'Hamle' programı meyvelerini veriyor

TEKİRDAĞ (AA) – Türkiye’nin teknoloji düzeyi yüksek alanlarda cari açık verdiği ürünleri yerlileştirme hedefiyle yola çıkan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı meyvelerini veriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği programın ilk çağrısı olan makine sektöründe desteklenecek işletmeler arasında yer alan WAT Motor, ilk endüstriyel servo motor prototiplerini üretti.

​​​​​​​Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesindeki Çerkezköy OSB’de bulunan WAT Motor fabrikasını ziyaret etti. Varank’a ziyaretinde Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Mestan Özcan, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ve Çerkezköy OSB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler eşlik etti.

WAT Motor hakkında şirket yetkililerinden bilgi alan Varank, şirketin beyaz eşya ve endüstriyel elektrik motorları konusundaki çalışmalarıyla, elektrik motoru ve güç elektroniği başlıklarında savunma sanayisi, endüstriyel hareket kontrol sistemleri ve e-mobilite alanlarındaki yüksek teknoloji içeren çalışmalarını yerinde inceledi.

Varank, ziyaretine ilişkin AA muhabirine, firmanın elektrikli motor üretiminde Türkiye’nin köklü firmalarından biri olduğuna işaret ederek, “WAT Motor, elektrikli, endüstriyel ve servo motorların üretimini gerçekleştiriyor. Beyaz eşya küçük ev aletleri motorlarıyla birlikte büyük, endüstride kullanılan yüksek kapasiteli motorları da üretebiliyor.” diye konuştu.

“Ar-Ge de yapıyor”

Dünyada elektrikli motorların günden güne talebinin arttığına dikkati çeken Varank, “Aynı zamanda daha verimli elektrikli motorların üretilmesiyle ilgili büyük bir gayret de şu anda devam ediyor. WAT Motor da hem elektrikli motor üretebilen ama aynı zamanda bu alanda Ar-Ge faaliyetleri yürüten bir firmamız.” ifadelerini kullandı.

Varank, WAT Motor’un Türkiye’de daha önce üretilmeyen, tamamı yurt dışından getirilen yüksek kapasiteli hassas servo motorlar ve bunların sürücülerinin üretimiyle ilgili Hamle Programı kapsamında destek aldığını hatırlatarak, “O üretimlerin de ilk prototiplerini burada gördük.” dedi.

Elektrikli ve servo motorların savunma sanayisinde de yaygın bir şekilde kullanıldığını belirten Varank, “WAT Motor da hem hassas endüstriyel aletlerde kullanılan servo motorların üretimi hem de savunma sanayisinde yüksek güç gerektiren, stabilizasyon sistemlerinde kullanılan servo motorları geliştirdi, üretimini yapıyor.” diye konuştu.

“Söz sahibi olacağız”

Varank, fabrikanın geçen yıl 20 milyon dolar ihracat yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

“Pazarın büyümesi, yeni ürünlerin piyasaya çıkmasıyla 30 milyon dolar ihracatı hedefliyor. Türkiye’nin katma değerli üretimle büyümesini istiyoruz. WAT Motor gibi firmalarımız da hem verimli motor üretimi hem de elektrikli motorlarda yeni teknolojilerin kullanımıyla çok daha katma değerli ürünleri piyasaya sürmeye başladı. İnşallah önümüzdeki dönemde böyle firmalarımızın başarılarıyla daha fazla gurur duyacağız.”

Varank, elektrik motorlarının ulaşım sektöründe de kullanılmaya başladığını belirterek, “Sadece otomobillerde değil, deniz araçlarında da farklı araçlarda da yüksek kapasiteli verimli elektrikli motorları kullanılıyor. Bu alanda firmalarımızın geliştirdiği kabiliyetlerle dünyada çok daha fazla söz sahibi olan, dünyadaki pazardan çok daha fazla pay alan bir ülke konumuna geleceğiz.” dedi.

