Firari gazeteci Can Dündar'ın Bodrum'daki villasının kaçak bölümünde yıkım başladı

MUĞLA (AA) – MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davanın firari sanığı Can Dündar ve eşine ait Muğla'nın Bodrum ilçesindeki villanın bir bölümünün imara aykırı olduğu, içerisinde havuz bulunan duvarla çevrili bahçenin ise hazine arazisini işgal ettiği tespit edildi.

Muğla Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi ekiplerinin, firari gazeteci Can Dündar'ın Bodrum'da bulunan eşi ve kendisinin üzerine kayıtlı villasında yaptığı kontrolde imara aykırılık ve hazine arazisi işgali belirlendi.

Kumbahçe Mahallesi Manastırardı mevkisindeki yapının, içerisinde havuz bulunan ve bahçe duvarı ile çevrilen 188 metrekaresinin hazine arazisine ait olduğu, binadaki pergola, çardak ve sundurma benzeri yapıların ise imara aykırı olduğunun tespit edildiği bildirilerek mülk sahibine gönderilen tahliye ihbarnamesi ile yıkım ve işgalin sonlandırılması için 15 gün süre verildi.

Gönderilen tahliye ihbarnamesinde, villadaki imara aykırılıkların ve hazine işgalinin 11 Haziran'a kadar sonlandırılmasının gerektiği tebliğ edildi.

Bunun üzerine bugün villaya gelen özel bir inşaat firmasına bağlı çalışan işçiler, Bodrum Belediyesi ekiplerinin gözetiminde yıkım çalışmasına başladı.

İşçilerin ilk olarak villadaki terası kapatan pergolanın söküm işlemini yaptığı görüldü.

Yıkım çalışmalarının hazine arazisindeki havuz, etrafındaki beton platform, iki kat betonarme bina ve bahçeden oluşan 188 metrekarelik alanda yarın da devam edeceği öğrenildi.

Öte yandan hazine arazisindeki işgal, drone kamerası ve uydudan alınan fotoğraf karelerine de yansıdı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada bir müşteki yönünden dosyası ayrılan firari sanık Can Dündar hakkında, iade işlemleri konusunda iade talepnamesi ve kırmızı bülten çıkarılmasına dair işlemlerin yapılmasına karar verildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, firari sanık Can Dündar ve mazeret bildiren avukatı katılmadı. MİT Başkanlığını temsilen Hazine avukatı Timuçin Üzel de duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada söz alan Hazine avukatı Üzel, suçtan zarar görme ihtimaline binaen müdahilliklerine karar verilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Can Dündar hakkında, dosya kapsamı, isnat edilen suça ilişkin kuvvetli şüphenin varlığını gösteren deliller, sanığın uzun süredir firari olarak başka dosyalardan aranması, mahkemenin başka dosyasından aldığı ceza sebebiyle kırmızı bülten ve iade işlemlerinin beklenmiş olması ve isnat edilen suç niteliğine göre, tutuklanmasına yönelik yakalama emri çıkartılmasına hükmetti.

Sanığın yurtdışında ve halen Almanya’da bulunduğunun anlaşıldığını bildiren heyet, iade işlemleri konusunda iade talepnamesi ve kırmızı bülten çıkarılmasına dair işlemlerin yapılmasına karar verdi.

MİT Başkanlığının suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya müdahilliğine hükmeden heyet, duruşmayı 6 Ekim’e erteledi.

Davanın geçmişi

MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada yargılanan firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “örgüt (FETÖ) içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından 23 Aralık 2020’deki duruşmada 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Dündar hakkında bir müşteki yönünden, “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” ve “devleti gizli kalması gerekene bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme” suçlarından ifadesi alınmadığı gerekçesiyle dosyası ayrılmıştı.

Muhabir: Murat Kaya

İSTANBUL (AA) – MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada yargılanan firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “örgüt (FETÖ) içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde kapalı yapılan duruşmaya, firari sanık Can Dündar’ın avukatları katılmadı. Duruşmada, müdahil Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli İstihbarat Teşkilatını (MİT) avukatları temsil etti.

Duruşmada, sanık avukatları tarafından daha önce yapılan ve üst mahkemeye gönderilen reddihakim talebinin reddine yönelik karar okundu. Ayrıca sanık avukatlarının UYAP üzerinden mahkemeye dilekçe göndererek, esasa dair savunma yapmayacaklarına yönelik bildirimde bulundukları tutanağa geçirildi.

