Gökbey helikopteri yerli motorla buluşuyor

ANKARA (AA) – Milli Teknoloji Hamlesi sloganıyla yola çıkan ve Türkiye’nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesini hedefleyen TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kurumları, medya kuruluşları ve üniversitelerinin destekleriyle, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortaklığı”nda Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.

Etkinliğin yürütücülerinden TUSAŞ, TEKNOFEST’te yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği hava araçlarının maket modellerini sergiliyor.

TUSAŞ Helikopter Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yıldırım Kemal Yıllıkçı, etkinlikte AA muhabirinin başta helikopter programları olmak üzere şirketin üzerinde çalıştığı hava araçlarına ilişkin sorularını yanıtladı.

TUSAŞ’ın halihazırda 4 helikopter programı yürüttüğünü ifade eden Yıllıkçı, bunlardan ikisinin modifikasyon ve üretim ağırlıklı 5 tonluk T129 Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri ile T70 Genel Maksat Helikopteri olduğunu söyledi.

Yıllıkçı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığına 59 helikopter teslim ettiklerini belirterek, “Bu yıl itibarıyla da Atak’ın yeni bir versiyonunu devreye soktuk. Onun da teslimat ve kabul çalışmaları devam etmekte. Böylelikle Atak helikopterimiz değişik konfigürasyonlarda ve amaçlarla kullanılabilecek hale geldi. Mevcut teknik performans özelliklerine bir de harekat kabiliyeti bakımından yeni çeşitlilikler katıldı. Atak programımız çok başarılı şekilde devam ediyor. Pakistan ile 30 helikopterlik bir kontratımız var. Onun için ABD’den motor ihracat lisansını bekliyoruz. Filipinler’de benzer şeklide 6 helikopter için kontrat imzaladık, onun için de bekliyoruz.” diye konuştu.

“Gökbey’in her gün yeni bir özelliğini test ediyoruz”

Yıllıkçı, bu üretim projeleri yanında özgün tasarım platformlara yönelik çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.

Tamamen yerli ve milli olarak tasarlanan sistemleri üzerinde taşıyan Gökbey Genel Maksat Helikopteri’nin sertifikasyon ve geliştirme test uçuşlarının başarılı şekilde devam ettiğini vurgulayan Yıllıkçı, şu bilgileri verdi:

“Her gün yeni bir özelliğini, yeni bir kabiliyetini test etmiş oluyoruz. Helikopterimizin doğal kararlığı oldukça iyi. Pilotaj bakımından iyi kumanda edilebilen, test pilotlarımızın oldukça beğendiği bir konfigürasyon olarak başarılı şekilde testlerine devam etmekte. Kısmet olursa bu sene sonu itibarıyla ilk yerli motorumuzu da Gökbey helikopterimize entegre etmeye başlayacağız. Ön prototip diyeceğimiz, helikopter üzerine yerleştirme açısından önemli olan motor prototiplerini alacağız. TUSAŞ Motor Sanayii çok başarılı şekilde motoru geliştirmekte. Motoru da dahil ettiğimiz zaman Gökbey helikopterimiz tamamen yerli ve milli bir helikopter olacak, hiçbir sistem bakımından dışarıya bağımlı olmayan, herhangi bir kısıtı bulunmayan hale gelecek. Böylelikle dünyada gerçekten bir helikopteri bütünüyle kendisi tasarlayıp üreten 6-7 ülkeden biri olacağız. Bazı ülkeler helikopter geliştiriyor ama motorunu, dinamik sistemini belli bir helikopterden alıp kendilerine adapte etmek gibi ortak çalışma ağırlıklı bunu yapıyorlar. Gökbey helikopterimizin halihazırda dişli kutusu, palleri, rotoru, hub sistemi, aviyonik sistemleri, iniş takımı kendi tasarım ve üretimimiz. Buna motoru da eklediğimiz zaman tamamen yerli ve mili olacak.”

10 tonluk yeni nesil Atak helikopterinde son durum

Yıllıkçı, Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri Programı’nda ise ön tasarım aşamasına geldiklerini kaydetti.

