FETÖ'nün Pensilvanya'daki 'Gurbet Cemetery' isimli mezarlığı faaliyete geçti

NEW YORK (AA) – FETÖ’ye ait olan Lehigh Diyalog Center’a ait bir şirket tarafından satın alınan “Gurbet Cemetery” isimli mezarlığın bir süredir faaliyete açıldığı ve cenaze defin işlemlerinin yapıldığı görüldü.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yaşadığı Pensilvanya eyaletinin Saylorsburg kasabasındaki çiftliğe yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki mezarlıkta 10’a yakın mezarın bulunduğu, defin işlemi kısa süre önce tamamlandığı belli olan bazı mezarların ise henüz çevre düzenlemesinin yapılmadığı gözlendi.

Gülen’in özel kalem müdürlüğünü yapan ve adı son zamanlarda “himmet paralarını” zimmetine geçirerek şahsi servet kazandığı iddiaları ile gündem olan Cevdet Türkyolu’na ait 2 evin sınırındaki mezarlık, satın alındığı 2015’ten bu yana boş bekletiliyordu.

İsmini vermek istemeyen bir görgü tanığı, mezarlıkta geçen sene hiç mezar olmadığını, ancak son yapılan cenaze töreninin ardından mezarlığa uğradığında, 2020, 2019 hatta bir tane de 2018 yılına ait mezarı görünce şaşırdığını söyledi.

En son Gülen’in yakın arkadaşı defnedildi

Arazisinin genişliği ve 2 bin mezar kapasitesi ile dikkati çeken Gurbet Mezarlığı’na en son nisanın ilk haftasında vefat eden ve Fetullah Gülen’in 20 yılı aşkın en yakınında bulunan isimlerden olan Salih Sal Dinçer defnedildi.

Örgüte ait internet sayfalarındaki haberlerde yer alan fotoğraflarda, örgüt elebaşı Gülen’in, Dinçer’in cenazesi için söz konusu mezarlığa gelerek cenaze namazını kıldırdığı ve defin işlemi tamamlanıncaya kadar beklediği kaydedildi.

Zorunlu hastane ziyaretleri dışında Saylorsburg kasabasındaki örgüt merkezinden çıkmayı tercih etmeyen Fetullah Gülen’in, cenaze merasimi için mezarlığa gelmesi dikkati çekti.

Örgüte ait yayın organlarında, resmi adı Golden Generation Worship & Retreat Center olan FETÖ karargahının kuruluşundan bu yana yöneticiliğini yaptığı söylenilen Salih Dinçer’den sonra, Gülen’in de ölümünden sonra bu mezarlığa gömüleceği düşüncesi ağır bastı.

Girişinde “Gurbet Mezarlığı” yazılı büyük bir tabelanın bulunduğu arazinin ortasında, iki servinin arasındaki bölümün elebaşı Gülen için ayrıldığı daha önce de konuşulmuştu.

FBI tarafından banka hesaplarına el konulmuştu

FETÖ’nün Gurbet Mezarlığı’na en son defnedilen Salih Sal Dinçer’in adı, 2017 yılında banka hesaplarına FBI tarafından el konulan ve hakkında soruşturma açılan 4 FETÖ üst düzey yöneticisi arasında yer almıştı.

FETÖ’nün gizli kasası Mustafa Özcan, özel işlerinden sorumlu Cevdet Türkyolu, Aker Eşarplarının sahibi İzzet Akyar ve Salih Dinçer’in banka hesaplarına uluslararası hesaplardan transfer edilen büyük miktarda para Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) dikkatini çekmiş ve bu kişilerin hesapları Amerikan bankaları tarafından “kara para aklanıyor” şüphesiyle kapatılmıştı.

Beyin kanaması teşhisi ile 76 yaşında vefat ettiği söylenilen Salih Dinçer’in 2015’te ölen Amerikalı eşi Barbara G. Dinçer’in Nazareth kentinde bulunan St. John’s United Christ’s of Church kilisesinin üyesi olduğuna dair bilgiler Türk medyasında yer almıştı.

Mezarlıkta dini semboller kullanılmadı

Arsası 6 yıl önce alınan mezarlığın sadece “Gurbet Cemetery” yazan tabelasında bugüne kadar İslam dinine ait herhangi bir sembol, ayet veya hadise yer verilmedi.

