Filyos Limanı Projesi'nde yüzde 67 ilerleme sağlandı

ZONGULDAK (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Filyos Limanı Projesi'nde yüzde 67 ilerleme sağlandığını belirterek, "Sultan Abdülhamit döneminden beri ülkemizin hayali olan Filyos Limanı Projesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla hayat buldu." dedi.

Karaismailoğlu, Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde yapımı devam eden Filyos Limanı ile Mithatpaşa Tünelleri ve Çaycuma Havalimanı ile ilgili olarak Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş'tan bilgi aldı.

Daha sonra Filyos Limanı'nı tekneyle gezerek inceleyen Karaismailoğlu, üretilen çelik kazık borularının denize indirilmesinin ardından telsizle kazıkların çakılması talimatını verdi.

Bakan Karaismailoğlu, teknede yaptığı açıklamada, her başlanılan işi mükemmel bitirmenin güç olduğunu söyledi.

Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Türkiye'nin, ulaştırma faaliyetleri açısından kendilerini gururlandıran benzersiz bir rekabet gücüne sahip bulunduğunu dile getiren Karaismailoğlu, Türkiye'yi ve vatandaşları kara, hava ve deniz yollarıyla, haberleşme altyapısıyla büyüklüğüne ve hedeflerine yaraşır olanaklara eriştirdiklerini ifade etti.

Karaismailoğlu, yurdun dört bir yanında devam eden projelerle mutlu bir ulaşım sistemi oluşturduklarını, bölgede ve dünyada tüm ulaşım ağlarıyla bağlantıları sağladıklarını belirtti.

Tamanlandığında 25 milyon ton konteyner elleçleme kapasitesi ve ülkenin en büyük lojistik üslerinden birisi haline gelecek Filyos Limanı'nda incelemeler yaptıklarını söyleyen Karaismailoğlu, her konuda olduğu gibi limancılık sektörünü geliştirmek ve zamana uygun tesislere erişmek için de var güçleriyle çalıştıklarını dile getirdi.

– "Türkiye'yi uluslararası bir koridora çevirmeye çalışıyoruz"

Dünyadaki zenginlik merkezlerinde önemli değişiklikler yaşandığına dikkati çeken Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

"Bu dönem, bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyaların dönemi olacaktır. Anadolu, Kafkasya, Orta Asya ve hatta Çin'in batısına kadar olan bölge hem taşımacılık hem ticaret hem turizm bakımından çok daha önemli hale gelecektir. Bu nedenle biz Türkiye'yi en kısa sürede Asya, Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz ülkeleri arasında ulaşımın her modunda uluslararası bir koridora çevirmeye çalışıyoruz. Onun için Lojistik Master Planı çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ülkemiz 3-4 saatlik uçuşla 1,6 milyar insanın yaşadığı coğrafyalara ulaşabilen muazzam bir konumdadır. Sadece İpek Yolu üzerindeki doğu-batı koridorunda değil, Kafkas ülkeleri ve Rusya'dan Afrika'ya uzanan kuzey-güney koridorlarının tam ortasında bulunuyor. Bu nedenle tüm ulaşım politikalarımız ve yatırımlarımız uluslararası koridorlarda, doğu-batı, kuzey-güney aksında yer alan Asya Avrupa ve Rusya Orta Doğu coğrafyasını kapsayacak şekildedir."

– 2023'te hedef, transit geçişten 5 milyar dolar gelir elde etmek

Küresel lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, ticaretin geliştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için her alanda çok yönlü yatırımlar yaptıklarını anlatan Karaismailoğlu, "Türkiye olarak 2023 yılında 228 milyar, 2053 yılında ise 987 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca ulaştırma yatırımları sayesinde ülkemiz üzerinden gerçekleştirilen transit geçişten 2023 yılında 5 milyar dolar, 2053 yılında ise 214 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz. Bugüne kadar yaptığımız ve yapmaya devam edeceğimiz ulaştırma yatırımlarıyla bu hedefleri yakalayacağımıza inanıyorum." dedi.

Bakan Karaismailoğlu, Marmaray, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Samsun-Sivas tren hattı, yüksek hızlı tren hatları ve kurulan lojistik merkezleri gibi nice projeyle Çin'den Avrupa'ya hareket eden transit yükü Türkiye üzerinden çekmeye başladıklarını dile getirdi.

Özellikle 30 Ekim 2017 tarihinde faaliyete başlayan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı üzerinden orta vadede 3,2 milyon ton, uzun vadede 6,5 milyon ton yük taşınmasını hedeflediklerini söyleyen Karaismailoğlu, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattında şimdiden kapasite artırımına gittiklerini, yani hedefleri şimdiden yakalamaya başladıklarını ifade etti.

