Geleceği Konuşalım’da tarımın geleceği masaya yatırıldı

İSTANBUL (AA) – TürkTraktör Üst Yöneticisi (CEO) Aykut Özüner, "Çok verimli topraklarımız var. Bizim şu anki toprağımız ve suyumuza baktığımız zaman birçok ülkeye göre çok şanslıyız. Tek yapmamız gereken iyi örnekleri değerlendirip trendleri takip ederek verimliliği en yukarı seviyeye çıkaracak şekilde tarımı geliştirmek." ifadelerini kullandı.

Yapı Kredi açıklamasına göre, Yapı Kredi'nin pek çok sektör ve alanın gittiği yöne dair ipuçları sunan, sektörlerin ileri gelen uzmanlarını dinleyicileri ile buluşturan podcast kanalında bu kez tarım ve tarımın geleceği üzerine konuşuldu.

Cüneyt Toros moderatörlüğünde gerçekleşen programda, sektörünün Türkiye’de faaliyet gösteren en köklü şirketlerinden TürkTraktör'ün lideri Özüner ile bir araya gelindi.

Son 5 seneye bakıldığında tarımın artık günlük hayatta daha fazla konuşulan bir konu olduğunu belirten Özüner, özellikle salgın sürecinin bu konuya ivme kazandırdığını kaydetti. Salgının, herkesin ana ihtiyacı olan sağlığın hemen ardından gıda ve tarım konularının öneminin altını çizdiğini ifade eden Özüner, tarım arazileri hızla azalırken tek çarenin verimlilik ve sürdürülebilirlik olduğunu belirtti.

– Tarım her geçen gün daha fazla konuşulacak

Kısıtlı kaynaktan daha çok ürün alınması gerektiğini aktaran Özüner, bunun birçok yöntemi olduğunu belirterek, "Gündeme hiç gelmeyen konular hayatımıza girmeye başladı. Bununla beraber bilgi seviyemiz de artmaya başladı. Bu durumu geçici bir trend olarak görmüyorum, aksine; pandeminin hızlandırıcı etkisi oldu. Bizi, gerçeklere daha fazla yaklaştırdı. Bu konu her geçen gün daha fazla konuşulacak. Teknoloji ve dijitalleşme anlamında son 10 senede yaşadığımız tecrübeler çok hızlı bir şekilde tarımda da yayılmaya başladı." değerlendirmesini yaptı.

Tarımda teknolojiyi üç grupta topladığını ifade eden Özüner, şunları kaydetti:

"İnternet ve dijitalleşme tarım alanında da büyük bir gelişim gösterdi. Telefonlarda hassas tarım uygulamalarıyla internet üzerinden veri haritalarını tanımlayıp verimlilik analizleri yapabiliyorsunuz. Biz buna daha çok karar verme desteği diyoruz. İkinci olarak, teknolojinin gelişmesi ve akıllı cihazların hayatımıza girmesiyle birlikte tarımda dijitalleşmenin hızı arttı ve yapılan işle ilgili de teknolojiler gündeme gelmeye başladı.

Örneğin tarımda ilaçlamayı önceden farklı bir ekipmanla yaparken, artık dronelerle de ilaçlama yapabiliyorsunuz. Tarımda yaptığınız bir işi daha iyi, daha teknolojik bir ortamda gerçekleştirebileceğiniz yeni uygulamalar da çıkmaya başladı. Tarım teknolojisinin üçüncü getirisi de ekipmanların daha verimli kullanılmaya başlanması oldu.

Örneğin traktörlerin uydu destekli dümenleme sistemiyle kullanılması sayesinde, kayma olmadan, aynı tarlada hiç kayıp vermeden daha fazla ekim yapılabiliyor. Aynı izden devam ederek bir ay sonra aynı yere gübre atılabiliyor. Böylece verimlilik de artıyor. Bu üç gruptaki teknoloji uygulamalarını, birçok alanda kullanılan teknolojilerin tarım alanında da kullanılmaya başlanması olarak adlandırabiliriz."

– Verimli tarım için en büyük fırsatlar: Bilgi, teknoloji ve dijitalleşme

Özüner, kısıtlı alanda daha verimli tarım yapma konusundaki en büyük fırsatların bilgi, teknoloji ve dijitalleşme olduğunu belirterek, tarımla ilgilenen her ölçekten çiftçi grubunda literatürü çok iyi takip eden, en son ürünleri ve teknolojileri kullanan, buna göre verimli üretim gerçekleştiren bir kitle olduğunu ve Türkiye’de bu kitlenin her geçen gün arttığını kaydetti.

