Evinin ahırını atölyeye çeviren kadın girişimcilik hayallerine kavuştu

İZMİR(AA) – İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Hacıömerli Mahallesi’nde yaşayan evli ve 2 çocuk annesi Yıldız Topçu, yıllarca evinde yaptığı ekmekleri satarak aile ekonomisine katkı sağladı.

Daha çok gelir elde edebileceği bir iş yapmanın hayalini kuran Topçu, Tarım ve Orman Bakanlığının “Kırsal Alanda Kadın Girişimciliğinin Desteklenmesi Programı”na başvurdu. “Geçmişten Günümüze Çitlembiği Yaşatmak” projesiyle 133 kadın girişimci arasında birinci olan Topçu, 2014 yılında 20 bin liralık hibe almaya hak kazandı.

Market raflarında olmak istiyor

Aldığı hibenin yanına yastık altındaki birikimini de ekleyen Topçu, evinin ahır olarak kullanılan bölümünü çitlembik yağı üretmek için yeniden tasarladı. Makine ve ekipman ihtiyacını da tamamlayan Topçu, 2015’te ilk çitlembik yağını üretti. İlk olarak komşularına satış yapan Topçu, ardından İstanbul, Ankara, Antalya gibi birçok kente ürettiği yağı göndermeye başladı.

Yağ üretiminin yanı sıra çitlembikten kahve ve sabun da üretmeye başlayan Topçu’nun hayali, markalaşarak market raflarına girmek.

Yıldız Topçu, AA muhabirine, çitlembik yağı üretiminde önemli aşamayı geçtiğini söyledi.

Eşinin dede mesleği olan çitlembik yağını üretiyor olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Topçu, şöyle devam etti:

“Eşimin dedelerinin mesleği… Eskiden yemeklerde çitlembik yağı da kullanılıyordu. Dedelerimiz çitlembiği kavurur, sonrasında taş değirmende ezer ve keçi kılından çuvallara koyup sıkarak yağ elde ederdi. Ben de şu an kızartma ve zeytinyağlı yemeklerde bazen tamamen bazen zeytinyağıyla karıştırarak kullanıyorum. Şu an bize ulaşanlara yağımızı gönderiyoruz. Hayalim markalaşarak yurt dışına da yağımızı göndermek.”

Topçu, çitlembiği çevre köylerdeki kadınlardan tedarik ettiğini belirterek, eylülden sonra hasat işlemlerinin başladığını aktardı.

Genelde yeşil çitlembiği tercih ettiklerini anlatan Topçu, “Toplayan kadınlarla irtibat kuruyorum. Toplama süreci de zeytin gibi. Toplandıktan sonra serilip kurutuluyor. Yıkanıyor. Tekrar serip kurutuyorlar ve bana ulaşıyorlar. Geçen yıl 600 kilo çitlembik aldım. 5 kilo çitlembikten 1 kilo yağ elde ediyoruz.” dedi.

“Çevre köydeki kadınlar ve öğrencilerin hayatına dokunmaktı hedefim”

Çitlembik yağından sabun ve kahve de üreten Topçu, ilerleyen süreçte çitlembik ağacının filizinden turşu da üretmek istediğini kaydetti.

Topçu, kendi imalathanesinde ürettiği yağı kilogramı 200 liradan satışa sunduğunu ifade ederek, bazı müşterilerinin ürünü üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetlerine şifa olması için kullandığını söyledi.

Ev hanımlarına da tavsiyelerde bulunan Topçu, şunları kaydetti:

“Gençken çok şeyler yapmak istedim ama imkanlar müsaade etmedi. Sonrasında karşıma böyle bir fırsat çıktı. Çevre köydeki kadınlar ve öğrencilerin hayatına dokunmaktı hedefim. Kadınlara gerçekten dokundum. Onlar topluyor, kurutuyor ve sonra bana satıp kazanç sağlıyor. Ben başardım, hiç ümidim yokken bu yola çıktım. Kadınlara tavsiyem evde durmasınlar devletimizin de bu anlamda çok destekleri var. KOSGEB’in destekleri oluyor, İŞKUR’un eğitimleri oluyor. Bunları takip etsinler. ”

Aliağa İlçe Tarım Müdürü Selim Aksakal ise ilçede kadın girişimcileri desteklediklerini belirterek, İzmir’de kırsalda yaşayan kadınlara yönelik bir çok projeleri olduğunu anlattı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

HARTUM (AA) – Aralık devrimi sonucunda Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in 30 yıllık iktidarının 11 Nisan 2019’da askeri müdahale ile sona erdirildiği, siyasi ve ekonomik istikrarın henüz sağlanamadığı Doğu Afrika ülkesi Sudan’da, dünküyle birlikte bağımsızlığını kazandığı 1956’dan bu yana çok sayıda darbe girişimi yaşandı.

Eski Cumhurbaşkanı Beşir, hayat pahalılığı gerekçesiyle başlayan protestolar sonucu ordunun müdahalesi ile devrildi.

