Fed'in sözle yönlendirmeleri küresel piyasalarda rekorları beraberinde getirdi

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankasının (Fed) 17 Haziran’daki toplantı kararları sonrası artan oynaklık ve para politikasının geleceğine ilişkin belirsizlikler hafta boyunca Fed üyelerince azaltılmaya çalışılırken, küresel pay piyasalarına alış ağırlıklı eğilim hakim oldu.

Varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin açıklamaların sözle yönlendirmelerdeki ağırlığı dikkati çekerken, Fed üyeleri, varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin iletişimin şeffaf ve detaylı bir şekilde yapılacağını vurguladı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1,2 trilyon dolarlık altyapı yatırımları için Demokrat ve Cumhuriyetçi senatörlerin anlaşmaya vardığını duyurması küresel pay piyasalarının haftanın ikinci yarısındaki alış ağırlıklı seyri güçlendirdi.

Bununla birlikte ABD ve Avrupa’da şirket bilançoları açıklanmaya başlarken, Avrupa şirketlerinin beklenenden güçlü gelen bilanço sonuçları dikkati çekti.

Öte yandan, küresel bazda artan enflasyon endişesi ve Fed’in şahinleşen tonunun ardından gelişmekte olan ülke merkez bankaları para politikalarının sıkılaşan tutumu dikkati çekerken, hafta içinde Meksika Merkez Bankası politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4,25’e yükseltti.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, söz konusu gelişmelerle hafta içinde yüzde 1,35 ile 22 Şubat haftasından bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından artan satış baskısıyla yüzde 1,55’e yükselerek haftayı yaklaşık 11 baz puan artışla tamamladı.

ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise yükselişini üst üste ikinci haftaya taşıyarak yüzde 0,2780’e çıkarken, dolar endeksi üst üste dört haftalık yükseliş eğilimin ardından haftayı yüzde 0,5 düşüşle 91,9’dan tamamladı.

Altının ons fiyatı ve bakırın libresi ise bu hafta kısmen de olsa yaralarını sardı. Üç haftalık düşüş serisini sonlandıran altının ons fiyatı yüzde 0,74 değer kazancıyla 1.778 dolara çıkarken, bakırın libresi yüzde 1,32 artışla 4,24 dolara yükseldi.

Küresel ekonomik toparlanma, ABD’deki petrol stoklarındaki azalma ve 1 Temmuz’da yapılacak Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile bazı OPEC dışı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun toplantısı öncesi Brent petrol yükseliş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşıdı. 75,3 dolarla 22 Nisan 2019 haftasından bu yana en yüksek seviyeyi gören Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 3,5 artışla 75,2 dolardan tamamladı

Fed’in sözle yönlendirmesi sonrası New York borsası rekor kırdı

Fed yetkililerinin açıklamalarıyla kısmen artan risk iştahı, Fed’in 23 bankanın stres testini tamamladığını ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle uygulamaya aldığı kısıtlamaları 30 Haziran’da kaldıracağını duyurmasıyla daha da güçlendi.

Fed’den yapılan açıklamada, “stres testi”ne tabi tutulan en büyük 23 Amerikan bankasının ağır bir ekonomik durgunluk halinde hane halkı ve şirketlere kredi vermeye devam edebilecek sermaye kriterlerine sahip olduğu bildirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Fed Başkan Yardımcısı Randal Quarles, geçen yıl bankanın, birkaç farklı kuramsal ağır ekonomik durgunluk şartlarında üç stres testi gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu testlerin hepsi, bankacılık sisteminin devam eden ekonomik toparlanmayı desteklemek için güçlü bir şekilde konumlandığını doğruladı.” değerlendirmesinde bulundu.

28 Haziran haftasında ise iş gücü piyasasına ilişkin açıklanacak veriler yatırımcıların odağına yerleşti.

Analistler, iş gücü piyasasının Kovid-19 salgını öncesi seviyelerin çok uzağında olmasının Fed’i özellikle varlık alımlarının azaltılmaya başlanması konusunda köşeye sıkıştırdığını bildirdi.

Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi’nde yaptığı sunumda kendisine insanların neden hala çalışmaya karşı isteksiz oldukları sorulmuş, Powell da bu durumun geçici olduğunu, ilerleyen dönemde açık iş sayısının önemli oranda düşeceğini düşündüğünü söylemişti.

Analistler, iş gücü verilerindeki iyileşmelerin Fed üyelerinin güvercin tutumlarını etkileyebileceğini, bu durumun da varlık fiyatlamalarında oynaklığı beraberinde getirebileceğini ifade etti.

Öte yandan, ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,4 büyürken, Fed’in enflasyon ölçümünde dikkate aldığı kişisel tüketim harcamaları endeksi yıllık bazda yüzde 3,9 artışla beklentilere paralel gerçekleşti.

Söz konusu gelişmelerle alış ağırlıklı bir seyir izleyen New York borsasında, haftalık bazda S&P 500 endeksi yüzde 2,74 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,35 değer kazanarak haftalık kapanış rekoru, Dow Jones endeksi de yüzde 3,44 yükseldi.

28 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Dallas Fed imalat aktivite endeksi, çarşamba ADP istihdam raporu ve bekleyen konut satışları, perşembe imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile ISM imalat sanayi PMI ve tarım dışı istihdam, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi fabrika siparişleri ile dayanıklı mal siparişleri takip edilecek. Bununla birlikte Fed üyelerinin hafta boyunca yapacakları açıklamaların da yatırımcıların odağında bulunması bekleniyor.

Avrupa’da jeopolitik riskler borsalardaki yukarı yönlü hareketi törpüledi

Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nden gelen haber akışı ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararı geçen haftanın önemli konularını oluştururken, gelecek hafta Avrupa’da yoğun veri takvimi ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın konuşmaları gündemin odağında olacak.

AB Liderler Zirvesi’nde komşu ülkelere ilişkin önemli kararlar alınırken Zirve’de alınan karara göre, AB, Ukrayna’yı istikrarsızlaştırdığı gerekçesiyle Rusya’ya uyguladığı ekonomik yaptırımların süresini 6 ay daha uzattı.

Hafta içinde BoE politika faizinde değişikliğe gitmezken, bankadan yapılan açıklamada tahvil alım programının 875 milyar sterlinlik kısmının tahvil, 20 milyar sterlinlik kısmının ise şirket tahvil alımından oluşmaya devam edeceği bildirildi.

Mali politikalara ilişkin gelişmelerin de yaşandığı haftada, Almanya’da Bakanlar Kurulu, Kovid-19 salgın sonrasındaki ekonomik toparlanmayı güçlendirmek için yaklaşık 100 milyar avro yeni borçlanma öngören 2022 federal bütçe tasarısını onayladı. Öte yandan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, hafta içinde yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki birkaç yıl içinde devasa meblağlar harcamamız gerekecek.” uyarısında bulundu.

Analistler, söz konusu gelişme ile birlikte Avrupa’da açıklanan şirket bilançolarının “V” şeklinde toparlanmaya işaret etmesinin pay piyasalarını destekleyen etkenlerden olduğunu vurguladı.

Hafta içinde açıklanan öncü imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri de bölge genelinde ekonomik toparlanmanın hızla devam ettiğine işaret etti.

Buna karşın AB Liderler Zirvesi’nden çıkan kararların risk algısını artırdığını aktaran analistler, pay piyasalarındaki yukarı yönlü hareketin törpülendiğini bildirdi.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri yükseliş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşırken, avro/dolar paritesi üç haftalık düşüş eğilimini sonlandırarak, haftayı yüzde 0,61 artışla 1,1936’dan tamamladı.

Avrupa borsalarında bu hafta sınırlı da alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,04, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,69, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,82 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,15 değer kazandı.

Gelecek hafta; salı Avro Bölgesi’nde Tüketici Güven Endeksi ve Almanya’da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), çarşamba İngiltere’de Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), Almanya’da işsizlik ve Avro Bölgesi’nde tahmini TÜFE, perşembe bölge genelinde imalat sanayi PMI ve Avro Bölgesi’nde işsizlik oranı ve cuma Avro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması takip edilecek.