Türkiye’nin hala bir tarım ülkesi olduğunun altını çizen Özüner, "Çok verimli topraklarımız var. Bizim şu anki toprağımız ve suyumuza baktığımız zaman birçok ülkeye göre çok şanslıyız. Tek yapmamız gereken iyi örnekleri değerlendirip trendleri takip ederek verimliliği en yukarı seviyeye çıkaracak şekilde tarımı geliştirmek. Yurt dışında halihazırda gördüğümüz fiili örnekler var. Bunları ülkemize çok hızlı adapte edebiliriz ve problemleri hızla çözebiliriz." diye devam etti.

Pek çok sektör ve alanda, dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler hakkında seçkiler sunan "Geleceği Konuşalım" podcast kanalı; Spotify, Apple Podcasts ve Google Podcasts platformlarından dinlenebiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Google Türkiye, Türkiye Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi iş birliğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığının destekleriyle hayata geçen “Google Oyun ve Uygulama Akademisi” için TEKNOFEST’te imza töreni yapıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç’un da katılımıyla gerçekleştirilen törende, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Google Türkiye Ülke Müdürü Mehmet Keteloğlu ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, protokol imzaladı.

“Mentorlük hizmeti de verilecek”

Bakan Varank, burada yaptığı konuşmada, geleceğin trendleri açısından önemli bir imza töreni düzenlendiğini belirterek, “Bu imzalar sayesinde Google, Türkiye’de oyun ve uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimize eğitimler verecek. 2 bin gencimiz ücretsiz ve 400 saate varan eğitimler alabilecek.” diye konuştu.

Eğitimlere katılan gençlerin, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezinden nasıl kendi şirketlerini kurabileceklerine ilişkin mentorlük hizmeti de alabileceğini söyleyen Varank, böylelikle yatırımcılarla da buluşabileceklerini kaydetti.

Varank, proje paydaşlarına teşekkürlerini sunarken, “Özellikle uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimiz lütfen bu programı takip etsinler, kayıtlarını yapsınlar. Geleceğin oyun yazılımcıları, uygulama geliştiricileri bu akademiden mezun olacak, inşallah vakıflarımızla birlikte de kendi girişimlerini kuracaklar.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye ivme kazandıracak”

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Fatih Kacır ise kendi alanlarında önemli işlere imza atan kurumların bir araya gelmesini çok değerli bulduğunu belirterek, “500 bin yazılımcı hedefinin neresindeyiz diye bakılacak olursa Türkiye’de halihazırda 170 bin ila 180 bin arasında yazılım geliştiricimiz var. Avrupa’nın bizimle emsal olabilecek nüfusa sahip ülkelerinde bu sayı 700-800 binlerin üzerinde bulunuyor. Onların hepsinden daha hızlı koşmamız lazım. Daha hızlı koşmak adına da daha yenilikçi işlere hep birlikte imza atmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşen dünyada Türkiye’nin oynaması gereken role değinen Kacır, “Biz, bu dünyanın sadece müşterisi mi olacağız yoksa bu dünyada oyun kurucu mu olacağız? Ben, Google Oyun ve Uygulama Akademisinin de diğer saydığımız işlerin de dünyanın öznesi olma konusunda Türkiye’ye ivme kazandıracağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uygulama yazarken siber güvenliğine de önem vermemiz gerekiyor”

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ise Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yaptığı çalışmalara değinerek, “Dijital Dönüşüm Ofisi, e-devlet kapısından tutun yapay zekaya kadar, siber güvenlikten yenilikçi milli teknolojilere kadar birçok alanda çalışmalarını yürütüyor. Kovid-19 sürecine baktığımız zaman özellikle e-devlet bizim işimizi çok kolaylaştırdı. Google Oyun ve Geliştirme Akademisi’nin en büyük katkılarından biri, yapay zeka teknolojilerinin kullanımı anlamında bize çok büyük bir destek sağlayacak olmasıdır.” diye konuştu.

