Gökbey Helikopteri'nin 3'üncü prototipinde, SHGM'nin verdiği özel uçuş izni kapsamında testler başladı

ANKARA (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden (SHGM) yapılan açıklamaya göre, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ve sertifikasyon test faaliyetleri devam eden Gökbey Helikopteri’nin 3’üncü prototipi, SHGM tarafından verilen özel izinle ilk uçuşunu 27 Haziran’da başarılı bir şekilde gerçekleştirdi.

Türkiye’de yerli ve milli imkanlarla özgün helikopter geliştirme görevi verilen TUSAŞ tarafından yürütülen Gökbey Özgün Helikopter Programı kapsamında, yapısal ve aviyonik sistemlerin yanı sıra transmisyon, rotor ve iniş takımları gibi kritik öneme haiz sistemlerin tasarımları ve üretimleri de tamamen milli kaynaklar kullanılarak gerçekleştiriliyor.

Yüksek irtifa ve sıcaklıkta, gece/gündüz ve aletli/görerek uçuş yapılmasını mümkün kılan, farklı meteorolojik koşullarda etkin faaliyet gösterebilecek şekilde tasarımı ve testleri yapılan Gökbey Helikopteri’nin taşıma, VIP, kargo, pilot eğitimi, hava ambulans, arama-kurtarma ve kıyı ötesi taşıma görevlerini başarıyla gerçekleştirebileceği değerlendiriliyor.

SHGM ve TUSAŞ uzmanlarından oluşturulan farklı disiplindeki 13 sertifikasyon panelinin değerlendirmesi neticesinde, ulusal ve uluslararası gereklilikler göz önünde bulundurulmak suretiyle sertifikasyon şartnamelerine uygun olarak tasarlanan “Gökbey Özgün Helikopteri Özel Uçuş İzni” SHGM tarafından yayımlandı. Yaklaşık 40 dakika süren bu uçuşla beraber uçuş test faaliyetlerine yeni prototip dahil edildi. Bu prototipin devreye alınmasıyla sertifikasyon testleri hızlandırılacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Gökbey Helikopteri Program Müdürü Gökhan Tursun, AA muhabirine, Gökbey Programı kapsamında bir helikopter endüstrisi kurulmasına yönelik büyük bir altyapı yatırımının hayata geçirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı desteğiyle projenin 2013’te başladığını ifade eden Tursun, 2018’deki ilk uçuştan bu yana yoğun şekilde uçuş ve yer testlerini sürdürdüklerini dile getirdi.

Tursun, “3’üncü prototipimiz çıktı, 4’üncü prototipimiz üretim hattında. Prototiplerle yer ve uçuş testlerini, kalifikasyon, sertifikasyon testlerini gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki sene içinde de ilk teslimatımızı yapmayı planlıyoruz.” dedi.

Özellikleri dikkate alındığında, muadilleriyle kıyaslandığında Gökbey’in çok üst seviyede bir helikopter olduğunu vurgulayan Tursun, şöyle konuştu:

“Ağırlık-denge, irtifa, hız, insan-arayüz anlamında birçok üst özellikleri var. Bu kapsamda da özellikle yurt içinde kuvvet komutanlıklarımız, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğümüz Gökbey Helikopteri’ne talipler. Bu kapsamda farklı konfigürasyonlarda helikopterleri de üretiyoruz. Arama kurtarma, yangınla mücadele, personel taşıma, VIP gibi birçok farklı konfigürasyonumuz da olacak.”

Sertifikasyon sürecinin helikopterin kendisini kanıtlaması, müşteriye teslim edilmeden önce yapılması gereken tüm faaliyetlerin tamamlanması açısından çok kritik olduğuna dikkati çeken Tursun, “Bu kapsamda da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz ile yürüttüğümüz çalışmalarımız mevcut. Tüm tasarım, üretim, test ve doğrulama faaliyetlerini kendileriyle sürekli müzakere ediyoruz. Bu müzakereler sonunda kendini ispatlamış, müşteriye verilecek bir helikopter konfigürasyonunu çıkartacağız inşallah.” ifadelerini kullandı.

