Farklı zeytin ağaçlarının bir arada olması verimi yüzde 30-35 artırıyor

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'da, Güneydoğu Anadolu Projesi Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) tarafından yürütülen çalışma, farklı türde zeytin ağaçlarının aynı bahçede bulunmasının tozlaşmayı kolaylaştırdığını, bu sayede verimin yüzde 30-35 arttığını ortaya koydu.

Bölgede yetiştirilen ürünlerin verimliliği ve çeşitliliğine katkı sağlamak amacıyla yerli tohumların ıslahı ve geliştirilmesi için çalışmalar yürüten GAPTAEM'den mühendisler Şehnaz Korkmaz ve İsmail Turanoğlu, Gündaş ve Talat Demirören Araştırma istasyonlarında 20 zeytin çeşidiyle ilgili denemeler yaptı.

Denemelerde farklı zeytin ağaçlarının aynı bahçede bulunmasının tozlaşmayı kolaylaştırarak verimi yüzde 30-35 artırdığı tespit edildi.

GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zeytinin ana vatanının bu bölge olduğunu, buradan Akdeniz havzasına yayıldığına inanıldığını söyledi.

Bölgede 1000 yaşında zeytin ağaçlarının bulunduğunu dile getiren Çetiner, "Bu nedenle enstitü olarak zeytin üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Moleküler markörler yardımıyla zeytin çeşitlerini belirliyoruz, uygun tozlayıcıları, ağaç dikim aralıklarını belirliyoruz ve bölgemize uygun çeşitlerin adaptasyonlarına bakıyoruz." dedi.

Çetiner, bölgede zeytin ekim alanları ve üretiminin her geçen gün arttığını belirterek, yürüttükleri çalışmaların hem sofralık hem de yağlık zeytin üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Çetiner, şunları kaydetti:

"Çiftçilerimiz bahçe tesis ederken bazen hata yapabiliyorlar, ağaç aralıklarını sık, tamamen aynı çeşit zeytin dikebiliyorlar veya tozlayıcıyı yanlış seçebiliyorlar. Zeytin bitkisi kendine verimli, kısmen kendine verimli ve verimsiz olmak üzere 3 farklı çiçek yapısına sahip, çeşitlerine göre değişiyor. Kendini tozlayabilen, kendine verimli olabilenlerde sorun yaşanmayabilir ancak kısmen kendine verimli ve verimsiz çeşitler, tespit edilince bunlara farklı tozlayıcılar gerekiyor. Bu nedenle yürüttüğümüz araştırma sonucunda farklı zeytin çeşitlerinin aynı bahçede tozlayıcı olarak bulunmasının verimi artırdığını tespit ettik. Burada tozlayıcının iyi seçilerek farklı zeytin ağacı çeşitlerinin, bir arada bulunması verimde yüzde 30-35 artış sağlıyor. Bu da verim için azımsanmayacak çok büyük bir rakam. Üreticilerimiz zeytin bahçelerini tesis ettiklerinde araştırma enstitümüzden bilgi alıp bahçelerine tozlayıcı olarak farklı zeytin çeşitleri koymalarını tavsiye ediyoruz."

Çalışmayı yürüten mühendislerinden Şehnaz Korkmaz da "Çiftçilerimizin bahçelerini kurarken mutlaka farklı çeşit zeytin ağaçları kullanmalarını istiyoruz. 5 yıl boyunca 4 zeytin çeşidi üzerinde tozlayıcı olarak çalışma yaptık. Çalışmalarımızda elde edilen bilgileri çiftçilerimize sunmak için kullanacağız." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MARDİN (AA) – Mardin Ovası’nı Fırat’ın suyuyla buluşturacak çalışmalar hızla sürerken, yıl sonuna kadar 5 bin dekar tarım arazisinin sulanması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmalarla 221 kilometre uzunluğundaki Mardin-Ceylanpınar Ana Kanalı’nın tamamlanmasının ardından inşası süren depolama tesisi ve ana kanal üzerindeki şebeke çalışmaları hız kazandı.

Fiziki gerçekleşmenin 80’e ulaştığı depolama ve sulama inşaatlarının tamamlanmasıyla 1 milyon dekarı aşkın tarım arazisi peyderpey Fırat Nehri’nin suyu ile sulanacak. Böylece bölgede yılda 2-3 ürün yetiştirilebilecek, çiftçinin geliri artacak. Proje 100 bini aşkın kişiye iş imkanı sağlayacak.