Dijitalleşmede güvenliğin öneminden bahseden Koç, “Nasıl savunma sanayinde biz sınırlarımızı askerlerimizle ve İHA’larımızla koruyorsak, siber vatanımızı da kendi uygulamalarımızla korumamız gerekiyor. Tabii dijitalleşmenin veri boyutundan sonra bir de siber güvenlik boyutu ortaya çıkıyor. Burada da özellikle oyun yazarken Google uygulamalarını yazarken siber güvenliğine de önem vermemiz gerektiğini söylememiz gerekir. ” ifadelerini kullandı.

Türkiye oyun üretiminde dünyada altıncı

Google Ülke Müdürü Mehmet Keteloğlu, Google Oyun ve Geliştirme Akademisi’nin birinci hedefinin Sanayi ve Teknoloji Strateji dökümanında da bahsedildiği üzere 500 bin yazılımcıyı teknoloji ekosistemine kazandırmak olduğunu söyledi. Keteloğlu, “İkincisi ise Sayın Bakanımızın ve Başkanımızın da defalarca vurguladığı gibi Türkiye’de milli ve yerli teknoloji ekosisteminin gelişmesiyle beraber başarılarıyla da gurur duyduğumuz global ölçekte başarılı unicornların sayılarının artmasını istiyoruz. Bunun genişletilmesi üzerine de biz bu gayeye de ortak olmak istiyoruz. Oyun uygulaması geliştirilmesinde dünyada indirilen toplam oyun sayısına baktığınız zaman Türkiye’den çıkan oyun üreticilerinin hacmi dünyada altıncı. Biz bunun daha da geliştirilmesini istiyoruz.” diye konuştu.

Akademide 18-29 yaş aralığında 2 bin gence eğitim vereceklerinin altını çizen Keteloğlu, “Bursiyerlerle yarışma yapılacak. Yarışmanın sonunda ilk üçe girenleri San Francisco’da bulunan Silikon Vadisi’ne götüreceğiz.” bilgisini verdi.

Google Türkiye Ülke Müdürü Keteloğlu, Bakan Varank’a projeye desteklerinden dolayı plaket takdim etti.

Kurdele kesildi

Daha sonra Google’ın TEKNOFEST alanındaki standını ziyaret eden Varank ve beraberindekiler, Google Oyun ve Uygulama Akademisi için kurdele kesti.

Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ndeki en az 500 bin yazılımcıya ulaşmak hedefine değinerek, “Biz de yakın zamanda yeni nesil yazılımcı okullarını başlattık. Google Akademi de özellikle oyun odaklı yazılımcılığı desteklemiş olacak.” dedi.

Kurdele kesiminin ardından Varank, stantta Google Oyun ve Uygulama Akademisi için geliştirilen oyunu oynadı ve yetkililerden bilgi aldı.

Türkiye’nin dijital oyun ve uygulama ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla yola çıkan Akademinin, gençleri oyun ve uygulama geliştirme alanında dünya liginde daha rekabetçi bir konuma getirmesi hedefleniyor.

İSTANBUL (AA) – GittiGidiyor'un Keşfedecek Çok Şey Var podcast serisinin 9. bölümü yayınlandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yeni bölümde Kayra Keri Küpçü ile fantastik edebiyatın popüler kültür, sinema, dizi ve oyun dünyasını nasıl etkilediği konuşuldu.

Fantastik Dünyanın Verdiği İlham konulu 9. bölümde, fantastik edebiyatın farklı birçok alanda oluşturduğu etki üzerine konuşuldu.

Burak Tatari moderatörlüğünde ve Fantastik Kurgu Uzmanı Kayra Keri Küpçü konukluğunda gerçekleşen podcast yayınında, fantastik edebiyatın popüler kültüre, sinemaya ve dizi dünyasına verdiği ilhamdan oyun dünyasında oluşturduğu etkiye, genç jenerasyonların türe olan ilgisinden Türkiye’deki fantastik edebiyatın hangi noktada olduğuna kadar pek çok konuya değinildi.

Lord of the Rings, Game of Thrones gibi yapımların ele alındığı yayın sonunda Kayra Keri Küpçü dinleyenlerden gelen soruları yanıtlandırdı.

GittiGidiyor’un 20. yılında hayata geçirdiği, her yeni bölümde, birbirinden değerli konukların katılımıyla ilgi çekici konularda yayınların yer aldığı GittiGidiyor’un podcast kanalı Keşfedecek Çok Şey Var'a Spotify, Apple Podcasts ve Google Podcasts platformlarından erişilebiliyor.