Görevden alınan Katalonya Başkanı Torra hukuki mücadelesini Avrupa'ya taşıyacak

MADRİD (AA) – Yüksek Mahkemenin onadığı, 1,5 yıl kamu görevinden men cezasıyla görevi sona eren Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Quim Torra, Katalonya başkanlık binasında yaptığı konuşmada, “Bugün başkan olamayacağıma karar verenler Katalonya halkı değil birkaç yargıç oldu.” dedi.

Torra, İspanya’da yargının bağımsız olmadığını savunarak, “Katalanların adalet bulduğu tek yer” olarak tanımladığı Avrupa mahkemelerine başvuracağını duyurdu.

Katalonya’nın bağımsızlık amacından vazgeçmeyeceğini vurgulayan Torra, “Bağımsızlığı, kendi geleceğimize karar verme hakkını istiyoruz ama her şeyden önce kaliteli bir demokrasi istiyoruz. Bunu gelecek aylarda seçimlerde yapacağız.” şeklinde konuştu.

Diğer yandan İspanyol basını, Katalonya’da iktidarda olan ayrılıkçı iki siyasi partinin Kovid-19 ile bağlantılı zor bir süreç yaşanmaması halinde 7 Şubat’ta erken seçimlerin yapılması için anlaştığını duyurdu.

Bu arada bağımsızlık yanlısı Katalanlar, görevden alınan Torra’ya destek için Barselona başta olmak üzere bazı Katalan kentlerinde gösteri düzenledi.

Barselona’daki Katalonya başkanlık binasında göstericilerin yanına giden Torra, destekleri için teşekkür etti.

“Özgürlük” ve “adalet” sloganı atan kalabalık, Katalonya yerel parlamento binasına yürürken, eylemlerine burada devam ediyor.

İspanya’da Nisan 2019’da yapılan erken genel seçim döneminde devlet kurumlarında propaganda yasağına uymamakla suçlanan Torra, Merkez Seçim Kurulunun aksi yöndeki talimatına rağmen Katalonya başkanlık binasına astırdığı “Sürgündeki ve tutuklu siyasetçilere özgürlük” yazılı pankartı kaldırmamıştı.

“Tutuklu ve yurt dışına firar eden Katalan siyasetçilere destek” pankartını kaldırmamasından dolayı Katalonya Adalet Yüksek Mahkemesince Aralık 2019’da 18 aylık kamu görevinden men ve 30 bin avro cezaya çarptırılan Torra ile ilgili karar bugün Yüksek Mahkeme tarafından onandı.

İspanya demokrasi tarihinde görevdeyken men cezası alan ilk özerk yönetim başkanı olan Torra, söz konusu pankartı, “ifade özgürlüğü” olarak savunmuştu.

Torra’nın görevinden alınmasından dolayı yerine mevcut durumda Başkan Yardımcısı olan Pere Aragones’in geçmesi bekleniyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MADRİD (AA) – İspanya’nın doğusundaki Katalonya özerk yönetiminde 14 Şubat’ta yapılan erken yerel parlamento seçimlerinin ardından ayrılıkçı iki siyasi partinin koalisyonu ile hükümeti kuran Pere Aragones, Katalonya’nın yeni başkanı olarak güvenoyu aldı.

Katalonya’da 135 sandalyeli özerk parlamentoda iki gün süren oturumlar sonunda yapılan oylamada Aragones, aldığı 74 “evet” oyu ile Katalonya özerk yönetiminin 132. hükümet başkanı seçildi.

Sol görüşlü Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) partisinin lideri 38 yaşındaki Aragones, bu zamana kadarki en genç Katalonya başkanı oldu.

Tek başına azınlık hükümeti kurmak için mart ayında yaptığı girişimde başarılı olamayan ERC, yeni bir erken seçime gidilmesini önlemek için siyasi ideoloji olarak kendisinden tamamen farklı olan, sağ görüşlü Katalonya için Birlik (JxCat) partisiyle ayrılıkçı girişimlerde birleşerek bağımsızlık yanlısı diğer bir parti olan, aşırı sol görüşlü Halk Birliği Adaylığı’nın (CUP) dışarıdan desteğiyle koalisyon hükümetini kurdu.

