Güvenlik görevlisi olma hayaliyle BAE'ye giden Sudanlılar, kendilerini Hafter'in kamplarında buldu

BAE’deyken Libya’daki savaşa son anda gitmeyi reddedip paralı asker olmaktan kurtulan Sudanlı Mahmud Ahmed Abdu, ülkesine döndükten sonra yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Abdu, BAE merkezli bir şirketin güvenlik görevlisi olarak çalışacakları vaadiyle yaklaşık 400 Sudanlı gence geçen yıl kasım ayında başkent Hartum’da bulunan “Amanda Seyahat Acentesi”ne götürerek sözleşme imzalattığını söyledi.

Seyahat acentesinin her Sudanlı gençten işlem karşılığı 15 bin Sudan lirası (yaklaşık 335 dolar) aldığını ifade eden Abdu ancak BAE’nin başkenti Abu Dabi’ye geldikten sonra söz konusu işlemlerin ücretsiz olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Libya’daki savaşa sürüklenmekten son anda kurtulan Abdu şöyle devam etti:

“Hartum Havalimanından BAE’ye götürüldükten hemen sonra Abu Dabi’nin güneyindeki BAE Silahlı Kuvvetlerine bağlı Giyasi Askeri Kampı’na alındık. Burada, Er-Raşid et-Ticani Defullah adında Sudanlı bir subay tarafından karşılandık.”

Yoğun askeri eğitim

Kampta 12 grup şeklinde dağıtıldıklarını ifade eden Abdu, BAE’li Black Shield Güvenlik Şirketiyle sözleşme yapmalarına rağmen BAE ordusuna ait bir eğitim kampına götürüldüklerini söyledi.

“Kamptaki Sudanlı subaya neden buraya getirildiğimizi sorduk subay ise ‘eğitimin geçici bir süre için olacağını’ dile getirdi.” diyen Abdu, askeri kampta bulunan Zahir adlı BAE’li üsteğmenin, kendilerine buradaki askeri eğitimin 10 hafta süreceğini söylediğini, nedenini de şirketin özel bir eğitim programı olarak açıkladığını aktardı.

Askeri kampta aldıkları eğitimin güvenlik şirketlerinin verdiği eğitimle tamamen farklı olduğunu vurgulayan Abdu, burada kalaşnikof, roketatar, havan topu ve çeşitli bomba eğitimi aldıklarını dile getirdi.

Sudanlı genç Abdu, eğitim sürecinin alanda atış yapılmasının ardından sona erdiğini ancak Tunus, Ürdün ve BAE’li eğitimcilerin 10 haftalık eğitimin yeterli olmadığı gerekçesiyle süreyi iki hafta daha uzattığını aktardı.

Black Shield yöneticisi BAE ordusunda bir subay

Eğitimin tamamlanmasının ardından Black Shield Şirketinin Müdür Yardımcısı ile görüştüklerini belirten Abdu, “Burada güvenlik şirketinin müdür yardımcısının BAE ordusunda tuğgeneral rütbesinde biri olduğunu ve Sudanlıların cesaret ve kahramanlıklarından bahsetmeye başladığını gördük.” diye konuştu.

“Sorgulama hakkınız yok”

Abdu, BAE’li tuğgeneralin, “şirketin dış bir operasyonda kendilerine ihtiyaç duyulduğunu bildirdiğini”, görevin mahiyetini sorduklarında ise açık bir üslupla “sorgulama hakkınız yok” şeklinde cevap verdiğini belirtti.

Tuğgenerale Yemen görevi mi şeklinde soru sorduklarında “hayır” cevabını aldıklarını söyleyen Abdu “Libya mı?” sorusuna ise tuğgeneralin cevap vermekten kaçındığını söyledi.

Sudanlı gençlerden 112’sinin ne olursa olsun dış görevi reddettiğini ifade eden Abdu, kalan diğer kısmının ise gitmeyi kabul ettiğini anlattı.

