FETÖ 'ihanete' böyle hazırlandı

ANKARA(AA) – AA muhabirinin, darbe girişimi davaları için hazırlanan iddianame, mütalaa ve gerekçeli kararlardan derlediği bilgilere göre AK Parti’nin 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde yüzde 49 oy oranıyla yeniden iktidara gelmesi, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) paniklemesine neden oldu.

Zira yeniden tek başına iktidara gelen hükümetin, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla FETÖ’cü askerleri tasfiye edeceğini bilen örgütün beyin takımı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, aralarında generallerin de olduğu örgüt mensubu askerlere yönelik gözaltı kararıyla sarsılmıştı.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın yanı sıra teşkilatın üst düzey görevlilerinin ifadeye çağrılması, 17/25 Aralık soruşturmaları ve MİT tırlarının durdurulması gibi kumpaslarla hükümete geri adım attıramayacağını anlayan FETÖ, son çare olarak darbe yapmaya karar verdi.

Örgüt elebaşı Fetullah Gülen, 19 Mart 2016’da haki cübbesiyle kamera karşısına geçerek, “Antrparantez umum adına konuşuyorum. Kapadokya sakinleri, oradaki serkarlar adına konuşuyorum.” ifadelerinin de yer aldığı konuşmasını yaptı.

Gülen’in “Kapadokya sakinleri” dediği kitle, darbe girişimini yapacak örgüt mensubu askerlerdi.

Elebaşının bu talimatının ardından darbeyi örgüt mensubu askerlerle birlikte Akıncı Üssü’nde yönetecek üst düzey mahrem imamlar Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş, darbeye hazırlık kapsamında yurt dışı seyahatlerine başladı.

Girişimden 4 gün önce son kez aynı uçakla ABD’ye giden Öksüz ve Batmaz, darbe planını Gülen’e onaylattı.

Ankara’daki ihanet toplantıları

Gülen’in çağrısından sonra Türkiye’nin dört bir tarafındaki örgüt mensubu asker ve onlardan sorumlu mahrem imamlar, darbe toplantılarına başladı.

Adil Öksüz başkanlığında, sözde yurtta sulh konseyi üyelerinin de katıldığı Ankara Konutkent’teki villada 6-7-8-9 Temmuz 2016’da son hazırlıklar gözden geçirildi.

Ankara başta olmak üzere Türkiye genelinde hangi birliklerin kullanılacağı, uçakların bombalayacağı kritik kamu kurumları, alıkonulacak darbe karşıtı generaller ve sıkıyönetim atamalarına ilişkin detaylar belirlendi.

İhanet gecesi Ankara semalarında alçaktan uçan ve bomba yağdıran darbeci pilotlar da bağlı oldukları mahrem imamların talimatının ardından darbeye hazırlık sürecini başlattı.

Girişimden bir gün önce, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kavşağı’nı bombalayan eski pilot üsteğmen Müslim Macit, Emniyet Havacılık Dairesi Başkanlığını vuran eski pilot üsteğmen Mehmet Çetin Kaplan ile Ankara semalarında alçak uçuş yapan eski pilot üsteğmen Adem Kırcı, 15 Temmuz gecesi ilk alçaktan uçuşu yapan ve darbeci pilotlara bombalanacak noktaların bilgisini aktaran eski kurmay binbaşı Mehmet Fatih Çavur’un evinde bir araya geldi.

Pilotlara, “Cemaatten olduğunuzu biliyorum.” diyen Çavur, “Siz, bugüne kadar bunlar için yetiştirildiniz. Verdiğimiz emeğin karşılığını ödeyeceksiniz. Ben bugüne kadar savaşvari günler olmasını bekliyordum.” dedikten darbe gecesi yapılacakları aktardı.

F-16 pilotlarının yanı sıra Ankara’da TRT, Jandarma Genel Komutanlığı, MİT yerleşkesine saldırı düzenleyen helikopter pilotları da darbe hazırlıkları kapsamında toplantı düzenledi.

Yenimahalle’deki örgüt evinde 13 Temmuz’daki toplantıda, sözde konsey üyesi eski yarbay Özcan Karacan ile eski yarbaylar İlkay Ateş, Erdal Başlar ve eski binbaşı Taha Fatih Çelik vardı.

