Göçmen kuşların Afrika-Kafkasya yolculuğunun mola noktası: Erzurum Ovası

ERZURUM(AA) – Kışı Afrika’da geçirdikten sonra Erzurum Ovası’na gelen yüzlerce tür göçmen kuş, zorlu yolculukları sırasında güç toplamak için sulak alanlarda dinlenme imkanı buluyor.

Yemyeşil doğası ve bitki çeşitliliğiyle eşsiz manzaralara ev sahipliği yapan kent, ilkbaharda başta dünya mirası kabul edilen sürmeli kız olmak üzere tepeli pelikan, ak pelikan, balıkçıl, kaşıkçı, karabatak, yaban kazı, yaban ördeği ve ötücülerden oluşan yüzlerce türe ev sahipliği yapıyor.

Göçmen kuşların Afrika-Kafkasya arasındaki binlerce kilometrelik yolculuğunun mola noktası olan ova, her göç döneminde kuşlarla şenleniyor.

Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Cemal Sevindi, AA muhabirine, Erzurum Ovası’nın, Güney Batı Afrika ile Kafkasya arasındaki göç yollarında yer aldığını ve bu göç yollarından yılda iki kere etkilendiğini söyledi.

“Türkiye’nin en önemli kuş göç yollarından biri Erzurum Ovası”

Kuşların özellikle kış sonu başlayan göçlerinin ilkbahar boyunca devam ettiğini ve Kafkasya’dan sonbaharda tekrar Afrika’ya dönüşe geçtiklerini ifade eden Sevindi, bu göç sürecinde ovanın kuşlar için önemli bir mola noktası olduğunu belirtti.

Sevindi, İran-Erzurum arasındaki göç yollarının yanı sıra Anadolu’nun iç kesimleri ile Erzurum arasında da tali göç yolları bulunduğunu belirterek, “Dolayısıyla bu durum Erzurum Ovası’nı, Türkiye’nin en önemli kuş göç yollarından biri ve barınma merkezi haline getiriyor.” ifadesini kullandı.

Erzurum Ovası’nın yaklaşık 870 kilometrekarelik bir alana sahip olduğunu aktaran Sevindi, şöyle devam etti:

“Ovanın özellikle doğu bölümü geçmişten kalma bir göl alanıdır. Dolayasıyla buralar Erzurum bataklıkları olarak tanınır. Erzurum Ovası’nın en önemli dezavantajı ise alanın şehrin hemen yanında olması, bataklıkların kara yollarına ve hava yoluna yakın olmasıdır. Bunlar da kuş popülasyonunu olumsuz etkilemektedir. Erzurum Ovası’nda yaklaşık 301 tür var. Bunların da yüzde 50’si göçmendir. Yarısı da yerli kuştur. Burada üreyip yavrularını büyüten türlerdir. Bir de göçmenlerimiz var. Göçmenlerimiz ise dünya mirası kabul edilen türlerdir.”

Sadece bir türden 12 bin civarı kuş geliyor

Bu yıl içinde yaptıkları araştırmalara göre ovada çok önemli türlerin bulunduğunu vurgulayan Sevindi, bunlardan birey sayısı bakımından fazlaca olan kıl kuyruk ördek ve angutların 10 binin üzerinde geldiğini söyledi.

Sadece bir türden 10-12 bin kuşun ovada bulunabildiğini dile getiren Sevindi, şunları kaydetti:

“Bunlar çok büyük sayıdır. Bir gün ila 4 günlük periyotlar halinde ovada barınırlar. Sonra da hareket yollarına devam ederler. Türler arasında hem Türkiye hem de Erzurum Ovası için en önemlisi sürmeli kız kuşudur. Dünyada 800’e yakın popülasyonu vardır. Bu kuşlar Kazakistan üzerinden Türkiye’ye geldiği zaman Erzurum Ovası’nda barınıyor ve buradan güneye hareket ediyor. Tek başına bu tür nedeniyle bile Erzurum Ovası, Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından, en önemli kuş cennetlerinden biri haline geliyor.”

Sevindi, yerel koruma statüsünde kalan ovanın sulak alanının ulusal sulak alan statüsüne getirilmesi gerektiğine ve alanın ulusal bazda korunması gerektiğine dikkati çekti.

Kartal türlerinin tamamının da ovada görüldüğünü belirten Sevindi, “Bunlar da bizim doğal mirasımız. Aynı kültür mirasını koruduğumuz gibi doğal mirasımızın da korunması gerekiyor. Bu kuşlar yaşadığı zaman ekolojik dengeyi de korumuş oluyorlar.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

HATAY (AA) – Yaklaşık 14 kilometre uzunluğundaki Samandağ sahiline yakın noktada olan Mileyha Sulak Alanı, doğal güzelliğinin yanı sıra göçmen kuşlara barınma ve dinlenme imkanı sunuyor ve Türkiye’nin önemli kuş göç güzergahından biri olarak kabul görüyor.