Hükümetlerin başarısızlığı, hayat pahalılığı, ideoloji farklılığı gibi gerekçelerle teşebbüs edilen darbelerde siyasi partiler de genellikle önemli rol oynuyor.

İngiltere’den 1956’da bağımsızlığını yeni kazanan Sudan’da, İsmail El-Ezheri liderliğinde ilk demokratik ulusal hükümet kuruldu.

Haziran 1957’de, İsmail Kibeyda liderliğinde bir grup subay ve askeri öğrencinin Ezheri’yi devirme girişimi, ülke tarihinin başarısız ilk kalkışması oldu.

Yönetimin devrildiği ilk darbe, Kasım 1958’de, dönemin en büyük iki partisi Milli Ümmet Partisi ve Demokratik Birlik Partisinin koalisyonundan oluşan seçilmiş hükümete karşı Korgeneral İbrahim Abbud tarafından gerçekleştirildi.

Ülkeyi yaklaşık 7 yıl yöneten Abbud, 1964’te halk devrimiyle devrildi.

Seçilmiş hükümet tarafından yıllarca süren demokratik yönetimin ardından, Tuğgeneral Cafer Numeyri, Komünist Parti ve Arap milliyetçi partilerine bağlı bir grup subayla birlikte darbe yaptı.

Numeyri’ye karşı 3 başarısız darbe girişimi: Liderleri idam edildi

Subay Haşim el-Ata ve Komünist Partisine bağlı bir grup subay, 19 Temmuz 1971’de Numeyri’ye karşı darbeye girişti.

Darbeciler 2 günlüğüne iktidarı ele geçirmeyi başarsa da Numeyri tekrar iktidara geldi. Bu girişime karışan Komünist Partisi lideri Abdulhalik Mahcub ve Ata’nın da aralarında bulunduğu bir grup asker ve sivil idam edildi.

Eylül 1975’te Yarbay Hasan Hüseyin, yeni bir darbe girişimine öncülük etti. Başarısızlığa uğratılan bu darbe girişimine katılanların cezası idam oldu.

Numeyri yönetimine karşı çıkan siyasi güçler, iktidarı ele geçirmeye çalıştı. Tuğgeneral Muhammed Nur Saad, Temmuz 1976’da Libya’dan Sudan’a sınır ötesi sızan unsurların katılımıyla yeni bir darbeye kalkıştı.

Hartum sokaklarında hükümet güçleri ile darbeciler arasında çatışmalar yaşandı. Yüzlerce darbecinin öldürülmesiyle sonuçlanan çatışmalar, darbe liderinin idam edilmesiyle son buldu.

“25 Mayıs darbesi” lideri Numeyri’nin 16 yıl süren iktidarı, Nisan 1985’te halk ayaklanmasıyla sona erdi.

Sivil hükümetler 5 yılı dolduramıyor

Sudan’da bağımsızlığını kazandığı 1956’dan 1989’a kadar demokratik yollarla 3 sivil hükümet kuruldu. Ancak sivil hükümetler 5 yılı tamamlayamadan ordu tarafından devrildi.

Tuğgeneral Ömer el-Beşir 30 Haziran 1989’da, Hasan et-Turabi liderliğindeki “Ulusal İslam Cephesi”nin yardımıyla bir askeri darbe gerçekleştirip Sadık el-Mehdi’nin başbakanlığındaki seçilmiş sivil hükümeti devirdi.

Ülkede 1990’da Tümgeneral Abdülkadir El Kederu ve Tümgeneral Muhammed Osman liderliğindeki “28 Ramazan darbesi” olarak bilinen darbe girişiminin liderleri başta olmak üzere 28 asker idam edildi.

Mart 1992’de de Albay Ahmed Halid liderliğindeki kalkışmanın liderleri hapsedildi.

Beşir, 2018’de başlayan ve aylarca süren gösterilerin ardından ordunun müdahalesiyle 11 Nisan 2019’da görevinden alınarak cezaevine gönderildi.

En kısa iktidar dönemi: 24 saat

Beşir rejiminin son döneminde Savunma Bakanı Korgeneral Avad Bin Avf, 11 Nisan 2019’da, Beşir’i görevden alarak kendisinin Başkanı olduğu Askeri Konseyi kurdu. Ancak halk baskısı onu, başta Genelkurmay Başkanı Kemal Abdulmaruf ve İstihbarat Müdürü Salah Goş olmak üzere bir dizi konsey üyesiyle birlikte 24 saat sonra istifasını sunmaya zorladı.

Avf’ın istifası sonrası, Korgeneral Abdulfettah el-Burhan, askeri konseyin başkanlığını üstlendi ve Beşir’e karşı halk protestolarına öncülük eden partiler koalisyonu Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ile müzakerelere başladı.

