Görevden uzaklaştırılan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şişli 17 Haziran'da hakim karşısına çıkacak

İSTANBUL (AA) -İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı İSMEK’in kadın çalışanlarına aşağılayıcı ve ayrımcı ifadeler kullandığı iddiasıyla hakkında “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli’nin yargılanmasına 17 Haziran’da başlanacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, davaya ilişkin tensip zabtını hazırladı.

Mahkeme, ilk duruşmanın 17 Haziran’da yapılmasına karar verdi.

Olayın geçmişi ve iddianame

Şişli’nin, bir toplantıda İSMEK bölge sorumlusu kadınlara hakaret ederek, aşağılayıcı sözler sarf ettiği ve sonrasında çalışanların işlerine son verdiği iddia edilmişti.

Bu iddiaların basında yer almasının ardından, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, konunun soruşturulması için müfettiş görevlendirirken İSMEK bölge sorumlusu kadınlar da Şişli ve Hayat Boyu Öğrenme Müdürü Erkan Duyar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

Suç duyurusunu işleme koyan Başsavcılık, Şişli ve Duyar hakkında soruşturma başlatmış, ifadeleri alınan 19 kişi, sorumlu yöneticilerden şikayetçi olduklarını bildirmişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 10 Şubat’ta gerçekleştirilen Meclis toplantısında Şişli’nin kendi talebiyle soruşturma sonuna kadar geçici olarak görevden uzaklaştırıldığını söylemişti.

Savcılıkça yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, 19 kadın ”mağdur”, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da ”katılan” sıfatıyla yer almıştı. İddianamede, sanık Şişli’nin eylemine uyan “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Öte yandan, hakkında suç duyurusunda bulunulan Hayat Boyu Öğrenme (HBÖ) Müdürü Erkan Duyar’ın görevde olduğu gerekçesiyle İstanbul Valiliğinden soruşturma izni istendiği ve bu nedenle dosyasının ayrıldığı belirtilmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Şişli’deki bir otelde basın toplantısı düzenleyen Sarıgül, “TDH kolay kurulmadı. O gece ağladım, üzüldüm, heyecanlandım. TDH kuruluşunu bir süre ertelemiştim. Ülkem için, demokrasi için erteledim, yol açtım. Ama gördüm ki geçen süre içerisinde yol bulamadılar. O zaman yol açamayanlar yoldan çekilecekler.” dedi.

Partinin müziklerini tanıtan Sarıgül, “Biz değişim partiyiz”, “Çare Sarıgül geliyor”, “Zamanı geldi” isimli şarkıları salondakilere dinletti.

İki kalp ve bir yıldızdan oluşan parti amblemini tanıtan Sarıgül, “Akademisyenlerimiz, grafikerlerimiz çalıştı logomuzun üzerinde. Logomuzun bir öyküsü var, bir tarafta Anadolu var, yanında bir de yıldızımız var. Bugünden sonra partimizin logosunu herkesle paylaşacağız. Bundan sonra kalbimiz bütün Türkiye için atacak.” diye konuştu.

Sarıgül, partiyi resmi olarak 20 Aralık’ta kuracaklarını duyurdu.

İSTANBUL (AA) – Şişli Belediyesinden yerel seçimin ardından haksız şekilde çıkarıldıklarını öne süren 3 işçi, 6 aydır oturma eylemi yapıyor.

Belediye binası önünde oturma eylemi yapan işçilerden Kakil Yazar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'in, seçim öncesinde yaptığı konuşmalarda emek camiasından geldiğini söylediğini ve seçildiğinde işçilerin huzurlu bir çalışma ortamı bulacağı şeklinde vaatleri olduğunu anımsattı.

Keskin'in bu söylemlerine rağmen göreve gelir gelmez işçileri işten çıkardığını, onlara karşı nefretli bir politika izlediğini savunan Yazar, bu durumun seçim öncesi vaatlerle çeliştiğini ifade etti.

Farklı gerekçelerle işten çıkarıldıklarını dile getiren Yazar, haklarında karakola ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, belediye binası önünden uzaklaştırılmaya çalışıldıklarını iddia etti.

İşçilerden Ramazan Çelik ise 6 ay boyunca kar kış demeden, direnme haklarını kullandıklarını söyledi.

Çelik, İş Kanunu'nun yüz kızartıcı fiilleri düzenleyen 29. maddesi üzerinden haksız yere yargılanmadan ve tazminatları ödenmeden işlerine tek taraflı son verildiğini öne sürdü.

Üç çocuğunun okuduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:

"7 aydır evimize bir lokma ekmek götürememişiz. Biz kendi işimizi istiyoruz. Yeryüzünde aç yaşayabiliriz, açıkta yaşayabiliriz ama onursuz yaşayamayız. Bizi İş Kanunu'nun 29. maddesi üzerinden haksız yere işten çıkarttılar, iftira ile onurumuzla oynadılar."