Helikopterin dünyada bu klasta bilinen helikopterlerden daha üstün özelliklere sahip olacak şekilde hem sıcak hava-yüksek irtifa hem de deniz seviyesinde gemiden operasyonlara uygun şekilde geliştirildiğini dile getiren Yıllıkçı, “10 tonluk yeni nesil bir Atak helikopteri tasarlıyoruz. Aviyonik ve mühimmat sistemleri olarak ASELSAN ve ROKETSAN’ın yaptığı çok başarılı sistemler var. Onları da entegre ederek daha üstün kabiliyeti bulunan bir Atak helikopterine sahip olacağız. Sonuç olarak 4 helikopter projemiz tam gaz devam ediyor. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, bütün çalışanlarımız büyük bir şevkle projelerdeki bu ara sonuçları görmekten mutlu şeklide çalışmalarını sürdürüyor.” diye konuştu.

İkinci T70 helikopteri de motor çalıştırdı

T70 helikopterinin üretiminden sorumlu olduklarını hatırlatan Yıllıkçı, şu değerlendirmede bulundu:

“Helikopterin üzerine özel bir aviyonik konfigürasyonu geliştiriliyor. Onun testleri ve kalifikasyonu tamamlandığında helikopter uçmaya hazır olacak. İkinci helikopterin de motorunu çalıştırdık. Kalifiye olarak uçabilmesi için üzerindeki bütün sistemlerin entegrasyonunun ve kalifikasyonunun tamamlanması gerekiyor ama programlandığı şekilde üretime devam ediyoruz. Tamamen yerli üretim olan gövdeyi de ürettik. Bütün detay üretimleri sürüyor. Başarılı bir program olacağını ümit ediyoruz.”

“Gökbey’e çok ilgi var”

Yıllıkçı, Gökbey ve yerli motor projelerinin birbirine paralel yürümesi için çalıştıklarını vurguladı.

Mümkün olduğu kadar kısa zamanda Gökbey’i kullanıcısıyla buluşturmak istediklerini ifade eden Yıllıkçı, “Öncelikle bu takvimi yakalayacak şekilde programa devam ediyoruz. Motorun da yetişmesi, müşterimize yerli motorla vermek amaçlarımızdan biri ama her zaman B planımız da var tabi.” dedi.

Gökbey’e çok ilgi olduğunu belirten Yıllıkçı, şöyle devam etti:

“Çünkü çok maksatlı bir helikopter. Helikopter dünyasında en fazla kullanılan ve en çok bulunan helikopter kategorisinde. 5 palli, gücü yüksek bir helikopter. İyi neticeler alacağımızı ümit ediyoruz. Öncelikle ülkemizin milli ihtiyaçlarını karşılamayı, daha sonra birçok ülkeye helikopterimizi satmayı hedefliyoruz. Atak-2 diye de anılan ağır sınıf helikopterinde de çok güzel gelişmeler var, tasarım faaliyetleri devam ediyor. Bunun paralelinde yeni teknolojileri, yeni konseptleri kullanmak üzere yaptığımız prototip diyeceğimiz bazı sistem bazında çalışmalarımız başarılı şekilde sürüyor. Onu da 2023 yılında uçurmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Milli Muharip Uçak’ımızın ilk hangardan çıkışını 18 Mart 2023 olarak hedefledik. İnşallah 2023 yılında birçok platformumuz devreye girecek, uçmaya başlayacak.”

“Aksungur rekor üstüne rekor kırdı”

Yıldırım Kemal Yıllıkçı, çift motorlu insansız hava aracı Aksungur’un da rekor üstüne rekor kırdığını söyledi.

Aksungur’un 49 saate yakın havada kaldığına, bütün sistemlerinin başarılı şekilde çalıştığına dikkati çeken Yıllıkçı, ikinci olarak aracın tam yükle yaklaşık 29 saat havada kaldığını dile getirdi. Yıllıkçı, Aksungur’un, mühimmat bakımından mevcut Anka’dan 2-3 kat üstün özelliğe sahip olacağını ve projenin başarıyla devam ettiğini aktardı.

TUSAŞ kapılarını yarışmacılara açacak

TEKNOFEST’e bu yıl Helikopter Tasarım Yarışması konseptiyle katıldıklarını ifade eden Yıllıkçı, buraya 117 başvuru olduğunu ve elemelerle sayıyı 11’e indirdiklerini bildirdi.

