Güvenpark saldırısına ilişkin ikinci davanın gerekçeli kararı açıklandı

ANKARA (AA) – Ankara’daki Güvenpark otobüs duraklarında 13 Mart 2016’da PKK/KCK’lı teröristlerin bomba yüklü otomobille düzenlediği ve 36 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin 3 sanıklı ikinci davanın gerekçeli kararında, sözde “özerk bölge” ilanı sonrası başarılı olamayan örgütün militanlarına misilleme talimatı verdiği, saldırının da bu şekilde düzenlendiği belirtildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, bölücü terör örgütü PKK/KCK’nın Güvenpark saldırısına ilişkin açılan ikinci davada sanıklardan birine 37 kez ağırlaştırılmış müebbet, ikisine de 15’er yıl hapis cezası verdiği kararın gerekçesini tamamlayarak davanın taraflarına tebliğ etti.

Mahkeme Başkanı Azmi Çağatay Bilgin ile üye hakimler Şeref Sezer ve Esra Akkaya’nın imzasını taşıyan kararda, 13 Mart 2016’da Kızılay Güvenpark’ta araçla düzenlenen bombalı terör eylemi sonucu 4’ü çocuk 36 kişinin hayatını kaybettiği, 32’si çocuk 344 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Kararda örgütün üst düzey yöneticileri ile saldırının planlayıcısı firari Vahit Ayçil’in de aralarında olduğu 55 sanık hakkında açılan ilk davanın yine Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğü ve karara bağlandığı hatırlatıldı. Ayçil’in Türkiye’den kaçışına yardım ettiği belirlenen sanıklar Salih Şahin ile Ferit Ak ile ilk davada yargılanan ancak dosyası bozulan Suphi Akbaş hakkındaki davanın birleştirilmesi sonrası da mevcut davada yargılama yapıldığı kaydedildi.

Bölücü terör örgütü PKK/KCK’nın amaçları ve hedeflerinin anlatıldığı gerekçeli kararda, 2007’deki “Kongra-Gel” toplantısına da değinildi.

Buna göre, örgüt, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılması planlanan bölgelerde “özerk bölgeler” oluşturulmasını kararlaştırdı. Bu karar doğrultusunda örgüt, Türkiye’de Şırnak, Silopi Cizre, Nusaybin, İdil, Sur ve Yüksekova gibi bölgelerde “özerk bölge” ilanı yaparak devletin yasal güçleriyle çatışmalara girdi.

Planları deşifre edilen ve güvenlik güçlerinin müdahalesiyle başarılı olamayan örgüt, militanlarına bombalı eylem talimatı verdi.

Gerekçeli kararda terör saldırısına giden yola ilişkin şu tespitlere yer verildi:

“Sözde özerk bölge ilan ederek devletin yasal güçleri ile çatışmalara giren örgütün güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyonlarla planlarının deşifre olduğu, misilleme olarak başta metropol iller olmak üzere örgüt militanlarına ülke genelinde eylem yapılması talimatı verildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde 13 Mart 2016 tarihinde Kızılay Güvenpark otobüs durakları yakınlarında bomba yüklü araç patlatılması suretiyle terör eylemi gerçekleştirilmiştir.”

Olay

Bölücü terör örgütünün talimatı üzerine, Güvenpark saldırısının planlayıcısı Vahit Ayçil, 2013’te örgüte katıldığı belirtilen saldırganlardan Seher Çağla Demir ile irtibata geçti.

Şanlıurfa’da buluşmalarından sonra aralarında sanık Suphi Akbaş’ın da bulunduğu örgüt mensuplarınca 34 HGH 44 plakalı araç satın alındı ve önlem amaçlı Seher Çağla Demir otobüsle Ankara’ya gönderildi.

Ankara’da Demir, Ayçil ve diğer saldırgan Özgür Ünsal eylemi planladı ve ardından 13 Mart’ta Demir ve Ünsal, Güvenpark otobüs durakları yakınında bombalı saldırıyı gerçekleştirdi, Ayçil ise firar etti.

– Sanıkların eylemleri

Mahkemenin gerekçeli kararında terör saldırısına ilişkin açılan ikinci davanın 3 sanığının eylemlerine yer verildi.

Buna göre, sanık Suphi Akbaş, örgütten aldığı talimat doğrultusunda saldırgan Seher Çağla Demir’in yasa dışı yollardan Suriye’den Türkiye’ye sokulması, saldırıda kullanılacak düzenek malzemelerin temini ve aracın satın alınmasında etkin rol oynadı. Akbaş, ayrıca Ayçil’e örgüt adına para temin etti ve bomba yapımında kullanılacak malzemelerin de sevkini sağladı.