Japonya ve Almanya’nın yerlileştirilen ürünün muadillerini Türkiye’ye sattığına işaret eden Varank, “Çok ciddi ithalat yaptığımız ürünler. Ama inşallah buradaki projenin başarılı olmasıyla birlikte sene sonundan önce seri üretime geçmiş olabileceğiz. Bu sayede de böyle hassas servo motorları Türkiye’de üreterek yurt dışına cari açık vermeyeceğiz.” diye konuştu.

“Bu sene satışa başlayacağız”

WAT Genel Müdürü Oğuzhan Öztürk, yüksek katma değerli kontrol edilebilen servo motorları üretmek için Hamle Programı kapsamında destek aldıklarına dikkati çekerek, “Savunma sanayisindeki servo motorların ticari olarak satışına başladık. Bu sene inşallah endüstriyel geliştirdiğimiz servo motorların da satışına başlayacağız.” ifadesini kullandı.

Hamle programı hakkında

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, teknoloji seviyesi yüksek veya yoğun dış ticaret açığı verilen ürünlerin yerli imkan ve kabiliyetlerle üretilmesi amacıyla kurgulandı. Katma değerli üretimin arttırılmasını hedefleyen program ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK, KOSGEB gibi bağlı ve ilgili kuruluşlar tarafından verilen destekler tek pencereden yönetiliyor.

Hamle programının ilk çağrısı makine sektörüne yönelik oldu. Bu kapsamda belirlenen 10 proje, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Bu açıklanan projeler arasında WAT Motor’un projesi de bulunuyor.

Makine sektörünün ardından ikinci çağrıya mobilite alanında çıkıldı. Çağrı kapsamında mobilite alanında orta-yüksek ve yüksek teknolojili 152 ürüne ve 5 başlık altında 40 yenilikçi teknolojiye dönük yatırımlar desteklenecek.

Yoğun ilgi nedeniyle mobilite çağrısına ilişkin ön başvuru süresi uzatıldı. Sektör temsilcileri ve sanayiciler, 22 Haziran’a kadar programa başvurabilecek.

Hamle programında ulaşım araçları, kimya, eczacılık, elektronik gibi diğer sektörlerde de çağrılara çıkılacak. Program ile yılda yaklaşık 50 milyar dolar cari açık verilen alanlardaki ürün gruplarının yerlileştirilmesi amaçlanıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Ankara’da yüksek teknoloji, inovasyon ve sterilizasyon uygulamaları yaptıkları tesislerinde yerli lens solüsyonu üreten ve bunları patentle koruma altına alan şirketi ziyaretinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Sözcüsü Arife Polat Düzgün ile KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt eşlik etti.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Polat’tan yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi alan Varank, daha sonra firmanın üretim birimlerinde incelemelerde bulundu.

Varank, ziyaretine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin OSTİM Teknik Üniversitesi ile önemli bir Ar-Ge ve üretim projesine imza attığına dikkati çekerek, “Yerli ve milli lens solüsyonunu burada ürettiler ve piyasaya sürdüler.” dedi.

Lens solüsyonlarının şimdiye kadar yurt dışından ithal edildiğini ve bu alanda yaklaşık 120 milyon dolar açık verildiğini söyleyen Varank, firmanın ürettiği lens solüsyonlarıyla ilgili gerekli izin ve sertifikaları aldığını bildirdi.

Varank, böylelikle Türkiye’de lens kullananların yerli ve milli bir ürüne kavuştuğunu belirterek, “Biz, Türkiye’de üretimle kalkınmanın gayreti içinde olan bir hükümetiz. Özellikle katma değerli ve açık verdiğimiz ürünlerin Türkiye’de yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesine önem veriyoruz. Bu firmamız da devletimizin farklı desteklerinden, teşviklerinden, özellikle KOSGEB’den katkı alarak üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde bu ürünü üretmiş oldu.” ifadelerini kullandı.