Asya’da piyasalar yara sararken, Güney Kore rekor kırdı

Asya borsalarında bu hafta küresel pay piyasalarına paralel alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, Çin pay piyasaları üç haftalık düşüş eğilimini sonlandırdı.

Çin Merkez Bankası (PBoC) hafta içinde gerçekleştirilen para politikası kurulu toplantısında, 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3,85 ve 5 yıllık kredi faiz oranını yüzde 4,65 düzeyinde bıraktı.

Bununla birlikte PBoC repo ihaleleri ile piyasa verdiği likiditeyi de 20 milyar yuan artırırken, piyasaların likidite artışını olumlu karşıladıkları görüldü.

Öte yandan, ABD’nin Çin’in bazı bölgelerinde üretilen güneş enerji panellerine kısıtlama getirebileceğini ilişkin haber akışı ise pay piyasalarının yukarı yönlü hareketlerini törpüledi.

Hafta içinde Japonya’da açıklanan Tokyo TÜFE verileri aylık ve yıllık bazda değişim göstermezken, imalat sanayi ve bileşik PMI sırasıyla 51,5 ve 47,8’e geriledi. Hizmet sektörü PMI ise 47,2’ye yükseldi.

Bu gelişmelerle Çin’de Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 2,34, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,35 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,07 değer kazanırken, Güney Kore borsası rekor kapanış gerçekleştirdi.

28 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, salı Japonya’da işsizlik oranı ve perakende satışlar, çarşamba Japonya’da sanayi üretimi ve perşembe Çin’de imalat sanayi PMI verileri bulunuyor.

Borsa İstanbul’da yükselişler satışlarla karşılandı

Yurt içinde piyasalarda bu hafta veri gündemi sakin seyrederken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yayınladığı Para Politikası Kurulu (PPK) özetinde, “Sıkı parasal duruş; enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görecektir.” ifadesi kullanıldı.

Özette ayrıca, enflasyonun kısa dönemde başta emtia fiyatları olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesinin beklendiği bildirildi.

Öte yandan Türkiye yerli aşının üçüncü fazının ilk uygulamasını gönüllüler üzerinde denemeye başlarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli Kovid-19 aşısının adının “TURKOVAC” olduğunu açıkladı.

Kovid-19 aşılama çalışmalarının yoğunlaştığı haftada, Sağlık Bakanlığı’nca 18 yaşından büyüklerin birinci doz Kovid-19 aşısı olabilecekleri açıklandı.

Ülke genelinde toplam yapılan aşı sayısı 47 milyona yaklaşırken, birinci doz aşı uygulanan kişi sayısı 31,7 milyonu, ikinci doz aşı uygulana kişi sayısı 14,7 milyonu geride bıraktı.

Analistler, bu gelişmelere karşılık Borsa İstanbul’da 1.420 seviyelerinden gelen satış baskısının kırılamaması ve Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) haziran vadeli endeks kontratının vade sonunun yaklaşmasıyla oynaklığın arttığını bildirdi.

BIST 100 endeksi böylece haftayı yüzde 0,06 artışla 1.391,86 puandan tamamladı.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 seviyesinin aşağı yönlü kırılması halinde 1.377 ve 1.330 seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirterek, 1.420 ve 1.470 puanın önemli direnç olduğunu söyledi.

Dolar/TL de kısmen şahinleşen Fed ve devam eden enflasyonist baskılarla 8,8012 ile tüm zamanların zirvesini görmesinin ardından haftayı yüzde 0,59 artışla 8,7932’den tamamladı.

24 Haziran haftasında yurt içinde salı ekonomik güven endeksi, çarşamba dış ticaret dengesi ve perşembe imalat sanayi PMI verileri takip edilecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı ve Başkan Jerome Powell’ın güvercin açıklamalarına karşın bu hafta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınındaki delta varyantı ve ABD ile Çin arasında artan tansiyonla küresel piyasalarda satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, gelecek hafta gözler başta ABD’de iş gücü piyasasına yönelik veriler olmak üzere yoğun veri gündemine ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararına çevrildi.

