarak sunulması doğru değil”

Nesli koruma altında olduğu için Van kedilerinin yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğuna işaret eden Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hava yolu şirketleri de bunu kabul etmiyor. Tarım ve Orman Bakanlığının izni gerekiyor. O onayı almaları mümkün değil. Bunun yerine ülkemizdeki her evde bir Van kedisi olmasını isteriz. Bunu doğru ve bilimsel bir şekilde yapmamız gerek. Merkezimizde her yıl yaklaşık 100 yavruyu sahiplendiriyoruz. Bunu sertifikalı bir şekilde yapıyoruz. Sahiplendirdiğimiz kediyi yaşadığı ortamda da takip ediyoruz. Öte yandan, hayvanın hediye olarak sunulması doğru değil. Bu konu çok hassas. Eve yeni bir canlı alınıyor. Bu karar öyle kolay olmamalı. Hayvanı beslemeye niyeti yoksa hediye olarak verilmesi yanlıştır.”