Gençlerbirliği'nin yeni transferi Nordfeldt: “Penaltı kurtarmak ayrı bir sevinç”

ANKARA (AA) – Gençlerbirliği’nin devre arasında İngiltere ekibi Swansea City’den transfer ettiği kaleci Kristoffer Nordfeldt, maçta penaltı kurtarmanın "ayrı bir sevinç" olduğunu söyledi.

Kulüpten yapılan açıklamada, video röportajına yer verilen İsveçli kaleci, Türkiye’nin daha önce görev yaptığı İsveç, Hollanda ve İngiltere’den farklı olduğunu belirterek, Ankara’da yaşamaktan mutlu olduğunu dile getirdi.

Gençlerbirliği'nin Gaziantep FK'yı Eryaman Stadı’nda 1-0 yendiği karşılaşmada penaltı kurtaran 30 yaşındaki eldiven, başkentte forma giydiği ilk maçta yaşadıklarına ilişkin “Harika bir stat ve atmosferimiz var. Galip gelmek ve maçta penaltı kurtarmak elbette ayrı bir sevinç. Umarım önümüzdeki maçlarda da kazanmaya ve yükselmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

– İsveç ve Türkiye'nin EURO 2020 şansı

Nordfeldt, A Milli Futbol Takımı'nın jenerasyon değişimi yaşadığını dile getirdi.

Türkiye ve ülkesi İsveç'in 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) şanslarını yorumlayan kaleci Nordfeldt, şunları söyledi:

“Biz genç ve tecrübeli oyunculardan oluşmuş bir takıma sahibiz. Belki isim isim bakıldığında yıldız diyebileceğiniz isimler yok ama kaliteli bir takımız. Takım oyununu iyi oynuyoruz. Türkiye’de ise bir jenerasyon değişimi var. Bu biraz zaman isteyen bir durum. Çok yetenekli isimler var. Türkiye’nin geleceği çok parlak.”

Daha önce Gençlerbirliği’nde forma giyen Dahlin ve Hopf’a da değinen İsveçli kaleci, “Onlar burada çok güzel izler bırakmışlar. Bunu taraftardan da kulüp içindeki insanlardan da görebiliyorum. Umarım ben de onlar gibi iyi izler bırakabilirim. Bunun için her gün çalışıp, en iyi şekilde takımıma destek vermeliyim.” diye konuştu.

Türkçe öğrenmek ve bir dahaki röportajını Türkçe vermek istediğini belirten kaleci Nordfeldt, taraftara “Haydi Gençler maça!” diyerek desteğe çağırdı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LONDRA (AA) – İngiltere’de Avam Kamarasında yapılan Başbakana Sorular Oturumunda, İtalya’nın penaltılarla kazandığı 2020 Avrupa Şampiyonası (EURO 2020) finali sonrasında İngiliz siyahi futbolcuların sosyal medyada ırkçı saldırılara maruz kalması gündeme geldi.

Milletvekillerin yönelttiği soruları yanıtlayan ve ırkçılığı körüklediği gerekçesiyle eleştirilen Johnson, ırkçı tacizi tamamen kınadığını belirterek, hükümetin bu tür tacizlerden suçlu olanların maçlara gitmemelerini sağlamak için adımlar attığını söyledi.

Boris Johnson, hükümetin, İngiltere’de sistemik ırkçılığın bir sorun olmadığına dair inancının arkasında durup durmadığını sorusuna, “Irkçılığın İngiltere’de bir sorun olduğunu düşünüyorum.” yanıtını vererek, bunun ele alınması ve ortadan kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Johnson ile EURO 2020’de taraftarların, ırkçılığı protesto etmek için “diz çökme” eylemi yapan İngiliz oyuncuları yuhalama hakkı olduğunu söyleyen İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, futbolcuların maruz kaldığı son ırkçı tacizleri kınadıkları için “iki yüzlü” olmakla eleştiriliyor.

Johnson, ayrıca 2018’de İngiliz The Telegraph gazetesi için kaleme aldığı makalesinde, “Bana burkanın baskıcı olduğunu söylerseniz, o zaman size katılırım. Kadınların yüzlerini örtmesini beklemenin tuhaf ve zorbalık olduğunu söylerseniz, buna da kesinlikle katılıyorum. Daha ileri gidecek olursam insanların ‘mektup kutuları gibi’ etrafta dolaşmayı seçmelerinin kesinlikle saçma olduğunu söyleyeceğim.” ifadesini kullanmıştı.

