Filipinler'de rehine krizi olaysız sona erdi

MANİLA (AA) – Filipinler'de eski bir güvenlik görevlisinin alışveriş merkezinde çok sayıda kişiyi rehin almasıyla gün boyu yaşanan kriz olaysız sona erdi.

Yetkililer, kısa bir süre önce işten çıkarılan eski güvenlik görevlisi Archie Paray'ın serbest bıraktığı tüm rehineler ile alışveriş merkezinden ayrılarak teslim olduğunu bildirdi.

Paray'ın alışveriş merkezinin ikinci katına çıkarken vurarak yaraladığı güvenlik görevlisinin durumunun da iyi olduğu ifade edildi.

Filipinler'de San Juan kentinde V-Mall alışveriş merkezinde eski güvenlik görevlisi, çoğu çalışan 30 kişiyi rehin almış, silah seslerinin duyulduğu bina polis tarafından kuşatılmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türk savunma sanayi şirketi FNSS, Filipinler Savunma Bakanlığı ile imzaladığı sözleşme kapsamında, Filipinler ordusuna stabilize insanlı silah kulesi üretimi, entegrasyonu ve lojistik destek hizmetlerinin yanı sıra Amfibi Zırhlı Muharebe İş Makinesi (AZMİM) araçları ve lojistik destek hizmetleri sağlayacak.

FNSS Savunma Sistemleri açıklamasına göre, Ağustos 2020'de resmi olarak yürürlüğe giren sözleşme çerçevesinde, Ekim 2021'de kulelerin araçlara monte edilmiş olması ve Aralık 2021 itibarıyla eğitim ve lojistik destek hizmetlerinin tamamlanmış olması planlanıyor.

Filipinler ordusunun modernizasyon programı kapsamında, mevcut paletli zırhlı araçların ateş gücünü artırmak ve geliştirmek amacına yönelik bu program doğrultusunda, daha önce farklı ülkeler için üretilmiş ve satışı yapılmış insanlı kuleler; son teknoloji ürünü görüş (gündüz/gece) ve atış kontrol sistemleri kullanılarak üretilecek.

Üretimi FNSS tesislerinde yapılacak kuleler, daha sonra Filipinler'de yine FNSS tarafından paletli zırhlı araçlara entegre edilerek kullanıcıya teslim edilecek. Kabul testlerinin bir bölümü Türkiye'de, bir bölümü ise Filipinler'de yapılacak olan kuleler için eğitim faaliyetleri entegre lojistik destek hizmetleri kapsamında Filipinler'de gerçekleştirilecek.

Tek kişilik insanlı kuleler, maliyet etkinliği ve üstün teknik özellikleri ile dünyanın önde gelen firmaların ürünlerine karşı başarı sağlayarak Filipinler ordusunun tercihi oldu.

FNSS, Türk savunma sektöründe, dost ve müttefik kuvvetler envanterine tek kişilik stabilize kule ihraç eden "tek şirket" olma özelliğini sürdürüyor. Proje, Türkiye ve Filipinler hükümetleri arasında yapılan Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması kapsamında icra edilecek.

– FNSS AZMİM aracı Filipinler ordusunun istihkam kabiliyetlerini ileriye taşıyacak

Diğer yandan, FNSS ile Filipinler Savunma Bakanlığı arasında imzalanan ve Kasım 2020'de resmi olarak yürürlüğe giren bir diğer sözleşme kapsamında ise FNSS, Filipinler ordusuna AZMİM araçları ve lojistik destek hizmetleri sağlayacak.

Bu kapsamda 2023 yılı mart ayı sonuna kadar araçların teslim edilmiş, eğitim ve lojistik destek hizmetlerinin tamamlanmış olması planlanıyor.

Filipinler ordusunun modernizasyon programı kapsamında, istihkam taburlarının operasyon kabiliyetlerini artırmak ve amfibik özellik yeteneği ile bu kabiliyetleri daha ileri aşamalara taşımaya yönelik bu program doğrultusunda, araçta kullanılan alt sistemler ve görev ekipmanları günümüz teknolojik gelişmelerini yansıtan niteliklerde olacak şekilde belirlendi. Üretimi FNSS tesislerinde yapılacak araçlar, daha sonra Filipinler'de yine FNSS tarafından kullanıcıya teslim edilecek.

Kabul testlerinin bir bölümü Türkiye'de, bir bölümü ise Filipinler'de yapılacak araçlar için eğitim faaliyetleri entegre lojistik destek hizmetleri kapsamında Filipinler'de gerçekleştirilecek.

Dünyada yüzme kabiliyetine sahip ilk ve tek istihkam dozer aracı olan AZMİM, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde kendisini başarıyla kanıtlayarak bu referans ile ilk defa yurt dışına ihraç edildi. FNSS, bu proje ile Filipinler pazarında kalıcı olmak adına önemli bir adım attı.

AZMİM projesi, Türkiye ve Filipinler hükümetleri arasında imzalanan Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması kapsamında, yine FNSS'nin İnsanlı Silah Kuleleri projesinin ardından imzalanan ikinci proje oldu.