Fed hafta içindeki toplantısında faiz oranlarını ve varlık alım miktarlarını değiştirmezken, toplantı sonrası açıklama yapan Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tonu dikkati çekti.

Powell, faiz oranlarını artırmayı düşünmekten çok uzak olduklarını belirterek, varlık alım hızını ayarlamayı değerlendirdiklerini ve bunun zamanlaması hakkında herhangi bir karar vermediklerini, zamanlama konusunda iletişiminin güçlü bir şekilde yapılmaya devam edileceğini ifade etti.

Buna karşılık Kovid-19 salgınında delta varyantıyla artmaya devam eden vaka sayıları, ABD ile Çin arasındaki gerilim ve küresel bazda beklentilerin uzağında kalan makro ekonomik veri akışıyla küresel pay piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Analistler, Kovid-19 salgınında küresel bazda artmaya devam eden vaka sayılarının ekonomik toparlanmayı sekteye uğratabileceği korkusu ve enflasyonist baskıların artabileceği endişesinin risk iştahını azalttığını belirtti.

Haftaya açıklanacak iş gücü piyasası verilerinin para politikasının geleceği açısından önemini vurgulayan analistler, beklentilerin uzağında gerçekleşecek verilerin küresel piyasalarda oynaklığı artırabileceğini ifade etti.

Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi düşüş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşıyarak 5 baz puan azalışla yüzde 1,2280’e inerken, ABD’nin 2 yıllık tahvil faizindeki dalgalanma dikkati çekti. ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 0,1410’a kadar gerilemesinin ardından kayıplarını kısmen telafi etse de haftayı 1,8 baz puan düşüşle yüzde 0,1880’den tamamladı.

Dolar endeksi de 91,78 ile 28 Haziran haftasından bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından haftayı yüzde 0,8 azalışla 92,17 seviyesinden kapattı.

Altının ons fiyatı Fed’in faiz kararının ardından yükseliş eğilimine geçerek analistlerin teknik açıdan önemli direnç olarak nitelendirdikleri 1.830 seviyesine kadar yükselse de burada tutunamadı ve haftayı yüzde 0,7 artışla 1.814 dolardan tamamladı.

Petrolde arz tarafında devam sıkışıklık ve artan taleple Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyarak, haftalık bazda yüzde 1,9 artışla 75 dolara çıktı.

ABD’li teknoloji devi Amazon’un kripto para piyasasına gireceğine yönelik söylentiler kripto para piyasasında yükselişe sebep olurken, Bitcoin 14 Haziran haftasından bu yana ilke kez 40.000 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

New York borsası rekor seviyelerde tutunamadı

Fed’in faiz kararı öncesi tarihi yüksek seviyeleri test eden New York borsası, Powell’ın güvercin açıklamalarına karşın haftayı değer kaybıyla kapatırken, gelecek hafta ABD açıklanacak istihdam piyasasına ilişkin veriler yatırımcıların odağına yerleşti.

Fed, hafta içinde beklentiler dahilinde politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında, varlık alımlarını da 120 milyar dolarda sabit tutarken, iki yeni repo operasyonu başlatılacağını bildirdi.

Powell, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda ekonomi üzerindeki risklerin devam ettiğini ve iş gücü piyasasında hala alınacak çok yol olduğunu kaydederek, “Varlık alımlarımızın hızındaki herhangi bir değişikliğin zamanlaması gelen verilere bağlı olacaktır.” dedi.

Analistler, Powell’ın açıklamalarını “beklentilerden daha güvercin” olarak nitelendirirken, varlık alımlarının azaltılması yönündeki yönlendirmenin ötelenme ihtimalinin arttığını ifade etti.

Öte yandan, bu hafta açıklanacak istihdam piyasalarına yönelik verilerin Powell’ın açıklamalarından sonra öneminin daha da arttığını aktaran analistler, ABD’de iş gücüne katılımın halen Kovid-19 salgını öncesi seviyelerin çok uzağında olduğunu hatırlattı.

Analistler, Kovid-19 salgınıyla birlikte kaldırılan borçlanma tavanının ay sonunda yeniden uygulamaya alınacağını aktararak, söz konusu gelişmenin Fed’in repo işlemlerinde kabul edilen tekliflerin 1 trilyon doları aşarak rekor kırmasında önemli bir etken olduğunu aktardı.

