FLO'dan Fas'a yeni mağaza

İSTANBUL (AA) – FLO Mağazacılık, Fas'ta açtığı yeni mağazasıyla yurt dışındaki mağaza sayısını 104'e çıkardı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye ve yakın coğrafyada 600'ü aşkın mağazayla hizmet veren FLO Mağazacılık, Türkiye'de gerçekleştirdiği yatırımların yanı sıra yurt dışında da büyümeye devam ediyor.

Bu kapsamda yurt dışındaki yatırım fırsatlarını değerlendiren FLO, Afrika'dan Arap Yarımadası'na, Orta Asya'dan Balkanlar'a farklı lokasyonlarda mağaza açmaya devam ediyor.

Son olarak Fas'ta bulunan Borj Fez Mall'da açtığı 981 metrekarelik yeni mağazasıyla yurt dışındaki mağaza sayısını 104'e çıkardı.

2023 yılında Türkiye'den çıkacak 10 global markadan biri olma hedefiyle yurt dışı mağaza açılışlarına da ağırlık veren FLO, ülkemizi yurt dışında temsil etmeye devam ediyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

RABAT (AA) – Malili Halime Sisi (25), ülkesinin başkenti Bamako’da yapılan tetkiklerde 7 bebek taşıdığının tespit edilmesinin ardından sağlık durumunun takibi için 30 Mart’ta Fas’a sevk edildi. Ancak Malili anne, doğumda sağlık personelinin de tetkiklerinde tespit ettiği 7 bebek yerine 9 çocuk dünyaya getirdi.

Anne Sisi’nin sağlık durumunun iyi takibi için perşembe gününe kadar yoğun bakım ünitesinde müşahede altında tutulması planlanıyor.

Basından yoğun ilgi

AA ekibi, nadir biçimde dünyaya gelen 9 bebeği hastanede görüntüledi. Kazablanka’daki sağlık kuruluşunun önünde basının oluşturduğu kalabalığın yanı sıra 9 bebek sahibi anne ile bebeklerinin odası önünde de doktor, hemşire ve hasta bakıcılar yoğun biçimde çalışıyor. Farklı bir doğum tecrübesi yaşayan ve halihazırda yoğun bakım ünitesinde tutulan annenin yüzünden mutluluk ifadesi okunuyor. Çarşamba günü dünyaya gelen 9 kardeş ise ayrı ayrı yataklarda farklı bir odada tutuluyor. Bebeklerin küçük ve narin bedenleri, doktorlar, hemşireler ve görme fırsatı elde edenlerde tebessüme neden oluyor.Operasyon iyi ve uygun şartlar altında gerçekleşti”

Kazablanka’da bir sağlık kuruluşunda sezaryen yöntemiyle doğumunu gerçekleştiren Kadın Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yezid Murad, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anne Sisi’nin, 5 hafta önce sağlık kuruluşuna başvurduğunu belirterek, bu süre zarfında ekip olarak anne karnındaki bebeklerin gelişimi için yoğun bir gayret harcadıklarını anlattı.

Murad, “Hanımefendiye, buraya geldiğinde titizlikle yaptığımız muayene ve tahlillerin ardından doğumun zorluğundan bahsedildi ve kendisi dikkatli bir şekilde takip edildi. Operasyon iyi ve uygun şartlar altında gerçekleşti.” diye konuştu.

“Hanımefendinin sağlık durumu iyi”

Mali’deki hastanede ve Fas’a nakledildikten sonra da en az 7 bebek olduğunu belirlediklerini kaydeden Murad, “Bu süre zarfında annenin karnı çok büyüdü. Bu durum kendisi ve bebekler açısından risk teşkil ettiği için titiz ve dikkatli bir şekilde sezaryen yöntemiyle doğum yaptırılması kararı aldık.” ifadesini kullandı.

Murad, “Operasyon sırasında 9 bebeği gördüğümüzde çok şaşırdık. Bizim için de sürpriz oldu. Ancak ameliyatı gerçekleştiren ekip olarak tüm senaryolara da hazırdık. Annenin sağlık durumu iyi. Kendisini 24 saat gözetim altında tuttuktan sonra yarın klinikteki odasına alacağız.” dedi.

“Bebeklerin doğumu sadece 15 dakika sürdü”

Doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunun müdürü ve anestezi uzmanı El-Ulvi Yusuf da sağlık personelinin müdahalesinin, hastanın sağlığını tehdit eden risklerden kaçınmaya yardımcı olduğunu kaydetti.