Avrupa Futbol Şampiyonası’nın finalinde İtalya ve İngiltere, Wembley Stadı’nda karşı karşıya gelmiş, normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 sona eren maçta İtalya, penaltı atışlarında rakibine 3-2 üstünlük kurarak kupayı kazanmıştı.

İngiltere’nin son üç penaltısını kaçıran Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka, karşılaşmanın ardından ırkçı saldırılara maruz kalmıştı.

Muhabir: Zuhal Demirci

LONDRA (AA) – Ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin Müslüman milletvekili Naz Shah, Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada polise gösterilerde daha fazla yetki veren yasa tasarısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Pakistan asıllı siyasetçi Shah, tasarının yasalaşması durumunda heykellere zarar verenlere 10 yıla kadar hapis cezası verilebileceğini hatırlatarak, “Neden taş veya demirden bir heykele saldırana bir taş duvara ya da kapıya saldırandan daha fazla ceza verilecek.” diye seslendi.

Heykellerin milletin tarihi, sosyal ve kültürel hislerini temsil ettiğini, bu hassasiyetlere bağlı duyguların korunmasının sivil düzenin sağlanmasının esası olarak görüldüğünü kaydeden Shah, bu hassasiyetin dini şahsiyetlere karşı gösterilmediğine dikkati çekti.

Shah, “Bir Müslüman olarak benim, bu ülkede yaşayan milyonlarca Müslümanın ve dünyanın dörtte birini oluşturan Müslümanların bu dünyada her nefeste ve her gün sevgilimiz Hz. Muhammed kadar onurlandığı ve andığı başka bir şey yok. Ancak bağnazlar ve ırkçılar peygamberimiz Hz. Muhammed’e iftirada bulunduğunda kalplerimizde dayanılmaz manevi zarar oluşmaktadır. O, 2 milyar Müslümanın kalbinde andığı, hayatında onur duyduğu ve kimliğinin ve varlığının temelini oluşturduğu liderdir.” diye konuştu.

Ünlü İngiliz oyun yazarı George Bernard Shaw’ın Hz. Muhammed hakkında kullandığı “O bu dünyaya adım atan açık ara en dikkat çekici şahsiyetti” ifadelerini kullanan Shah, Hz. Muhammed hakkında yapılan karikatürleri de eleştirdi.

Shah, “Bu sadece karikatürdü diyenlere bunlar da sadece heykel demeyeceğim. Bu sadece çizgi film ya da heykel değil. Bizim için çok daha fazlasını temsil ve ifade ederler.” dedi.

Yasayla Oliver Cromwell ve Churchill gibi laik ve politik şahsiyetler söz konusu olduğunda kamu düzeninin ve duygusal zararın muhafaza edileceğini kaydeden Shah, ancak bu hassasiyetin modern İngiltere’deki birçok insanın kalbinde olan Hz. Muhammed, Musa, İsa, Raam, Buda, Guru Nanak gibi dini şahsiyetler için geçerli olmayacağını belirtti.

Tasarı

Tartışmalı tasarının yasalaşması durumunda polis, protestolar için başlama ve bitiş saatleri belirleyebilecek.

Belirli bir gürültü seviyesi belirlenebilecek ve gürültünün bir kurumun işlerini aksatacak, çevredeki kişiler üzerinde ciddi etki oluşturacak noktaya varması halinde gösteriye müdahale edilebilecek.

İçişleri Bakanı, parlamento onayı olmadan nelerin kurumlar ve halk için “ciddi aksaklık” oluşturduğunu tanımlama yetkisine sahip olacak. Dolayısıyla bakan, “ciddi aksaklık” oluşturduğuna karar vererek herhangi bir protestonun bitirilmesini isteyebilecek.

Resmi araçların yolunun kesilmesine müsaade edilmeyeceği için parlamento yakınlarındaki gösterilere de sınırlama getirilebilecek.

Heykellere zarar verilmesi durumunda 10 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

Tasarıya karşı gösterilerde polis araçları ateşe verilmişti

Londra’da nisanda düzenlenen gösteride ise polisle eylemciler arasında çatışma yaşanmış, 26 gösterici gözaltına alınmıştı.

Martta tasarıya karşı Bristol kentinde yapılan gösteride, eylemciler bir karakola saldırmış ve polis araçlarını ateşe vermişti.