Golbol Kadın Milli Takımı, 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları'nda altın madalya kazandı

İSTANBUL(AA) – Makuhari Messe Spor Salonu’nda oynanan final maçında son paralimpik oyunları şampiyonu Türkiye ile ABD karşılaştı.

Maça hızlı başlayan Türkiye, ilk yarıyı 6-1 önde tamamladı. İkinci yarıda farkı açan milliler, sahadan 9-2’lik galibiyetle ayrılarak altın madalyaya ulaştı.

Sevda Altunoluk, ay-yıldızlıların tüm gollerini kaydederek galibiyeti getirdi. Milli sporcu, 46 golle tamamladığı oyunların en skorer ismi oldu.

Kader Çelik, Şeydanur Kaplan, Sevda Altunoluk, Sevtap Altunoluk, Reyhan Yılmaz ve Fatma Gül Güler’den oluşan kadrosuyla milli takım, Rio 2016’nın ardından Türkiye’ye üst üste ikinci paralimpik şampiyonluğunu kazandırdı.

“Golbol Kadın Milli Takımı’mız Tokyo’da tarih yazdı”

Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Hasan Sayyıdan, 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan Golbol Kadın Milli Takımı’nın çok önemli bir başarıya imza attığını söyledi.

Hasan Sayyıdan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tokyo’dan güzel haberlerin gelmeye devam ettiğini belirterek, “Golbol Kadın Milli Takımı’mız bugün finalde ABD’yi 9-2 yenerek altın madalya kazandı. Çocuklarıma oraya giderken şunu söylemiştim. Siz Türk milletini temsil ediyorsunuz, oraya tarihi yaşamaya değil tarihi yazmaya gideceksiniz, ben sizden tarihi yazmanızı bekliyorum demiştim. Ve kızlarımız bizi mahcup etmedi, başardılar. Sözlerinde durdular. Kızlarımız Tokyo’da tarih yazdı. Onlarla gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

2016 Rio Olimpiyatları’nda da şampiyon olan milli takımdan çok sporcu kalmadığını anımsatan Sayyıdan, “Birkaç sporcu dışında takımı yeniledik, yeniden kurduk. Camiada bu yenilemeden kaynaklı şampiyon olamayacakmışız gibi bir algı da vardı. Ama biz o algıyı bugün kırdık. Kızlarımız başardı. Emek, gayret, çalışma ve inancın karşılığını aldılar. Verilen imkanları en iyi şekilde değerlendirdiler.” ifadelerini kullandı.

Sayyıdan, şunları kaydetti:

“Çok duygulandım. Paralimpik oyunlar tarihinde alınan bir altın madalya çok önemli. Bugün Türkiye Görme Engelliler Milli Takımı tarih yazmıştır. Sporcularımız ve teknik heyetimizi tebrik ediyorum. Başta sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na antrenörlerimize, sporcularımıza ve bizleri destekleyen herkese çok teşekkür ediyorum.”

Bakan Kasapoğlu, Paralimpik Oyunları’nda altın madalya alan Golbol Kadın Milli Takımı’nı kutladı

Müsabakayı yerinden takip eden Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, şampiyonluğun ardından milli sporcularla bir araya geldi.

Kasapoğlu, mutluluklarını paylaştığı milli sporcuları başarılarından dolayı tebrik etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Fed’in gelecek sene faiz artırımına gidebileceğine ilişkin tahminlerle ABD’nin uzun vadeli tahvil faizleri yükseliş eğiliminde hareket ederken, Fed yetkililerinin bugün yapacakları konuşmalarda ABD’de para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları aranmaya devam edecek.

Dün açıklanan makroekonomik verilerle ekonominin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından sonra genişlemeye devam ettiği ve normalleşmenin yakın olduğuna ilişkin beklentiler ise pay piyasalarında alışları beraberinde getirdi.

Dünya genelinde açıklanan imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinde önceki aya göre gerileme görülse de, veriler ekonomilerin hala genişleyici bölgede bulunduklarına işaret etti.

Bu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 1,21, Dow Jones endeksi yüzde 1,48 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,04 değer kazandı. New York borsasında endeks vadeli işlem kontratları yeni günde ise yatay bir seyir izliyor.

Avrupa tarafında, dün İngiltere Merkez Bankası (BoE) faizlerde değişikliğe gitmeyerek politika faizini yüzde 0,1 seviyesinde bırakırken, bugün Almanya’da açıklanacak Ifo endeksleri yatırımcıların gündeminde bulunuyor.