Bu çerçevede Filyos Limanı'nı, Türkiye'nin uluslararası ulaşım koridorları üzerinde önemini artıracak bir proje olarak gördüklerini belirten Karaismailoğlu, limanın sadece Zonguldak'ın değil, başta Karabük ve Bartın olmak üzere tüm Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nun ihracat merkezi haline geleceğini bildirdi.

Filyos Limanı'nın ayrıca Rusya, Balkanlar ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacağını ve tüm bölgenin yükünü Karadeniz üzerinden Rusya'ya, Balkanlara, İskandinav ülkelerine taşıyacağını söyleyen Bakan Karaismailoğlu, şöyle konuştu:

"Filyos Limanı'nın proje genelinde ilerleme oranımız yüzde 67. Projemizi bu yıl sonunda bitirip hizmete almayı hedefliyoruz.
Ana mendireği 2 bin 450 metre,
en derin yeri 19 metre,
rıhtımının uzunluğu ise 3 bin metre olacaktır. Elbette sadece limanı yapmakla iş bitmiyor.
Bu limanın bağlantı yollarını da en iyi şekilde tesis etmeniz gerekiyor. Bu noktada da limanımızın kara yolu ve demir yolu bağlantısı etüt proje fizibilite çalışmalarını tamamladık. En kısa zamanda ihalesini gerçekleştirip inşasına başlamayı hedefliyoruz."

Karaismailoğlu, Filyos Limanı'nı yakından ilgilendiren bir diğer proje olan Mithatpaşa Tünellerini de incelediklerini anımsatarak, tünellerin bölge ulaşımının rahatlaması ve gelişmesi açısından öneminin çok büyük olduğunu ifade etti.

Mithatpaşa Tünelleri tamamlandığında Ankara ve İstanbul istikametinden gelen araçların şehir içine girmeden Kilimli-Filyos Sahil Yolu güzergahına geçebileceğini belirten Karaismailoğlu, hem kent içi trafiğinin rahatlayacağını hem de daha güvenli, kısa süreli ve konforlu bir ulaşımın sağlanacağını bildirdi.

– "Filyos Limanı bölgenin kalkınmasında lokomotif olacak"

Filyos Limanı'nın sadece bir liman olarak düşünülmemesi gerektiğini belirten Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

"Ülkemizin jeopolitik konumundan maksimum faydalanmak amacıyla uygulamaya koyduğumuz Lojistik Master Planımız çerçevesinde en büyük lojistik üslerinden biri Filyos Limanı olacak. Bölgenin kalkınması adına adeta bir lokomotif olacağına inanıyoruz. Ne mutlu bize ki böyle güzel, böyle verimli bir vatana sahibiz ancak bir vatana sahip olmak kadar o vatanı hak etmek de önemlidir. Vatanı hak etmek çok çalışmakla, toprağını, denizini, insanını ihya etmekle olur. Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yaptığımız işlere, işte bu anlayışla, bu duyguyla sarılıyoruz. Burada gördüğüm tüm güzel insanlar, değerli yöneticiler, mühendis ve işçi kardeşlerim siz de verdiğiniz emekle bu vatana karşı büyük bir sorumluluğu yerine getiriyorsunuz. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağ olun, var olun. Sultan Abdülhamit döneminden beri ülkemizin hayali olan Filyos Limanı Projesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla hayat buldu. Bu projeyle yakından ilgilenerek, bir an önce devreye alınması konusunda her zaman destek verdi. Desteklerinden dolayı kendilerine şükran borçluyuz. Biz de daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye hedefiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak gece gündüz çalışıyoruz."

Karaismailoğlu, Çaycuma ilçesindeki Zonguldak Havalimanı pistinde uzatma ve genişletme çalışmaları yaptıklarını da sözlerine ekledi.

Bakan Karaismailoğlu'nun ziyaret ve incelemelerine, Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, AK Parti Zonguldak milletvekilleri Polat Türkmen, Ahmet Çolakoğlu ve Hamdi Uçar, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz ile bakanlık yetkilileri eşlik etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesindeki liman, coğrafi avantajıyla Karadeniz ticaretinde kilit bir durak ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlama görevine başladı.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Umur Bucak, konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Limanın, yıllık 25 milyon ton konteyner elleçleme kapasitesine sahip olduğunu belirten Bucak, “Filyos Limanı, ortaya koyduğu yüksek kapasiteyle, Türkiye ticaretinin kuzey kapısı olacak.” dedi.