Amerika’daki geleneğin aksine, uzaktan bakıldığında, hangi dine veya etnik gruba ait olduğu anlaşılmayan mezarlıktaki mezar taşlarında da dini veya milli aidiyeti belirten herhangi bir sembolün kullanılmaması dikkati çekti.

Kaidesi tamamlanmış mezarlarda sadece baş ucuna gelindiğinde okunabilecek şekilde, Türkçe “Ruhuna El Fatiha” yazdığı görüldü.

İnanç aidiyeti belirtilmeyen mezarlığa, bundan sonraki süreçte farklı inanca sahip kişilerin gömülüp gömülmeyeceği ise merak konusu.

Mezarlığa ait internet sayfasına ulaşılamıyor

FETÖ’nün Lehigh Diyalog Center adlı dinler arası diyalog faaliyetleri ile bilinen kuruluşuna ait olan Gurbet Cemetery’nin aynı isimle açılan internet sitesine ulaşılamadı.

Arazinin satın alınmasından bu yana açık olan sitenin, mezarlığın faal olarak kullanılmaya başladığı bir dönemde kapanmış olması ve cenaze işlerinin de Bachman Kulik & Reinsmith isimli bir cenaze evine verilmiş olması dikkati çeken bir başka gelişme oldu.

Gurbet Cemetery’ye defnedilen tüm cenazelerin işlemlerini yapan Amerikan cenaze evinin internet sayfasında, Hristiyanların yanında Yahudi inancına özel defin hizmetlerinin de bulunduğu açıkça yer alırken, Müslüman cenaze servisi yapıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmadı.

Daha önceki yıllarda erişilebilir durumda olan mezarlığın internet sayfasında, Murat Al, Ramazan Tufan ve Orhan Güven isimlerinin yönetici olarak yer aldığı, mezar taşı dahil, tüm cenaze hizmetleri için 4 bin 250 dolar istendiği, eyalet dışından gelecek cenazelerin masrafının ise daha yüksek tutabileceği bilgileri yer aldığı tespit edilmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AA muhabirinin Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı MASAK’tan aldığı bilgiye göre, Başkanlık tarafından FETÖ/PDY’nin finansal yapısına ilişkin yürütülen soruşturma ve incelemelere 17-25 Aralık 2013 sonrası savcılık ve kolluk birimleriyle koordineli olarak başlandı.

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine kadar olan süreçte mali soruşturmalar olgunlaştırılırken, örgütün finansal sektördeki en önemli aktörlerinden Kaynak Holding AŞ’ye, örgütle bağlantılı şirketlerin başında gelen Koza-İpek Holding AŞ’ye ve örgütün önde gelen bağlantılı şirketlerine kayyum tayin edilme süreçlerine başlandı. 29 Mayıs 2015’te Asya Katılım Bankası AŞ, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilirken, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerle FETÖ/PDY yurt içindeki ekonomik varlıklarını kaybetti. Bu süreçte, örgütle bağlantılı eğitim kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları kapatılırken, bağlantılı, iltisaklı, irtibatlı şirketlere de TMSF tarafından kayyum tayin edildi.

MASAK, aklama ve terörün finansmanı suçlarına ilişkin toplanan verileri ve şüpheli işlem bildirimlerini analiz, değerlendirme ve ilgili birimlere sevk faaliyetlerini sürdürüyor.

Bunun yanı sıra FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasında yer alan kişilerle ilgili savcılık ve mahkemelerden gelen taleplerde, hakkında mali analiz raporu düzenlenmesi talep edilen gerçek ve tüzel kişilerin, FETÖ/PDY ile organik bağlantısı olup olmadığını tespite yönelik MASAK tarafından erişim sağlanabilen her türlü veriyi bir arada analiz etmek suretiyle çalışmalarına devam ediyor.

Terör örgütüne yönelik mali incelemeler

MASAK, FETÖ/PDY’nin mali yapılanmasının deşifre edilmesine ilişkin çalışmalar kapsamında adli makamların örgüte yönelik soruşturma ve kovuşturmalarına katkı sağlıyor.

FETÖ/PDY kapsamında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda yer alan kişilerin mal varlıkları, ortaklıkları, banka hesapları ve hesap hareketleri, FETÖ/PDY ile ilişkili olabilecek para transferleri ve benzeri konulardaki analiz raporları taleplerini yerine getiren Başkanlık, aynı zamanda resen yürüttüğü analiz çalışmalarıyla örgütün mali sistem içindeki risk teşkil eden hareketlerde kullandıkları finansal enstrümanların tespitine yönelik çalışmalar da yapıyor.