Ferit Ak, Ayçil ile eylemden önceki tarihlerde Suriye’nin Kobani bölgesine geçişinde ilişki içindeydi. Eylem sonrasında da Ayçil’in kaçmasına Ak yardım etti.

Suriye sınırında kaçakçılık işleriyle uğraşan Salih Şahin ise para karşılığında Ayçil’in illegal yollardan Suriye’ye geçişini sağladı.

– Hüküm

Yargılama sonucu mahkeme, sanık Suphi Akbaş’ı, “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, terör saldırısında hayatını kaybeden 36 vatandaşa yönelik “kasten öldürmek” suçundan 36 kez ağırlaştırılmış müebbet, saldırıda yaralanan 342 vatandaşa yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 10 bin 260 yıl, “izinsiz patlayıcı madde bulundurmak” suçundan da 16 yıl olmak üzere toplam 37 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 10 bin 276 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Davanın diğer sanıkları Ferit Ak ile Salih Şahin ise “üye olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım” suçundan 15’er yıl hapse mahkum edildi.

Mahkeme, isnat edilen suçlar bakımından üst sınırdan cezalandırdığı sanıklara takdiri indirim uygulamadı.

– Davanın geçmişi

Saldırıya ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan 55 sanıklı ilk davanın görülmesine 19 Haziran 2017’de başlanmış ve 21 Kasım 2018’de dosya karara bağlanmıştı.

Sanıklardan biri 37 kez ağırlaştırılmış müebbet, ayrıca çeşitli suçlardan 10 bin 276 yıl hapse, 2 sanık da ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmişti.

Kararda diğer sanıklardan firari 36’sının dosyasının ayrılmasına hükmedilmiş, 7 sanık beraat etmiş, ölen 3 sanık hakkındaki dava ise düşürülmüştü.

Diğer sanıklar da 3 ile 12 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezası almıştı.

Saldırının planlayıcılarından firari Ayçil ile irtibatlı oldukları ve Suriye’ye kaçışına da yardım ettikleri belirtilen Ferit Ak ve Salih Şahin hakkında ise ayrıca iddianame hazırlanarak Güvenpark saldırısına ilişkin ikinci dava açılmıştı.

İlk davada 8 yıl hapse mahkum edilen Suphi Akbaş’ın dosyasının istinaf mahkemesince bozulması üzerine açılan ikinci davayla birleştirilmesi kararlaştırılmıştı.

Mahkeme, ikinci davada hükmünü 11 Kasım’da açıklamıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Ev tekstili markası Linens, yeni satış mağazasını İstanbul Bağdat Caddesi'nde açtı.

Linens'ten yapılan açıklamaya göre, Zorlu Tekstil tarafından kurulan ve Türkiye'den yurt dışına açılan "ilk" ev tekstili zinciri olma özelliğini taşıyan Linens, yurt dışı büyümesinin yanı sıra Türkiye'deki mağaza yatırımlarını sürdürüyor.

Yeni satış ve hizmet noktasını İstanbul Bağdat Caddesi olarak konumlandıran Linens, bu yatırımla Türkiye'deki mağaza sayısını 68'e çıkardı.

Ev yaşamına dair trend ürünleri tek çatı altında sunan Linens, 400 metrekare büyüklüğündeki yeni mağazasında, nevresimden banyo grubuna, aksesuardan bebek koleksiyonu ve mutfak grubuna kadar pek çok kategorideki ürünün satışını gerçekleştirecek.

HATAY (AA) – Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever ile sınır hattı ve sınır ötesinde görevli birliklerin komutanlarıyla Suriye hududunun sıfır noktasında toplantı yaptı.

6. Kolordu Komutanlığı Bahar Kalkanı Harekat Bölgesi Sektör Komutanlığı’ndaki toplantıda Akar, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki hain saldırıda şehit olan 2 askere ve tüm şehitlere rahmet, gazilere şifa dileyerek sözlerine başladı.

