Faraşin Yaylası'nın yolu kardan temizleniyor

ŞIRNAK (AA) – Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesindeki Faraşin Yaylası'nın yolu kardan temizleniyor.

Şırnak, Hakkari ile Van sınırları arasında yer alan ve güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarının ardından kavuştuğu huzurla yazın göçerlere ev sahipliği yapan yaylanın yolu yoğun kar yağışı nedeniyle yeniden kapandı.

8 kişilik Yacan ailesi ile tek başına yaşayan Abdulmenaf Aslan'ın bulunduğu ilçeye 40 kilometre uzaklıktaki 2 bin 625 rakımlı yaylanın yolunun açılması için Beytüşşebap Kaymakamlığı, İlçe Özel İdare Müdürlüğü ile Köylere Hizmet Götürme Birlikleri ekiplerini görevlendirdi. Yolda tipi nedeniyle yer yer 4 metreye ulaşan kar, ekiplerin özverili çalışmasıyla temizleniyor.

– Mehmetçik helikopterle yem ulaştırdı

Beytüşşebap Kaymakamı İsmail Pendik, AA muhabirine, Faraşin Yaylası'nın ilçeye 40 kilometre mesafede olduğunu ancak doğa şartları gereği yolun 2 saatte katedildiğini söyleyen Pendik, şöyle devam etti:

"Çok kar yağdığı dönemde yaylaya askeri helikopterle ulaştık. Geçen yıl orada yaşayan bir vatandaşımızın hayvanlarının yemi bitmek üzereydi, bizden yardım istedi. Helikopterle oraya yem götürdük. Devletimiz sadece vatandaşımıza hizmet etmiyor, onun mal varlığını da koruyor. 30 köyü olan Beytüşşebap'ın tüm köylerinin yolunu açık tuttuk. Hiçbir problem yaşanmaksızın bu kışı da geçiriyoruz."

Faraşin Yaylası yolunu iki ay önce de açtıklarını dile getiren Pendik, ekiplerin büyük gayretle yolu yeniden açmaya çalıştığını belirtti.

Birkaç yıl öncesine kadar terörle anılan yaylada düzenlenen başarılı operasyonlarla güvenliğin sağlandığını vurgulayan Pendik, "Vatandaşlarımız hem tarımsal faaliyetlerini, hem hayvancılık faaliyetlerini güven içerisinde sürdürüyor." dedi.

Yol açma çalışmasına katılan ekipte yer alan görevli İrfan Cin, bazı yerlerde çığ tehlikesi olduğu için çalışmalarını tedbirli şekilde sürdürdüklerini belirtti.

Mikail Gök de doğa şartlarının işlerini zorlaştırdığını ifade ederek "Ocak ayında yolu açtığımızda burada oturanlar çok mutlu oldu. Yol açılınca ilçeye gelip ihtiyaç duydukları malzemeleri aldılar. Yine yolumuzu gözlüyorlardır." dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Şırnak Jandarma Bölge Komutanlığı koordinesinde Eren-13 Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ufuk Bingöl Operasyonu kapsamında, Şırnak İl Jandarma Komutanlığınca Gabar Dağı bölgesinde 24 Ağustos’taki operasyonda, 3 teröristin etkisiz hale getirildiği anımsatıldı.

Etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin, sözde Botan Eyaleti, Gabar Bölgesinde sorumlu seviyede faaliyet yürüten ve “Terörden Arananlar Listesinde” 1 milyon liraya kadar ödülle “turuncu” kategoride yer alan, “Diljin Mariya Dersim” kod adlı Saniye Toprak’ın olduğunun tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, teröristin katıldığı eylemler arasında, Şırnak Merkez Namazdağ Üs Bölgesinde 15 Mayıs 2017’de Kara Kuvvetleri Komutanlığı mensubu 3 uzman çavuşun şehit olduğu silahlı saldırı olayının eylem talimatını verdiği ifade edildi.

