Eyüpsultan Belediye Başkanı Köken, temizlik seferberliğini denetledi

İSTANBUL (AA) – Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerince ilçe genelinde gerçekleştirilen temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerini takip etti.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ekiplerin İslambey Caddesi'ndeki çalışmalarına katılan Köken, burada yapılan temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerini yerinde görerek incelemelerde bulundu.

Yapılan çalışmalarda yollar yıkandı, süpürüldü, çöp konteynerleri yıkanıp dezenfekte edildi.

Ayrıca bina girişleri, otobüs durakları, ankesörlü telefon üniteleri, durakta bekleyen hatlı minibüsler de detaylı bir şekilde dezenfekte edildi.

– "Yasağa uyarsak, evde kalma süresi 3 haftayla sınırlı kalabilir"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, dünya ile birlikte Türkiye'de de çok zor ve önemli bir süreçten geçildiğini belirterek, "Fiziksel mesafeyi koruyup gönül mesafesini sıklaştırarak ve temizliğimize dikkat ederek bu süreci hep birlikte atlatacağız. Biz de koronavirüs tedbirleri kapsamında bazı uygulamaları hayata geçirdik. İlçemizdeki ortak kullanım alanlarını dezenfekte ediyoruz. Mahallelerimizi de sokak sokak temizliyoruz. Hassasiyet göstermemiz gereken husus, bireysel temizliğimize ve diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir, bu süreçte sevgimizi sarılarak değil yüreğimizle göstereceğiz." ifadelerini kullandı.

Köken, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi tedbirlere hep birlikte hassasiyetle yasağa uyarsak, evde kalma süresi 3 haftayla sınırlı kalabilir. Peygamber efendimiz de, 'Veba olduğunu duyduğunuz yere gitmeyin! Bulunduğunuz yerde de veba varsa kaçarak oradan çıkmayın.' buyurmuştur. Bugün de bize düşen, virüs ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüs şüphesi varsa da iyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmek. Hükümetimiz ve Eyüpsultan Belediyesi olarak, virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu süreçte en büyük görev sizlere düşüyor. Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız, tehdit ortadan kalkana kadar evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemeli. Sokaklarımızı biz, evlerinizi siz temiz tutarak hep beraber el ele bu süreci atlatacağız. Hiçbir virüsün aldığımız ve alacağımız tedbirlerden daha büyük olamayacağını tekrar ediyorum."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Eroğlu, AA muhabirine, son günlerde çıkan orman yangınlarında gönüllü, ücretsiz veteriner hekimlik hizmeti verildiğini söyledi.

Yangınların çıktığı illerdeki veteriner hekim sayısı, muayenehane poliklinik ve hayvan hastanesi altyapısı imkanlarının yeterli olmasına rağmen diğer illerden meslektaşlarının gönüllü olarak bu sürece katıldığını bildiren Eroğlu, veteriner hekimlerin 7 gün 24 saat çalıştığını vurguladı.

Eroğlu, veteriner hekimlerin başta doğal afetler olmak üzere yaşamın her noktasında ne kadar önemli bir mesleğin mensupları olduklarının yangın felaketinde bir kez daha görüldüğünü belirterek, “Bu zorlu süreçte tamamen gönüllülük esasına göre görev yapan veteriner hekimlerine, veteriner sağlık teknisyeni ve teknikerlerimize ülkemiz milletimiz ve meslek camiamız adına minnettar olduğumuzu belirtmek isteriz.” dedi.

Doğal afetlerin yaşandığı zor zamanlarda bütün kuruluşların ve sivil toplum kuruluşlarının seferberlik anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, “Afetlerde her kurum yasal olarak üzerine düşeni yapmalıdır. Her teşekkülün görevleri ayrıdır. Birinin diğerine destek vermesi arzu edilendir. Bunun dışına çıkmak, fırsatçılığa ve istismara yönelmek, rol kapmak maksadıyla kendi dışındakileri, çalışmalarını değersizleştirmeye çalışmak, birlik beraberlik ruhuna zarar verecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Eroğlu, başta Antalya ve Muğla olmak üzere bölgeye giden veteriner hekimlerin yangınlarda etkilenen 3 bine yakın hasta, yaralı, sahipli, sahipsiz ve yaban hayvanlarını ücretsiz tedavi ettiğini aktararak, bu bölgelerde veteriner hekim veya yardımcı veteriner sağlık personeli sıkıntısının yaşanmadığını vurguladı.

Veteriner hekimlerin bu bölgelerde çalışmaya devam ettiğini vurgulayan Eroğlu, şunları kaydetti:

“Veteriner hekim meslek mensupları ülkesi ve milleti adına özverili, karşılık beklemeksizin yapmış olduğu çalışmalara karşın, haksız itham ve iftiralara varan açıklamaları yapan kuruluşları kınıyoruz. Herkes işini yapmalı. Bu zorlu sürecin tamamlanmasına müteakip, ülkemizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşları ile olası afetlerde yer alması ve iş birliği yapılması zorunlu olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve STK’ların görev yetki ve sorumluluklarının açıkça yer alacağı yeni bir acil eylem planının hazırlanması ve bu tür afetlerdeki suistimallerin önlenmesi için yasal düzenlemeler yapılmalı.”

ANKARA(AA) – Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, AA muhabirine, her yıl nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu ve serbest olmak üzere 35 bin veteriner hekimin çalıştığını söyledi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde veteriner hekimlerin 7/24 görevlerini yaptığını belirten Eroğlu, “Bu süreçte yüzlerce meslektaşımız Kovid-19’a yakalandı, 16 meslektaşımız hayatını kaybetti. Ayrıca veteriner hekim kökenli virolog akademisyenlerimiz, yerli ve milli Kovid-19 aşısının geliştirilmesi ve üretimi konusunda beşeri hekimlerle çeşitli üniversitelerde, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı veteriner araştırma enstitülerinde ve özel sektöre ait veteriner aşı ve biyolojik ürün imalatı yapan tesislerde görev yapıyor.” dedi.