Saat 03.00’te darbenin başlayacağı bilgisini alan söz konusu darbeciler, aralarında görev dağılımı yaptı.

İhanet girişiminden 3 gün önce jandarma sınıfındaki örgüt mensubu askerlerin bir kısmı mahrem imamlarla Şaşmaz Sanayi Sitesi yakınlarındaki Ambarlı’da darbe toplantısındaydı.

Darbe gecesi görev verilen askerler, mahrem imamların nezaretinde ilk kez gerçek isimleriyle birbirleriyle tanıştırıldı.

Darbenin yapılacağını aktaran imamlar, 15 Temmuz akşamına ilişkin görev dağılımına herkesin uymasını istedi.

İstanbul’daki darbe hazırlıkları

Darbe hazırlıklarının bir diğer adresi, 99 kişinin şehit edildiği İstanbul’du.

Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı ve Hava Harp Okulu, darbecilerin toplantılarına ev sahipliği yaptı.

Darbeciler, İstanbul’daki ilk toplantıyı Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda 12-13-14 Temmuz 2016’da yaptı.

Görev yeri Ankara olan darbeci eski kurmay albay Muzaffer Düzenli’nin de katıldığı toplantılarda, eski 2. Zırhlı Tugay Komutanı tuğgeneral Özkan Aydoğdu, eski 1. Ordu Harekat Yarbaşkanı tuğgeneral Eyyüp Gürler, eski kurmay albaylar Mehmet Kapan, Uzay Şahin, Ömer Faruk Özköse, Sadık Cebeci, Rıfkı Keser ile Onur Özden, eski kurmay yarbaylar Engin Durmaz, İrfan Arat, Fatih Karakaya ile Şakir Çınar, eski kurmay binbaşılar Mehmet Murat Çelebioğlu ile Murat Yanık ve eski yüzbaşı Mehmet Karabekir hazır bulundu. Eski Kuleli Askeri Lisesi Komutanı albay Mürsel Çıkrıkçı sadece 12 Temmuz’daki toplantıya katıldı.

Düzenli ve Aydoğdu, İstanbul haritası üzerinde 15 Temmuz akşamı kritik kurum ve ulaşım yollarının nasıl işgal edileceğini birlik komutanlarına anlattıktan sonra görev dağılımı yaptı.

Buna göre Kuleli Askeri Lisesi köprü ayaklarını 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı, Sabiha Gökçen Havalimanı’nı Üsküdar Çevik Kuvvet, Türk Telekom Genel Merkezi’ni, TEM ve E-5 bağlantı yollarının birini Samandıra’daki Motorlu Alay Komutanlığı diğerini ise Piyade Okul Komutanlığı kontrol edecekti.

Düzenli, Murat Yanık, Onur Özden, Mehmet Murat Çelebioğlu ve Uzay Şahin ise irtibat ve koordinasyon timi görevini üstlenecekti.

Mehmet Nail Yiğit, siyasi ve bürokratların gözaltına alınması, Fethi Alpay da Hava Harp Okulu’nun faaliyetleri ve İstanbul’da gerçekleşen uçuşların sorumluluğunu aldı.

Özkan Aydoğdu, 1. Tank Tabur Komutanı Şakir Çınar’ı Sabiha Gökçen Havalimanı, 2. Tank Tabur Komutanı İrfan Arat’ı her iki boğaz köprüsünün Anadolu yakasının girişlerini kontrol altına alma ve Üsküdar’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nü işgal etmeleri için görevlendirdi.

Toplantılarda AKOM, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi, TRT Harbiye Radyo binası ve TRT Ulus binası ile Taksim Meydanı işgali için Hasdal 6. Motorlu Piyade Alayı askerlerinin kullanılması kararlaştırıldı.