Siirt Eruh-Ormanardı köyünde 30 Mart 2018’de bir jandarma uzman çavuş ve 6 güvelik korucusunun şehit olduğu, 6 jandarma personeli ve 7 güvenlik korucusunun yaralandığı yol yapım çalışmasının emniyetini alan birliğe saldırı olayına katıldığı da belirlenen teröristin, Şırnak Görmeç köyü kırsalında 11 Kasım 2018’de iki jandarma uzman çavuşun şehit olduğu, el yapımı patlayıcı ile saldırı olayının talimatını verdiği de kaydedildi.

HAKKARİ (AA) – Hakkari’nin Çukurca ilçesinde yetiştirilen susamın tarihi taş değirmenlerde öğütülmesiyle yapılan tahin, zorlu bir süreç sonrası tüketicilere sunuluyor.

Engebeli arazi ve yüksek dağlarla çevrili olan, ılıman iklimi nedeniyle incir, nar, pirinç ve Trabzon hurması gibi ürünlerin yetiştiği ilçede, yağ bitkilerinden susam da çiftçiler için önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.

Kaymakamlık ve belediyenin desteğiyle 3 yıl önce hayata geçirilen “Zap Vadisi Projesi” kapsamında alım garantisi verilmesiyle susamın ekim alanı arttı.

Çiftçiler için vazgeçilmez ürün olan ve ilkbaharda ekildikten sonra 4 ayda olgunlaşan susamın geleneksel yöntemlerle hasadına başlandı.

Sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya giden çiftçilerin birbirlerine yardım ederek oraklarla biçtiği susam, kümeler halinde kurumaya bırakılıyor. Yaklaşık 20 gün güneşte bekletildikten sonra sopalarla vurulan susam, bitkisinden ayıklanıyor.

Susam taneleri, elenip savrulmasıyla yabancı maddelerden temizleniyor. Bir gece suda bekletilerek nemlenmesi sağlanan susam, daha sonra tuzlu suya konularak kabuklarından ayrılıyor.

Birkaç defa yıkandıktan sonra odun ateşiyle yakılan taş fırınlarda kavrulan susam, tekrar elenip ardından suyla çalışan tarihi taş değirmenlerde öğütülerek tahine dönüştürülüyor.

Bölgedeki çiftçilerin yoğun emeği sonucu hiçbir makine kullanılmadan üretilen, doğallığı ve lezzetiyle ilgi gören tahin, paketlenerek satışa hazır hale getiriliyor.

“Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz”

Gündeş köyü sakinlerinden Behçet Demir, AA muhabirine, ilkbaharda ektikleri susamı yardımlaşarak ürettiklerini anlattı.

Hasat döneminde de susamı el birliğiyle biçtiklerini belirten Demir, “Bu sene havalar çok sıcaktı. Hemen hemen herkesin tarlası var. Kiminin 2, kiminin 3, kiminin 5 tarlası var. Özellikle hasat döneminde çok zorluk çekiyoruz. Hasat normaldi. Geçen seneye göre azdı. Biçtikten sonra kurutuyoruz, temizliyoruz. Ondan sonra değirmene götürüyoruz. Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz. İran, Irak ve başka ülkelere de satıyoruz.” diye konuştu.

Semih Demir de susamı mayıs, haziranda ektiklerini, eylülde de biçmeye başladıklarını söyledi.

Köylüler olarak birbirlerine yardım ederek çalıştıklarını anlatan Demir, “Hasat ettiğimiz susamı kurutuyoruz, sonra elekten geçiriyoruz. Değirmende tahin yapıyoruz. Bize yetecek kadar kaldırıyoruz, kalanı da satıyoruz. Buranın toprakları çok verimlidir, susamı da organiktir. Organik olduğu için tahini de çok güzel oluyor. Çukurca’nın tahini çok meşhurdur.” ifadelerini kullandı.

Mesut Yaşar ise bu ürünün büyük emekler sonucu elde edildiğini dile getirerek, “Çukurca tahininin güzel olmasının sebebi, tamamen doğal, organik olması ve hiçbir katkı maddesinin bulunmaması. Hiçbir aşamada makine kullanılmıyor. Tadı da harika. Tahinimize, 2-3 yıldır Kaymakamlığın verdiği desteklerle ve büyük şehirlerdeki sempozyumlarda yaptığımız tanıtımlarla yurt içi ve yurt dışından siparişler alıyoruz.” dedi.

Muhabir: Sayim Harmancı, Mehmet Dayan