Mileyha Sulak Alanı, Türkiye’de ilk defa görülerek kayıt altına alınan pasifik incirkuşu, küçük tarla kuşu, kaya incir kuşu, çizgili gerdanlı kırlangıç, Arabistan toygarı ve çöl çobanaldatanın yanı sıra yaklaşık 283 kuş türü için de yaşam alanı oluşturuyor.

“Birçok yerde görülmeyen kuş türü burada görülmeye başlandı”

Samandağ Çevre Koruma ve Turizm Derneği Başkanı Mişel Atik, AA muhabirine, farklı türdeki yüzlerce göçmen kuşun Mileyha Sulak Alanı’nda bulunmasından dolayı mutlu olduklarını söyledi.

Son yıllarda çok sayıda kuş gözlemcisi ve fotoğraf sanatçısının alana geldiğini belirten Atik, “Adeta bir yolcu otobüsünün bir yerde mola vermesi gibi kuşlar burada besleniyorlar ve ondan sonra yollarına devam ediyorlar. İlkbaharda bu göç bir şenlik haline geliyor. Dönüşleri de ağustos ve eylülden itibaren başlıyor. Yine buraya geliyorlar ve burada beslenerek binlerce kilometrelik yolculuklarına devam ediyorlar. Mileyha bu açıdan önemli bir sulak alan. Birçok yerde görülmeyen kuş türü burada görülmeye başlandı. Bu açıdan da burası çok büyük bir önem taşıyor.” diye konuştu.

“Burası bütün kuşların vazgeçilmez durağı”

Kuş gözlemcisi Emin Yoğurtcuoğlu da Mileyha Sulak Alanı’nın Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından birisi olduğunu söyledi.

Ülkedeki kuş türlerinin önemli bir bölümünün Mileyha Sulak Alanı’nda bulunduğunu ifade eden Yoğurtcuoğlu, “Burada bugüne kadar Türkiye’nin başka yerinde görülmemiş birçok farklı türü görüntüleme şansı ettik. Bunlardan 3’ü bu sene Türkiye için yeni bir tür oldu. Çizgili gerdanlı kırlangıç, Hindistan’dan geldi. Arabistan toygarı Arap Yarımadasından geldi ve çöl çobanaldatanı kuş türü Mısır çöllerine giderken buraya uğradı. Bunlar bize şunu gösterdi, burası bütün kuşların vazgeçilmez durağı.” dedi.

Mileyha Sulak Alanı’nın Türkiye üzerinden göç eden kuşların barınması için vazgeçilmez bir yer olduğunu belirten Yoğurtcuoğlu, şöyle devam etti:

“Dünyada 10 bin 800 farklı kuş türü var. Türkiye’de 490 farklı kuş türü kayıtlı, bunlardan 283’ü Mileyha’da kayıt edilmiş durumda. Baktığınızda çok büyük bir rakam. Bu rakam aslında daha da artar. Bu alan düzenli gözlemlense çok daha fazla artar. Biz elimizden geldiğince her gün sabah akşam alana gelip buradaki kuş değişimlerini görmeye çalışıyoruz. Bunun neticesinde çok enteresan türlerle karşılaştık. Bahar ayında ben bir günde 94 farklı tür gördüm. Burada çok ufak bir sulak alan var. İnsan tarafından ellenmeyen çok ufak bir alan kalmış. Burayı kullanan kuşların sıkıştığını gösteriyor aslında. Kuşlar buradan geçerken durmak, beslenmek, dinlenmek istiyorlar. Ancak ufacık bir alana sıkışmış durumdalar. Burada da çok fazla insan aktivitesi olduğu için tedirgin bir şekilde yapıyor bunu. Biz tamamen burayı onlara bırakabilirsek burada muhteşem bir dönüşüm olur.”

ARTVİN (AA) – Alınan bilgiye göre, Artvin-Erzurum karayolunun yaklaşık 55. kilometresindeki Sebzeciler köyü mevkisi ile 70. kilometredeki Yeniköy köyü mevkisinde şiddetli yağış nedeniyle yamaçtan kopan kaya parçaları ve toprak birikintisi yola sürüklendi.

Yolun ulaşıma kapanması nedeniyle bölgede araç kuyruğu oluştu.

Karayolları ekipleri ile bölgede baraj inşaatı ve yol yapım çalışmalarında faaliyet gösteren iş makinelerinin yardımıyla yolun trafiğe açılması için çalışma başlatıldı.