Darbe girişiminden bir gün önce 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığındaki toplantıya Yanık, Şahin ve Çelebioğlu’nun yanı sıra darbeciler Tugay Komutanı eski Tuğgeneral Mehmet Nail Yiğit, Komutan Yardımcısı eski kurmay albay Yusuf Sarı, eski kurmay yarbay Osman Akkaya, eski kurmay binbaşı Ahmet Baykal, eski kurmay yüzbaşı Özkan Özgenç, eski kurmay yarbay Kadir Yıldız ve eski kurmay binbaşı Fatih Sönmez katıldı.

Toplantıda, Avrupa yakasında gözaltına alınacakların kimler tarafından ve nasıl derdest edileceği masaya yatırıldı.

İstanbul’daki son darbeye hazırlık toplantısı, 14 Temmuz’da 21.00 sıralarında Hava Harp Okulu’nda başladı.

Toplantıya Fethi Alpay, Murat Yanık, Uzay Şahin, Mehmet Murat Çelebioğlu, Muzaffer Düzenli, Eyüp Gürler, Müslüm Kaya, Nebi Gazneli, Sadık Cebeci, Onur Özden, Gökhan Şahin Sönmezateş, Ahmet Gümüş, Rıfkı Keser, Zafer Özleblebici, Ahmet Zeki Gerehan’ın katıldığı kamera kayıtlarından tespit edildi.

Toplantının koordinatörlüğünü Alpay, Sönmezateş ve Düzenli yaptı, ihanet girişiminin son hazırlıkları ve görev dağılımları gözden geçirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan timin başında yer alan Sönmezateş, bu toplantının yanı sıra Moda Deniz Kulubü’ndeki düğüne katılacak generallerin alıkonulmasını da organize etti.

Anadolu’daki darbe hazırlıkları

FETÖ, Ankara ve İstanbul’un yanı sıra Edirne, Denizli, Isparta ve İzmir’de de darbe hazırlıkları yaptı.

Sözde atama listesinde Edirne sıkıyönetim komutanı olarak atanan eski 54. Mekanize Tugay Komutanı tuğgeneral Hidayet Arı, ihanet girişiminden bir gün önce Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde, firari albay Uzay Şahin ve binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu ile tugay komutanlığının resmi konutunda buluştu.

Ardından Edirne’ye dönen Arı, 15 Temmuz akşamı için yapılan görev dağılımını eski 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanı tuğgeneral Bekir Koçak’a aktardı ve saat 03.00’te harekete geçileceğini söyledi.

Sözde Denizli “sıkıyönetim komutanı” olarak atanan eski 11. Komando Tugay Komutanı tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır da darbe girişimi hazırlıkları kapsamında aktif rol alan isimler arasındaydı.

Yıllık izinden 12 Temmuz 2016’da dönen Özbakır, akşam saatlerinde karargahtaki kameriyede kendisi gibi darbeci askerlerle toplantı yaptı ve görüşme sırasında cep telefonları ayrı bir yerde tutuldu.

Darbe yapılacağı bilgisini görüştüğü isimlerle paylaşan Özbakır, burada görev dağılımı yaptıktan sonra ihanet toplantılarına çevre illerde devam etti.

Özbakır, bir gün sonra sivil plaka taktırdığı resmi aracıyla Aydın’daki Söke Komutan Yardımcılığını ziyaret etti, daha sonra İzmir’e geçti.

İhanet gecesi üstleneceği görev kapsamında komutasındaki birliğini hazırlayan Özbakır, darbe startı verilmesiyle cunta faaliyetlerine başladı.

Darbe hazırlıklarının bir diğer adresi ise Isparta’da konuşlu Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı idi.

Eski Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanı tümgeneral Metin Akkaya, darbe girişiminin bilgisini aldıktan sonra yıllık izinde olmasına rağmen kışlaya gelmeye devam etti.

Kapısını kilitlediği odasında saatlerce darbe planı üzerinde çalışan Çetinkaya, daha sonra Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanlığındaki 40. Piyade Eğitim Alayının o dönem komutanı eski albay Ahmet Yıldırım’a darbenin zamanını, ne şekilde gerçekleştirileceğini ve bu süreçteki rollerini anlattı.

Sözde Manisa ve İzmir sıkıyönetim komutanı olarak atanan eski tümgeneral Memduh Hakbilen de 15 Temmuz’dan günler önce darbe girişimine hazırlık yapan isimdi.

Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanlığı gibi önemli bir görevde olan Hakbilen, darbe girişiminden günler önce Ege Ordusu İstihkam Taburuna, yürürlükten kaldırılan Emniyet Asayiş Yardım Protokolü (EMASYA) kapsamında birliklerin hazırlanması talimatı verdi.

Hakbilen, ayrıca İzmir’in kritik kamu kurumlarının işgal edilmesi ve şehirde kontrolün sağlanması için Denizli’de konuşlu 11. Motorize Piyade Tugayı, Edremit’teki 19. Motorize Piyade Tugayı ve Bergama Alay Komutanlığındaki zırhlı araçların intikal için hazırlanmasını istedi.

Hakbilen, kendisiyle birlikte hareket eden darbecilerle son hazırlıkları gözden geçirdikten sonra ihanet saatini bekledi.

Hazırlıkları bu şekilde tamamlayan FETÖ, 15 Temmuz akşamı ihanet girişimine kalkıştı. Savaş jetlerin alçaktan uçmasıyla başlayan darbe girişimi, canı pahasına direnen halkın zaferiyle sonuçlandı.

Türkiye’nin, o karanlık gecede aydınlığa çıkması için mücadele eden sivil, polis ve askerlerden 150’si Ankara’da, 99’u İstanbul’da, 2’si Muğla’da şehadete yürüdü.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AA muhabirinin Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı MASAK’tan aldığı bilgiye göre, Başkanlık tarafından FETÖ/PDY’nin finansal yapısına ilişkin yürütülen soruşturma ve incelemelere 17-25 Aralık 2013 sonrası savcılık ve kolluk birimleriyle koordineli olarak başlandı.

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine kadar olan süreçte mali soruşturmalar olgunlaştırılırken, örgütün finansal sektördeki en önemli aktörlerinden Kaynak Holding AŞ’ye, örgütle bağlantılı şirketlerin başında gelen Koza-İpek Holding AŞ’ye ve örgütün önde gelen bağlantılı şirketlerine kayyum tayin edilme süreçlerine başlandı. 29 Mayıs 2015’te Asya Katılım Bankası AŞ, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilirken, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerle FETÖ/PDY yurt içindeki ekonomik varlıklarını kaybetti. Bu süreçte, örgütle bağlantılı eğitim kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları kapatılırken, bağlantılı, iltisaklı, irtibatlı şirketlere de TMSF tarafından kayyum tayin edildi.

MASAK, aklama ve terörün finansmanı suçlarına ilişkin toplanan verileri ve şüpheli işlem bildirimlerini analiz, değerlendirme ve ilgili birimlere sevk faaliyetlerini sürdürüyor.

Bunun yanı sıra FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasında yer alan kişilerle ilgili savcılık ve mahkemelerden gelen taleplerde, hakkında mali analiz raporu düzenlenmesi talep edilen gerçek ve tüzel kişilerin, FETÖ/PDY ile organik bağlantısı olup olmadığını tespite yönelik MASAK tarafından erişim sağlanabilen her türlü veriyi bir arada analiz etmek suretiyle çalışmalarına devam ediyor.

Terör örgütüne yönelik mali incelemeler

MASAK, FETÖ/PDY’nin mali yapılanmasının deşifre edilmesine ilişkin çalışmalar kapsamında adli makamların örgüte yönelik soruşturma ve kovuşturmalarına katkı sağlıyor.

FETÖ/PDY kapsamında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda yer alan kişilerin mal varlıkları, ortaklıkları, banka hesapları ve hesap hareketleri, FETÖ/PDY ile ilişkili olabilecek para transferleri ve benzeri konulardaki analiz raporları taleplerini yerine getiren Başkanlık, aynı zamanda resen yürüttüğü analiz çalışmalarıyla örgütün mali sistem içindeki risk teşkil eden hareketlerde kullandıkları finansal enstrümanların tespitine yönelik çalışmalar da yapıyor.

MASAK, 2020 sonuna kadar FETÖ/PDY hakkında 57 bin 672 analiz dosyasını tamamlarken, bu dosyalar kapsamında toplam 270 bin 614 gerçek ve tüzel kişi hakkında düzenlediği analiz raporlarını adli makamlara sundu.