Bu noktada, özellikle uluslararası yükleri ve gemileri limana çekebilmek için Filyos Limanı’nın Karadeniz’deki rakiplerini iyi analiz etmek gerektiğine işaret eden Bucak, burada Rusya’nın Novorossiysk, Romanya’nın Köstence ve Ukrayna’nın Odessa limanlarının öne çıktığına dikkati çekti.

Karadeniz limanlarının özellikleri

Bucak, 8,3 kilometre uzunluğunda kıyı şeridine sahip Novorossiysk Limanı’nın, su derinliklerinin 8-15,6 metre arasında değişiklik gösteren 89 rıhtımında, yılda yaklaşık 142 milyon ton toplam yük içerisinde 900 bin TEU konteyner elleçlendiğini anlattı.

Köstence Limanı’nın da 10’unun kuru yük, 4’ünün sıvı yük, 2’sinin araç, 8’inin ağır ve büyük yük konusunda uzmanlaşmış toplam 24 rıhtıma sahip olduğunu vurgulayan Bucak, su derinliği 7-19 metre arasında değişen rıhtımlarda, yılda yaklaşık 67 milyon ton toplam yük içerisinde 700 bin TEU konteyner elleçlendiği bilgisini verdi.

Bucak, 9 kilometrelik kıyı şeridine sahip Odessa Limanı’nın ise su derinliği 8,8-11,7 metre arasında değişen 54 rıhtımında yıllık 46 milyon ton elleçleme kapasitesi bulunduğunu ve limanda yılda yaklaşık 650 bin TEU konteyner elleçlendiğini söyledi.

Filyos Limanı’nın ise rakiplerine göre oldukça önemli bir konumda bulunduğunun altını çizen Bucak, şöyle devam etti:

“İstanbul Boğazı, Süveyş Kanalı’nın 3 katı, Panama Kanalı’nın 4 katı daha yoğun gemi trafiğine sahip. Rakiplerine göre dünyanın en fazla gemi trafiğine sahip dar geçidi olan İstanbul Boğazı’na çok daha kısa bir mesafede yer alması ve gemilerin uğrak yapması için yakıt ikmali, bakım-onarım gibi çeşitli hizmetler gibi konularda Filyos Limanı dikkat çekiyor. Böylece ülkemizdeki tedarikçiler ve bakım onarım tesisleri için önemli bir fırsat ortaya çıkacak.”

“Türkiye Petrolleri’nin limandaki projeleri desteklenmeli”

Karadeniz’in en yüksek elleçleme miktarına sahip Novorossiysk Limanı’nda en fazla sıvılaştırılmış doğal gaz, petrol ve yağlar gibi sıvı dökme yüklerin elleçlendiğini belirten Bucak, limanın yakın çevresinde 1500 kilometrelik ham petrol boru hattı kullanıldığını, Kazakistan ve Rusya rezervlerinin bu liman vasıtasıyla aktarıldığını dile getirdi.

Bu noktada, liman sahasında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) yürüttüğü petrol arama ve çıkarma projelerinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Bucak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı Projesi’nin kuzey ayağı olarak da düşünülebilecek Filyos Limanı’na entegre bir boru hattı kurulması, limana önemli bir rekabetçi avantaj kazandıracaktır. Son yıllarda Karadeniz’deki konteyner taşımacılığında, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki yatırımlar neticesinde, doğrusal bir artış eğilimi izlenmektedir. Samsun Limanı, konteyner elleçlemede 2020’de yaklaşık yüzde 67’lik bir artış yakaladı. Bu sebeple, bir tarafı konteyner terminali olarak planlanan Filyos Limanı’nın, erişilebilirlik noktasındaki demir yolu entegrasyonu projelerinde ısrarcı olunmalı.”

Bucak, kısa vadede, limanda operasyonel faaliyetler yürüten TPAO’nun, ülkenin kuzey ticaretine önemli katkılar verdiğini, keşfedilen ve yeni keşfedilecek doğal gaz rezervleriyle bu katkının katlanarak artacağını kaydetti.

Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerine yakınlığı sebebiyle limanın, kısa sürede ülke ticaretinin kuzeye açılan kapısı olacağını vurgulayan Bucak, “Bu noktada sanayiye yönelik teşvikler ve serbest bölge yapılanması, tetikleyici bir güç olacaktır. Bir boru hattı projesiyle de hem kuzeydeki rakiplerimize karşı rekabetçi avantaj elde edilebilir hem de hinterland boyunca petrol ve doğal gaz rezervi olarak önemli merkezlere erişim sağlanabilir.” dedi.