ERC (33 milletvekili) ve JxCat (32 milletvekili) yeni hükümette bakanlıkları eşit sayıda paylaştı.

Katalonya’da 2012’den bu yana süre gelen ayrılıkçı siyasi girişimlerde kurulan 5. hükümete başkanlık eden Aragones, yeni hükümetin önceliklerinin de İspanya’dan ayrılma odaklı olacağını açıkladı.

Aragones, güven oylaması öncesi yaptığı konuşmalarda, hükümetinin öncelikli hedeflerini “Katalonya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını mümkün kılmak, yargılanan, tutuklu olan ve yurt dışındaki Katalan siyasetçilere af ve İskoçya modeliyle anlaşmalı bağımsızlık referandumu” diye sıraladı.

Öte yandan, 14 Şubat’taki seçimlerde ERC gibi 33 milletvekili çıkaran ancak daha fazla oy alan Katalonya Sosyalist Partisi (PSC) ana muhalefette yer aldı.

İspanya’da merkezi hükümette Sağlık Bakanı olan, daha sonra Katalonya seçimleri için bakanlıktan istifa ederek PSC’nin başına geçen Salvador İlla, kurulan koalisyon hükümetine karşı sert bir muhalefet yapacaklarını söyledi.

İlla, son 9 yıldır gündemde olan ayrılıkçı girişimlere atıfta bulunarak Katalonya başkanı Aragones’i “Büyük bir yalan temeline dayanan hataları tekrarlamaması” için uyardı.

İlk defa Katalonya parlamentosuna temsilci gönderen,11 milletvekiline sahip, İspanyol milliyetçisi ve aşırı sağ görüşlü Vox partisinin Katalonya’daki lideri İgnacio Garriga ise “ERC ve JxCat’ın birbirine güvenmeyen iki siyasi parti olduğunu ve koalisyon hükümetinin kısa ömürlü olacağını” savundu.

Katalonya’daki süreç

Katalonya’da bağımsızlık yanlısı siyasi girişimler 2012’de başlamış ve dönemin Katalonya özerk hükümet başkanı Artur Mas’ın öncülüğünde 9 Kasım 2014’te yasa dışı ilk bağımsızlık yanlısı halk oylaması yapılmıştı.

Ardından 12 Ocak 2016-28 Ekim 2017’de Katalonya özerk hükümet başkanı olarak görev yapan, halihazırda Avrupa parlamenteri olan ve İspanya’da hakkında yakalama ve tutuklama emri bulunan Carles Puigdemont’un liderliğinde 1 Ekim 2017’de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yasa dışı bağımsızlık referandumu gerçekleşmişti.

Katalonya özerk yönetim parlamentosu da 27 Ekim 2017’de “açıklanması ertelenen, tek taraflı bağımsızlık deklarasyonunu” kabul etmiş ve aynı gün İspanya Senatosunda alınan ve Anayasa’nın 155. maddesinin uygulandığı kararla Katalonya’nın özerk hakları geçici olarak merkezi hükümete devredilmişti.

Bu gelişmelerin ardından İspanya mahkemelerinden kaçan Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi ülkeyi terk ederken Yüksek Mahkemede tutuklu yargılanan eski Katalonya özerk yönetim hükümetinden 9 siyasetçi, devlete karşı ayaklanma, kamu parasını kötüye kullanma ve devletin kurumlarına itaatsizlik suçlarından Ekim 2019’da açıklanan kararla 9 ila 13 yıl hapis cezası almıştı.

Mevcut durumda yarı serbestlik hakkı tanınan söz konusu tutuklu 9 Katalan siyasetçi ve yurt dışındaki ayrılıkçı Katalan siyasetçiler için af talep edilse de merkezi hükümet henüz buna destek vermiyor.

Yarı serbestlik hakkı olan eski ERC lideri ve eski Katalonya özerk hükümet başkan yardımcısı Oriol Junqueras, bugünkü parlamento oturumuna katılarak Aragones’in başkan seçilmesini diğer ayrılıkçı partililerle birlikte alkışladı.