MASAK, 2020 sonuna kadar FETÖ/PDY hakkında 57 bin 672 analiz dosyasını tamamlarken, bu dosyalar kapsamında toplam 270 bin 614 gerçek ve tüzel kişi hakkında düzenlediği analiz raporlarını adli makamlara sundu.

Hazine ve Maliye Bakanlığının yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işlemlere konu mal varlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması durumunda 7 iş günü askıya almaya yetkisi bulunurken, 2020 sonuna kadar FETÖ/PDY şüphesi görülen 1571 işlemde bu karar verildi.

Ayrıca, bu yıl FETÖ/PDY ile iltisaklı 205 gerçek kişinin Türkiye’deki mal varlıklarının dondurulması kararlaştırıldı, bu kişilerin 203’ü, ayrıca 2015’te 11 kişi, 2017’de 72 kişi ve 2020’de de 120 kişi hakkında ilgili yabancı devletlerden mal varlığının dondurulması talebinde bulunuldu.

FETÖ ile mücadelede yurt dışı muadil kuruluşlarla iş birliği

Türkiye’nin mali istihbarat birimi olan MASAK, kara para aklanması ve terörün finansmanı suçları kapsamında tüm ülkelerdeki muadili istihbarat birimleriyle iş birliği halinde faaliyetlerini sürdürürken bu kapsamda, araştırma konusu kişilerin yurt dışına uzanan ve mahiyeti anlaşılamayan finansal işlemlerine ilişkin bilgi paylaşımı/talebi yapıyor.

Bu çerçevede MASAK, FETÖ’nün finansman kaynaklarının engellenmesi amacıyla 2020 sonuna kadar örgüt hakkında 450 gerçek ve tüzel kişiyle ilgili yurt dışı muadil mali istihbarat birimlerine bilgi paylaşımı veya talebinde bulundu.

Başkanlık, yurt dışı muhatapların örgüt ve finansal yapısı konusunda bilgilendirilmesi kapsamında da gerek yurt dışından gelen yabancı heyetlere gerekse Başkanlıkça yurt dışına yapılan heyet ziyaretlerinde FETÖ/PDY ve finansal yapısı hakkında bilgilendirmede bulunuyor.

FETÖ toparlanma arayışında

MASAK’a, 17-25 Aralık 2013 sonrasında olgunlaştırılan mali soruşturmalar ve özellikle de 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreçte, FETÖ’nün güç kaybettiği, yurt içinde gelir elde etme imkanının neredeyse sıfırlandığı, bir toparlanma arayışında olduğu ancak yeni finansman kaynaklarına ulaşmak konusunda zorlandığına dair istihbari bilgiler ulaşıyor.

Başkanlık halihazırda diğer istihbarat birimleriyle de koordineli olarak faaliyetlerini sürdürürken özellikle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde FETÖ’nün finansman toplama veya edinme çabalarına ilişkin her istihbari bilgiyi değerlendiriyor, herhangi bir şüpheli hususun tespiti durumunda konunun takibi için adli mercilere bilgi veriyor.

Son zamanlarda finansal sistemdeki enstrüman çeşitliliği, teknolojik gelişmelere dayalı olarak artarken, özellikle kripto varlıklar, tamamen kullanıcının kontrolünde, merkeziyetsiz, anonim özellikleri nedeniyle devletler ya da kamu kurumlarının kontrolü dışındaki varlıklar olarak işlem görmeye devam ediyor. Bu özellikleri dolayısıyla MASAK tarafından kara para aklama ve terörün finansmanı suçlarında kullanılabilme riskinin yüksek olduğu, suç gelirlerini gizleme çabasında olanlar ve terör örgütleriyle bunları ve mensuplarını finanse edenler tarafından talep görebileceği değerlendiriliyor.

Başkanlık, bu kapsamda, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını yükümlüler arasına alarak, kripto varlık kullanılmak suretiyle terör örgütlerinin finanse edilmesinin önlenmesi hususunda önemli bir adım attı.