Müzakereler neticesinde Askeri Konseyi ile ÖDBG arasında imzalanan Anayasal Bildiri Ağustos 2019’dan itibaren 39 aylık bir geçiş dönemi öngörüyordu. Ancak geçiş dönemi, Cuba Barış Anlaşması’nın imzalanmasının ardından, 3 Ekim 2020’de başlayacak ve seçimlerin yapılmasıyla sona erecek şekilde yeniden yaklaşık 3 yıl daha uzatıldı.

4 ayda 2 darbe girişimi

11 Nisan’dan 17 Ağustos 2019’a kadar süren askeri konsey yönetimi döneminde, konsey iki darbenin önlendiğini duyurdu.

11 Temmuz 2021’de ordu, Askeri Konseyi devirmeyi amaçlayan bir darbe girişimini engelledi ve 12 subay tutuklandı.

24 Temmuz’da ise Genelkurmay Başkanı Haşim Abdulmuttalib Ahmed, darbe girişiminin lideri ve planlayıcısı olduğu gerekçesiyle tutuklandı.

Son olarak 21 Eylül 2021’de ordu, Tümgeneral Abdulbaki Hasan Osman Bekravi liderliğindeki 22 subayın kalkışmasının önlendiğini duyurmuş, asker ve sivil onlarca kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Öte yandan Central Florida Üniversitesi ve Kentucky Üniversitesi araştırmacılarının derlediği verilere göre, Afrika’da 1955’ten bu yana kimisinde yönetimlerin devrildiği 210 darbe girişimi oldu.

Sudan, Burundi, Sierra Leone, Gana ve Komorlar Birliği, kıtada en fazla askeri darbeyle karşılaşan ülkeler olarak sıralandı.

Gine’de 5 Eylül’de düzenlenen askeri darbe öncesinde komşu Mali’de son bir yıl içinde iki darbe yapılırken, 2019’da Sudan’da ve 2017’de Zimbabve’de askerler iktidarı ele geçirdi.

Muhabir: Ömer Erdem

İZMİR(AA) – Kadının istihdamının geliştirilmesi amacıyla kurulan kooperatif, başta enginar olmak üzere yöreye ait lezzetlerin tanınması konusunda da çalışmalar yapıyor.

Kooperatifin ürünleri, “Urla Karya” markasıyla, ilçedeki satış noktalarının yanı sıra internet ortamında da satışa sunuluyor.

Ürünlerinin daha da değerlenmesi için pazarlama çalışmalarını sürdüren kooperatif yönetimi, Avusturya merkezli firmayla satış anlaşması imzaladı. Kooperatif ilk parti olarak 300 kavanoz sakız enginarını bu ülkeye ihraç etti.

“Artık enginarımızı Avrupa’ya da tattırdık”

Urla Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi İkinci Başkanı Sibel Uyar, AA muhabirine, 7 yıl önce ihracat hedefiyle yola çıktıklarını belirterek, bunu gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.

Sakız enginarını Türkiye’ye tanıtmak için önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Uyar, şunları kaydetti:

“Avusturya’ya yaptığımız ilk ihracatla birlikte artık enginarımızı Avrupa’ya da tattırdık. İlk parti ürünlerimiz oradan tüm Avrupa’ya dağıtılacak. En kısa sürede enginarımız Dubai’ye de gidecek. Diğer ülkelerle görüşmelerimiz sürüyor. Türk kadını olarak hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için gurur duyuyoruz. Kadınların üretimin her aşamasında olması gerektiğine inanıyoruz.”

“Hayallerimizi gerçekleştirmek büyük bir mutluluktu”

Kooperatif üyesi Yıldız Bengi Ulusoy Keşan kadın kooperatifi olarak büyük gurur yaşadıklarını söyledi.

İhracat öncesi süreci unutamadığını anlatan Keşan, “Teslimat aşamasında ben de vardım. Çok heyecanlandım, enginar konservelerimiz gidiyor diye çok sevinmiştik. Hayallerimizi gerçekleştirmek büyük bir mutluluktu. Umarım arkadaşlarımızla daha büyük mutluluklar yaşarız.” diye konuştu.

Tülay Gülbay ise kooperatife 4 yıl önce üye olduğunu ve hayatının değiştiğini kaydederek, “Burada kendimi aşırı derecede işe yarar hissediyorum. Bambaşka bir duygu. Her kadın böyle işlerde bulunmalı. Kendimi daha özgür hissediyorum.” ifadelerini kullandı.

Kooperatifte görev yapan yüksek gıda mühendisi Eda Yıldız Kılınç da Urlalı kadınların imalathanede büyük bir titizlikle çalıştığını vurguladı.

Kılınç, “Geleneksel yöntemleri kullanıyorlar. Bu sayede tebliğlere bağlı olarak etiketleme, barkodlama sistemimiz var. İşletme onay kodumuz var. Analiz sertifikamızı aldık. Bunları yerine getirince ihracat yapmaya hak kazandık.” diye konuştu.