Gıdada usulsüzlüğe göz açtırılmıyor

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığı, yılbaşından itibaren gıda işletmelerine 485 bin 621 denetim yaparken, olumsuzluk tespit edilenlere 3 bin 598 adet ve toplamda 34 milyon 955 bin 529 liralık idari para cezası uyguladı. Turizm sezonunun başlaması nedeniyle bu alandaki işletmelere yönelik denetimler de yoğunlaştırıldı.

AA muhabirinin, Tarım ve Orman Bakanlığından edindiği bilgiye göre, Türkiye’de gıda güvenilirliğinin sağlanmasına yönelik birincil üretimden tüketiciye kadar tüm aşamalarda resmi kontroller yapılıyor.

Bu kontroller, planlı olarak risk esasına göre önceden haber verilmeden ya da şüphe, şikayet, ihbar, Tarım İletişim Merkezi, CİMER ve Alo 174 Gıda Hattı kapsamında şikayet edilen ürün ve firmalara yönelik gerçekleştiriliyor.

Bakanlık, yılbaşından itibaren gıda işletmelerine toplam 485 bin 621 denetim yaptı. Bu denetimler sonucu olumsuzluk tespit edilen gıda işletmelerine yönelik 3 bin 598 adet ve toplamda 34 milyon 955 bin 529 lira idari para cezası uygulandı. 33 işletme için de cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

Bu yıl içinde yapılan denetim sonuçlarına göre, gıda kodeksine aykırı üretim, gıdalarda taklit ve tağşiş, piyasaya arz edilen gıdanın izlenebilirliğinin sağlanamaması, Bakanlık tarafından belirlenen hijyen esaslarına aykırı hareket etme, Bakanlıktan onay veya kayıt belgesi almadan faaliyette bulunma ve son tüketim tarihi geçtiği tespit edilen ürünlerin piyasada bulunması gibi konularda ihlallere rastlandı.

Kamuoyuyla paylaşılıyor

Ayrıca, gıda işletmelerinin resmi kontrollerinde laboratuvar sonucu ile taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen ve kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmaların adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarası bilgileri Bakanlığın resmi internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunuldu.

Bakanlık, söz konusu kamuoyu duyurularına 2012 yılında başlarken, 2012-2021 yıllarında yapılan 26 duyuruda toplam 1609 firmanın 3 bin 605 farklı parti ürünü kamuoyuyla paylaşıldı.

Bugüne kadar yapılan kamuoyu duyuruları ürün gruplarına göre incelendiğinde, et ve et ürünleri 1091 parti, süt ve süt ürünleri 970 parti, bitkisel yağ 782 parti, takviye edici gıda 282 parti ve bal 166 parti olmak üzere en çok kamuoyuna duyurusu yapılan ürün grupları arasında yer aldı.

Turizm işletmelerine özel önem

Turizm sezonunun başlaması, özellikle turizme yönelik faaliyet gösteren otel, pansiyon, lokanta, fast-food, kafe, çay bahçeleri gibi gıda işletmelerinde hareketliliğin daha fazla olması sebebiyle tüketici sağlığının korunması ve vatandaşlara güvenilir gıda sunulmasının temini amacıyla resmi kontroller bu alanlarda sıklaştırılıyor.

Turizm sezonunun başlamasıyla birlikte 81 tarım ve orman il müdürlüklerinde görevli, konusunda uzman kontrol görevlilerince işletme denetimleri yapılıyor, sorunlu bulunan işletmelerdeki eksikliklerin giderilmesi için süre veriliyor. Denetimlerde üretim yerleri, perakende gıda satışı yapılan yerler ile toplu tüketim gerçekleştirilen yerlerde asgari teknik ve hijyenik koşullar kontrol ediliyor, satışı yapılan ürünlerin mevzuata uygunlukları denetlenerek çeşitli uyarı ve bilgilendirmelerde bulunuluyor. Ayrıca verilen süreler sonunda uygunsuzluğu devam eden işletmelere idari yaptırım uygulanıyor.

Ayrıca, salgın sürecinde turizm konusunda faaliyet gösteren gıda işletmelerinde gıdanın hazırlanması, sunumu ve servis edilmesi sırasında virüsün yayılmasının engellenmesi amacıyla gerekli önlemlerin alınması için de resmi kontroller devam ediyor.

Muhabir: Deniz Çiçek Palabıyık,Mustafa Çalkaya

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Samet Serttaş, AA muhabirine, takviye edici gıdaların ilaç olmadığını ve dünya mevzuatında “gıda” olarak tanımlandığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığının onay koduna sahip ürünlerin, gerekirse telefonla hemen sorgulatılabileceğini, böylece gıda satışı gerçekleşen her ortamdan söz konusu ürünlerin güvenle satın alınabileceğini belirten Serttaş, onay kodu sorgulamasında şüpheli bir durumla karşılaşılırsa Bakanlığın ALO 174 hattının aranarak, ihbarda bulunulabileceğinin altını çizdi.