Bu hafta ABD’de açıklanan verilere göre ise, ABD ekonomisi yüzde 6,5 büyüyerek beklentileri karşılayamazken, çekirdek kişisel tüketim harcamaları yüzde 6,1 arttı.

ABD’de dayanıklı mal siparişleri de yüzde 0,8 artsa da piyasa öngörülerinin ardında kaldı.

Söz konusu gelişmelerle New York borsasında üç endeks de tüm zamanların en yüksek seviyelerini test etse de bu seviyelerde tutunamadı ve haftayı değer kaybıyla tamamladı.

Buna göre, S&P 500 endeksi yüzde 0,37, Nasdaq endeksi yüzde 1,11 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,36 düştü.

2 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ISM imalat sanayi PMI ve inşaat harcamaları, salı fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri, çarşamba ADP istihdam raporu, hizmet sektörü ve bileşik PMI, perşembe dış ticaret dengesi ve cuma tarım dışı istihdam işsizlik oranı ve toptan stoklar takip edilecek.

Avrupa borsaları Almanya hariç sınırlı da olsa yükseldi

Fed’in güvercin tutumuna karşın küresel pay piyasalarındaki satıcılı seyir, Kovid-19 salgınında delta varyantının yayılması ve beklentilerin uzağında kalan bazı makro ekonomik veriler Avrupa borsalarında yükseliş eğilimini törpülerken, gelecek hafta İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararı ve bölge genelinde PMI verileri takip edilecek.

Analistler, BoE’nin faiz oranlarında ve varlık alımlarında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini kaydederken, İngiltere’de kaldırılan Kovid-19 kısıtlamalarıyla birlikte hızlanan ekonomik toparlanmanın BoE’nin duruşunu şahinleştirebileceğini ve bankanın gelecek hafta yapılacak toplantıda faiz artırımına ilişkin ipucu verebileceğini ifade etti.

Avrupa’da yayılmaya devam eden delta varyantı ekonomik aktiviteye ilişkin endişeleri artırırken, açıklanan makro ekonomik verilerin çoğunlukla beklentileri uzağında olması pay piyasalarındaki yukarı yönlü hareketi törpüledi.

Bununla birlikte, artan vakaların küresel bazda hali hazırda yükselen girdi maliyetlerini daha da yukarı çekerek Avrupalı şirketlerin karlılığını düşürebileceği ve enflasyon riskinin genele yayılabileceği endişesi satış baskısında önemli rol oynadı.

Bu hafta açıklanan verilere göre ise Almanya’da TÜFE yıllık bazda yüzde 3,8 artışla beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşirken, söz konusu artış Aralık 1993’ten bu yana en hızlı yükseliş oldu.

Bununla birlikte, Alman ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 9,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,5, büyüse de öngörülerin uzağında kaldı.

Avro Bölgesi’nde büyüme ise yıllık yüzde 13,7, çeyreklik yüzde 2 artışla piyasa beklentilerini geride bıraktı.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşırken, avro/dolar paritesi 3 Mayıs haftasından bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Parite haftayı yüzde 0,8 değer kazancıyla 1,1868’den tamamladı.

Avrupa borsalarında bu gelişmelerle Almanya hariç sınırlı da olsa alış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Haftalık bazda İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,07, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,67 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,95 değer kazanırken, Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,80 geriledi.

Gelecek hafta; pazartesi bölge genelinde imalat sanayi PMI, salı Avro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), çarşamba bölge genelinde hizmet sektörü ve bileşik PMI ile Avro Bölgesi’nde perakende satışlar, perşembe İngiltere’de BoE’nin faiz kararı ve Almanya’da fabrika siparişleri ve cuma Almanya’da sanayi üretimi verileri takip edilecek.

Asya borsaları çakıldı

Asya borsaları bu hafta karışık seyreden küresel pay piyasalarından negatif ayrışırken, Çin ile ABD arasında Hong Kong üzerinden devam eden gerilim söz konusu eğilimde baş rolü oynadı.