Hazine ve Maliye Bakanlığının yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işlemlere konu mal varlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması durumunda 7 iş günü askıya almaya yetkisi bulunurken, 2020 sonuna kadar FETÖ/PDY şüphesi görülen 1571 işlemde bu karar verildi.

Ayrıca, bu yıl FETÖ/PDY ile iltisaklı 205 gerçek kişinin Türkiye’deki mal varlıklarının dondurulması kararlaştırıldı, bu kişilerin 203’ü, ayrıca 2015’te 11 kişi, 2017’de 72 kişi ve 2020’de de 120 kişi hakkında ilgili yabancı devletlerden mal varlığının dondurulması talebinde bulunuldu.

FETÖ ile mücadelede yurt dışı muadil kuruluşlarla iş birliği

Türkiye’nin mali istihbarat birimi olan MASAK, kara para aklanması ve terörün finansmanı suçları kapsamında tüm ülkelerdeki muadili istihbarat birimleriyle iş birliği halinde faaliyetlerini sürdürürken bu kapsamda, araştırma konusu kişilerin yurt dışına uzanan ve mahiyeti anlaşılamayan finansal işlemlerine ilişkin bilgi paylaşımı/talebi yapıyor.

Bu çerçevede MASAK, FETÖ’nün finansman kaynaklarının engellenmesi amacıyla 2020 sonuna kadar örgüt hakkında 450 gerçek ve tüzel kişiyle ilgili yurt dışı muadil mali istihbarat birimlerine bilgi paylaşımı veya talebinde bulundu.

Başkanlık, yurt dışı muhatapların örgüt ve finansal yapısı konusunda bilgilendirilmesi kapsamında da gerek yurt dışından gelen yabancı heyetlere gerekse Başkanlıkça yurt dışına yapılan heyet ziyaretlerinde FETÖ/PDY ve finansal yapısı hakkında bilgilendirmede bulunuyor.

FETÖ toparlanma arayışında

MASAK’a, 17-25 Aralık 2013 sonrasında olgunlaştırılan mali soruşturmalar ve özellikle de 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreçte, FETÖ’nün güç kaybettiği, yurt içinde gelir elde etme imkanının neredeyse sıfırlandığı, bir toparlanma arayışında olduğu ancak yeni finansman kaynaklarına ulaşmak konusunda zorlandığına dair istihbari bilgiler ulaşıyor.

Başkanlık halihazırda diğer istihbarat birimleriyle de koordineli olarak faaliyetlerini sürdürürken özellikle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde FETÖ’nün finansman toplama veya edinme çabalarına ilişkin her istihbari bilgiyi değerlendiriyor, herhangi bir şüpheli hususun tespiti durumunda konunun takibi için adli mercilere bilgi veriyor.

Son zamanlarda finansal sistemdeki enstrüman çeşitliliği, teknolojik gelişmelere dayalı olarak artarken, özellikle kripto varlıklar, tamamen kullanıcının kontrolünde, merkeziyetsiz, anonim özellikleri nedeniyle devletler ya da kamu kurumlarının kontrolü dışındaki varlıklar olarak işlem görmeye devam ediyor. Bu özellikleri dolayısıyla MASAK tarafından kara para aklama ve terörün finansmanı suçlarında kullanılabilme riskinin yüksek olduğu, suç gelirlerini gizleme çabasında olanlar ve terör örgütleriyle bunları ve mensuplarını finanse edenler tarafından talep görebileceği değerlendiriliyor.

Başkanlık, bu kapsamda, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını yükümlüler arasına alarak, kripto varlık kullanılmak suretiyle terör örgütlerinin finanse edilmesinin önlenmesi hususunda önemli bir adım attı.

Bu çerçevede, Resmi Gazete’nin 1 Mayıs tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle, “kripto varlık hizmet sağlayıcıları”, bankalar, sigorta şirketleri, varlık yönetim şirketleri, Milli Piyango İdaresi, spor kulüpleri ve noterler ile aynı yükümlülükler altına alınarak, suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesine dair tedbirlerden yükümlü tutuldu.

