Evden çalışma koşulları evli çiftleri olumsuz etkiledi

KONYA (AA) – Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) akademisyenlerince yapılan araştırmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde evden çalışma koşullarının, evli çiftlerin ilişkilerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşıldı.

NEÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Dilmaç ve ekibi 7 bölge, 67 il ve bin 713 evli çift üzerinde araştırma yaptı.

Esnek çalışma şartları altında evde çalışanların, dışarıda çalışanlara göre evlilik ilişkilerinde ve doyumlarında azalma olduğunun ortaya çıktığı araştırmada, evlerinde daha çok oda bulunan kişilerin kendilerini diğer aile bireylerinden izole ettiği, bu nedenle de koronavirüs korku ve kaygısının azaldığı belirtildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dilmaç, salgının yarattığı korku ve kaygıların evli bireylerde eşler arasındaki evlilik doyumlarının üzerindeki etkisini ölçmeyi hedeflediklerini belirtti.

– "Kadınlarda koronavirüs korkusu daha yüksek"

Çok farklı bulgu ve sonuçlara ulaştıklarını aktaran Dilmaç, "Koronavirüs korkusu ve kaygısı yaşayanların evlilik doyumlarında düşük bir süreç yaşadıklarını, evlilik doyumlarının da düşük olduğunu gördük. Cinsiyet bağlamında baktığımızda da kadınların koronavirüs korkusu ve kaygısı bu bağlamda daha yüksek. Yüksek olmasından dolayı da evlilik ilişkilerindeki doyumda da azalmalar meydana geldiğini gördük." ifadelerini kullandı.

Dilmaç, salgın sürecinde birçok kişinin ilk kez evden çalışma deneyimi yaşadığını belirterek şunları kaydetti:

"Katılımcılara, 'evde çalışanların mutluluk düzeyleri nedir' diye sorduk. Evde çalışanların evlilik ilişkilerinde ve doyumlarında bir azalma gördük. Bu, ciddi bir bulgu. Çünkü kısıtlı bir mekan. Kısıtlı bir mekanda yoğun zaman geçiriliyor. Bu zaman sürecinde de baktığımız zaman ilişkilerde ilerleyen zamanlarda doyumda bir düşme meydana geldiğini gördük."

– "Evde kitap okuyanların, koronavirüs korku ve kaygısında azalma olduğunu gördük"

Sosyal medyaya yoğun vakit ayıranların kaygı düzeylerinde artış tespit ettiklerini anlatan Dilmaç, "Evde kitap okuyanların, koronavirüs korku ve kaygısında bir azalma meydana geldiğini, evlilik ilişki düzeylerinde artış olduğunu gördük. Çünkü, kitap okumayla birlikte kişi, kendisini koronavirüsle ilgili korku ve kaygıdan uzak tutmakta. Araştırmada hobisi olan kişilerin, koronavirüs korkusunda ve kaygısında bir azalmanın meydana geldiği, bunun da aile ilişkilerindeki doyumu artırdığını da görmüş olduk." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Vodafone, işe yeni başlayanlar da dahil tüm çalışanlarına Ergonomi Hediye Çeki hakkı verecek.

Vodafone, evden çalışma uygulaması kapsamında çalışanlarına yeni bir yan hak sunuyor.

İşe yeni başlayanlar da dahil tüm Vodafone çalışanları, kendilerine dijital ortamda iletilecek Ergonomi Hediye Çeki’ni kullanarak, ihtiyaç duydukları ofis malzemelerini IKEA ya da Trendyol’dan temin edebilecek.

Vodafone'dan yapılan açıklamaya göre şirket, Mart 2020'den bu yana evden çalışmakta olan personeli için yeni bir yan hak sunmaya başladı.

Evdeki çalışma ortamını daha ergonomik hale getirmek isteyen Vodafone çalışanları, şirketin sunduğu Ergonomi Hediye Çeki'ni kullanarak, ihtiyaç duydukları ofis malzemelerini IKEA ya da Trendyol'dan temin edebilecek.

İşe yeni başlayanlar da dahil tüm Vodafone çalışanları bu haktan yararlanabilecek.