Yıllıkçı, yarışmaya katılanlara, uzaktan helikoptere ilişkin temel eğitimler verdiklerini, bazı yazılımları kullandırdıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Bu sayede daha gerçekçi, ayakları yere basan, daha şevkle yaptıkları çalışmalar oldu. Finale kalan 11 helikopterimizin hepsinin de çok güzel düşünülmüş konseptleri var, ince hesaplamalardan geçirilmişler. 3 günü yoğun şekilde yapılacak sunumlarla 1, 2 ve 3’üncüyü seçmekte zorlanacağız ama bu gurur verici bir şey. Bu yarışmalar aynı zamanda gelecekte TUSAŞ’ta çalışacak mühendisleri seçme açısından da çok önemli. Çok gurur duydum. Bu arkadaşlarımızın hepsini TUSAŞ’a davet etmeye söz verdik. İnşallah bazılarını da mühendis olarak şirketimizde görevlendireceğiz. Bizim isterlerimize cevap olarak tasarlanan helikopterlerin hepsi çift rotorlu dediğimiz konfigürasyonda. Yüksek hızlı bir ister olduğu için itki pervaneli yani arkadan ittirmeli bir helikopter. Klasik helikopter konfigürasyonundan bir derece farklı. Dünyada da bu konseptler üzerinde ciddi şekilde çalışılıyor. Gençlerin bu gibi yeni konseptleri düşünmesi, bunların hesabını, kitabını yapabilmesi çok gurur verici. İnşallah içlerinden çok yeni arkadaşlar ve ekipler çıkacaktır.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Gökbey Helikopteri Program Müdürü Gökhan Tursun, AA muhabirine, Gökbey Programı kapsamında bir helikopter endüstrisi kurulmasına yönelik büyük bir altyapı yatırımının hayata geçirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı desteğiyle projenin 2013’te başladığını ifade eden Tursun, 2018’deki ilk uçuştan bu yana yoğun şekilde uçuş ve yer testlerini sürdürdüklerini dile getirdi.

Tursun, “3’üncü prototipimiz çıktı, 4’üncü prototipimiz üretim hattında. Prototiplerle yer ve uçuş testlerini, kalifikasyon, sertifikasyon testlerini gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki sene içinde de ilk teslimatımızı yapmayı planlıyoruz.” dedi.

Özellikleri dikkate alındığında, muadilleriyle kıyaslandığında Gökbey’in çok üst seviyede bir helikopter olduğunu vurgulayan Tursun, şöyle konuştu:

“Ağırlık-denge, irtifa, hız, insan-arayüz anlamında birçok üst özellikleri var. Bu kapsamda da özellikle yurt içinde kuvvet komutanlıklarımız, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğümüz Gökbey Helikopteri’ne talipler. Bu kapsamda farklı konfigürasyonlarda helikopterleri de üretiyoruz. Arama kurtarma, yangınla mücadele, personel taşıma, VIP gibi birçok farklı konfigürasyonumuz da olacak.”

Sertifikasyon sürecinin helikopterin kendisini kanıtlaması, müşteriye teslim edilmeden önce yapılması gereken tüm faaliyetlerin tamamlanması açısından çok kritik olduğuna dikkati çeken Tursun, “Bu kapsamda da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz ile yürüttüğümüz çalışmalarımız mevcut. Tüm tasarım, üretim, test ve doğrulama faaliyetlerini kendileriyle sürekli müzakere ediyoruz. Bu müzakereler sonunda kendini ispatlamış, müşteriye verilecek bir helikopter konfigürasyonunu çıkartacağız inşallah.” ifadelerini kullandı.

Güvenlik güçlerinin farklı ihtiyaçlarını karşılayacak

Gökhan Tursun, Gökbey’in hız, performans, geniş iç hacim ve farklı konfigürasyonları olması anlamında mevcut helikopterlere kıyasla üstünlükler taşıdığını söyledi. Bu durumun başta iç pazardaki müşteriler olmak üzere yurt dışında da talepleri artırdığını dile getiren Tursun, ilk etapta iç müşteriler olmak üzere uluslararası pazarda da helikopter satışı planladıklarını bildirdi.Kara, Hava, Deniz, Jandarma komutanlıklarının kendi görev profiline göre farklı isterleri bulunduğuna işaret eden Tursun, “Bu kapsamda farklı opsiyonel ekipmanlarımızı helikopterimize entegre ederek kuvvet komutanlıklarımızın ihtiyaçlarını da karşılamış olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut durumda 3 prototiple yer ve uçuş testlerine devam ettikleri bilgisini veren Tursun, “Özellikle uçuş testlerinde helikopterin limitlerine ağırlık, denge, hız, irtifa anlamında çıkıyoruz. En önemli özelliklerinde biri otopilotu kendimiz geliştiriyoruz. Bu kapsamda otopilot testlerine de başlamış durumdayız.” dedi.