MASAK da kripto varlık hizmet sağlayıcıları için bir rehber yayımlayarak, kara para ve terörün finansmanının konusunu oluşturan fonun takibi konusunda yükümlü kuruluşlar arasına dahil edilen kripto para platformlarının uyacağı kuralları derledi.

Söz konusu düzenlemeyle milli güvenliğe kast eden FETÖ/PDY ve benzeri yapılanmaların kripto varlık piyasasındaki finans kaynağının kesilmesi amaçlanıyor.

WASHINGTON (AA) – Michael Doran, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 5’inci yılında değerlendirmelerde bulundu.

O gün darbe girişimine ilişkin haberleri alınca “şoke olduğunu” aktaran Doran, girişimin başarısız olduğunu duyunca sevindiğini söyledi.

Doran, darbe girişiminin beklenmedik bir şekilde ortaya çıktığına işaret ederek “Gülenciler olduğunu anladığımızda adeta bilimkurgu gibi geldi. Bence genel olarak ama özellikle Amerikalıların bakış açısından Gülen hareketinin tüm hikayesi bilimkurgu gibi.” diye konuştu.

“Yüzüne bir şey, başkalarına başka bir şey söylediklerini gördüm”

Birçok Amerikalının aslında FETÖ’nün hikayesine inanmadığına dikkati çeken Doran “İnanmıyorlar çünkü kulağa çok fantastik geliyor.” dedi.

Doran, iş ortamında FETÖ’cüler ile bizzat karşılaştığını anlatarak şöyle devam etti:

“Yüzüne bir şey, başkalarına başka bir şey söylediklerini gördüm. Washington’da Gülenci bir gazeteci vardı, ben bunu bilmiyordum. Onun arkadaşım olduğunu sanıyordum. Bir dizi olay aracılığıyla, benim hakkımda tam tersi olan şeyler yazdığı konusunda uyarıldım. Benim hakkımda yüzüme söylediklerinin tam tersini Türkçe yazıyordu. ilk başta inanamadım çünkü gerçekten arkadaş olduğumuzu sanıyordum.”

“ABD’nin bu adamın neden Pensilvanya’da kaldığını Türk halkına açıklaması imkansız”

ABD’nin Fetullah Gülen’i Türkiye’ye iade etmek için mümkün olan her şeyi yapması gerektiğinin altını çizen Doran, “Buna ABD için bir ulusal güvenlik sorunu olarak bakıyorum. Yakın bir müttefikimiz var, son derece önemli bir müttefik ve bence zamanla daha önemli hale gelecek bir müttefik. Onun (FETÖ elebaşı) tarafından yönetilen bir darbe girişimi oldu ve Türkiye’deki herkes, hükümet ve benzer şekilde muhalefet tarafından nefret ediliyor. ABD’nin bu adamın neden Pennsylvania’da kaldığını Türk halkına açıklaması imkansız.” diye konuştu.

Doran, Amerikan hükümetinin Türkiye’nin iade talebinin Adalet Bakanlığının taleplerini karşılamadığını savunduğunu belirterek “Bunu değerlendirecek durumda değilim. Kanunu ve Türklerin argümanlarını bilmiyorum. Ancak şahsen ben bunu ulusal güvenlik çerçevesine koyardım. Türklerin, talepleri için bize sunmaları gerekenleri sağlamalarına yardımcı olmak için mümkün olduğunca çok çalışırdım.” dedi.

Şehit Astsubay Halisdemir’e övgü

Türk halkının darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiyi de değerlendiren Doran, kendisini en çok etkileyen hikayenin, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in hikayesi olduğunu aktardı.

Doran, komutanından aldığı emirle Özel Kuvvetler Komutanlığını işgal etmeye gelen darbeci general Semih Terzi’yi öldürerek darbenin seyrini değiştiren Halisdemir’in kahramanlığının çok etkileyici olduğunu vurgulayarak “Bu görevi öleceğini bilerek ya da yaşama şansının çok düşük olduğunu bilerek gerçekleştirdi. Çok etkileyici.” diye konuştu.