Savcı, mütalaasını tekrar etti

Cumhuriyet Savcısı, firari sanık Can Dündar’ın, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar, “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan da 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasına ilişkin esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.

Kararda alt sınırdan uzaklaşıldı

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, firari sanık Can Dündar’ın, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” suçundan 18 yıl 9 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Can Dündar’ın, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte yardım ettiğini belirten mahkeme heyeti, sanığın suç tarihinde toplumda tanınan gazetenin (Cumhuriyet) genel yayın yönetmeni olması nedeniyle suça konu haberlerle örgüt lehine toplumda algı oluşturduğunu ve suça konu haberlerinden sonra örgüt tarafından bu haberlerin eş güdümlü olarak kullanılmaya başlanıldığını anlattı.

Uluslararası arenaya taşınan haberlerle siyasi iktidarı gerek iç kamuoyunda gerekse uluslararası alanda “teröre destek veren bir ülke” konumuna düşürmek kastının yoğun olarak bulunduğunu kaydeden heyet, sanığa verilen cezada böylelikle örgüte sağlanan fayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığını belirtti.

Can Dündar’ı “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar veren heyet, “bilerek ve isteyerek yardım eden” sıfatı nedeniyle cezayı önce 5 yıl 10 aya düşürdü, suçu Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında olması nedeniyle de artırarak 8 yıl 9 aya çıkardı.

İndirim uygulanmadı

Sanığın yargılama sürecinde yurt dışına kaçtığını, halen firari olarak arandığını, yargılama sürecinde sosyal medyadan yayınladığı videolar ve yaptığı paylaşımlarla pişmanlık duymadığının anlaşıldığını belirten mahkeme heyeti, yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle Dündar’ın cezalarında herhangi bir indirime gitmedi.

Mahkeme heyeti, Can Dündar hakkında ayrıca, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan yasal unsurlar oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurdu.

Hükümle birlikte tutuklanmasına yönelik karar

Sanık Dündar’ın “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “silahlı terör örgütüne yardım” suçlarından aldığı cezalar doğrultusunda, hükümle birlikte tutuklanmasına karar veren heyet, sanık hakkında daha önceden çıkarılan yakalama emrinin devamı, daha önceki aşamalarda çıkartılan kırmızı bülten ve iade talepnamesi işlemleriyle iadesinin istemini de karara bağladı.

Mahkeme heyeti, mahkemece 7 Ekim 2020 tarihli ara kararıyla verilen el koyma kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamını kararlaştırdı.

Davanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve eski Ankara Temsilcisi Erdem Gül, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak” ile “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından tutuklanmıştı.

Başsavcılıkça hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda Dündar ve Gül hakkındaki kararını, 6 Mayıs 2016’da açıklamış ve “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan Dündar’ı 5 yıl 10 ay, Gül’ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.

Dündar ve Gül hakkında, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan beraat hükmü kuran heyet, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan ise dosyayı ayırmıştı.

Yargılanma sürecinde Başsavcılık, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında başlattığı soruşturma kapsamında da iddianame hazırlamıştı.

Sanık Berberoğlu’na açılan davanın 21 Eylül 2016 tarihli ilk duruşmasında, dosyanın aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Dündar ve Gül’ün yargılandığı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmişti. Berberoğlu, 14 Haziran 2017’deki duruşmada 25 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve tutuklanmıştı. Bu arada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Berberoğlu’na verilen 25 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün bozulmasına karar vermişti. 2. Ceza Dairesi, 13 Şubat 2018 tarihli duruşmada, yeniden yargılamasını yaptığı Enis Berberoğlu’na 5 yıl 10 ay hapis cezası verilmesine hükmetmişti.

Mahkeme heyeti ayrıca, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan ise Berberoğlu, Can Dündar ve Erdem Gül’ün dosyalarını ayırmıştı. Yurt dışına gittiği belirlenen ve duruşmalara katılmayan Can Dündar hakkında 2 Nisan 2018’de gıyabi tutuklama kararı ve kırmızı bülten çıkarılmasına karar verilmişti.

Dündar ve Gül’ün, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçlarından verilen hapis cezası kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yargılanmalarına yeniden başlanmıştı.

Bu kapsamda 7 Mayıs 2018’deki duruşmada mahkeme, Erdem Gül’ün yargılandığı dava dosyasının ayrılmasına hükmetmiş ve Erdem Gül daha sonra beraat etmişti.

Ayrılma kararları sonrasında Can Dündar’ın bu mahkemede yargılanmasına devam edilmişti.