“Gençler, Hafter’in kamplarına götürüldü”

Bundan sonraki süreci arkadaşlarından aldığı bilgiler doğrultusunda anlatan Abdu, dış görev için giden Sudanlı gençlerin uçağın pilotuna, varış noktasını sorunca “Güney Afrika” cevabını aldıklarını ancak daha sonra kendilerini, Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in kontrolündeki Ras Lanuf kentinde yer alan askeri kamplarda bulduklarını ifade etti.

Abdu, Libya’ya götürülen gençlerin “BAE tarafından kandırıldıkları” haberlerinin medyada yayılmasıyla birlikte bir kısmının geri dönmeye karar verdiklerini aktardı.

“BAE, Afrika ülkelerinden paralı asker devşiriyor” iddiaları uluslararası basında

Sudan’da, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli bir şirketin gençleri güvenlik görevlisi olarak çalışacakları vaadiyle kandırıp, Libya ve Yemen’deki iç savaşta çatıştırmak üzere askeri kamplara götürdüğünü iddia eden bazı aileler, birkaç gün önce gösteri düzenledi.

Dışişleri Bakanlığı önünde toplanan onlarca Sudanlı, BAE aleyhinde sloganlar atarak, Sudanlı gençleri güvenlik görevlisi olarak çalışacakları vaadiyle kandırıp, askeri kamplara götürdükleri iddiasıyla BAE’li Black Shield Şirketini protesto etti.

Black Shield Güvenlik Şirketi ise yaptığı yazılı açıklamayla söz konusu iddiaları reddetti.

Libya’nın doğusundaki Hafter’in en koyu destekçileri arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Çad, Nijer ve özellikle Sudan gibi ülkelerden Hafter için paralı asker devşirdiği yönünde haberler uluslararası basına yansıdı.

Aynı şekilde, BAE çıkışlı büyük kargo uçaklarının son dönemde Libya’da Hafter’in kontrolündeki hava üslerine yoğun biçimde sefer yaptığı haberleri bölge basınında geniş yer aldı.

Uluslararası araştırma kuruluşları, geçmişte yaptıkları tahminlerde Hafter milislerinin silahlı gücünü yaklaşık 28 bin olarak ölçmüştü. Başkenti ele geçirmek için 10 aydır savaş veren Hafter’in, yeni insan kaynağı için dışarıdan paralı askerlere başvurduğu uluslararası uzmanlarca sıkça dillendirilmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

HARTUM (AA) – Sudan ile Etiyopya arasında sınır ihlali iddiaları nedeniyle yaşanan askeri ve siyasi krize rağmen sınır kentleri Gallabat ve Metemma’da hayat normal seyrinde devam ediyor.

Günün ilk ışıklarıyla çoğunluğunu tarım işçilerinin oluşturduğu yüzlerce Etiyopyalının girdiği, aynı zamanda onlarca Sudanlının karşıya geçtiği Gallabat sınır kapısında ticari hayat ve araç trafiği sorunsuz şekilde sürüyor.

Ticari hayat normal seyrinde

Gallabat sınır kapısı önünde AA muhabirine açıklama yapan 56 yaşındaki Sudanlı tüccar Tayfur Beşir, “Gallabat şehri öncelikle ticari bir merkez. Gallabat bölgesinde çalışanların tamamı Etiyopya’nın Metemma bölgesinden. Her sabah yüzlerce Etiyopyalı vizesiz ve sorunsuz olarak Sudan’a geçebiliyor. Aynı şekilde Sudanlılar da vizesiz giriş yapabiliyor. Etiyopyalı işçilerin geliş gidişlerinde herhangi bir engel bulunmuyor.” dedi.