“Sağlık ve kimya ürünlerine yönelik çağrıya çıkacağız”

Başlattıkları Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’na da değinen Varank, şöyle devam etti:

“Burada açık verdiğimiz ürünlerin Ar-Ge’sinden ticarileşmesine tüm süreçlerini devlet olarak destekliyoruz, belirlediğimiz ürün gruplarında firmalarımıza destekler veriyoruz. Kimya ve ilaç sanayisi de bunlardan biri. Önümüzdeki dönemde de hamle programı kapsamında bir çağrıya çıkacağız ve firmalarımıza Türkiye’de üretilmeyen ürün ve ilaçlarla ilgili üreteceği projelerde destek vereceğiz.”

Varank, Jeomed’in KOSGEB’den aldığı destekle Türkiye’de açık verilen lens solüsyonlarını üretmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, tüm sektörlerdeki yerlileşme hamlelerini destekleyeceklerini dile getirdi.

“1 yılda 6 milyon kutu ihracat hedefliyoruz”

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Polat da Jeomed’in ilk kurulduğu yıllarda sağlık ürünlerini ithal ettiklerini, daha sonra fason olarak ilaç firmalarına ürettirdikleri ürünleri de istedikleri kalitede bulmadıkları için kendi üretim tesislerini kurduklarını belirtti.

Polat, “Çünkü ürünlerimizin hem bakteri, virüs, mantar ve parazitlere karşı etkili olmasını hem de Türkiye’mizin doğal zenginliği termal suları içermesini amaçladık. Bunu hiçbir üreticide başaramayınca kendi mutfağımızı kurduk.” diye konuştu.

Türkiye’nin jeotermal kaynak zenginliğine işaret eden Polat, “Ürünlerimiz içinde hep jeotermal suyu kullandık. Kükürt, vitamin ve mineralce zengin olan sağlık ürünlerimiz çay ağacı yağı etken maddesiyle güçlendirilince de ortaya sıra dışı şampuanlar, sabunlar, kremler ve losyonlar çıktı.” dedi.

Polat, şampuanların içinde genellikle zararlı etken maddelerin bulunduğunu, kendi ürünlerinin ise bunları içermediğini, dolayısıyla güvenle kullanılabileceğini söyledi.

Yurt dışındaki kongreler ve uluslararası fuarlara katılarak 14’ü patentli olan ürünlerini dünyaya satmaya başladıklarını dile getiren Polat, “Çünkü kullananlar pozitif geri bildirimde bulunuyor. Bu sayede Yunanistan, ABD, Rusya, Hindistan ve Ekvador dahil 51 ülkeye varan ihracat hacmimiz oluştu. Ürettiğimiz lens solüsyonuyla beraber ihracat hacmimizi de artıracağız. 1 yıl içinde 6 milyon kutu lens suyu ihracatı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Polat, Türkiye’nin sağlık ürünlerinde büyük oranda açık verdiğine dikkati çekerek, “Yerli ürünlerimize güvenelim ve yerli firmalarımıza destek olalım. Yerli firmalar kazandıkça yatırım yapacağız, yeni fabrikalar açacağız, yeni makineler alacağız. Birçok işsizi istihdam ederek ülkemizin gelişimine katkıda bulunacağız. Katma değeri yüksek ürünleri üretirsek kazanabiliriz.” dedi.

SİNOP(AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi Temel Atma, Keten Müzesi Projesi İmza ve Satem Biyokütle Enerji Santrali açılış töreninde konuştu.

Biri enerji, diğeri su ürünleri alanında olan iki yatırımın toplam bütçesinin 260 milyon liranın üzerinde olduğunu söyleyen Varank, söz konusu projelerin Sinop ekonomisine güç katacağını vurguladı.

Varank, bu projelerden Bakanlık destekleriyle kurulan Satem firmasının Sinop Biyokütle Enerji Santrali’ne değinerek şu ifadeleri kullandı:

“180 milyon lirayı bulan bu yatırım, doğrudan ve dolaylı olarak 500 Sinoplu hemşehrimize istihdam oluşturacak. Bu tesis her anlamda çevre dostu bir yenilenebilir enerji santrali. Fosil yakıt yerine rüzgar ve güneş enerjisinden sonra en az karbon salınımına sahip üçüncü enerji kaynağı, doğal biyokütle kullanıyor.”