Saldırıda yaralanan askerlerin sağlık durumunun iyi olduğunu, birinin ise ameliyatının sonucunu beklediklerini ifade eden Akar, şunları söyledi:

“Aldığımız bilgilerde görüyoruz ki oradaki arkadaşlarımız her türlü tedbirleri almışlar. Her türlü olasılığa, ihtimale karşı personeliyle, silahıyla, aracı gereciyle tüm hareket tarzlarını uygulamışlar. Haince, alçakça bir saldırı sonucu arkadaşlarımız şehit oldu. Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, kalmayacak. Buradaki mücadele devam edecek. Mücadeleyi sabırla, azimle ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mücadelede sona gelmeden bir şey bitti diyemeyiz. Daha önce yaptıklarımızın anlam kazanabilmesi için mücadelemizin sonuna kadar gitmesi lazım. Buradaki emeklerin boşa gitmemesi için çalışmayı sürdürüyoruz. Şehitlerimizin kanlarının boşa akmadığını da göstermek için verilen vazifeyi mutlaka başarmamız lazım.”

Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere Türkiye’nin seyirci kalmadığını, hudutlarının ve vatandaşlarının güvenliği için Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekatlarının yapıldığını hatırlatan Akar, “Hudutlarımızın güneyinde adı ‘ister terör koridoru’ ister başka bir şey olsun herhangi bir oluşuma müsaade etmemiz asla söz konusu olamaz. Mehmetçik eğer bu terör koridorunu parçalamasaydı bugünlerde çok daha yoğun, kapsamlı, derin farklı problemlerle uğraşıyor olurduk. Bunun kıymetinin çok iyi anlaşılması gerekir.” diye konuştu.

Bahar Kalkanı Harekatı sonrası İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki faaliyetlere de değinen Akar, şu ifadeleri kullandı:

“Rusya Federasyonu ile yaptığımız görüşmeler sonrasında imzalanan mutabakatlar var. Biz bu mutabakatlara uyuyoruz. Sorumluluklarımızı yerine getirdik, getirmeye devam ediyoruz. Muhataplarımızın da bu mutabakatlara, buradaki sorumluluklarına uymalarını bekliyoruz. Buradaki ateşkesin sürmesi, istikrarın bir an önce sağlanması, bölgenin güvenli bir hale gelmesi ve özellikle oradaki Suriyelilerin rahat ve güven içinde yaşayabilmelerine yönelik ortamın sağlanması lazım. Bu oradaki insanların güvenliği ve huzuru için önemli olduğu kadar herhangi bir şekilde yeni bir göç dalgasının meydana gelmemesi için de önemli. Bizim Türkiye olarak yeni bir göç dalgasına tahammülümüz yok. Göçün önlenmesi için elimizden gelen gayreti göstermemiz lazım. Bunun da temelinde bölgenin güvenli, istikrarlı hale gelmesi yatıyor. Buna gayret gösteriyoruz.”

“Taarruzi ruh”

TSK personelinin kahramanlığı, azim ve kararlılığıyla ülkesinin ve milletinin savunması ve güvenliği için gerekenleri yapmayı kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Akar, “Bu yılın başından itibaren yurt içi, Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki operasyonlarda 1926 terörist etkisiz hale getirildi. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemiz artan bir şiddet, tempo ve taarruzi bir ruhla devam edecek. İnşallah Mehmetçik en son teröristi etkisiz hale getirerek terör belasından milletimizi kurtaracak ve hudutların güvenliğini sağlayacak.” diye konuştu.

Akar, söz konusu faaliyetlerin Irak ve Suriye’nin sınırlarına ve egemenlik haklarına saygılı şekilde gerçekleştirildiğini belirterek, “Bizim tek hedefimiz teröristler. Teröristlere karşı mücadele ediyoruz. Terörist neredeyse hedefimiz de orasıdır. Teröristler, Mehmetçiğin nefesini enselerinde hissediyor.” dedi.

“Hudut namustur”

Hudut güvenliğine yönelik faaliyetlere de değinen Akar, şunları kaydetti:

“Hudut namustur. Çok açık ve net. Bu konuda Mehmetçik büyük emek harcıyor. Bunu çok yakından görüyoruz. Gece-gündüz, yağmur-çamur, yaz-kış demeden büyük emek harcıyor, ter döküyor, gerektiği yerde hayatını, canını ortaya koyuyor. Yapılan bu mücadele son derece saygıdeğer ve anlamlıdır. Herkesten beklentimiz bu mücadeleye saygı göstermeleridir. Mehmetçik bu konuda elinden geleni yapıyor, bundan sonra da yapmaya devam edecek.”

Toplantının sonunda Akar’ın bir araya geldiği birlik komutanları, verilecek tüm görevlere hazır olduklarını belirtti.

Akar ve komutanlar, toplantının ardından Harekat Merkezi’ne geçerek sahadaki son duruma ilişkin bilgi aldı.

Muhabir: Sarp Özer