– "Evden çalışmayı destekleyen teknolojilerimiz sayesinde faaliyetlerimize kesintisiz devam ediyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, salgın döneminde birinci önceliklerinin, çalışma arkadaşlarının, ailelerinin ve sevdiklerinin sağlığını ve güvenliğini korumak olduğunu aktardı.

Bayram, virüsün Türkiye'de görülmesiyle birlikte hazırlıkları tamamlayarak mümkün olan tüm birimlerimizi evden çalışmaya yönlendirdiklerini aktararak, şu bilgileri verdi:

"Evden çalışmayı destekleyen teknolojilerimiz sayesinde faaliyetlerimize kesintisiz devam ediyoruz. Bu dönemde, uzaktan çalışmayı destekleyen araçlar sunmayı ve evden çalışırken sağlığımızı korumayı en önemli odak alanları olarak belirledik ve bu odağımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, işe yeni başlayanlar da dahil tüm çalışanlarımızın evdeki çalışma ortamını iyileştirmek amacıyla Ergonomi Hediye Çeki adı altında bir yan hak geliştirdik.

Çalışanlarımız bu çeki kullanarak ofis malzemesi ihtiyaçlarını IKEA ya da Trendyol'dan temin edebilecek. Buna ek olarak, uzman, mimar ve iş sağlığı güvenliği ekiplerimiz çalışanlarımıza evlerinde ergonomik ve sağlıklı bir ortam oluşturma konusunda destek olacak. Vodafone Türkiye olarak, çalışanlarımızın evden çalışma sürecini en sağlıklı biçimde sürdürebilmelerine yönelik uygulamalarımıza devam edeceğiz."

– Tek markada ve tek seferde kullanılacak

Açıklamada verilen bilgiye göre, Vodafone çalışanları, Ergonomi Hediye Çeki'ni IKEA ya da Trendyol markalarından yalnızca birinde ve tek seferde kullanabilecek. Dijital formatta gönderilecek olan çek, seçilen markanın web sitesinden ya da mobil uygulamasından alışveriş yapılarak kullanılabilecek.

Çekler, Mart 2021'e kadar geçerli olacak.​​​​​​​ Vodafone çalışanları, IKEA web sitesinde tüm kategorilerden, Trendyol'da ise ergonomi desteği ürün ve mobilyalarının yer aldığı Future Ready butiğinden alışveriş yapabilecek.

İSTANBUL(AA) – E-Güven Genel Müdürü Can Orhun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirket ve bireylerin zaman, iş gücü ve maliyet kayıplarından dolayı imzalarını dijitale taşımayı tercih ettiklerini belirterek, evden çalışmanın e-imzaya olan talebi artırdığını ifade etti.

Evden çalışma yöntemini tercih eden şirketlerin, onay ve imza gerektiren süreçlerinin aksamaması için çözüm arayışına girdiğine dikkati çeken Orhun, “İmza süreçlerini zamandan ve mekandan bağımsız hale getiren e-imza, kağıt tabanlı imzalama süreçlerinin yavaş ve yapısı gereği pahalı oluşu gibi dezavantajlarını ortadan kaldırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“E-imza kullanılmadığında onay süreçlerinde gecikmeler yaşanıyor”

Orhun, elektronik sertifika ve mobil imza hizmet sağlayıcısı E-Güven tarafından geliştirilen Letsign’ın, karşılıklı imza veya onay gerektiren dokümanların tek bir platform üzerinden paylaşılmasını, dağıtılmasını ve hedef sistemlere aktarımını sağladığını belirterek, şunları kaydetti:

“LetSign ile kullanıcılar, elektronik veya mobil imza ile imza atabiliyor, dokümanlar üzerinde karşılıklı yorum yapabiliyor. İmzalama işlemi saniyeler içinde gerçekleşebiliyor. Ayrıca imzası talep edilen kişinin LetSign paketi kullanması zorunlu değil. İmza atabilmek için dokümanın bilgisayara indirilmesi ve başka bir imzalama aracına sahip olması da gerekmiyor. Hem bireysel hem de kurumsal kullanıma uygun olan LetSign, internet bağlantısı bulunan her cihazdan kolaylıkla sisteme giriş yapılarak kullanılabiliyor. LetSign yıllık maliyette yüzde 75 tasarruf olanağı sağlıyor.”