Tesiste en modern teknolojilerle baca gazı emisyonunun anlık kontrol edildiğinin bilgisini veren Varank, Sinop’un havasına, insanına zararsız, ekonomisine yararlı tesisi kazandıran firma yetkililerine teşekkür etti.

Varank, Satem’e yatırımları için önemli destek verdiklerine işaret ederek, düzenledikleri teşvik belgesiyle birçok avantaj sağladıklarını anlattı.

“Şehirlerimizi kalkındırmanın derdindeyiz”

Bakanlığa bağlı kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin biyokütleden gaz ve enerji üreten 17 projeye 60 milyon lirayı aşkın destek verdiğini, bu alanda 400’ün üzerindeki araştırma ve yatırım projesine TÜBİTAK aracılığıyla 440 milyon lira kaynak aktardıklarını bildirdi.

Varank, gelecek dönemde de sürdürülebilir kalkınmanın önemli araçlarından olan bu alanlardaki destekleri sürdüreceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Birilerinin gündemi en güzel yalanı atmak, en etkili kara propagandayı yapmak, sadra şifa olmayan ama göz boyayan işlerle medyalarda boy göstermek olabilir. Bizim gündemimizse belli, yatırım, üretim, istihdam ve katma değer. Biz şehirlerimizi nasıl daha iyi kalkındırırız, nasıl daha fazla vatandaşımıza istihdam sağlarız, refahı toplumun geneline nasıl yayabiliriz bunun derdindeyiz.”

“Yerelde iş birliğine örnek”

Bugün temeli atılan “Su Ürünleri İşleme, Şoklama ve Depolama Tesisi”nden bahseden Varank, tesis tamamlandığında Sinop’un bu alanda daha verimli işleyen bir ekosisteme sahip olacağına dikkati çekti.

Varank, 105 milyon lira bütçeli projeyi, Avrupa Birliği ile beraber yürütülen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında desteklediklerini ifade ederek, koordinasyonunu da Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının sağladığını belirtti.

Projenin yerelde iş birliği konusunda örnek olduğunu vurgulayan Varank, sürdürülebilirlik konusunda da paydaşlara önemli işler düştüğünü söyledi.

Varank, projenin 3 kısımdan oluştuğunu belirterek şunları kaydetti:

“İlk olarak Sinop OSB’de Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini atıyoruz. Maliyeti 85 milyon liranın üzerinde olan bu tesis, 20 dönümlük bir alanda, yılda 3 bin ton kapasiteyle hizmet verecek. Sinop başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin tamamı da bu tesisten faydalanabilecek. Projenin ikinci ayağında, su ürünleri ve turizm işletmelerinin iş geliştirme ve girişimcilik faaliyetlerini desteklemek üzere bir KOBİ Destek Merkezi kuracağız.

Amacımız Sinop’taki girişimcilerimizin bu alandaki üretim ve hizmet kapasitelerini artırmak. Projenin son ayağındaysa bölgemizin turizm potansiyelini harekete geçirmek üzere vizyon projeler geliştireceğiz. Bu kısımdaki öncelikli işimiz, kapsamlı destinasyon planlamaları yapmak, yani bölgesel tanımlamaları yerine oturtabilmek.”

Benzer bir çalışmayı Güneydoğu Anadolu’da “Mezopotamya” markasını oluşturarak yaptıklarını anımsatan Varank, burada da bölge illerinin kültürel ve doğal varlıklarını markalaştırarak, ekonomiye kazandıracaklarının ve böylelikle Sinop’un turizm gelirlerini artıracaklarının altını çizdi.

Varank, çalışmanın bir bölgesel kalkınma projesi olduğuna dikkati çekerek, proje tamamlandığında bölge insanının hak ettiği refah düzeyine erişmesini hızlandırmış olacaklarını dile getirdi.

“OSB’lerin altyapılarını tamamladık”

Sinop’a yapılan yatırımların bunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Varank, AK Parti hükümetleri yönetimi devraldığında Sinop’ta sadece ismen kurulu 2 OSB bulunduğunu belirtti.

