Gözaltına alındıktan kısa süre sonra ölen Filistinli muhalif Nizar Benat kimdir?

RAMALLAH (AA) – Filistin’deki bağımsız siyasi aktivistler arasındaki muhaliflerinden biri olarak tanınan, sosyal medya hesaplarında yayınladığı video görüntülerinde yönetime yönelik sert eleştirilerde bulunan Nizar Benat, yayınları nedeniyle farklı tarihlerde birkaç kez gözaltına alındı.

Benat, halk nezdinde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Başbakan Muhammed Iştiyye dahil Filistin yönetimine yönelttiği “cesur ve sert” eleştirileriyle tanınıyordu.

Ailesi, Benat’ın Filistin güvenlik güçleri tarafından 8 defa gözaltına alındığını ifade ediyor.

Muhalif Benat, sosyal paylaşım hesaplarında yayınladığı görüntülerde, daha önceki gözaltılar sırasında güvenlik güçleri tarafından işkenceye maruz kaldığını belirtmişti.

Ailesi, 1948’de Filistin’in Acur beldesinden tehcir edilen Filistinli mülteci Benat, El Halil kentindeki Dura beldesinde ikamet ediyordu.

Evli ve 5 çocuk babası Benat, dekorasyon ve marangozluk mesleklerinde çalışmıştı.

Bağımsız bir aktivist​​​​​​​

Filistinli aktivistin, herhangi siyasi bir grupla bağlantısı olmadığı belirtiliyor.

Benat, daha önceki açıklamalarında defalarca abluka altında tutulan Gazze Şeridi’ndeki direniş gruplarına desteğini dile getirirken Filistin yönetiminin yaklaşımını ve İsrail’le güvenlik koordinasyonunu reddettiğini de vurguluyordu.

Filistin seçimlerinin iptaline tepkisi

Benat, 22 Mayıs’ta yapılması planlanan ancak Devlet Başkanlığı kararıyla iptal edilen Filistin parlamento seçimlerine katılmak üzere “Özgürlük ve Onur” başlığı altında bağımsız bir liste hazırlamıştı.

Muhalif ismin, Filistin seçimlerinin iptali üzerine Avrupa Birliğine yaptığı “Filistin yönetimine desteğini kesmesi” çağrısı kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı.

Söz konusu açıklaması nedeniyle Filistin yönetimi ve destekçilerinin saldırısına maruz kalan Benat, olayların ardından 2 Mayıs’ta yayınladığı videoda, Filistin güvenlik güçleri eşliğinde silahlı bir grubun evine ateş açtığını, ev halkını korkuttuklarını söylemişti.

Son eleştiri konusu: İsrail’le aşı anlaşması

Benat, ölümünden önce 21 Haziran’da yayınladığı son videoda, Filistin makamlarına İsrail ile yaptığı aşı takası anlaşması (daha sonra anlaşma iptal edildi) konusunda sert şekilde eleştiriler yöneltmişti.

“Aşı anlaşmasının arkasında kim var?” başlığıyla yayınladığı videoda, Filistin yönetimini “halkının hayatını ticaret mevzusu yapmakla” suçlamıştı.

Ne olmuştu?

Batı Şeria’daki El Halil Valisi Cebrin el-Bekri, dün yaptığı yazılı açıklamada, Benat’ın gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bekri, Benat’ın gözaltı sırasında sağlık durumunun kötüleştiğini, hastaneye kaldırıldığını ve vefat ettiğini bildirdi.

Benat’ın dün güvenlik güçlerince gözaltına alınmasından birkaç saat sonra gelen ölüm haberi, Filistin kamuoyunda şok etkisi yarattı.

Benat’ın ailesinden “suikast” suçlaması

Filistinli muhalifin ailesi ise Benat’a işkence yapıldığını ve onun, suikasta kurban gittiğini savunuyor.

Aile, Benat’ın Filistin güvenlik güçleri tarafından sabah saat 03.30 gibi ahşap sopa ve demir coplarla darbedilerek gözaltına alındığını, güvenlik güçlerinin ayrıca evinin kapısını patlatarak içeri girdiklerini belirtti.

Güvenlik güçlerinin Benat’a biber gazı da sıktığını kaydeden aile, Benat’ın kaba bir şekilde elbiselerini soyduklarını, kanlar içinde dövülerek götürüldüğünü aktardı.

Olayın ardından Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Benat’ın ölümünü araştırmak üzere bir komisyon kurulduğunu açıkladı.

Filistinli insan hakları örgütleri: Benat’ın gözaltında ölümü doğal değil

Bağımsız İnsan Hakları Heyeti, El-Hak Kurumu, Kudüs, İnsan Hakları ve Hukuki Yardım Merkezinden temsilciler emekli anatomist doktor Selim Ebu Zarur’un yayımladığı ortak açıklamada, Benat’ın ölümünün “doğal olmadığı” kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Yapılan otopside, baş, boyun, omuzlar göğüs, sırt, uyluk ve kollar dahil vücudun birçok bölgesinde morluklar ve sıyrıklar bulunduğu, ellerin bileklerden bağlı olduğu ve kaburgalarda kırıkların bulunduğu tespit edilmiştir.”

Adli tıp raporu ve aile doktorunun vefatın doğal olmadığı ve suç içerikli fiille gerçekleştiğini vurguladığı belirtilen açıklamada kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için alınan sıvı ve doku testlerinin sonuçlarının beklendiği aktarıldı.

Hamas, İslami Cihad gibi Filistinli gruplardan olaya ilişkin tepki açıklamaları gelirken, ABD ve BM gibi uluslararası camiadan da ölüm sebebinin incelenmesi çağrıları yükseldi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS (AA) – Merkezi ABD’nin Vermont eyaletine bağlı South Burlington kentinde bulunan Ben&Jerry’s dondurma şirketi, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Şirket, “değerlerine aykırı olduğu” gerekçesiyle işgal altındaki Filistin topraklarında dondurma satışını sona erdireceğini belirtti.