İspanya’da Ocak 2020’den itibaren iktidarda olan sol koalisyon hükümeti Katalonya sorununa çözüm için Katalan hükümeti ile diyalog masası kurulması kararı alsa da şimdiye kadar ciddi hiçbir adım atılmadı.

MADRİD(AA) – İspanya’daki 2 milyon Müslüman nüfusun en yoğun olduğu Katalonya’da (yaklaşık 570 bin), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ilk kez bir kilisede Müslümanlar ezan okuyup, oruçlarını açtı.

Kovid-19 önlemleri kapsamında kapalı alanlarda toplanmanın yasak olması sebebiyle açık alan arayan, bölgede yaşayan ve yardıma muhtaç durumdaki Müslümanların talebini kabul eden Santa Anna Kilisesi, Müslümanların ramazan boyunca kilise avlusunda iftarlarını yapmasına olanak sağlıyor.

Salgın tedbirleri kapsamında kilisenin avlusunda toplanan Müslümanlar, iftar saati geldiğinde ezan okuyarak, sosyal mesafe kurallarına göre oruçlarını açıp, dua ederken; ilk olan bu görüntüler dinler arası diyaloğa da örnek oldu.

“Müslümanlardan bize gelen bir talepti ve biz de kabul ettik”

Girişime öncülük eden Katalonya Faslı Kadınlar Derneğinin Başkanı Faouzia Chati Badou, AA muhabirine, “Ben burada bazen gönüllü olarak çalışıp, yemek yapıyorum. Rahip Peio ile konuşup, ramazan boyunca oruç tutacağımı ve burada iftar verilmesini talep ettim. O da kabul etti. Bu aslında kültürler arası bir diyalog. Müslümanlar ve Hristiyanlar, biz kardeşiz. Onlar için kilise ne ise bizim için de cami aynı. Her ikisi de Allah’ın evi.” dedi.

Bölgede yaptığı sosyal yardım projeleriyle tanınan Santa Anna Kilisesi’nin Sorumlusu Rahip Peio Sanchez de ilk defa Müslümanlara iftar verilmesiyle ilgili şunları söyledi:

“Biz kilise olarak zaten toplumda en zor şartlarda yaşayan vatandaşlara her zaman yardım ediyoruz. Bu kapsamda onlardan (Müslümanlar) bize gelen bir talepti ve biz de kabul ettik. Salgın nedeniyle kapalı alanlarda iftar verilemiyor. Diğer yandan evsiz olanlar var ve tüm gün oruç tutuyorlar. Bu, aynı zamanda bizim konukseverliğimizin de bir göstergesi. Biz, birlikte yaşamaya alışık olsak da salgın, dinler arası böyle bir birlikteliğe vesile oldu.”

“Tüm dünya için örnek olmalı”

Orucunu açmaya gelen Müslümanlardan Hüseyin, “Kilisede ilk defa iftar yemeği veriliyor ama geçen yıl Kovid-19 nedeniyle ramazan döneminde genel karantina uygulanırken buradan yiyecek alıp, sokakta oruç açtığımız zamanlar oluyordu.” dedi.

Barselona’daki kilisede iftar yemeği verilmesinin dinler arasında birlikte yaşama en güzel örnek olduğunu vurgulayan Muhammed de “Bu jest, çok güzel bir şey. Tüm dünya için örnek olmalı. Keşke tüm dünya böyle barış içinde yaşasa.” diye konuştu.

İspanya’da yaşayan 2 milyonu aşkın Müslüman, Kovid-19 nedeniyle uygulanan önlemler kapsamında toplu iftar, teravih namazı veya diğer ramazan etkinliklerini düzenleyemiyor.

Ülkenin birçok kentindeki Müslüman dernekleri, tüm ibadet yerlerinde olduğu gibi camilerde de uygulanan kapasite kısıtlamalarının ramazan boyunca yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarılmasını, gece sokağa çıkma yasağının da saat 22.00’dan 23.00’a alınmasını talep etse de yerel yönetimlerin sağlık departmanları buna izin vermedi.