Varank, 50 milyon liraya yakın yatırımla buraların altyapılarını tamamlayarak sanayicilerin hizmetine sunduklarını, bugün bu OSB’lerde yaklaşık 2 bin 700 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.

Boyabat Marangozlar ve İnşaatçılar Sanayi Sitesi’nin 50 iş yerlik yapım işi ihalesini bu ay tamamladıklarının bilgisini veren Varank, kısa zamanda bu projeyi de sonuçlandıracaklarını, burada da en az 250 vatandaşın istihdam edileceğini anlattı.

Varank, ildeki özel sektör yatırımlarını artırmak üzere sağladıkları desteklere işaret ederek, 2012’den bu yana Sinop için 120 teşvik belgesi düzenlediklerini, bu belgelerde yaklaşık 1,5 milyar liralık yatırım öngörüldüğünü ve yatırımlar tamamlandığında 4 binin üzerinde istihdam sağlayacağını kaydetti.

Kalkınma ajansları, KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla Sinop’taki 2 bin 500’ün üzerinde projeye 110 milyon lira destek sağladıklarını dile getiren Varank, kalkınma ajansının bölgede sanayiden turizme, mesleki eğitimden girişimciliğe, KOBİ’lerden sosyal kalkınmaya kadar birçok alanda çalışma yürüttüğünü hatırlattı.

“6,5 milyon lira bütçeli”

Varank, Keten Müzesi Projesi’nin imzalarını da bugün attıklarını belirterek, Ayancık başta olmak üzere Türkeli ve Erfelek’te üretimi yapılan ketenin Sinop kültürünün bir parçası olduğuna işaret etti.

Bu kültürü yaşatmak ve turizme kazandırmak üzere Keten Müzesi Projesi’ni destekleme kararı aldıklarını söyleyen Varank, “Yaklaşık 6,5 milyon lira bütçesi olan bu proje de şimdiden Sinopumuza hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

Varank, Sinop’a bir teknopark kazandırılması için çağrıda bulunarak, kurulacak teknoparka bakanlık olarak destek vereceklerini bildirdi.

“İkinci çeyrekte çift haneli büyüme sürpriz olmaz”

Varank, yılın ikinci çeyreğinde çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmanın sürpriz olmayacağına dikkati çekerek, “2021’i salgınla mücadeleyi kazandığımız ve orta vadede nitelikli büyüme dönemine girdiğimiz bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Gerek sağlık alanında gerekse sanayi ve ekonomi alanında tüm çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda oluşturduk.” diye konuştu.

TÜBİTAK COVİD-19 Türkiye Platformu aracılığıyla tüm Türkiye’den bilim insanlarının katkılarıyla aşı geliştirme çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Varank, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi de oldukça yenilikçi bir teknolojiye dayanan VLP aşı adayımız. VLP aşısının ilk insan denemelerinde ben de gönüllü oldum. VLP aşısında Faz 2 aşamasına geçmiştik. Faz 2 çalışmalarında 1. doz aşılamaları tamamladık, 2. doz aşılar uygulanmaya başladı. Şu ana kadar herhangi bir yan etki hiçbir gönüllümüzde görülmedi.

İkinci dozlar da uygulanıp gönüllülerden alınacak sonuçlar değerlendirildikten sonra son aşama olan Faz 3’e geçeceğiz. Tüm süreçler olumlu tamamlanırsa da yerli VLP aşımıza kavuşacağız. Kovid-19 belasıyla mücadeleye Türkiye’den tüm dünyaya şifa olabilecek bir katkı sunmuş olacağız.”

Törene Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Serkan Genç, AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun, Satem Sinop Biyokütle Enerji Müdürler Kurulu Başkanı Ali Birinci de katıldı.

Konuşmaların ardından Varank ve beraberindekiler, butonlara basarak Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini attı. Varank ile Vali Karaömeroğlu, Keten Müzesi Projesi’ne ilişkin protokolü imzaladı.

Daha sonra Varank, Satem Biyokütle Enerji Santrali’nin açılışını gerçekleştirdi ve tesiste incelemelerde bulundu.