Avrupa borsaları, dün İngiltere hariç küresel pay piyasalarına paralel alış ağırlıklı bir seyir izlerken, Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,88, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,98 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,41 değer kazandı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,07 değer kaybetti. Vadeli işlemlerde endeks kontratlarının yeni günde karışık bir seyir izledikleri görülüyor.

Avro/dolar paritesi ise önceki kapanışa paralel 1,1740’tan işlem görüyor.

Asya’da, Evergrande krizi pay piyasalarının yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Çin hükümeti dün Evergrande şirketine tahvil borçlarının ödemesinde aksama olmaması konusunda uyarıda bulunurken, yerel yönetimleri ise olası bir temerrüt için uyardı.

Analistler, Evergrande’nin dünkü 100 milyon doların üzerindeki tahvil ödemelerine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadığını, konunun gündemin odağındaki yerini koruduğunu bildirdi.

Öte yandan, Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) likidite enjeksiyonları ise pay piyasalarındaki baskıları törpülemeyi sürdürürken, bugün açıklanan verilere göre Japonya’da Tüketici Fiyat Endeksi ağustosta yıllık yüzde 0,4 geriledi, öncü imalat sanayi PMI ise eylülde 52,7’den 51,2’ye indi.

Bu gelişmelerle kapanışa yakın Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,23, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,10 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,15 değer kaybederken, dün resmi tatil nedeniyle işlem gerçekleştirilmeyen Japonya’da ise Nikei 225 endeksi bugün yüzde 2 yükseldi.

Yurt içinde, dün gündemin odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu toplantısı vardı. TCMB beklentilerin aksine politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 18’e indirdi.

Karar sonrası satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü önceki kapanışın yüzde 0,43 altında 1.401,46 puandan tamamladı. Dün 8,8013 ile zirvesini gören dolar/TL ise önceki kapanışın yüzde 1,32 üzerinde, 8,7679’dan kapanış yaptı. Dolar/TL bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,7830 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, Fed üyelerinin konuşmalarının yanı sıra bugün yurt içinde kapasite kullanımı, reel sektör güven endeksi ve sektörel güven endeksleri, yurt dışında ise Almanya’da Ifo iş ortamı güven endeksleri ve ABD’de yeni konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1,390 seviyesinin destek, 1.420 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, eylül ayı kapasite kullanımı

10.00 Türkiye, eylül ayı reel sektör güven endeksi

10.00 Türkiye, eylül ayı sektörel güven endeksleri

11.00 Almanya, eylül ayı Ifo iş ortamı güven endeksleri

17.00 ABD, ağustos ayı yeni konut satışları

KONYA (AA) – ABD’nin Kuzey Karolina eyaletinde 1955’te dünyaya gelen ve Los Angeles’ta büyüyen Fenter, ailesinin isteğiyle Katolik okuluna giderek papaz oldu.

Yaklaşık 10 yıl görev yapan Fenter, bu süreçte aldığı akademik eğitiminin sonunda profesör olarak üniversitelerde de din eğitimi verdi.

İnancıyla ilgili aldığı eğitime rağmen içinde bir boşluk hissetmeye başlayan ve arayışlara giren Fenter, 2004 yılında bir program için ABD’ye giden Hazreti Mevlana’nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru ile tanıştı. Mevlana ve İslam ile ilgili ilk bilgileri almaya başlayan Fenter, Bayru’nun daveti üzerine 2005’te geldiği Konya’da Şeb-i Arus törenlerini izledi.

Anlatılanlardan ve sema ayini şerifinden, törenlerdeki manevi atmosferden çok etkilenen Fenter, yaşadıklarının etkisiyle 2006 yılında Müslümanlığı seçti.

Törenlerde tanıştığı “Mevlevi dedesi” Nadir Karnıbüyük’ten de İslam ve Mevlevilik hakkında dersler alan Fenter, Mevlana’ya daha yakın olmak ve Mevleviliği daha iyi yaşayabilmek için iki ay önce Konya’ya yerleşti.

Papazlıktan İslam’a geçiş sürecini AA muhabirine anlatan İsmail Fenter, çocukluğundan itibaren iyi bir Hristiyan olarak yetiştirildiğini söyledi.

Her pazar kiliseye gittiklerini, kuzeninin de kilisenin papazı olduğunu ifade eden Fenter, “Din, ailem için çok önemliydi. Büyükannem benden papaz olmamı istiyordu. Rahipliği öğrenmek için ruhban okuluna gittim.” dedi.

