Hak-İş'ten mahallelerde “çocuk bakım evleri” oluşturulması çağrısı

ANKARA (AA) – Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, kadınların iş hayatından kopmadan çocuk sahibi olabilmeleri için mahallelerde çocuk bakım evlerinin oluşturulmasını gerektiğini belirterek, "Sendika olarak bunu yapmayı çok hayal ediyoruz ama çok büyük bir maliyet çıkıyor." dedi.

Arslan, Emek Konukevi'nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla "Sendikalı Kadından Sendikacı Kadına" temasıyla düzenlenen "Kadın Emeği Buluşması" programına katıldı.

Sendikacı lider kadınlara ihtiyaç olduğunu belirten Arslan, sendikacı kadın ve erkek liderlerle Hak-İş Konfederasyonu'nu ileriye taşıma hayalini kurduğunu söyledi.

Sorunlara çözüm bulma noktasında üyelere mücadeleyi bırakmamaları çağrısında bulunan Arslan, "Biz Hak-İş ve Hizmet-İş'in tarihsel yürüyüşünü böyle başlattık. Sorunlar karşısında korkup geri çekilseydik bugün bu sendika burada olmazdı. Sürekli yeni hedeflere yürüdük. Günlük hesaplar yapmadık. Eğer yapsaydık burada olmazdık. Bu dava şahsi hesapların gerçekleştirileceği bir alan değildir." diye konuştu.

– "Mahallelerde çocuk bakım evi oluşturulmalı"

Arslan, çocukların topluma faydalı birer birey olarak yetişmesi içinde devletin, sendikaların ve işverenlerin elini taşın altına koyması gerektiğine de vurgu yaparak, şu görüşlerini paylaştı:

"Çalışan kadınların çalışma hayatından kopmadan çocuk sahibi olabilmeleri için altyapıyı kurmalıyız. Bunun yolu da başlangıçta mahallelerimizde çocuk bakım evlerini oluşturmamızdan geçiyor. Sendika olarak bunu yapmayı çok hayal ediyoruz ama çok büyük bir maliyet çıkıyor. Sürdürülebilir bir çocuk bakım evi projemizi tek başımıza yapmamız mümkün değil. Devletimizle ilgili bakanlıklarla belediyeler ve iş yerlerimizle özel çalışmalar yaparak bu işleri çözmemiz gerekiyor."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan, Lübnan’da gerçekleştirdiği iki günlük yoğun temasları AA muhabirine değerlendirdi.

Hak-İş ile Lübnan Sendikalar Konfederasyonu arasındaki iş birliğinin Beyrut’taki patlamanın ardından yeni bir aşamaya geçtiğini dile getiren Arslan, söz konusu patlamanın Lübnan halkının tüm kesimlerini etkilediği gibi işçi kesimini de etkilediği ve bu bağlamda kendileriyle dayanışma içinde olduklarını söyledi.

Dayanışmayı bir program çerçevesinde daha ileriye taşıma hedefiyle Lübnan Sendikalar Konfederasyonundan gelen davete icabet ederek Beyrut’a geldiklerini dile getiren Arslan, patlama sırasında hasar gören Lübnan Sendikalar Konfederasyonu merkezi ile başlattıkları ziyaretlerini, Türkiye’nin Beyrut Büyükelçiliği, ülkedeki Filistinli mültecilerin kaldığı kamplar ve Lübnanlı bazı yetkililer ile bir araya gelerek tamamladıklarını ifade etti.

İş birliği anlaşması

İki günlük yoğun temasları boyunca Türkiye ile Lübnan arasındaki güçlü bağlara tanıklık ettiklerini anlatan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarihi, kültürel, siyasi ve coğrafi birlikteliğimizi daha ileriye taşıma adına çalışmalar yapılması gerekiyor. Hak-İş Konfederasyonu da bu süre içerisinde Lübnan Sendikalar Konfederasyonu ile pek çok konuda olduğu gibi ikili iş birliğini geliştirmek, özellikle Filistin konusunda da birliğimizi daha da ileriye taşımak içi ikili iş birliğini imzaladık. Bu anlaşmamız çerçevesinde önümüzdeki süreçte yine Lübnanlı sendikacılarla bazı projeleri hayata geçirmeye çalışacağız.

Beyrut Limanı’ndaki patlamanın etkisiyle Lübnan Sendikalar Konfederasyonu merkezinde oluşan hasarın giderilmesi için Hak-İş Konfederasyonu olarak bir katkıda bulunduklarını aktaran Arslan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen gerçekleştirdikleri dayanışma ziyareti ve yaptıkları maddi desteğin Lübnan’da çok büyük karşılık bulduğunun altını çizdi.

Lübnan’ın Kovid-19 ve Beyrut Limanı’ndaki patlamanın arkasında bıraktığı yıkım nedeniyle çok zor bir süreçten geçtiğini vurgulayan Arslan, burada yaşananlarla ilgili Dünya Sendikal Hareketine mesajlar vereceklerini belirtti.

Filistinli Sendika Federasyonu ile yaptıkları görüşmede de mültecilerin yaşadığı kimlik sorununun yanında bazı meslekleri yapamama gibi ciddi sıkınlara tanıklık ettiklerini ifade eden Arslan, kamplardaki mevcut sorunların yanı sıra Filistin davasının dünya kamuoyuyla paylaşılması yönünde talepler dinlediklerini söyledi.