Bu çerçevede, Resmi Gazete’nin 1 Mayıs tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle, “kripto varlık hizmet sağlayıcıları”, bankalar, sigorta şirketleri, varlık yönetim şirketleri, Milli Piyango İdaresi, spor kulüpleri ve noterler ile aynı yükümlülükler altına alınarak, suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesine dair tedbirlerden yükümlü tutuldu.

MASAK da kripto varlık hizmet sağlayıcıları için bir rehber yayımlayarak, kara para ve terörün finansmanının konusunu oluşturan fonun takibi konusunda yükümlü kuruluşlar arasına dahil edilen kripto para platformlarının uyacağı kuralları derledi.

Söz konusu düzenlemeyle milli güvenliğe kast eden FETÖ/PDY ve benzeri yapılanmaların kripto varlık piyasasındaki finans kaynağının kesilmesi amaçlanıyor.

WASHINGTON (AA) – Michael Doran, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 5’inci yılında değerlendirmelerde bulundu.

O gün darbe girişimine ilişkin haberleri alınca “şoke olduğunu” aktaran Doran, girişimin başarısız olduğunu duyunca sevindiğini söyledi.

Doran, darbe girişiminin beklenmedik bir şekilde ortaya çıktığına işaret ederek “Gülenciler olduğunu anladığımızda adeta bilimkurgu gibi geldi. Bence genel olarak ama özellikle Amerikalıların bakış açısından Gülen hareketinin tüm hikayesi bilimkurgu gibi.” diye konuştu.

“Yüzüne bir şey, başkalarına başka bir şey söylediklerini gördüm”

Birçok Amerikalının aslında FETÖ’nün hikayesine inanmadığına dikkati çeken Doran “İnanmıyorlar çünkü kulağa çok fantastik geliyor.” dedi.

Doran, iş ortamında FETÖ’cüler ile bizzat karşılaştığını anlatarak şöyle devam etti:

“Yüzüne bir şey, başkalarına başka bir şey söylediklerini gördüm. Washington’da Gülenci bir gazeteci vardı, ben bunu bilmiyordum. Onun arkadaşım olduğunu sanıyordum. Bir dizi olay aracılığıyla, benim hakkımda tam tersi olan şeyler yazdığı konusunda uyarıldım. Benim hakkımda yüzüme söylediklerinin tam tersini Türkçe yazıyordu. ilk başta inanamadım çünkü gerçekten arkadaş olduğumuzu sanıyordum.”

“ABD’nin bu adamın neden Pensilvanya’da kaldığını Türk halkına açıklaması imkansız”

ABD’nin Fetullah Gülen’i Türkiye’ye iade etmek için mümkün olan her şeyi yapması gerektiğinin altını çizen Doran, “Buna ABD için bir ulusal güvenlik sorunu olarak bakıyorum. Yakın bir müttefikimiz var, son derece önemli bir müttefik ve bence zamanla daha önemli hale gelecek bir müttefik. Onun (FETÖ elebaşı) tarafından yönetilen bir darbe girişimi oldu ve Türkiye’deki herkes, hükümet ve benzer şekilde muhalefet tarafından nefret ediliyor. ABD’nin bu adamın neden Pennsylvania’da kaldığını Türk halkına açıklaması imkansız.” diye konuştu.

Doran, Amerikan hükümetinin Türkiye’nin iade talebinin Adalet Bakanlığının taleplerini karşılamadığını savunduğunu belirterek “Bunu değerlendirecek durumda değilim. Kanunu ve Türklerin argümanlarını bilmiyorum. Ancak şahsen ben bunu ulusal güvenlik çerçevesine koyardım. Türklerin, talepleri için bize sunmaları gerekenleri sağlamalarına yardımcı olmak için mümkün olduğunca çok çalışırdım.” dedi.

Şehit Astsubay Halisdemir’e övgü

Türk halkının darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiyi de değerlendiren Doran, kendisini en çok etkileyen hikayenin, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in hikayesi olduğunu aktardı.

Doran, komutanından aldığı emirle Özel Kuvvetler Komutanlığını işgal etmeye gelen darbeci general Semih Terzi’yi öldürerek darbenin seyrini değiştiren Halisdemir’in kahramanlığının çok etkileyici olduğunu vurgulayarak “Bu görevi öleceğini bilerek ya da yaşama şansının çok düşük olduğunu bilerek gerçekleştirdi. Çok etkileyici.” diye konuştu.