'Hatay Sarısı'nın geleceği ona emanet

HATAY (AA) – Ninesinden öğrendiği ipekçiliği yıllardır sürdüren ve evinin bodrumunu adeta ipek böceği yuvasına dönüştüren 54 yaşındaki Emel Duman, bölgede geçmişte yaygın olarak yetiştirilen fakat sürdürülmediği için nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Hatay Sarısını bulabilmek için yoğun çaba harcadı.

Yaklaşık 7 yıl boyunca bölgedeki tüm ipek böceği yetiştiricileri ile iletişime geçen Duman ancak geçen yıl yaşlı bir ipekçiden Hatay Sarısı’nı temin etti.

Evine getirdiği Hatay Sarısı’na adeta bir bebek gibi bakan Duman, yıllar sonra bulduğu böceklerden bu yıl ilk kozaları almanın mutluluğunu yaşıyor.

Kendine özgü rengiyle ön plana çıkan böcek, yeniden yaşatılması ve yaygınlaştırılması için üç üniversiteden akademik kadronun desteğiyle biyolojik ve morfolojik açıdan mercek altına alındı.

“Geleneğimizin yaşamasını amaç edindim”

İpek böceği yetiştiricisi Duman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hatay Sarısı’nı bulabilmek için 7 yıldır köy köy gezdiğini ve sonunda bulduğunu anlattı.

Sarı kozaları bulduğunda çok mutlu olduğunu aktaran Duman, şöyle devam etti:

“Onları koza olarak bulduk ve getirdik. Bu sene de ilk böceklerini görebildik, onlar da kozalarını ördü ve çok verimli oldu. Hatay Sarısı’nın bendeki anlamı çok büyük çünkü bunlar bizim geleneğimiz, dedelerimiz, ninelerimiz hep bunları üretmiş. Ben de geleneğimizin yaşamasını amaç edindim. Üniversiteden hocalarımızdan da destek gördüm. Benim kadar bu işe değer veren insanları görünce inanılmaz mutlu oldum. Onlardan bilimsel olarak öğreneceğim çok şey var. Biz üniversitedeki hocalarımızla beraber Hatay Sarısı’nı yaşatmak ve daha ileriye taşımak için hep beraber ortak bir çalışmaya el attık.”

Bilimsel araştırma, sürdürülebilirliğe katkı sunacak

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Berna İleri de Hatay Sarısı’nın yerel bir ırk olduğunu söyledi.

Bu ırkın Tarım ve Orman Bakanlığı Biyoçeşitlilik ve Genetik Kaynaklar tarafından tescillendiğini ancak günümüzde kaybolmaya başladığını aktaran İleri, “Türkiye’de ve dünyada üretilen ipek böceği ve kozalarının yüzde 95’i beyaz kozadır. Hatay Sarısı ise yerel bir ırk ve sarı-turuncu olarak 18 renk tonunu elde ettik. Bu tür maalesef son yıllarda gerek önem verilmemesi gerekse başka sebeplerden kaybolmaya başlamış. Emel Duman sayesinde onlara ulaştık ve Hatay Sarısı’nı bir araştırma projesi olarak geliştirmeye karar verdik.” dedi.

Hatay MKÜ, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden alanında uzman akademisyenlerle Hatay sarısını yumurtasından dokumasına kadar biyolojik ve morfolojik açıdan incelediklerini belirten İleri, böylece hem Hatay Sarısı’na dair bilgilerin güncellenmesini hem de tekrar üretiminin yaygınlaştırılmasını amaçladıklarını anlattı.

Yerel ve milli değerlerin çok önemli olduğuna işaret eden İleri, “Hatay Sarısı gibi yerel bir ırk bizlere farklılık ve kırsal kalkınmada da yenilik getirecektir. O yüzden biz şimdilik bunların en başından en sonuna kadar incelemekteyiz. Daha sonra bu bilimsel verilerle beraber Hatay Sarısının bilgilerini güncelleyip üreticilerimizle bu yumurtaları paylaşacağız.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

HATAY(AA) – İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, döner sermaye kapsamında ihtiyaç duyulan okullara yeni eğitim ve öğretim yılı için masa, sıra ve dolap üretimi yapmak için çalışma başlattı.