“Bu çalışma bittikten sonra tarım arazileri suyla buluşmuş olacak”

Mardin Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 221 kilometre uzunluğundaki yapay nehrin tamamlandığını, bereketli toprakların suyla buluşması için diğer çalışmaların da hızla sürdürüldüğünü söyledi.

Suyun depolanacağı alanın yapımı için çalışmaların devam ettiğini belirten Demirtaş, “Mardin depolama alanı 10 bin dekarlık alana sahip. Bunun yüzde 80’i tamamlanmış durumda. Bu depolama alanı bittikten sonra Allah kısmet ederse 835 bin dekarlık alan çok rahat bir şekilde sulanabilecek. Bunun yanı sıra şebeke ile sulanabilecek olan kanal çalışmaları da hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu çalışma da bittikten sonra tarım arazileri suyla buluşmuş olacak.” dedi.

“Hem üretim hem de istihdam alanında artış meydana gelecek”

Demirtaş, projenin şimdiden Mardin’e hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye’nin en uzun kanalı. Süveyş kanalından bile çok daha uzun. Panama kanalının da 3 katı büyüklüğünde. Ülke ekonomisine 233 milyon lira civarında gelir sağlamış olacağız. Çok muhteşem bir proje.” diye konuştu.

Bereketli toprakların suyla buluşmasından yer altı sularının da önemli derecede etkileneceğini dile getiren Demirtaş, “Yer altından su çekilmeyeceği için bir kere mevcut olan suyu muhafaza edeceğiz. Yapmış olduğumuz Mardin depolama alanı da hem sulamayı sağlayacak hem de yer altındaki su miktarını artırmayı sağlayacak. Topraktaki nem oranı artınca verimlilik de artacak. İnşallah hem üretim artışı olacak hem de istihdam alanında artış meydana gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“GAP bu toprakları sulayacak, bu topraklar da bütün ülke insanını besleyecek”

Kızıltepe Hububat Ticaret Merkezi Başkanı Mehmet Şerif Öter de GAP suyunun bir an önce toprakla buluşmasını arzu ettiklerini belirtti.

GAP’ın sadece bölge değil Türkiye için hayati bir proje olduğuna işaret eden Öter, “Çünkü GAP bu toprakları sulayacak, bu topraklar da bütün ülke insanını besleyecek. Milli servetimiz topraklarımızın tam işlenmesi için GAP’ın gelmesi ve toprakların suyla buluşması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Öter, yaklaşık 30 yıldır toprakların yer altı sularıyla sulandığına dikkati çekerek, bu projeler sayesinde bölgede sulanmayan alan kalmayacağını kaydetti.

Gölete su bırakıldığında tükenmek üzere olan yer altı sularının seviyesinin de yükseleceğini dile getiren Öter, şöyle konuştu:

“Verim iki katına çıkacak. Bunun yanında çeşitlilik de artacak. Bölgede narenciye, seracılık gelişecek. Yılda iki mahsul alıyoruz, bazı yerlerde yılda 3 mahsul bile elde edilebilir. Mardin Ovası bugün ülkenin hububat ve bakliyat ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor. GAP’ın gelmesiyle Mardin Ovası ülkemizin ihtiyacının en az yüzde 35’ini karşılayacak duruma gelecek. Çalışmaların hızlanmasında emeği olan herkese teşekkür ediyoruz. Çalışmalar bu tempoyla devam etsin ve bir an önce GAP suyu toprakla buluşsun istiyoruz. Bunu özlemle bekliyoruz.”

Öter, yetkililerden, toprağa zarar vermeyecek bilinçli ve planlı sulama yapılmasına yönelik çiftçilere eğitim verilmesini beklediklerini de sözlerine ekledi.

“En kısa zamanda topraklarımızın suyla buluşmasını istiyoruz”

Çiftçi Hasan Kalkan da kuraklık nedeniyle zor günler geçirdiklerini belirterek, “Bu sene kuraklıktan dolayı verim kaybı yaşadık. Bu nedenle GAP Projesi bizim için çok önemli. İnşallah en kısa zamanda topraklarımızın suyla buluşmasını istiyoruz.” dedi.