“Konteyner taşımacılığında da Filyos tercih edilecek”

Ülkenin kuzey-güney aksında yürütülebilecek demir yolu entegrasyonu projeleriyle Filyos Limanı’nın Mersin, İskenderun veya Antalya limanlarıyla doğrudan bağlantısının da kurulabileceğini dile getiren Bucak, “Filyos Limanı ile Akdeniz’i birleştiren herhangi bir proje, hem Rusya’nın Çin ile deniz yolu taşımacılığında hem de Akdeniz ülkeleriyle ticaretinden pay almamızı sağlayabilir. Böylece İstanbul Boğazı’ndaki trafik rahatlatılırken, taşıma süreleri kısaltılabilir.” ifadelerini kullandı.

Özellikle Karadeniz’de konteyner hareketliliğindeki artış ele alındığında, Filyos Limanı’nın konteyner taşımacılığında tercih edilen bir liman olacağını vurgulayan Bucak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kuşak ve Yol Girişimi’nin deniz yolu ayağında bir nevi by-pass edilen ülkemiz adına çok modlu taşımacılığı içeren alternatif bir rota sunulması sağlanabilir. Bu kapsamda gelişen demir yolu taşımacılığına dünyanın en büyük gemi operatörlerinin yatırım yaptığı görülmektedir. Bu durum, ileride uzun mesafe taşımalarda yalnızca deniz yolunu içeren rotalardansa, birden fazla taşıma modunun kullanılacağı rotaların yer alacağını göstermektedir. Bu sebeple, demir yolu entegrasyonunun sağlanması, limanın rekabetçiliğinin sürdürülebilirliği açısından da oldukça önemlidir.”

ANKARA (AA) – Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamit döneminde hazırlanan “Anadolu’da Genel Üretim Raporu”nda yer alan, Türkiye’nin 150 yıllık hayali Filyos Limanı Projesi bugün hizmete alınacak.

Karadeniz hinterlandının en önemli deniz kapısı niteliği taşıyan Filyos Limanı’nın, bölgesel deniz ticaretinin yeni merkezlerinden olması hedefleniyor.

Filyos Limanı’nın sadece Zonguldak’ın değil, başta Karabük ve Bartın olmak üzere tüm Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun ana ihracat merkezi haline dönüşeceği öngörülüyor.

“Limana demir yolu bağlantısı sağlanmalı”

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Genel Müdürü Cavit Uğur, AA muhabirine, Filyos Limanı’nın, Karadeniz’de alternatif bir rota oluşturmak üzere faaliyete geçeceğini söyledi.

Limanların, her zaman bulunduğu bölgeye kazanımlar sağladığına dikkati çeken Uğur, liman faaliyetlerindeki katma değerli hizmetler ve limandan yurt dışına ve içine yönelik yük akışlarının bölgeyi hareketlendirmesiyle, yeni iş imkanlarının oluşturulacağını dile getirdi.

Uğur, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Ekim 2018’de yayınlanan “Türkiye Lojistik Master Planı”nın Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de doğu-batı koridorlarına ek olarak kuzey-güney taşıma koridorlarının geliştirilmesini öngördüğünü ifade etti.

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansınca hazırlatılan ve Kasım 2020’de yayımlanan “Filyos Lojistik Merkez Araştırma ve Ön Fizibilite Raporu”nun ise Filyos Limanı odaklı planlanan lojistik merkezle ilgili önemli bir çalışma olduğuna işaret eden Uğur, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin Akdeniz ile Karadeniz kıyıları arasındaki kuzey-güney yönündeki intermodal ve demir yolu taşımacılık koridorlarının geliştirilmesi, Türkiye’nin Akdeniz Havzası ile Karadeniz’in kuzeyindeki ülkeler arasında önemli bir lojistik koridor olmasını sağlayacaktır. Filyos Limanı ve lojistik merkezi, doğru kurgulanacak alt ve üstyapısıyla yurt içi ve yurt dışı taşımacılık koridorları üzerinde önemli bir ekonomik yapıya dönüşme kapasitesine sahip. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra Türkiye’nin özel liman işletmeciliğindeki ulusal ve uluslararası deneyimiyle verimli bir şekilde işletilecek Filyos Limanı’nın rekabette güçlü bir konumda olacağı öngörülmektedir. Elbette Filyos Limanı ile Karadeniz’de bulunan Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan limanları arasında kurulacak düzenli gemi ve Ro-Ro hatları, bu limanlar arasındaki iş birliğini ve hacmini artıracaktır. Buradaki en önemli iki nokta Filyos Limanı ile lojistik merkezinin mutlaka Türkiye ana demir yolu hattına bağlantısının sağlanması ve Filyos Vadisi’nin ekolojik dengesinin korunması ve gözetilmesidir.”