Güvenlik güçlerinin farklı ihtiyaçlarını karşılayacak

Gökhan Tursun, Gökbey’in hız, performans, geniş iç hacim ve farklı konfigürasyonları olması anlamında mevcut helikopterlere kıyasla üstünlükler taşıdığını söyledi. Bu durumun başta iç pazardaki müşteriler olmak üzere yurt dışında da talepleri artırdığını dile getiren Tursun, ilk etapta iç müşteriler olmak üzere uluslararası pazarda da helikopter satışı planladıklarını bildirdi.Kara, Hava, Deniz, Jandarma komutanlıklarının kendi görev profiline göre farklı isterleri bulunduğuna işaret eden Tursun, “Bu kapsamda farklı opsiyonel ekipmanlarımızı helikopterimize entegre ederek kuvvet komutanlıklarımızın ihtiyaçlarını da karşılamış olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut durumda 3 prototiple yer ve uçuş testlerine devam ettikleri bilgisini veren Tursun, “Özellikle uçuş testlerinde helikopterin limitlerine ağırlık, denge, hız, irtifa anlamında çıkıyoruz. En önemli özelliklerinde biri otopilotu kendimiz geliştiriyoruz. Bu kapsamda otopilot testlerine de başlamış durumdayız.” dedi.

ESKİŞEHİR (AA) – Eskişehir’de geçen hafta sonu TEI-TS1400’ün TAI’ye teslim edilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katıldığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın hazır bulunduğu bir tören düzenlenmişti.

Akşit, yaptığı basın toplantısında, TEI-TS1400’ün TEI’de görevli Türk mühendislerinin ürünü olduğunu ifade etti.

TEI-TS1400’ün dünyada motor üreten herhangi bir firmayla ortaklık yaparak tasarlanan, geliştirilen bir ürün olmadığını vurgulayan Akşit, motorun üretiminin tümüyle TEI mühendisleri tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Akşit, şöyle devam etti:

“Değişik noktalarda danışmanlık hizmeti aldığımız kişiler oldu. Bütün işlem, tasarım bize ait. Bunu gururla söylüyoruz. Bundan sonraki, gelecek motorlar için de bütün tasarım ve analiz işlerini baştan sona kendimiz gerçekleştirmiş olduk. TEI olarak bu motoru geliştirirken bunun yanı sıra 34’e yakın kendi özgün motor tasarımlarımızı geliştirdik. Motor geliştirme süreci özellikle insan taşıyacaksa, can taşıyacak çünkü kademe, kademe her şeyi doğrulayarak ve emin olarak ilerlemeniz gereken bir şey. Üstünde can uçacak. Arabanızın motoru arıza yapsa en fazla stop etse aracınızı yol kenarına çekersiniz tamirci gelip bakar. Gökyüzünde böyle bir şey yaşarsanız ‘kenara çek de bir bakalım’ diye bir şey yok. O yüzden hata riskimiz yok. Her şey defalarca kontrol ediliyor.”

“Gökbey’e entegrasyon işine başlanacak”

“İlk motor TEI-TS1400’ü TAI’ye göndereceğiz. TAI hemen Gökbey helikopterine entegrasyon işine başlayacak.” diyen Akşit, şunları kaydetti:

“Entegrasyonun düzgün yapılabilmesi için projede sadece bu iş için 80 milyon dolar ayrılmış vaziyette. Devasa yüksek güçlerle uğraşıyorsunuz. Motor yüklendiği zaman kaportayı bile esnetiyor. Bunların hepsinin çalışılması gerek. Ciddi bir iş, aylarca, hatta yıl sürüyor. ANKA’dan örnek verecek olursak. Biz ANKA’nın PD170 motorunu verdikten bir yıl sonra uçtu. Motoru hemen teslim ederek bir an evvel entegrasyon çalışmaları başlasın istedik. TAI bunu yaparken biz bu motordan peş peşe imalata başladık. Bunlar seri imalat mı? Hemen söyleyeyim, şu anda bu motorun ikiz kardeşi imalatı 2 hafta içinde bitmek üzere teste hazır hale gelecek. Yaklaşık 1,5-2 ay içinde ise üçüncü kardeşi ve daha sonra dördüncü motor gelecek. Önümüzdeki yıl yazın ortasına kadar 5 adet olacak.”

Söz konusu motorları seri imalat olarak kabul etmediklerini dile getiren Akşit, “Seri imalat sertifikasyonunu da aldıktan sonra teslim ettiğiniz ilk motor oluyor. Bu motorlarda TAI entegrasyonu yaparken biz ötekilerde zorlu olgunlaştırma testleri yapacağız. Oluşabilecek her türlü olumsuzluğu test edeceğiz. Bunlar da aylar sürecek. Bunlara ‘olgunlaştırma testleri’ diyoruz. 2024 gibi sertifikasyonunu da tamamlanmış seri imalat ilk motoru teslim etmeyi planlıyoruz. İlk motorumuzu teslim ediyoruz ancak sertifikalı değil. Daha birçok test görecek.” diye konuştu.

Akşit, hedeflerinin Türkiye’nin ihtiyacı olan bütün motorları yapmak olduğunu ve bunu da başaracaklarını bildirdi.