Fiili hizmet zammı talebi

Eroğlu, veteriner hekimlerin çalışma şartlarına dikkati çekerek, “Zor şartlarda ve riski yüksek işlerde çalışan veteriner hekimler, kamudaki beşeri sağlık sınıfı personel için uygulanan fiili hizmet zammı ve iyileştirmelerinden yararlandırılmalı.” diye konuştu.

Veteriner hekimliğinde uzmanlığın lisansüstü eğitim olarak tanımlandığını ifade eden Eroğlu, bu alanda uzmanlaşmaya yönelik eğitim çalışmalarının başlatılması gerektiğini bildirdi.

Eroğlu, veteriner hekimliğin hayvan sağlığı, veteriner halk sağlığı, çevre sağlığı, hayvan refahı, gıda güvenliği ve güvenirliğini de içine alan geniş kapsamlı bir meslek grubu olduğunu, çiftlikten çatala gıda güvenliği ve güvenirliğinin her noktasında vazgeçilemez fonksiyonları bulunduğunu, “sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan” konseptinin temel aktörleri olduğunu dile getirdi.

Dünyada gelişmiş ülkelerde kabul gören “tek sağlık” konseptinde, beşeri hekimlerin, veteriner hekimlerin ve diğer sağlık gruplarının sosyal statü ve özlük hakları bakımından eşit olduğunu vurgulayan Eroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Tek sağlık konsepti bilimin, sağlığın, aklın, gelişmişliğin gereği. Bu, insan, hayvan, çevre sağlığı ve sürdürebilir güvenli gıda konularında, koruyucu hekimlikte, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde paydaşların organize çalışması yaklaşımıdır. Ayrıca, ‘tek sağlık konsepti’ hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve küresel halk sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların kontrolünde, antibiyotik direnciyle mücadelede ve gıda güvenilirliğinin sağlanmasında tıp doktorları, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını gerektiren kavramdır.”

“Yeterli sayıda veteriner hekim alımı yapılmalı”

Eroğlu, hayvancılığın stratejik ve katma değeri yüksek bir sektör olduğunu belirterek, veteriner hekimlerin hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele, zoonotik hastalıkların eradikasyonunda, gıda güvenliğinin ve güvenilirliğinin sağlanmasında, kontrol ve denetim hizmetlerinin etkin uygulanmasında, sahipsiz hayvan popülasyonun artarak ulusal bir problem haline gelmemesinde ve hayvan hakları ihlallerinin önlenmesinde önemli rol üstlendiğini söyledi.

Bu durumun 3’üncü Tarım Orman Şurası’nın sonuç bildirgesinde de yer aldığı bilgisini veren Eroğlu, şöyle konuştu:

“Yıllardır Tarım ve Orman Bakanlığına yıllık sınırlı ve sembolik sayılarda veteriner hekim alınıyor. Sayıları artan veteriner fakültelerine bağlı oluşan işsiz veteriner hekim gerçeği ortada. Sahipsiz hayvan popülasyonu ve hayvan hakları ihlalleri kanuna rağmen devam ediyor. Kanunun etkin uygulanması için kamudaki veteriner hekim kadroları artırılmalı. Veteriner hekim meslek grubunun istihdam edildiği tüm kamu kurum ve kuruluşlarında faaliyetlerin aksamaması için bir an önce norm kadro çalışmaları yapılmalı. İnsan, hayvan ve çevre sağlığıyla gıda güvenliği hizmetleri, mezun olan veteriner hekim sayısı da dikkate alınarak, yeterli alım yapılmalı.”

Eroğlu, veteriner fakültelerinin yeterli altyapı oluşturulmadan açıldığını savunarak, bu durumda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmayan çok sayıda mezunun mesleğe adım attığını dile getirdi.

Bu durumun uluslararası statüyü de etkilediğini belirten Eroğlu, “Ülkemizde veteriner hekim açığı bulunmuyor. Ortaya çıkan istihdam sorunuyla veteriner hekim işsizler ordusu meydana geliyor. Yeni fakülteler açmak yerine, mevcut fakültelerimizin Avrupa Birliği Veteriner Hekimlik Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE) tarafından denkliğinin onaylanması için çalışılmalı. Veriler, önlem alınması gerektiğini gösteriyor. Yeni fakültelerin açılmasıyla veteriner hekimlik, hayvan, insan, çevre sağlığı ve hayvancılığımız zarar görecek.” dedi.

Eroğlu, veteriner hekimlerin de sağlık meslek grubunda olduğu gerçeğinin göz ardı edilmeden “Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik” kapsamına alınması gerektiğini bildirdi.

“Saldırılar, Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmalı”

Son yıllarda beşeri hekimlere yönelik uygulan şiddetin veteriner hekimlere de yöneldiğini belirten Eroğlu, şunları kaydetti:

“Veteriner hekimler ciddi fiili saldırılara maruz kalıyor. Meslektaşlarımıza yönelik artan şiddet, mesleğini özveriyle yapan veteriner hekimlerimiz için tahammül edilemeyecek hale gelmiştir. Yaşanan olaylarda, ağır yaralanma ve ölümlerle karşılaşılmıştır. Konsey olarak bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla görüşmeler yaparak, yasal düzenlemelere ilişkin taslaklarımızı sunduk, henüz somut bir sonuç alamamış olmakla birlikte süreç devam ediyor. Meslektaşlarımızın emekleri, sözlü, fiili saldırılarla değersizleştirilmekte. Veteriner hekimlere yapılan saldırılar Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınmalı.”