Fadıl Akgündüz'ün de aralarında olduğu 6 sanığın ''dolandırıcılık'' davası

İSTANBUL (AA) – Almanya'da bulunduğu sırada Büyükçekmece'deki evinin boşaltılarak başkasına satıldığı ve kendisine de başka bir ev verildiğini iddia eden müştekinin şikayeti üzerine haklarında dava açılan Fadıl Akgündüz'ün de aralarında olduğu 6 sanığın "dolandırıcılık" suçundan yargılanmasına devam edildi.

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Memet Fadıl Akgündüz ile Murat Tayfur Gönüllü ve avukatları katıldı.

Duruşmada, müşteki Osman Özdemir ve avukatı da hazır bulundu.

Tanık olarak dinlenilen Ali Rıza Özdemir, babası Osman Özdemir'in 2001'de Türkiye'ye geldiğinde Jetpa şirketine üye olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"O zamanki kooperatif başkanıyla tanışmış ve ev almak istemiş. Bunun karşılığında daha önceki hissesi olan 50 bin markı devrederek, 9 bin 200 avro da vermişti. Tapu çıkartılmadığı için kendisine noterden tapu tahsis belgesi verildi. Daire numarası yanlış yazılmıştı. Bu noter huzurunda düzeltildi. 2005-2008 yılında bu daire kirada kaldı. Daha sonra babam 2009 yılında bir yıldan fazla burada oturdu. Babam Almanya'dayken dairenin kapısı açıldı, mobilyalar depoya konuldu. Kapıcının durumu haber vermesi üzerine, babam Türkiye'ye geldi. Babam kendi dairesinin boşaltılmasını istemiş, yönetim de daireyi başkasına sattığını söylemiş. Sanıklar bizi tanımadığını söylemişler fakat bizi tanımaktadırlar. Mağduriyetimizi gidermek için bize teklifte bulundular."

Sanık Memet Fadıl Akgündüz ise tanığın aleyhe beyanlarını kabul etmediğini, bu kişileri tanımadığını ve özel bir görüşmesinin olmadığını savunarak, "Katılanların iddia ettiği gibi 50 bin mark ödeme yapmamışlardır. 9 bin 200 avronun kooperatife değil, üst birliğe ödendiğini biliyorum. Belge olup olmadığına dair avukatım beyanda bulunacak. Ancak bu miktar da mahkeme kararıyla iade edilmiştir. Dolayısıyla şu an iddia ettikleri miktarda zararları mevcut değildir." dedi.

Sanık Murat Tayfur Gönüllü de karşı tarafın parasının mahkeme veznesine yatırıldığını, halen ticaret mahkemesinde davanın devam ettiğini söyledi.

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

– İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şikayetçi Osman Özdemir'in Büyükçekmece'den 24 Kasım 1998'de sanık Memet Fadıl Akgündüz'ün yetkilisi olduğu şirketin hesabına 50 bin mark gönderdiğini, daha sonra inşaatın tamamlanmaması üzerine işin bitirilmesi amacıyla kooperatif hesabına 2 Ağustos 2002'de 9 bin 200 avro yatırdığı belirtildi.

Dairenin 2008'de müşteki Osman Özdemir'e teslim edildiği, 2010 yılında ise müştekinin dairesinin çilingirle açılıp boşaltıldığı aktarılan iddianamede, başkasının bu dairede oturmaya başladığı, müştekinin eşyalarının ise önce depoya kaldırıldığı, daha sonrasında ise başka bir daireye konulduğu ve bu daireden de her an çıkartılabileceği korkusunu yaşadığı kaydedildi.

Müşteki Özdemir'in dairesinin başka bir kişiye satıldığı ifade edilen iddianamede, daire tahsis belgesinde dairenin müştekinin adına tahsis edildiği ancak yönetim kurulu kararıyla dairenin başka birine tahsisinin yapıldığı anlatıldı.

İddianamede, sanıklar Memet Fadıl Akgündüz'ün de aralarında olduğu 6 kişinin "tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı" suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BERLİN (AA) – Ülkede 20. Federal Meclis’i (Bundestag) belirlemek için yapılan genel seçimlerde, Sosyal Demokrat Parti (SPD) oyların yüzde 25,7’sini alarak birinci çıktı.