Yaklaşık 13 yıldır bölgede yaşadığını belirten Tayfur, “Bu köprü hem iki ülke ilişkilerini hem de kardeşlik ve komşuluk bağlarını güçlendiriyor. Çayımızı Sudan’da içer kahvaltımızı Etiyopya’da yaparız. O kadar yakınız birbirimize.” diye konuştu.

“Genellikle hasat mevsiminde çiftçiler ve çobanlar arasında otlak sorunu nedeniyle anlaşmazlıklar yaşanıyor. Ancak bu, iki devletin ilişkilerine zarar vermemeli.” ifadelerini kullanan Tayfur, Sudanlı tüccarlar ve Etiyopyalı tarım işçileri arasında tam bir güven söz konusu olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin ara buluculuğundan memnuniyet duyarız

Etiyopyalı 35 yaşındaki Vadu Abai, “Etiyopya’nın Metemma kentindeki işçiler, Gallabat kentine her gün hiçbir engel ya da sorun olmadan geliyorlar. İki ülke ilişkilerinin sorunsuz şekilde sürmesini arzu ediyoruz. Sınır anlaşmazlığı konusunda Türkiye’nin ara buluculuğundan memnuniyet duyarız.” dedi.

57 yıldır Sudan’da çalıştığını belirten Metemma kentinden 83 yaşındaki Tesfay Adamaso Bina, “Sudanlılarla güçlü ve sorunsuz bir ilişkimiz var. Sınır anlaşmazlığı Etiyopyalıların Sudan’a girişlerine ve işlerine asla mani olmadı. Hartum ve Addis Ababa hükümetleri aralarındaki askıda kalmış sorunları barışçıl yollarla çözmeliler. Savaş istemiyoruz. Ekmeğimizi yemek, çocuklarımızı sorunsuz şekilde yetiştirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İki ülke birbirini işgalle suçluyor

Sudan ile Etiyopya arasında yıllardır “sınır ihlali” iddiaları nedeniyle süren gerginlik, iki ülkenin son aylarda sınır hattındaki Faşaka bölgesi ve çevresine askeri yığınak yapmasıyla daha da arttı.

Hartum, yaklaşık 20 yıldır “Etiyopyalı milisler tarafından kontrol edilen ve uluslararası anlaşmalarda yazılı” Sudan topraklarını 29 Aralık’ta geri aldığını açıklamıştı.

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 21 Ocak’ta yaptığı görüşmede, güvenlik güçlerinin kendi topraklarında faaliyet yürüttüğünü ve kimseyle savaş istemediklerini ifade etmişti.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı, 13 Şubat’ta Sudan ordusunun kontrol sağladığı bölgelerden çekilmesi şartıyla sınır anlaşmazlığı sorununun çözümüne dair ara buluculuğu kabul etmeye hazır olduklarını açıklamıştı.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, 14 Şubat’ta Etiyopya güçlerinin topraklarına yaptığı “saldırıyı”, “Hartum’un egemenliğinin doğrudan ihlali” olarak nitelendirerek kınamıştı.

Etiyopya ise sınırdaki topraklarını işgal ettiğini ileri sürdüğü Sudan’dan askerlerini çekmesini talep etmişti.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Müftü, 16 Şubat’ta Ankara’ya yaptığı ziyarette, Sudan ile savaş istemediklerini belirterek Türkiye’nin mevcut sınır anlaşmazlığını çözmek için Sudan ile ara buluculuk yapması halinde ülkesinin minnettar olacağını ifade etmişti.

Afrika Birliği, 17 Şubat’ta Sudan Özel Temsilcisi Muhammed Hasan Vild Lebbat’ı Sudan ve Etiyopya arasındaki sınır krizini çözmek için ara buluculuk girişimine liderlik etmesi için görevlendirmişti.

Sudan, İngiliz işgali döneminde Etiyopya ile İngiltere arasında 15 Mayıs 1902’de Addis Ababa’da imzalanan anlaşmaya dayanarak Etiyopya ile sınırların çizilmesini talep ediyor.