E-imza kullanım alışkanlıklarını araştıran Ipsos tarafından E-Güven için gerçekleştirilen “Elektronik İmza Kullanım Alışkanlıkları” araştırmasının sonuçlarına göre, yetkili kişiye ulaşılamaması nedeni ile onay süreçlerinde ortalama 3,5 günlük gecikmeler yaşanıyor. Katılımcıların yüzde 73’ü e-imza sonrasında imza süreçlerinin bir saatten daha az sürdüğünü belirtiyor.

“10 yılda 42 bin ağacın kesilmesi önlendi”

Öte yandan, blockchain ve e-imzayı bir arada kullanan E-Güven’in yatırımı “Plum.”ın, dijital dünyada birey ve kurumlar arasında yasal bir bağ kurulmasını sağladığını anlatan Orhun, “Dijital kişilerin gerçek olup olmadığının anlaşılmasını sağlayan ‘Plum.’ ile kimlik bilgileri doğru olsa bile, bunları gerçek kimlik sahibinin gönderip göndermediği anlaşılıyor.” diye konuştu.

Orhun, 2005 yılında e-imza kanununun yürürlüğe girmesiyle başlayan e-dönüşüm süreci sayesinde ıslak imzanın neden olduğu zaman kaybının da büyük ölçüde azaldığını belirterek, “Kağıt kullanımı nedeniyle çevreye verilen zarar büyük bir kayıp olarak görülüyordu. Bu anlamda çok değer verdiğimiz bir adım atarak ‘Yeşil Ofis’ programı şartlarını sağladık ve ‘Yeşil Ofis’ diploması aldık.” dedi.

Son 10 yılda 42 bin ağacın kesilmesini önleyerek 82 bin insanın oksijen ihtiyacını karşıladıklarına işaret eden Orhun, “Geliştirdiğimiz her çözümün, teknolojik alt yapılar kullanarak süreç yönetimlerinin kolaylaştırması kadar çevreye fayda sağlamasını da gözetiyoruz.” ifadelerini kullandı.

E-imza kullanımına yönelik çeşitli uygulamalar

E-Güven Genel Müdürü Orhun, E-Güven’in mobil çözümlerle e-imzanın kullanım alanlarını artırdığını belirterek, “Mobil cihazlar üzerinde çekilen fotoğraflara konum bilgisi ve zaman damgası ekleyerek hukuki delil niteliği oluşturulmasını sağlayan Pikzum uygulaması, hak ihlallerinin önüne geçilmesinde etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor.” dedi.

Kanıtları cepte taşımaya olanak sağlayan uygulamanın günlük hayatta karşılaşılan olaylarda kanıt sunabilmeye yardımcı olduğuna dikkati çeken Orhun, şunları kaydetti:

“Ücretsiz bir mobil uygulama olan Pikzum ile çekilen fotoğraflar; trafik ihlalleri, kazalar, hırsızlık veya benzer olaylarda kanıt olarak kullanılabiliyor. E-Güven’in bir diğer çözümü olan Zumizum KVK uygulaması, saha operasyonlarında, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında müşterilerin kişisel bilgilerini içeren belgelerin, gizlilik şartları gözetilerek hedef sisteme aktarılması gereken bütün süreçlerde kullanılabiliyor. Ayrıca görsel veri ile bildirim sağlanması gereken süreçlerde, gizli müşteri çalışmalarında, satış ziyaretlerinin yanı sıra görsel belgeleme gerçekleştiren kurumların saha çalışmalarında uygulamadan faydalanılabiliyor.

Bilgisayar ortamındaki verilerin elektronik olarak damgalandığı zamanı ve o tarihten itibaren üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadığını güvence altına alan Tasdix ise dijital çağdaki yaratıcı çalışmaların başka kişiler tarafından çalınmasını, kopyalanmasını veya izinsiz kullanılmasını engelliyor. 15 bini aşkın kullanıcısı bulunan Taxdix ile bugüne kadar 50 bine yakın eser koruma altına alındı.”