Öğrenciler, öğretmenlerinin de yardımıyla metal bölümünde sıra ve masaların ayaklarını, mobilya bölümünde ise ahşaplarını üretti.

Daha sonra bunların montajlarını yapan öğrenciler, ambalajlayıp kamyonlara yükledikleri masa, sıra ve dolapları Türkiye’nin 20 ilindeki okullara gönderiyor.

Öğrenciler, bu sayede hem meslek öğreniyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

“Her şeyi sıfır sil baştan devletimiz yapmış oluyor”

İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Teknik Müdür Yardımcısı Murat Göçmen, AA muhabirine, okulda 6 alan olduğunu söyledi.

Bunlardan 4’ünde döner sermaye çalışmalarının devam ettiğini aktaran Göçmen, elektrik ve elektronik, metal, mobilya ve makine teknolojisinde üretimlerin sürdüğünü hatırlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı Ders Araçları Yapım Merkezi aracılığıyla okullarına döner sermayeden çeşitli işler geldiğini dile getiren Göçmen, şöyle devam etti:

“Okulumuzda okul sırası, dolapları, öğretmen kürsüsü ve sandalyesi olmak üzere birçok alanda üretim yapılmaktadır. Pandemi sürecinde öğrenci ve öğretmenlerimiz büyük bir yararlılık göstererek çalışmalarda bulundu. Pandemi sürecini çok güzel bir şekilde değerlendirdiler. Öğrenciler, hem ailelerine katkıda bulunup hem de üretim ve eğitimi birlikte yaparak büyük çalışma gayreti gösterdiler.”

Bu süreçte, yaz tatillerini de üretim bölümünde çalışarak geçiren öğrencilerin 7 bin 500 sıra yaptığını belirten Göçmen, bunların 2 bin 500’ünün lise tipi, 5 bininin de ilkokul ve ortaokul öğrenci sırası olduğunu aktardı.

Göçmen, bu yıl için yine 7 bin 500 öğrenci sırası siparişi aldıklarını anlatarak, “Bunun da tamamı ilkokul tipidir. Bunlar genelde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da eğitim materyali az olan okullarla yeni yapılan okullara gidiyor. Her şeyi sıfır sil baştan devletimiz yapmış oluyor. Yeni yapılan okullar ile ihtiyaç duyulan okullara bu şekilde katkıda bulunuyoruz. Üretimlerimiz aynı hızla devam ediyor.” diye konuştu.

Üretimlerinin, yurdun farklı yerlerindeki okullara Milli Eğitim Bakanlığı koordinesinde ulaştığını anlatan Göçmen, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki okullar olmak üzere 20 farklı ile masa, sıra, dolap gönderdiklerini kaydetti.

Çeşitli işlemlerden geçirilen ham maddeler sıraya dönüşüyor

Metal İşleri Alan Şefi Ömer Faruk Kıvrak da bölümlerinde ihtiyaca göre her türlü üretimin yapıldığını ifade etti.

Ağırlıklı olarak okul sırası üretimi gerçekleştirdiklerini, bunların da kendilerine ham madde olarak geldiğini belirten Kıvrak, “Bükme, delme, kaynak, boyama ve montajlama işlemlerinden geçirerek bunları kullanıma hazır hale getiriyoruz.” dedi.

Metal bölümü 12. sınıf öğrencisi Kemal Öztürk de mesleğin inceliklerini öğrendiği okulu sayesinde hem sigortasının yapıldığını hem de aylık yaklaşık bin lira kazançla aile ekonomisine katkı sağladığını kaydetti.