Sudan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mansur Bolad, 23 Şubat’ta AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Tutumumuz, doğu sınırındaki Faşaka bölgesinde Etiyopya güçlerinden alınan topraklardan geri çekilmemektir. Sudan ordusunun Etiyopya sınır hattında konuşlandırılması, nihai, geri alınamaz, uluslararası yasalar ve normlarla desteklenen meşru bir karardır. Etiyopya’dan geri alınan yerler 1902 anlaşmasına göre Sudan topraklarıdır.” demişti.

Bolad, “Arazilerin kendilerine ait olduğunu iddia eden Etiyopya’nın bunu kanıtlaması gerekiyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Müftü de aynı gün düzenlediği basın toplantısında, Hartum ile çatışmaya girmek istemediklerini belirterek Sudan ordusunun 6 Kasım 2020’den bu yana hakimiyet sağladığı bölgelerden çekilmesi ve sorunun diyalogla çözülmesi çağrısını yinelemişti.

İSTANBUL (AA) – Addis Ababa merkezli FANA televizyonunun haberine göre, Hartum’da sınır sorunun çözümüne ilişkin toplantıda konuşan Etiyopya Dışişleri Bakanı Demeke Mekonnen, Sudan’dan sınırdaki hareketliliği “acilen” durdurmasını istedi.

Sudan’ın izlediği politikanın iki ülke arasında imzalanan anlaşmalara aykırı olduğunu ileri süren Mekonnen, “Etiyopya, sınır bölgelerindeki son gelişmelerden endişeli.” ifadesini kullandı.

Mekonnen, Etiyopyalı çiftçilerin tarım arazilerinin ve kamplarının yağmalandığını, çok sayıda sivilin ise hayatını kaybettiğini belirtti.

Sudan askerleri pusuya düşürdüğünü açıklamıştı

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Mufti, dün, iki ülkenin Sudan ile çatışmalara yol açan sınır anlaşmazlıklarını barışçıl şekilde çözmek için anlaşmaya vardığını duyurmuştu.

Etiyopya’nın Sudan sınırındaki isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) karşı başlattığı operasyonun ardından yeniden alevlenen sınır sorunu, iki ülke arasındaki tansiyonun da yükselmesine neden oldu.

Son olarak Sudan, geçen hafta Etiyopyalı milislerin Sudan topraklarına girerek askerlerini pusuya düşürdüğünü açıklamıştı.

Statüsü tartışmalı “Faşka bölgesi”

Etiyopyalı silahlı çeteler ve milis gruplar, 25 yıl önce Faşka bölgesindeki Sudanlı çiftçileri silah zoruyla bölgeden çıkarmıştı.

Hartum yönetimi, Etiyopya ordusunu çetelere destek vermekle suçlarken, Etiyopya da bu iddiaları reddediyor.

Sudan ordusunun, 30 Mart’ta Etiyopya sınırındaki Kadarif eyaletinde statüsü tartışmalı Faşka bölgesine 25 yıl sonra yeniden asker konuşlandırması, Etiyopya tarafını rahatsız etmiş ancak daha sonra taraflar, mayısta sınırların çizilmesi konusunda teknik komite kurulması için anlaşmıştı.

Sınır hattında, özellikle yağmur mevsiminde her iki taraftan çiftçiler arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle ölü ve yaralıların olduğu şiddet olayları yaşanıyor.

Sudan hükümeti, Etiyopya vatandaşlarını kendi topraklarında tarım yapmakla suçluyor. Bölgeye sızan Etiyopyalı milislerin de Sudanlı çiftçilerin mahsullerini yağmaladığı, tarlalara zarar verdiği belirtiliyor.

Sudan ordusu, Kadarif eyaletinin Faşka bölgesinde Etiyopyalı milislerce gasbedilmiş toprakların geri alınması için cumartesi bölgeye büyük askeri sevkiyat yapıldığını açıklamıştı.