SPD’yi, yüzde 24,1 ile Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri, yüzde 14,8 ile Yeşiller, yüzde 11,5 ile Hür Demokrat Parti (FDP), yüzde 10,3 ile göçmen ve İslam karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi ve yüzde 4,9 ile Sol Parti takip etti.

Bu sonuçlara göre mecliste milletvekili dağılımı da şöyle oldu: SPD 206, CDU/CSU 196, Yeşiller 118, FDP 92, AfD 83, Sol Parti 39, SSW 1.

Meclis aritmetiğine göre ise hiçbir parti tek başına hükümeti kurmak için yeterli milletvekili sayısını bulamadı.

Bu sonuçlar, Angela Merkel sonrası dönemi belirlemek amacıyla partiler arasında çetin koalisyon pazarlığının yaşanacağını gösterirken, seçimden önce hiçbir parti AfD ile koalisyon görüşmeleri yapmayacağını, CDU ise Sol Parti ile herhangi bir hükümete girmeyeceğini açıklamıştı.

Hem SPD’nin başbakan adayı Olaf Scholz hem de CDU/CSU’nun başbakan adayı Armin Laschet, kendi liderliklerinde gelecek 4 yıl görev yapacak yeni hükümeti kurmak istediklerini açıkladı.

Seçimlerin ardından oluşan tabloda, 3 seçenekli koalisyon ihtimali bulunuyor.

Trafik lambası koalisyonunu

Mecliste en fazla milletvekili sayısına sahip SPD’nin öncelikle “trafik lambası koalisyonunu” için Yeşiller ve FDP ile üç partili hükümet kurmak amacıyla görüşmeler yapması bekleniyor.

SPD ve Yeşillerin liderleri, seçim programındaki ortak noktalardan dolayı bu ortaklığa sıcak bakıyor.

Ancak FDP kurmayları, vergi, finans ve iklim politikalarında SPD ve Yeşiller ile aralarında büyük farklılıkların bulunduğuna dikkati çekiyor.

Büyük koalisyon

2002’deki seçimlerden sonra ilk kez CDU/CSU’dan fazla oy alan SPD’nin liderliğinde kurulabilecek bir diğer koalisyon seçeneği ise “büyük koalisyon” olarak adlandırılan SPD-CDU/CSU koalisyonu.

8 yıldan beri koalisyon ortağı olarak hükümette bulunan bu iki partinin yeniden hükümet kurmasını iki partinin yöneticileri de istemiyor. Bu seçeneğin ancak diğer ihtimaller mümkün olmadığında gündeme gelmesi bekleniyor.

– Jamaika koalisyonu

Diğer bir seçenek ise partilerin renklerinin (siyah-yeşil-sarı) Jamaika bayrağını çağrıştırmasından dolayı CDU/CSU, Yeşiller ve FDP’nin oluşturacağı “Jamaika koalisyonunun” kurulması.

Bu partilerin kuracağı üçlü koalisyon ihtimali ise çok uzak görünmüyor, zira FDP Lideri Christian Lindner, katıldığı televizyon programında Jamaika koalisyonunu tercih ettiğini belirtmişti.

2017’deki seçimlerin ardından CDU/CSU, Yeşiller ve FDP arasında koalisyon görüşmeleri yapılmış, ancak FDP lideri son anda “Yanlış yönetmektense, yönetmemek daha iyi” ifadesini kullanarak, söz konusu koalisyon görüşmelerinden çekilmişti.

4 yıl önce iktidara gelme şansını bu şekilde yitiren Lindner, bu fırsatı bir kez daha kaçırmak istemiyor.

Başbakanlığı SPD’ye kaptırmak istemeyen CDU/CSU yöneticileri de bu seçeneğe sıcak bakıyor.

Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Markus Söder ise Laschet yönetiminde “mantık ittifakı” kurmak istediklerini belirterek, “Jamaika koalisyon fikrine kesinlikle inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

FDP en kilit parti

Almanya’daki seçimlerin ardından oluşan tabloda kilit parti konumuna gelen FDP, koalisyon görüşmelerinden mümkün olan en iyi sonucu çıkarmak ve pazarlık payını artırmak için tüm demokratik partilerle görüşeceğini açıkladı.

FDP Meclis Grubu Başkan Yardımcısı ve partinin yönetim kurulu üyesi Michael Theurer, Alman Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, koalisyon müzakerelerinde “tamamen özgür” olduklarını ve SPD ile görüşmeler yapmayı önceden dışlamadıklarını belirtti.