HATAY(AA) – Günümüzde üzüm yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahip Hatay’ın Hassa ilçesindeki kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan ve üzerinde üzüm hasadını anlatan figürlerin bulunduğu Geç Roma Dönemine ait mozaik, geçici sergiyle görücüye çıkacak.

Hassa ilçesindeki Mazmanlı Mahallesi’nde kaçak kazı sırasında keşfedilen ve 2002’de yapılan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan 6 metrekarelik mozaik, 2016’dan bu yana Hatay Arkeoloji Müzesi’nde özenle muhafaza edildi.

Milattan Sonra (MS) 5. ve 6. yüzyıla denk gelen Geç Roma Dönemine ait bir kilisenin tabanında bulunan ve üzerinde üzüm hasadını anlatan figürlerin yer aldığı mozaiğin yerli ve yabancı ziyaretçilerle buluşması için çalışma başlatıldı.

Dünyanın en büyük mozaik koleksiyonunun sergilendiği müzeler arasında yer alan Hatay Arkeoloji Müzesi’nde 6 uzman restoratör eşliğinde geçen ay restorasyon çalışmalarına başlanan mozaik, kentte 6 Eylül’de düzenlenecek “Üzüm Hasadı Şenliği’nde ziyaretçiyle buluşacak.

Müzenin rezerv alanında sergiye sunulacak bu mozaik ile ziyaretçilere Geç Roma Dönemi’nde tarımsal faaliyetlerde önemli bir yere sahip üzümün “tarihe kazınmış” izleri tanıtılacak.

“Hassa’nın önemli bir üzüm merkezi olduğu konusu bu eserde ortaya çıkıyor”

Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürü Ayşe Ersoy, AA muhabirine, MS 5. ve 6. yüzyıla ait “üzüm hasadı” temasıyla ön plana çıkan mozaiğin 2016’dan bu yana müzenin deposunda özenle korunduğunu söyledi.

Geç Roma Döneminde üzüm yetiştiriciliğine verilen önemin anlatıldığı mozaiğin, günümüzdeki üzüm üreticiliğinin de tanıtılması için çok önemli olduğuna işaret eden Ersoy, “2002’deki kazı çalışmalarında yer yer tahrip olmuş bir kilisenin taban mozaiklerine ulaşılmış. Taban mozaiklerimiz, MS 5. ve 6. yüzyıla ait. Mozaiğimiz o yıllardaki üzüm hasadını yansıtıyor. Her yıl da Hassa’da üzüm hasadı zamanında bu mozaiğimiz gündeme geliyordu.”

Ersoy, 6 metrekaresi sağlam olarak günümüze ulaşabilmiş mozaiğin üzerinde eşek üstünde içerisi üzüm dolu bir küfe ve bu küfenin bir işçi tarafından götürülmesini anlatan figürlerin yer aldığını aktararak, bu çalışmayla MS 5. ve 6. yüzyılı günümüze taşıdıklarını dile getirdi.

“Binlerce yıldır Amik Ovası’nın verimli topraklarında üzüm çok önemli bir geçim kaynağı, ticaret malzemesi olmuş ve o yıllarda bile ihracatı yapılıyor. O dönemde de Hassa’nın önemli bir üzüm merkezi olduğu konusu bu eserde ortaya çıkıyor. Biz de bu durumu yansıtan mozaiğimizi ziyaretçilerimizle buluşturacağız.” diyen Ersoy, mozaiği alandan bulunmuş haliyle teşhire sunabilmek için restoratörlerin büyük bir titizlikle çalışma yürüttüğünü vurguladı.

Ersoy, 6 Eylül’de Hassa’nın “Üzüm Hasadı Şenlikleri”nin müzeden başlayacağını, sergi gününde ayrıca müze girişinde Hassalı kadınlar tarafından, üzümden yapılan ürünlerin de satışa sunulacağını ifade etti.