ABD ile Çin arasında Kovid-19’un çıkış noktası, siber güvenlik ve piyasalar üzerinden devam edegelen gerilim sonrası Çin’in bazı ABD’li kişilere yaptırım uygulama kararı alması ve Hong Kong borsasında kote Çinli teknoloji şirketleri üzerindeki baskı pay piyasalarında sert satış baskısını beraberinde getirdi.

Haftanın ilk iki işlem gününde Asya pay piyasalarında söz konusu haber akışıyla satıcılı bir seyir hakim olurken, Fed’in güvercin duruşuyla kayıplar kısmen geri alınsa da, Güney Kore hariç borsalar haftalık bazda yüzde 4’ün üzerinde düştü.

Öte yandan, Kovid-19 salgınında özellikle Japonya’da artan vaka sayısı satıcılı seyre katkıda bulunurken, ülkede bazı bölgelerde sıkı önlemler alınmaya devam ediyor.

Veri takviminin sakin olduğu haftada, Japonya’da işsizlik yüzde 2,9’a gerilerken, sanayi üretimi aylık yüzde 6,2 artışla beklentileri geride bıraktı.

Bu gelişmelerle Çin’de Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 4,31, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,63, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 4,98 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 değer kaybetti.

2 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Çin’de imalat sanayi PMI, salı Japonya’da Tokyo TÜFE ve çarşamba Çin’de hizmet sektörü ve bileşik PMI verileri bulunuyor.

Borsa İstanbul pozitif ayrıştı

Yurt içinde bu haftanın gündeminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Enflasyon Raporu ve Başkan Şahap Kavcıoğlu’nun açıklamaları bulunurken, gelecek hafta açıklanacak TÜFE yatırımcıların odağında bulunuyor.

Kavcıoğlu, Enflasyon Raporu’nu açıkladığı basın toplantısında aşılamanın etkisiyle turizm gelirlerinde beklenen artış, güçlü ihracat ve ithalattaki ılımlı seyir nedeniyle yıl sonunda Türkiye’nin cari fazla vermesini beklediklerini ifade etti.

Sıkı para politikasının enflasyon üzerindeki etkilerinin görülmeye başladığını aktaran Kavcıoğlu, “Yeni swap anlaşması için görüştüğümüz ülkeler var. Yakında yeni anlaşmaları açıkladığımızda hepiniz duymuş olacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Enflasyon Raporu’nda ise 2021 sonu enflasyon beklentisi yüzde 12,2’den yüzde 14,1’e yükseltildi.

Küresel pay piyasalarındaki satış ağırlıklı seyre karşın Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi analistlerin önemli destek olarak dile getirdiği 1.350 seviyesinden aldığı destek ve TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun açıklamalarıyla dünya borsalarından pozitif ayrıştı.

Ülke genelinde Kovid-19 salgınına karşı aşılama hızla devam ederken, toplam yapılan aşı sayısı 73 milyona yaklaştı.

Hafta içinde açıklanan verilere göre kapasite kullanım oranı temmuzda yüzde 76,7’ye çıkarken, dış ticaret açığı 2,85 milyar dolara geriledi.

Bu gelişmelerle, BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,06 artışla 1.392,91 puandan tamamlarken analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 1.420 puanın direnç, 1.377 ve 1.350 seviyelerinin ise destek olarak takip edileceğini söyledi.

Beş aylık yükseliş eğilimini sonlandıran Dolar/TL ise, aylık bazda yüzde 2,9, haftalık bazda ise yüzde 1,2 değer kaybıyla 8,4540’a geriledi.

Gelecek hafta yurt içinde pazartesi imalat sanayi PMI, salı TÜFE ve yurt içi ÜFE, çarşamba TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru, perşembe bankacılık sektörü net kar ve zarar durumu ve cuma TCMB piyasa katılımcıları anketi ile hazine nakit dengesi verileri takip edilecek. Hafta boyunca şirketlerin ikinci çeyrek bilançoları da yatırımcıların odağında bulunuyor.

AA Finans’ın beklenti anketlerine katılan ekonomistler, temmuz ayında TÜFE’nin yüzde 1,62 artmasını bekliyor.