Fenter, okulda hep Tanrı’nın, Hazreti İsa’nın anlatıldığını ancak birçok şeyin kendisine mantıklı gelmediğini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Tanrı’ya inanıyordum ama bir şeyler doğru değildi. Daha sonrasında da öğrencilerime öğretmeye çalıştığım bilgiler bana hiç mantıklı gelmiyordu. Bu nedenle hayatımın büyük bölümünü arayışla geçirdim. Ruhban okulunda ders veriyordum ama öğrettiklerime inanmıyordum. Bir süre sonra ‘bunu artık yapamam’ dedim ve papazlığı bırakıp kiliseden ayrıldım. Ailemin yanına California’ya döndüm ve müzikle ilgilenmeye başladım. Müziğin içinde çok şey vardı ama kalbim boştu. İnsanların alkışları harikaydı ama bir şey eksikti.”

Bir öğretmeninin tavsiyesiyle, San Fransisco’ya gelen Mevlana’nın torunu Esin Çelebi Bayru ile tanıştığını dile getiren Fenter, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sufi’lerin toplandığı eve gittim ve yanında çevirmeniyle bir kadın geldi. Kim olduğunu bilmiyordum ama o Mevlana’nın soyundandı. Bu kadın Esin Çelebi’ydi. Dinledim ve duyduklarım hoşuma gitti. Hayatım boyunca onu arıyormuşum gibiydim. Ona, ‘Kendimi okyanusun dibinde hissediyorum ve hazinenin nerede olduğunu bilmiyorum’ dedim. Bana, ‘Aradığın için hazineyi zaten buldun’ dedi. Bu cümle beni çok etkiledi. Sonra Bayru’nun daveti üzerine 2005 yılı aralık ayında Konya’ya gelerek Şeb-i Arus törenlerini izledim.”

“Dua etmem için beni çağırdı”

Fenter, semazenleri izlediği sırada “özel” bir şeyler hissettiğini belirterek, Konya’da bulunduğu günlerde Mevlana Müzesi’ne de gittiklerini aktardı.

Sabah namazı vaktinde müzeyi gezdikleri sırada Mevlevi dedesi Karnıbüyük’ün kendisini yeşil kubbenin yanındaki niyaz penceresine götürdüğünü ve nasıl dua yaptıklarını anlattığını dile getiren Fenter, şöyle konuştu:

“Burada dua etti. Durup onu izledim ve dua ettiği sırada etrafa baktım. Her yerde kar vardı ve sağımda karın tam ortasında kırmızı bir gül vardı. Sonra dua etmem için beni çağırdı. Ne yapacağımı bilmeden Niyaz Penceresi’ne doğru yürüdüm. Mevlana Müzesi içindeki Niyaz Penceresi önünde, Rumi’nin sandukasına doğru dua etmeye başladım. Sonra bir şey oldu. Ne olduğunu bilmiyorum ama şaşkına dönmüştüm aniden. Kalbim yırtılıp açılmış gibi hissediyordum ve ağlıyordum. Birçok kez duayı okudum. Celaleddin Rumi’nin beni çağırdığına inanıyorum. Gerçekten saatlerce ağladım.”

“Olmam gereken yerin burası olduğunu biliyordum”

ABD’ye dönmeden önce “Nadir Dede”den kendisine bir şeyler öğretmesini istediğini ifade eden Fenter, şunları aktardı:

“Onunla otel odama gittik. Ses kaydını açtım ve o zikir yapmaya başladı. Benim için Kur’an ve bazı duaları okudu, ben de kaydettim. Onun Türkçe söylediği hiçbir şeyi bilmiyordum ama söylediği her şeyi anlıyordum. Çünkü biz kalp kalbe konuşurduk. Neler olduğunu anlamıyordum ama onu en derin seviyede anlıyordum. Artık biliyordum ki; Mevlana yolu, Muhammed yolu. Gerçeğin bu olduğunu bildiğim için de bir sonraki yıl Müslüman oldum.”

Mevlana’ya yakın olmak için Konya’ya yerleşmeye karar verdiğini anlatan Fenter, şunları kaydetti:

“Olmam gereken yerin burası, Mevlana kenti Konya olduğunu biliyordum. Sonraki her yıl Konya’ya geldim. Çünkü burası Mevlana’yı öğrenmek için gelmem gereken yerdi. Burada Mevlana’nın izinden yürümek Amerika’da olmaktan daha farklı. Bir gece genç bir derviş bana ailemi sordu ve ben de ‘Annem ve babam öldü’ dedim. Bana baktı ve ‘Biz senin aileniz’ dedi. Bu benim için birinin bana söylediği en önemli şeylerden biriydi. Bu yüzden Konya’ya gelmeye devam ettim. Sonrasında da Konya’ya yerleştim.”