Ortakların kendileriyle paylaştığı endişelerin farkında olunduğu vurgulanan açıklamada, Ben&Jerry’s dondurmasını İsrail’de üreten ve bölgede dağıtımını yapan lisans sahibi temsilcilerle uzun vadeli ortaklıkların varlığından söz edildi.

Açıklamada, bu durumun değiştirilmesi için çalışıldığı, gelecek yılın sonunda süresi dolan lisans sözleşmelerinin yenilemeyeceğinin kendilerine iletildiği aktarıldı.

Ürünlerin artık Yahudi yerleşim birimlerinde satılmayacağı belirtilen açıklamada ancak farklı bir düzenlemeyle İsrail’de kalınacağı, hazır olur olmaz konuyla ilgili beyanda bulunulacağı kaydedildi.

Birçok Batılı ülke ve şirket, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimleriyle ilgili şirketleri ya da Filistin topraklarında inşa edilen bu yerleşim birimlerine ait ürünleri boykot ediyor.

Tel Aviv’den karara tepki

İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Ben & Jerry’s şirketinin söz konusu kararına ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Dondurma çok ancak bir tane devletimiz var.” ifadesini kullandı.

Bennett, şirketin kendisini “İsrail karşıtı dondurmalar” olarak markalamaya karar verdiğini, bunun ahlaki açıdan yanlış bir karar olduğunu savundu.

İsrail Başbakanı, boykotun başarılı olmayacağını iddia etti.

Yasa dışı yerleşim birimleri

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te 13, Batı Şeria’da 250’den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor.

Bu yerlerde ikamet eden 650 binden fazla Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

KUDÜS (AA) – Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Doğu Kudüs’te yaşanan gerginliğe dikkat çekilerek, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İsrail’deki hükümet kurma çalışmalarını, Kudüs’te gerilimi artırarak başarısızlığa uğratmaya çalıştığı vurgusu yapıldı.

Açıklamada, “Netanyahu kendini kurtarmak için Kudüs’e yönelik saldırganlığını artırıyor.” ifadesi kullanıldı.

İsrail polislerinin, Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde aralarında Katar merkezli Al Jazeera televizyonu ekibinin de bulunduğu gazetecilere gerçekleştirdiği saldırıya da değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Netanyahu, bir sonraki İsrail hükümetinin önündeki yolu kapatmanın Kudüs’teki gergin durumdan geçeceğine, çünkü bunun Filistin topraklarının geri kalanında ve bölgede güçlü tepkilere yol açabileceğine inanıyor.”

Açıklamada, Hamas başta olmak üzere Filistinli gruplar ile İsrail arasında varılan ateşkesi sağlamlaştırmaya ve Filistin halkına yönelik “sürekli saldırganlığı” durdurmaya yönelik uluslararası ve bölgesel çabaların başarısızlığa uğrayabileceği uyarısında bulunuldu.

İsrail polisi, dün, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde evlerinden zorla çıkarılma tehdidi altındaki Filistinlilere destek için yapılan oturma eylemine müdahale etmiş, eylemi takip eden Katar merkezli Al Jazeera kanalı ekibine saldırmıştı.

Kameraman Nebil Mezavi’yi tartaklayan ve kamerasını kıran İsrail polisi, muhabirlerden Givara el-Budeyri’yi de aynı şekilde tartaklayarak gözaltına almıştı.

Al Jazeera, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Budeyri’yi saatler süren gözaltının ardından serbest bıraktığını ve 15 gün süreyle Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’ne girişini yasakladığını duyurmuştu.

İsrail’de hükümet kurma çabaları

İsrail’de 23 Mart’ta yapılan seçimin ardından Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, koalisyon hükümetini kurmak için Başbakan Netanyahu’yu görevlendirmişti.

Netanyahu, 4 Mayıs’ta hükümeti kuracak yeterli desteği bulamadığı için Rivlin’e görevi iade etmişti. Bunun üzerine Rivlin, 5 Mayıs’ta koalisyon hükümetini kurma görevini Netanyahu’nun rakibi Gelecek Var (Yesh Atid) Partisi lideri Yair Lapid’e vermişti.

Lapid, 7 muhalif partiyle koalisyon hükümeti kurma konusunda anlaşmıştı.

Netanyahu’yu koltuğundan edecek koalisyon hükümetinin, kurulabilmesi için 14 Haziran’a kadar Mecliste güvenoyu alarak yemin etmesi gerekiyor.

Netanyahu’nun 12 yıllık başbakanlığı sonlanacak

Yamina (Sağ) Partisi lideri Naftali Bennett-Lapid liderliğindeki koalisyon hükümeti belirtilen sürede Meclisten güvenoyu alırsa, İsrail’de Mart 2009’dan bu yana başbakanlık koltuğunda oturan Netanyahu dönemi bitecek.

İsrail’de koalisyon hükümetini kurmak için 61 milletvekiline ihtiyaç duyulurken, söz konusu koalisyonda yer almayı kabul eden partilerin toplam milletvekili sayısı 62.

Ancak Yamina Partisi Milletvekili Nir Orbach, Lapid ile yapılacak koalisyona güvenoyu vermeyeceğini açıklamıştı.

Orbach’ın yanı sıra koalisyonu kurmakta anlaşan partilerden bir başka milletvekilinin daha güven oyuna destek vermemesi halinde söz konusu hükümet yeterli sayıya ulaşamıyor.

Bu nedenle koalisyon hükümetinin kurulduğuna henüz kesin gözüyle bakılmıyor.