– FNSS hakkında

Açıklamaya göre, FNSS Savunma Sistemleri AŞ, ihtiyaca özel, etkin, güvenilir, yenilikçi paletli ve tekerlekli zırhlı araçlar tasarlayan, üreten ve alanında dünya liderleri arasında kabul edilen bir firma olarak öne çıkıyor. Ürünleri, farklı ülkelerdeki kullanıcılar tarafından tercih edilen FNSS, bugüne kadar 4 binin üzerinde zırhlı muharebe aracını kullanıcılarına teslim etti. FNSS'nin oluşturduğu geniş ürün ailesi; 15 ton sınıfında paletli zırhlı araçlardan orta ağırlık sınıfı tanka, 4×4'ten 8×8 taktik tekerlekli zırhlı araçlara, seyyar yüzücü hücum köprüsünden zırhlı istihkam iş makinesine ve insanlı ve insansız kulelere kadar uzanıyor.

FNSS, 1.000'e yakın yetkin ve dinamik çalışanından kurulu kadrosu ile tasarımdan ürün desteğine kadar tüm ürün yaşam döngüsü boyunca yenilikçi çözümler sunuyor. Şirket, 1990'da üretimine başladığı araçları, kullanıcı ihtiyaçları çerçevesinde sürekli güncel tutarken, modern muharebe sahasının ihtiyaçlarını karşılayacak yeni nesil araçlar tasarlamayı ve üretmeyi de sürdürüyor. Dünya pazarlarına yenilikçi, modern ve yüksek teknolojili çözümleri sunan FNSS'nin, paletli araçlarda Kaplan 20 ve 30, tekerlekli araçlarda ise Pars III ürün ailesinin, gelecek dönemin kullanıcı beklentilerini şekillendiren araçlar olması bekleniyor.

– Kullanıcı odaklı çözümleri hayata geçiriyor

FNSS mühendisliği, sınıfında amfibi özelliğe sahip dünyanın tek aracı olan Kunduz (Amfibi zırhlı istihkam İş Makinası) ve tank sınıfına yeni bir soluk getiren Kaplan MT (Orta ağırlık sınıfı tank) gibi çok özel ihtiyaçları adresleyen ürünlere hayat veriyor. Bu platformlar, FNSS'nin, kullanıcısını anlayan ve nokta atışı çözüm sunan iş yapış tarzının en güncel örnekleri arasında yer alıyor.

FNSS ürünleri; performanslarını, kullanıcılarının gerçekleştirdiği ayrıntılı kabul testlerinin ötesinde, muharebe sahasında da ispat etmiş çözümler olarak öne çıkıyor. Kullanıcı memnuniyetine çok uzun vadeli bakan şirket, teslim ettiği ürünlerin ömür devrinin ötesine geçebilmesini ve bu süreçte ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçlara da çözüm üretebilmesini olanaklı kılan, güvenilir iş birlikleri kurmasıyla da fark oluşturuyor. Bu niteliği sayesinde FNSS, büyük projelere imza attığı ülkelerde yerli iş gücü istihdamı, yerel tedarik zinciri kurulması ve teknoloji transferiyle önemli ölçüde ekonomik katma değer katıyor. Türk savunma sanayisinin milli bir değeri olan FNSS, 30 yıllık bilgi birikimiyle tüm paydaşlarına yaratıcı çözümlerle değer katmaya devam ediyor.

COTABATO(AA)- Güney Asya ülkesi Filipinler’de yarım asırdan uzun süredir devam eden ve yüz binlerce kişinin ölümüne neden olan Moro Müslümanları sorununda, 2012’de Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) ile Filipin devleti arasında ateşkes ilan edildi.

Barış anlaşması sürecinin ardından, Ocak 2019’da yapılan halkoylamasıyla “Bangsamoro Organik Yasası” kabul edildi ve böylece “Bangsamoro Geçiş Hükümeti” resmen kurulmuş oldu.

Bangsamorolu Müslümanlar, 1946’dan bu yana ilk kez kendi özerk yönetimlerini kurarken, bölgede savaş ve kaos ortamı geride kaldı. Barış ve istikrarın tesis edildiği bölgede, sosyal hayat gelişmeye, insanlar da eğitime ve ticari faaliyetlere yönelmeye başladı.

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, savaşın esir aldığı bölgede 1997’den itibaren geçici, 2012’den bu yana ise Necmettin Erbakan Başbakanlığındaki 54’üncü Hükümetin de destekleriyle kalıcı olarak insani yardım faaliyetleri yürütüyor.

Cotabato’nun kenar mahallelerindeki Uğur Süleyman Söylemez yetimhanesinde AA muhabirine açıklamalarda bulunan İHH Bangsamoro temsilcisi Ömer Kesmen, uzun süren savaştan dolayı Mindanao Adası’nda (Müslümanların bulunduğu bölgede, Cotabato şehri ve çevresinde) 10 binden fazla savaş mağduru yetim olduğunu belirtti.

İHH’nın bölgedeki yetim çocuklar için iki yetimhane ve bir okul inşa ettiğini aktaran Kesmen, vakfın 154’ü yetimhanelerde olmak üzere 700 çocuğun ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini söyledi.