Hamileliğin 25. haftasından sonraki sürecin bebekler için tehlike arz ettiğine dikkati çeken Ulvi, “Aslında hamilelik süresini 30 haftaya kadar uzatmak istedik ancak bu hafta doğum belirtileri başlayınca sezaryen kararı aldık. Bebeklerin doğumu sadece 15 dakika sürdü.” ifadelerini kullandı.

KAYSERİ (AA) – Kayseri’de yaşayan Aysel-Recep Özdemir çifti, koruyucu ailesi oldukları Fas uyruklu 8 aylık Sam ile anne babalık duygusunu tattı.

Hayatlarını 2013’te birleştiren Özdemir çifti, Kayseri Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurarak 5 ay önce koruyucu aile oldu.

Aile, Fas uyruklu 3 aylık Sam’i bağırlarına basarak evlat sevgisini tadarken, bebek de sıcak bir yuvaya kavuştu.

Koruyucu anne Aysel Özdemir, AA muhabirine, evlendikten sonra çocuk sahibi olmak için aşılama, tüp bebek gibi çeşitli tedavileri denediklerini, sonuç alamayınca evlat edinmeye karar verdiklerini söyledi.

Kayseri Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün kendilerini koruyucu aileliğe yönlendirdiğini anlatan Özdemir, Sam’e İstanbul’daki bir çocuk evinde ulaştıklarını belirtti.

Evlat hasretlerini Sam ile dindirdiklerini ifade eden Özdemir, “Çok mutluyuz. ‘Bebeğim olmuyor, niye benim başıma geldi?’ diyerek, illa tüp bebek diye, aileler kendilerini boş yere yıpratmasınlar. Biz evleneli 8 yıl oldu, 8 senedir tedavi görüyoruz. Çok pişmanım bu kadar uğraştığıma. Keşke daha önce alsaydım. Dili, dini, ırkı hiç fark etmiyor, yavru yavrudur. Biz eşimle beraber anne, baba olmayı çok sevdik. İnşallah çocuğumuzu mutlu bir ailede, imkanlarımız el verdiğince büyütebiliriz.” diye konuştu.

Bebekle ilk karşılaşmasını anlatan Özdemir, “Anlatılmaz bir duygu, tarifi mümkün değil, yaşamayan anlamaz. Çocuğu olmayan ailelere şunu söylemek isterim, boş yere üzülüp hayıflanmasınlar. Hayatı kurtarılmayı bekleyen, yuva ihtiyacı olan bir sürü bebek ve çocuk var. İlk başta ‘Büyüyünce ben ona açıklamadan biri ona koruyucu ailesi olduğumuzu açıklarsa çocuğumun psikolojisi için nasıl olur?’ diye tereddüt ettim ama iyi ki olmuş, şu an hiç tereddütte değilim.” ifadelerini kullandı.

“Giderken sanki ‘beni bırakmayın’ der gibi elini uzattı”

Koruyucu baba Recep Özdemir ise kendi çocukları olsa bile devlet korumasındaki bir çocuğun bakımını üstlenmeyi eşiyle hep düşündüklerini dile getirdi.

Tedavi sürecinin yıpratıcı yanlarını da dikkate alarak koruyucu aileliğe karar verdiklerini belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“İleride pişman olmayacaktık çünkü tedavi için çok uğraştık. Zorlamanın gereği yok, Allah’tandır dedik. Öz evladım olsa sanki bu kadar olmazdı, çok bağlandım. Evlatlık olarak ya da yardıma muhtaç çocuk gözüyle bakmıyoruz, öz çocuğumuz gibi rüyalarımıza bile giriyor. Çok güzel bir duygu olduğunu çevreme de anlatıyorum.

Kurumumuz da bizimle çok ilgili, destek veriyor. ‘Çocuğu aldınız’ diye bizi yalnız bırakmıyorlar. Eksiklerimizde bize yardımcı oluyorlar. Sam bizi, İstanbul’a gittiğimizde camın arkasından hemen seçti. 5 dakika görmemize müsaade vardı, mama saati gelmişti, giderken sanki ‘beni bırakmayın’ der gibi elini uzattı. Eşim gözyaşlarını tutamadı. Kurumdan çıktık ama ayrılamadık, iki saat bahçede bekledik, çocuğumuz orada diye.”

Recep Özdemir, 8 aylık olan bebekleriyle çok güzel vakit geçirdiklerini vurgulayarak, “İlk emeklemesini, ilk dişini, ateşlenmesini çok merak ediyorduk. Çocuğumuz bize kolay bağlandı. İlk zamanlar herkes çağırdığında gidiyordu, şimdi bizsiz bir yere gitmiyor. Kapıda beklemesi, bizi çağırması beni çok duygulandırıyor.” diye konuştu.