ESKİŞEHİR (AA) – Eskişehir’de geçen hafta sonu TEI-TS1400’ün TAI’ye teslim edilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katıldığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın hazır bulunduğu bir tören düzenlenmişti.

Akşit, yaptığı basın toplantısında, TEI-TS1400’ün TEI’de görevli Türk mühendislerinin ürünü olduğunu ifade etti.

TEI-TS1400’ün dünyada motor üreten herhangi bir firmayla ortaklık yaparak tasarlanan, geliştirilen bir ürün olmadığını vurgulayan Akşit, motorun üretiminin tümüyle TEI mühendisleri tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Akşit, şöyle devam etti:

“Değişik noktalarda danışmanlık hizmeti aldığımız kişiler oldu. Bütün işlem, tasarım bize ait. Bunu gururla söylüyoruz. Bundan sonraki, gelecek motorlar için de bütün tasarım ve analiz işlerini baştan sona kendimiz gerçekleştirmiş olduk. TEI olarak bu motoru geliştirirken bunun yanı sıra 34’e yakın kendi özgün motor tasarımlarımızı geliştirdik. Motor geliştirme süreci özellikle insan taşıyacaksa, can taşıyacak çünkü kademe, kademe her şeyi doğrulayarak ve emin olarak ilerlemeniz gereken bir şey. Üstünde can uçacak. Arabanızın motoru arıza yapsa en fazla stop etse aracınızı yol kenarına çekersiniz tamirci gelip bakar. Gökyüzünde böyle bir şey yaşarsanız ‘kenara çek de bir bakalım’ diye bir şey yok. O yüzden hata riskimiz yok. Her şey defalarca kontrol ediliyor.”

“Gökbey’e entegrasyon işine başlanacak”

“İlk motor TEI-TS1400’ü TAI’ye göndereceğiz. TAI hemen Gökbey helikopterine entegrasyon işine başlayacak.” diyen Akşit, şunları kaydetti:

“Entegrasyonun düzgün yapılabilmesi için projede sadece bu iş için 80 milyon dolar ayrılmış vaziyette. Devasa yüksek güçlerle uğraşıyorsunuz. Motor yüklendiği zaman kaportayı bile esnetiyor. Bunların hepsinin çalışılması gerek. Ciddi bir iş, aylarca, hatta yıl sürüyor. ANKA’dan örnek verecek olursak. Biz ANKA’nın PD170 motorunu verdikten bir yıl sonra uçtu. Motoru hemen teslim ederek bir an evvel entegrasyon çalışmaları başlasın istedik. TAI bunu yaparken biz bu motordan peş peşe imalata başladık. Bunlar seri imalat mı? Hemen söyleyeyim, şu anda bu motorun ikiz kardeşi imalatı 2 hafta içinde bitmek üzere teste hazır hale gelecek. Yaklaşık 1,5-2 ay içinde ise üçüncü kardeşi ve daha sonra dördüncü motor gelecek. Önümüzdeki yıl yazın ortasına kadar 5 adet olacak.”

Söz konusu motorları seri imalat olarak kabul etmediklerini dile getiren Akşit, “Seri imalat sertifikasyonunu da aldıktan sonra teslim ettiğiniz ilk motor oluyor. Bu motorlarda TAI entegrasyonu yaparken biz ötekilerde zorlu olgunlaştırma testleri yapacağız. Oluşabilecek her türlü olumsuzluğu test edeceğiz. Bunlar da aylar sürecek. Bunlara ‘olgunlaştırma testleri’ diyoruz. 2024 gibi sertifikasyonunu da tamamlanmış seri imalat ilk motoru teslim etmeyi planlıyoruz. İlk motorumuzu teslim ediyoruz ancak sertifikalı değil. Daha birçok test görecek.” diye konuştu.

Akşit, hedeflerinin Türkiye’nin ihtiyacı olan bütün motorları yapmak olduğunu ve bunu da başaracaklarını bildirdi.