Hak-İş Başkanı Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin Lübnan’a ciddi yardımlarının olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Hem (Filistinli mültecilerin yaşadığı) kamplarda yaşanan zorluklar, hem Lübnan halkının yaşadığı zorluklar, hem Lübnanlı sendikaların yaşadığı zorlukları uluslararası platforma taşıyacağız. Türk halkına da Lübnan konusunda daha fazla destek, daha fazla katkı vermesi hususunu ifade edeceğiz.”

ANKARA (AA) – Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari ücret tutarındaki gelirlerin vergi dışında bırakılmasını ve ikinci vergi dilimine geçiş miktarı olarak da ortalama işçi ücretinin bir yıllık tutarının belirlenmesini talep ediyoruz." dedi.

Arslan, Hak-İş Genel Merkezi'nde yapılan başkanlar kurulu toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Çalışanların ücretleri üzerinde ağır vergi yükü olduğunu ve bu konunun çalışanlar lehine yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Arslan, vergi yükünün fotoğrafını çekmek için Hak-İş uzmanları ve akademisyenlerin katkılarıyla "Vergi Reformu Raporu" hazırladıklarını bildirdi.

Arslan, bu raporu hükümet başta olmak üzere siyasi parti temsilcileriyle paylaştıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Hem AB ülkelerindeki hem de ülkemizdeki vergi uygulamalarını karşılaştırdık. 2007'de yaklaşık 15 asgari ücret tutarı yüzde 20'lik vergi dilimine girerdi. Geçen yıl 7 asgari ücret tutarı yüzde 20'lik vergi dilimine girdi. Aradan geçen yıllarda vergi dilimlerinin çalışanlar aleyhine nasıl değiştiğini bu somut bir şekilde gösteriyor. Almanya ile Türkiye'yi kıyasladık. Orada mümkün olduğu kadar aile, çocuk ve medeni durumun vergilendirmede doğrudan etkili olduğunu ve bunun da işçiler lehine düzenlendiğini gördük. Çalışanların asgari ücret tutarındaki gelirlerinin vergi dışında bırakılmasını ve ikinci vergi dilimine geçiş miktarı olarak da ortalama işçi ücretinin bir yıllık tutarının belirlenmesini talep ediyoruz."

Arslan, çalışanların vergi yükünün hafifletilmesi kapsamında Türk-İş ve DİSK ile bir araya geldiklerini ve ortak bir basın toplantısı düzenlendiklerini anımsatarak, bu konudaki çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

– Antalya Büyükşehir Belediyesinde 174 gündür grev sürüyor

Mahmut Arslan, CHP ve HDP'nin seçimi kazandığı bazı belediyelerde işten çıkartmalar yaşandığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Toplam 109 iş yerinde, konfederasyonumuza bağlı sendikalara üye olan 29 bin 272 kişi çeşitli baskı, tehdit ve engellemelerle sendikalarından istifa ettirildi. Yine 6 bin 327 arkadaşımız çeşitli belediyelerde işten çıkartıldı. Bunların büyük bir bölümünün tazminat ve temel hakları maalesef ödenmedi. 350 üye arkadaşımız ise iş yerlerinden istifa etmeleri amacıyla uzak bölgelere sürgün edilmiştir. Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere işten çıkartmalara karşı eylemler sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bin 469 arkadaşımız herhangi bir hukuki soruşturma olmadan, herhangi bir disiplin soruşturması olmadan, sadece seçim öncesi işe alındıkları için iş akitleri tazminatsız feshedildi. 140 gündür arkadaşlarımız mücadelelerini sürdürmektedir."

Hak-İş'e üye 6 bin 500 çalışan adına Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirten Arslan, burada 174 gündür grevin sürdüğünü vurguladı.

– "Örgütlenmede ciddi bir krizle karşı karşıyayız"

Arslan, kamuda taşeron şirketler üzerinden çalışan yaklaşık bir milyon çalışanın 2017'nin Aralık itibarıyla kadrolarına kavuştuğunu, bunun Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük reformlarından biri olduğunu söyledi.

KİT'lerde çalışan taşeron işçilerin ve yüzde 70 uygulamasının kapsamı dışında kalanların kadroya alınmadığını anımsatan Arslan, kadroya alınmayanların da kadrolarına kavuşmaları için mücadeleye devam ettiklerini dile getirdi.

Arslan, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na asıl iş ve yardımcı işle ilgili eklenen geçici maddenin kadroya alınan taşeron işçilerin iş kollarında bazı değişikliklere yol açacağına dikkati çekerek, "Büyük bir çabayla örgütlediğimiz üyelerimiz bir kanun maddesindeki değişiklikle sendikalarından kanun zoruyla başka sendikaların üyesi yapılmaya itilmişlerdir. Bu durum örgütlenmede bizi ciddi bir krizle bu yıl içerisinde karşı karşıya getirecektir. Bunun ortadan kaldırılması yönündeki çabalarımız bundan sonra da hız kesmeden devam edecektir." dedi.

Ayrıca, çalışanların hem ihtiyaç kredisi hem de kredi kartı borçlarında önemli artışlar yaşandığını bildiren Arslan, ihtiyaç ve kredi kartı borçlarının sürdürülebilir şekilde düzenlenmesini talep ettiklerini dile getirdi.