Serttaş, gıda takviyelerinin ilaçlar gibi özel saklama koşulları gerektirmediğini belirterek, “Eczanelerin de bu ürünlerin satışına devam etmesini destekliyoruz.” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığının da gıda takviyesi ürünleri üzerinde çok sıkı denetimleri olduğuna dikkati çeken Serttaş, Türkiye’de bu anlamda başka ülkelerde olmayan bir onay mekanizması bulunduğunu anlattı.

Ürünlerin hem piyasaya arz edilmeden önce hem gümrük kapılarında hem de satış noktalarında Bakanlık yetkililerince denetlendiğini, ürünün içerisinde hangi bileşenden ne kadar bulunması gerektiğini belirleyen bir bilim komitesi olduğunu aktaran Serttaş, “Bu bilim komitesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve alanında uzman akademisyenlerden oluşuyor. Türkiye Akdeniz diyetiyle beslenen bir ülke olduğu için Avrupa ve Amerika ile kıyasladığımızda gıda takviyelerine konulan bileşenlerin maksimum olabilecek limitleri hususunda oldukça muhafazakar. Bu nedenle ülkemizdeki makul tüketicinin bir doz aşımı problemi bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.

“Müşteri gibi internetten sipariş verip kontrol ediyoruz”

Serttaş, özellikle Kovid-19 salgını sebebiyle internet satışlarının yoğunlaşmasına dikkati çekerek, “Kim, bizim ürünümüzü nerede satıyor, bunu takip ediyoruz. Sipariş verip ürünün kontrolünü sağlıyoruz.” dedi.

​​​​​​​Türkiye’deki pazar büyüklüğüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Serttaş, 2020 rakamlarıyla gıda takviyesi pazarının 1,5 milyar lira seviyesinde gerçekleştiği bilgisini paylaştı. ABD’de bu pazarın 34,5 milyar dolar seviyesinde bulunduğuna dikkati çeken Serttaş, sözlerini şöyle tamamladı:

Almanya pazarı 2 milyar avro, Fransa ise 1,6 milyar avro seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de öyle sanıldığı gibi vitamin çılgınlığı gibi bir durum yok. Pazar, henüz emekleme seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de gıda takviyesi sektörünün, katma değeri yüksek ürün üretme potansiyeli mevcut. Bu yüzden gelecek için umut vadediyor.”

TUNCELİ(AA) – Kent merkezine 5 kilometre uzaklıktaki Pülümür Vadisi’nde yer alan Tunceli Orman Fidanlığı, 1948 yılında bu yana Türkiye’nin dört bir köşesinin yeşillendirilmesinde rol oynuyor.

Yaklaşık 40 hektar alandan oluşan fidanlıkta karaçam, sarıçam, ceviz, badem, ardıç, alıç ve mahlep başta olmak üzere 40’ın üzerinde tür yetiştirildi ve bu yıl 2 milyon fidan ve 1000 kilogram tohum üretildi.

Sel, çığ, heyelan, kaya yuvarlanması ve erozyon gibi afetlerin önüne geçmek amacıyla kullanılan buradaki fidanlar, şimdilerde orman yangınlarında zarar gören arazilerin yeniden yeşillendirilmesi için hazırlanıyor.

Elazığ Orman Fidanlık Müdürü Serkan Yılmaz, AA muhabirine, Tunceli Orman Fidanlığı’nın 1948 yılında geçici kavak üretimi istasyonu olarak kurulduğunu söyledi.

Bu yıl 2 milyon fidan üretildi

Burada ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrol çalışmalarında kullanılacak fidanların üretildiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Elazığ Orman Fidanlık Müdürlüğümüzde 2021 yılında 13 milyon adet fidan üretmiş bulunmaktayız. Üretilen 13 milyon fidanın 2 milyon adedini Tunceli fidanlığımızda ürettik. Aynı zamanda yine 2021 yılında üretmiş olduğumuz 11 bin kilogram fidan tohumunun 1000 kilogramını Tunceli Orman Fidanlığımızda üretmiş bulunmaktayız.

Yılmaz, kentteki fidanlıkta sarıçam, karaçam, ardıç, meşe ve ceviz gibi türlerin yetiştirildiği belirterek, “Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız ve afet boyutunda olan orman yangınları hepimizi derinden etkilemiştir. Ancak halkımız müsterih olsunlar. 1839 yılında kurulmuş olan ve 182 yıllık köklü tarihiyle Orman Genel Müdürlüğümüz bu tür beklenmedik olaylara ve afetlere her zaman hazırlıklıdır.” ifadelerini kullandı.

Tohum stok merkezlerinin ve soğuk hava depolarının fidan tohumlarıyla dolu olduğunu anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Orman fidanlıklarımız da yine afet görmüş yerlerde kullanmak üzere ve ayrıca diğer ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve sel kontrolünün yapılacağı yerlere dikilmek üzere üretilmektedir. Her türlü stokumuz mevcuttur, hazırlığımız tamdır. Burada üretmiş olduğumuz fidanlar ihtiyaç duyulması halinde Akdeniz’de yangın görmüş alanlarda kullanılmak üzere nakledilerek toprakla buluşturulacaktır.”