İSTANBUL (AA) – Fed’in dün başlayan Açık Piyasa Komitesi toplantısından çıkacak kararlar ve sonrasında Powell’ın açıklamaları piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.

Analistler, Fed’in faizlerde ve varlık alım programında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini belirterek, önceki toplantıda başlayan varlık alımlarının azaltılmasına yönelik tartışmalarla ilgili yapılacak yönlendirmelerin takip edileceğini söyledi.

Karar metni ve Powell’ın basın toplantısındaki söylemlerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğine dikkati çeken analistler, para politikası ve mali politikaların, artan enflasyon, devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve ekonomilerdeki toparlanmaya yönelik belirsizliklerin arasında sıkıştığını söyledi.

Öte yandan dün Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. IMF, 2021 yılı küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 6 olarak korurken, 2022 yılı büyüme tahminin yüzde 4,4’ten yüzde 4,9’a yükseltti. IMF Başekonomisti Gita Gopinath, küresel ekonomik toparlanmanın devam ettiğini ancak gelişmiş ekonomiler ile birçok gelişmekte olan ekonomi arasındaki farkın açıldığını ifade etti.

Dün açıklanan şirket finansal sonuçlarının hisse bazlı hareketleri artırdığı New York borsasında, dayanıklı mal siparişlerinin haziranda beklentilerin altında kalmasının ardından satıcılı bir seyir izlendi.

ABD’li teknoloji devlerinden Apple, Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet, ikinci çeyrekte net kar ve gelirini artırsa da bilanço açıklamaları öncesi kapanış yapan borsada, teknoloji hisselerindeki düşüşler dikkati çekti.

Apple, 2. çeyrekte 81,4 milyar dolar ile rekor gelir sağlarken, şirketin net karı yüzde 93’lük artışla 21,7 milyar dolara çıktı. Microsoft’un geliri aynı dönemde yıllık yüzde 21 artışla 46,2 milyar dolara ulaşırken, karı yüzde 47 artarak 16,5 milyar dolara yükseldi. Alphabet’in geliri ikinci çeyrekte yıllık yüzde 62 artışla 61,9 milyar dolara, karı yüzde 166 artarak 18,5 milyar dolara ulaştı.

Dün kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,24, S&P 500 endeksi yüzde 0,47 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,21 değer kaybetti.

Avrupa tarafında, Kovid-19’un delta varyantının yayılması, ekonomik toparlanma beklentilerine ilişkin endişeleri artırmaya devam ediyor. Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,42, Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,83 değer kaybetti.

Avro/dolar paritesi ise sınırlı da olsa bir önceki günkü yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 0,1 artışla 1,1820 seviyesine çıktı.

Bugün Japonya’da öncü göstergeler endeksinin gerilemesi ve Avustralya’da enflasyonun 2. çeyrekte yıllık yüzde 3,8’e yükselmesinin ardından Asya borsalarında satıcılı bir seyir izleniyor.

ABD ile Çin arasındaki gerilimin neden olduğu endişeler ve Hong Kong borsasında kote olan Çinli teknoloji şirketleri üzerindeki baskının devam etmesi pay piyasalarında alımların güçlenmesini engelliyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 düşüş kaydetti.

Yurt içinde, dün tepki alımlarının güçlenmesi ile pozitif ayrışan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,77 değer kazanarak günü 1.359,55 puandan tamamladı. Dolar/TL ise dün yüzde 0,1 artışla 8,5655’ten kapanış yapmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,5590 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugünün veri gündeminde ABD’de dış ticaret dengesi ve toptan eşya stokları verisinin öne çıktığını belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.320 seviyesinin destek, 1.400 puanın direnç konumunda bulunduğunu söyledi.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, haziran ayı uluslararası rezervler ve döviz likiditesi

15.30 ABD, haziran ayı dış ticaret dengesi

15.30 ABD, haziran ayı toptan eşya ve perakende stokları

21.00 ABD, Fed’in faiz kararı

21.30 ABD, Fed Başkanı Jerome Powell’ın basın toplantısı

Muhabir: Bekir Gürdamar