Muhabir: Halil İbrahim Sincar

ŞANLIURFA(AA) – Şanlıurfa’da Valilik ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen dış cephe aydınlatmaları, tarihi şehrin gecelerine ayrı bir güzellik katıyor.

Özel ışıklandırma sisteminin kurulduğu şehrin simgelerinden olan Balıklıgöl Yerleşkesi hem kent merkezinde oluşu hem de doğal mekanlarıyla sıra gecesi sonrası şehirde tur atanlar için ayrı bir güzelliği bünyesinde barındırıyor.

Tarihi Urfa Kalesi ile 2 bin yıllık kaya mezarlarının bulunduğu Kızılkoyun Nekropolü de ışıklandırılarak farklı bir görsel şölen sunan bir diğer önemli mekan olarak dikkati çekiyor.

Şehrin hemen hemen her yerinde görülebilen tarihi Ulu Cami minaresinin ışıklandırılması da kente mistik bir görüntü katıyor.

Şanlıurfa, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde bulunan dünyanın en eski yerleşim yerlerinden 7 asırlık Harran Ören Yeri’ndeki kazı alanın da ışıklandırmasıyla geceleri ziyaretçilerine cezbedici bir görsel güzellik sunuyor.

“Gerdanlık gibi geldi”

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, AA muhabirine, kadim bir kent olan Şanlıurfa’nın cazibesini artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar içerisinde olduklarını söyledi.

Kentteki ışıklandırmaların halk tarafından büyük bir beğeni kazandığını vurgulayan Beyazgül, şöyle konuştu:

“Şu an şehrimizdeki birçok önemli durağı ışıklandırdık şimdilerde bu mekanların gece de kendilerini ortaya koymasına vesile olduk. Kızılkoyun içerisinde bulunan Nekropol alanındaki mağaraları da ışıklandırdık. Şanlıurfa’ya ışıklandırmalarımız inci gerdanlık gibi geldi. Şimdi başka tarihi yerlerimizi de ışıklandırmaya yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Bunlar belki çok masraflı olan işler değil ama şehrin güzelliğine güzellik katan o şehre takılar takılmasına vesile olan çalışmalardır. Şanlıurfa’nın bu tür güzellikleri üzerine yönelik çalışmalarımız gerek ışıklandırma gerekse de betonarme yapılardan arındırmaya ve restorasyona yönelik olarak sürecek.”

“Farklı bir atmosfer oluyor”

Türkiye Turist Rehberleri Birliği Denetim Kurulu Başkanı ve Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Müslüm Çoban da kentte yerli ve yabancı turistlerin görebileceği çok sayıda mekanın bulunduğuna dikkati çekti.

Bazen turist rehberlerinin şehrin tamamını ziyaretçilere gezdirmekte zorlandığını anlatan Çoban, ışıklandırmalar sayesinde kentin bazı bölgelerinin artık geceleri de gezilebilecek duruma geldiğini belirtti.

Işıklandırmaların şehre ayrı bir güzellik kattığını vurgulayan Çoban, şunları kaydetti:

“Özellikle Balıklıgöl ile Kızılkoyun Nekropolü ışıklandırıldı çok güzel oldu. Bu ışıklandırma sayesinde insanlar geceleri daha keyifli yürüyüş yapıyor, farklı bir atmosfer oluyor. Yakın zamanda Harran Ulu Camii’nin de restore edilerek, gece ışıklandırılması sağlandı. Biz eskiden Harran’a turist rehberleri olarak giderken hep dua ederdik ki akşam karanlığına orada kalıp, ziyaretçilere mahcup olmayalım diye ama şimdi tam tersi oldu, Harran’a gidince süremizi biraz daha uzatabiliyoruz. Işıklandırmayla Harran’daki kalış süresi gün batımını seyretme gibi faktörlerde eklendiğinde uzayabiliyor. Harran’daki ilk İslam Üniversitesi ışıklandırmayla çok daha güzel oldu. Bu tür ışıklandırmaların olmasını bekliyoruz. Halfeti’de de benzer ışıklandırmaların olması turizm hareketliliğine katkı sunacaktır. Işıklandırmalar turistlerin bulunduğu bölgedeki kalış sürelerini çok net bir şekilde uzatıyor.”