Theurer, CDU/CSU ile finans ve ekonomik konulardaki yakınlığından dolayı Jamaika koalisyonunu tercih ettiklerini ifade ederek, ancak bunun hiçbir şey yapmadan oluşacak bir şey olmadığını kaydetti.

Almanya’da üç ayrı partinin hükümet oluşturması yakın tarihte olağan bir durum değil. En son 1950’li yıllarda CDU’lu başbakan Konrad Adenauer döneminde ikiden fazla partiyle hükümet kurulmuştu. 1960’lı yıllardan sonra iki partinin bulunduğu hükümetler Almanya’yı yönetti.

Geçmişte Almanya’da mecliste en fazla milletvekiline sahip partinin, başbakanı belirlemediği dönemler de oldu.

1969 yılında SPD, mecliste CDU/CSU’dan daha az milletvekiline sahip olmasına rağmen FDP ile hükümeti kurmuş ve Willy Brandt başbakan olmuştu. Aynı şekilde Helmut Schmidt başkanlığında 1976 ve 1980’de SPD-FDP koalisyonları kurulmuştu.

Koalisyon şekli cumhurbaşkanı seçimini de etkileyebilir

Öte yandan Almanya’da gelecek yıl görev süresi sona erecek Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier’in bir kez daha seçilmesinde, kurulacak hükümetin etkili olması bekleniyor.

Buna göre SPD’nin liderliğinde bir hükümet kurulması durumunda, Steinmeier’in bir kez daha seçilme ihtimali yüksek olacak.

Ancak CDU/CSU’nun liderliğinde Yeşiller ve FDP ile hükümet kurulması halinde bu makamın, Yeşiller Partisinden bir kadın siyasetçiye verilmesi, Berlin’de konuşulanlar arasında yer alıyor.

Almanya’da uzmanlar yeni hükümetin kurulmasının aylar süreceğini ifade ediyor. 2017’de yeni hükümetin kurulması yaklaşık 6 ay sürmüştü. Yeni hükümet kurulana kadar mevcut hükümet, Başbakan Angela Merkel liderliğinde görevde kalacak.

BERLİN (AA) – Seçmenler, sabah erken saatlerde oy kullanmak için seçim merkezlerine gitmeye başladı.

Yerel saatle 08.00’de (TSİ 09.00) başlayan oy verme işlemi saat 18.00’e (TSİ 19.00) kadar devam edecek.

Yaklaşık 60,4 milyon seçmenin oy kullanma hakkı olduğu seçimlere 47 parti katılıyor.

6 bin 211 adayın yarıştığı seçimlerde 16 eyalette 299 seçim bölgesinde 85 bin sandık kuruldu.

709 milletvekili bulunan Federal Meclis’teki milletvekili sayısının, seçim sistemindeki farklı uygulama nedeniyle daha da artması bekleniyor.

Almanya seçimlerinde 100’ün üzerinde Türkiye kökenli aday da bulunuyor. Bu adaylardan 20’sinin parlamentoya girmesi bekleniyor.

2,8 milyon seçmenin ilk kez oy kullanacağı seçimlerde seçmenlerin 31,2 milyonu kadın, 29,2 milyonu erkeklerden oluşuyor.

Seçmenlerin yüzde 21,3’ü 70 yaşın üzerinde olurken, 30 yaşın altındaki seçmenlerin oranı yüzde 14,4.

Bu yıl seçimlerde mektupla oy kullananların sayısının artacağı ve halkın en az yüzde 40’nın mektupla oy kullanma uygulamasından yararlanacağı tahmin ediliyor.

Ülkeyi 16 yıldır yöneten Başbakan Angela Merkel’in yeniden aday olmadığı seçimlerde başbakanlık için, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin adayı 60 yaşındaki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) 63 yaşındaki Maliye Bakanı Olaf Scholz ve Yeşillerden 40 yaşındaki partinin Eş Başkanı Annalena Baerbock yarışıyor.

Anketlere göre seçimlerdeki yarışın CDU/CSU ile SPD arasında geçmesi bekleniyor.

2017’de yapılan seçimlerde CDU/CSU yüzde 32,9, SPD yüzde 20,5, AfD yüzde 12,6, FDP yüzde 10,7, Sol Parti yüzde 9,2, Yeşiller yüzde 8,9 oy alarak mecliste temsil edilmişti.