“Bölgenin kalkınmasına önemli katkı sağlayacaktır”

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ersin Açıkgöz de Filyos Limanı’nın, Türkiye’nin artan dış ticaretini karşılamak ve bölgesel bir aktarma merkezi olmasını sağlamak için planlanmış yatırımlardan olduğunu söyledi.

Açıkgöz, Proje’yle, kuzey-güney ve doğu-batı hatlarında yeni taşımacılık koridorları oluşturulmasının, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının trafik yükünün azaltılmasının, nitelikli üretimin artırılmasının, ulusal ve uluslararası taşımacılık ve ticaretin geliştirilmesinin planlandığını anlattı.

Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle yapılan dış ticaretin toplam dış ticaret içerisindeki payının yüzde 13-14’lere yaklaşırken, Karadeniz Bölgesi’nden yapılan dış ticaretin toplam içerisindeki payının ortalama yüzde 3,5-4’lerde kaldığını belirten Açıkgöz, “Filyos Projesi, içinde barındırdığı limanıyla Türkiye’nin dış ticaretine ve bölgenin kalkınmasına önemli katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

Açıkgöz, bölge limanlarında elleçlenen yüklerin, ülke genelinde elleçlenen yüklere oranının yaklaşık yüzde 4, bölgenin Türkiye’nin dış ticaretine katkısının ise yaklaşık yüzde 2,5-3 düzeyinde olduğunu söyledi.

Başta Karadeniz Havzası ve Doğu Avrupa ülkeleri olmak üzere ülkenin ulusal ve uluslararası ticaretinin Filyos Limanı ile sağlanacağının altını çizen Açıkgöz, şöyle devam etti:

“Konteyner, dökme, katı-sıvı ve cevher yüklerini elleçlemek üzere gerekli liman tesislerini bünyesinde barındıracaktır. Filyos Limanı, serbest bölge ve endüstri bölgesi yatırımlarıyla bölgeye gelecek yatırımları tamamlar niteliktedir. Filyos Projesi içerisinde uluslararası ölçekte planlanan Filyos Endüstri Bölgesi’nde yüksek ve orta-yüksek teknolojiye sahip sektörlerin yer alması planlanmıştır.”

Doğrudan ve dolaylı istihdam yaratacak

Açıkgöz, ayrıca, serbest bölgeyle de bölgede ticaretin geliştirilmesinin amaçlandığını belirterek, “Filyos Vadisi Projesi’yle doğrudan 8-10 bin, dolaylı olarak ise 20-25 bin kişiye varan yeni istihdam oluşturulması, eğitim, sağlık ve altyapı yatırımlarının yapılması ve 50-60 milyar dolar düzeyinde hasılat oluşturacak ticari altyapının bölgede oluşturulması ile cari açığın azaltılmasına katkıda bulunulması beklenmektedir.” diye konuştu.

Bununla birlikte son dönemde Batı Karadeniz Bölgesi’nde keşfedilen doğal gaz rezervinin çıkarılması ve işletilmesine ilişkin faaliyetlerin, Filyos Projesi’ne ayrı bir boyut kazandırdığının altını çizen Açıkgöz, Türkiye’nin son 33 yılda yaklaşık 800 milyar metreküp doğal gaz ithal ettiğini vurguladı.

Açıkgöz, bölgede keşfedilmiş gaz miktarının dahi ülkenin son 33 yılda tükettiği doğal gaz miktarının yarısına denk geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bölgede keşfedilen doğal gaz kuyuları üretime geçtiğinde, ülkemiz, yıllık doğal gaz ihtiyacının yüzde 30’unu karşılama kapasitesine sahip olabilecek. Keşfedilmesi muhtemel yeni rezervlerle birlikte bu oran daha da artacak ve bölge önemli bir enerji kaynağı haline gelecektir. Bölgede doğal gazın karaya çıkarılması ve işlenmesi faaliyetleri Filyos Limanı ve Vadisi üzerinden yürütülmektedir. Gazın çıkarılmasına ilişkin faaliyetlerin yanı sıra kurulması muhtemel yan sektörlerin katma değeri yüksek yüzlerce kimyasal ve petrokimya ürünü ticarileştirme potansiyeli Filyos Projesi’ni ayrıca önemli kılmaktadır.”