Fatih ve Kanuni gemileri yeni sondaj için hazırlıklarını sürdürüyor

ZONGULDAK(AA) – Türkali-2 kuyusundaki çalışmalarını tamamlayan Fatih, Kuzey Sakarya Gaz Sahası’nda “Amasra-1” kuyusu olarak isimlendirileceği belirtilen bölgede keşif amaçlı yapacağı sondaj çalışması öncesi Filyos Limanı’na demir attı.

Aynı limana 14 Kasım’da ulaşan ve burada kule montajı, deniz seyir testi, sondaj ekipmanlarının montajı ve kuyu dibi emniyet sistemi bakım işleri yürütülen Türkiye’nin üçüncü sondaj gemisi Kanuni de “Amasra-1” kuyusunda Fatih’in yapacağı sondajların tamamlayıcı ve bazı test işlemlerini gerçekleştirecek.

Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in, Adana’da bir televizyon kanalında katıldığı yayındaki, “Hedefimiz orada önümüzdeki 5 yıl içerisinde 30 ila 40 kuyuya ulaşarak üretimi gerçekleştirmek. İlk hedefimiz 2023 yılında, inşallah Cumhuriyetimizin 100. yılında ilk gazı karaya çıkararak ulusal iletim sistemine basmak.” şeklindeki açıklaması kentte heyecanla karşılandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Keşfin Fatih’i yeni hedefi Türkali-4’te” ifadelerine yer verildi.

Keşif kuyusu olan Tuna-1’in ardından, Fatih sondaj gemisi Türkiye’nin ilk derin deniz tespit kuyusu olma özelliği taşıyan Türkali-1’de 3 bin 920 metre sondaj derinliğine ulaşarak buradaki çalışmaları 77 günde bitirmişti.

İkinci derin deniz tespit kuyusu olan Türkali-2’de ise yine 3 bin 950 metre sondaj derinliğine ulaşılmasının ardından rezerv tespit çalışmaları 53 günde tamamlanmıştı.

Fatih sondaj gemisi bu iki tespit kuyusunun ardından yeni keşifler için Kuzey Sakarya Gaz Sahası’nda yer alan Amasra-1 kuyusunda sondaj gerçekleştirdi. Fatih sondaj gemisinin 28 Mayıs’ta ise Sakarya Gaz Sahası’ndaki yeni tespit kuyusu olan Türkali-3’te sondaja başladığı duyurulmuştu.

TPAO’nun Karadeniz’de, ultra derin denizde gerçekleştirdiği arama çalışmalarında bugüne kadar toplam 540 milyar metreküp doğal gaz keşfedildi. Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi, deniz altında kurulacak doğal gaz üretim sistemi, Filyos kıyısında kurulacak bir işleme tesisi ve bu iki üniteyi birbirine bağlayacak boru hatlarından oluşuyor.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ebru Hazar Bodrumlu, biberon çürüğünün çocuklarda beslenme sorunlarından gelişim geriliğine kadar durumlara yol açabildiğini belirterek, bebeklerin tatlandırılmış gıdalar bulunan biberonlarla uyutulmaması gerektiğini bildirdi.

Doç. Dr. Bodrumlu, AA muhabirine, biberon çürüğünü 71 aylık veya daha küçük çocuklarda süt dişlerinde bir veya daha fazla çürük, çürüğe bağlı kaybedilmiş diş veya dolgulu dişin olduğu durum olarak tanımlandığını söyledi.

Küçük yaş grubu çocuklardan bahsedildiğini dile getiren Bodrumlu, “Bu, çok şiddetli ve çok sayıda diş çürüğü varlığıyla hızla ilerliyor. En başta beslenememek, özellikle bebeklerde ağrılı durumlar, çok büyük sorunlar yaşatıyor. Enfeksiyon, apse oluşumu, çocuklarda olduğu için gecikmiş tedaviyle beraber beslenme sorunlarından gelişim geriliğine kadar durumlara yol açabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Bodrumlu, biberon çürüğünün yaygın olarak görüldüğüne işaret eden Bodrumlu, “Bazı çalışmalarda iki çocuktan birinde erken çocukluk çağı çürükleri gözlenebiliyor.” dedi.

– “Düzenli diş hekim kontrolüne gidilmesi önemli”

Bodrumlu, ebeveynlerin bu duruma dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu durumu engellemek için öncelikle doğum öncesinde annenin bilgilendirilmesinden başlamakta fayda var. Biberon çürüklerinin oluşumunda mikroorganizmaların anneden bebeğe geçmesi çok önemli rol oynuyor. Annenin ağız sağlığını yüksek tutmak, aslında en baştaki önleme mekanizması. Bebeğin doğumdan sonra ilk dişi çıkar çıkmaz düzenli diş hekim kontrolüne gidilmesi ve her beslenmeden sonra bebeğin ağzının nemli bir bezle ya da gazlı bezle mutlaka temizlenmesi gerekmektedir. Ayrıca bebeğin gece beslenmesine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Geceleyin tükürük akışının azalmasıyla çürüğe daha yatkın bir ortamın oluşması nedeniyle içeriğinde özellikle tatlandırılmış gıdalar bulunan biberonlarla çocuğun uyutulmaması çok önemli bir faktör.”

Doç. Dr. Bodrumlu, biberon çürüğüyle mücadelede en önemli silahın florürlü diş macunu kullanmak olduğunu sözlerine ekledi.