Kesmen, insani yardımın dışında, yetimhanelerdeki çocuklara yüksek standartlarda eğitim imkanı da sağladıklarını vurguladı.

İHH’nın yalnızca yetimlerle ilgilenmediğinin altını çizen Kesmen, “İşimizin diplomasi ayağı da var. İHH Mütevelli Heyeti Başkan Vekili ve Uluslararası Denetim Ekibi (IMT) üyesi Hüseyin Oruç, 2013’ten beri uluslararası gözlemci heyet içerisinde yer alıyor.” ifadesini kullandı.

İlk yıllarda kabullenmekte zorlandılar

Kesmen, bölgede insani faaliyet yapmaya başladıkları ilk yıllarda, yerel halk tarafından kabul görmekte güçlük yaşadıklarını ifade etti.

Moro halkının dışarıdan etkileşime açık olmadığına dikkati çeken Kesmen, şunları söyledi:

“Ben burada daimi olarak yaşayan tek yabancı Müslüman’dım. Biz burada iş yaptırmak için epey zorlandık. Bize uzun süre bir soru işareti koydular ama daha sonra yaptığımız faaliyetleri görünce bizi artık kabullendiler. Ayrıca hem buranın bürokrasisi hem de halkın iş tutuş şekli bizi oldukça yordu.”

Filipin hükümeti yardım faaliyetlerini takip ediyor

Kesmen, Filipin hükümetinin ülkede faaliyette bulunan STK’lerin yardım faaliyetlerini kolaylaştırdığını fakat başıboş bırakmadığını anlatarak, “Filipin devleti her zaman yardım kuruluşlarını takipte olmuş. Kiminle irtibatları var, nasıl faaliyetler yapılıyor gibi birtakım izlemeler yapmış.” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgede Müslüman STK’lerin yardım faaliyetlerine başlamasının ardından ülkeye giriş çıkışlarda zorluk yaşadıklarını dile getiren Kesmen, şöyle devam etti:

“Birkaç kez Türkiye’den buraya gelen arkadaşların (başkent) Manila’dan ülkeye girişlerine izin verilmedi ve sınır dışı edildi. Arkadaşlar uçakta verilen kağıttaki ‘nerede kalacaksınız’ sorusuna ‘Mindanao’ diye yazdıklarında, otomatik olarak sorguya çekilirler. Neden oraya gidiyorsunuz? Orada ne yapacaksınız? gibi soruların izahı çok zor çünkü bu bölgeler turistik değil.”

Suç oranları azalıyor, sosyal hayat gelişiyor

Kesmen, bölgede yapılan ateşkes ve referandum ile halkın birçok alanda rahatladığını vurgulayarak, uzun yıllar sonra sosyal hayatın gelişmeye başladığını ifade etti.

Halkın yeni kurulan geçiş hükümetine destek verdiğini dile getiren Kesmen, “Halk kendi arasındaki düşmanlıkları, problemleri kendileri çözümlemeye başladı ya da bu problemleri yansıtmamaya başladılar. Kan davası olan iki aşiret hükümete destek vermek adına kan davalarını durdurdu.” dedi.

Her gün işlenen cinayetler nedeniyle halkın korku içinde yaşadığı günlerin artık geride kaldığını kaydeden Kesmen, şunları söyledi:

“Hükümet kurulduktan sonra bunlar inanılmaz derecede minimize edildi. Şimdi herkes rahat bir şekilde evine gidebiliyor. Akşamları geç saatlere kadar sosyal yaşam devam ediyor. Halk bu rahatlamayla eğitim ve ticari faaliyetlere de yönelmeye başladı. Halkın bu rahatlaması bile çok büyük bir kazanım.”

Kesmen ayrıca bölgede yaşayan 1 milyon Hristiyan’ın, referandumda Müslümanların lehine destek verdiklerine dikkati çekerek, “Aşırılıkçı Katoliklerin dışında bütün Hristiyanlar gidişattan memnun.” diye konuştu.

Moro halkı İslam dünyasıyla ilişkilerini geliştirmek istiyor

Kesmen, Moro halkının yüzyıllar boyunca İspanyollarla başlayıp, ABD ve Japonlarla ve en son da Filipinler hükümeti ile savaşması nedeniyle, dışarıyla herhangi bir bağ kuramadıklarını ve halkın birçok konuda eksik kaldığını ifade etti.

Moro halkının, İslam dünyasıyla ilişkilerini geliştirmek istediklerine de değinen Kesmen, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Morolular, hem idarecilik anlamında hem de toplumun ekonomik seviyesini yükseltebilecek birtakım iyileştirmeler yapılmasını istiyorlar. Buradaki yetkililerle görüştüğümüzde, ‘Biz savaşırken birçok şeyi ihmal ettik. Bunların en başında da eğitim geliyor. Çocuklarımızı eğitemedik’ diyorlar. İlişkiler iyi olursa, hem bu süreçte hem de ilerde yaşanabilecek sorunlarda İslam dünyasının onların yanında duracaklarını düşünüyorlar.”