Hatay Valisi Doğan, AA Adana Bölge Müdürü Firik'i kabul etti

HATAY (AA) – Hatay Valisi Rahmi Doğan, Anadolu Ajansı (AA) Adana Bölge Müdürü Mehmet Kemal Firik'i kabul etti.

Doğan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, AA'ya çalışmalarında başarılar diledi.

Firik de AA'nın çalışmaları hakkında Doğan'a bilgi verdi.

Ziyaret sonunda Firik, Vali Doğan'a AA'nın deneyimli foto muhabirlerinin dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle sessizliğe bürünen mekanlardan çektiği karelerin yer aldığı "Karantina/Lockdown" adlı fotoğraf albümünü hediye etti, albümle ilgili bilgi verdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ADANA(AA) – Merkez Yüreğir ilçesindeki bir restoranda, kentin tescilli lezzeti Adana içli köfte, klasik pişirilme yöntemi olan suda haşlanmıyor veya yağda kızartılmıyor.

Usta Fatih Cavlak, şişe taktığı içli köfteleri mangal ateşinde pişirip, bazı yeşillikler, yağ ve baharat içeren özel sosla servis ediyor.

Hem görüntüsü hem de lezzetiyle müşterilerin beğenisini toplayan mangalda içli köfte, damaklara lezzet katıyor.

Restoranda, kent dışından gelen müşterileri de ağırlayan ve günde 300-500 içli köfte satan Cavlak, siparişlere yetişmeye çalışıyor.

“Öyle bir iştahla yiyorlar ki o zevki ben yaşıyorum”

Fatih Cavlak, AA muhabirine, 17 yıldır kentte kebapçılık yaptığını söyledi.

Kebabın yanı sıra müşterilerinin beğenisini kazanan mangalda içki köfteyi nasıl yaptığını anlatan Cavlak, “İçli köfteyi genelde haşlanmış olarak yerler. Ben közde yapıyorum.” dedi.

Cavlak, içli köftenin iç harcına kendinden yağlı koyun eti koyduğunu belirterek, “Bulguru baharatlarken de içine dövülmüş dana eti koyuyorum. Zaten içinde et olmazsa bulguru şiş tutmaz, düşer. Baharatını özellikle kullanacağımız zaman makineden çektiriyoruz. Taze olacak, kokusu içine sinecek. Bu çok önemli. İçli köfte için küllü ateş olacak. Belirli bir aşamada piştikten sonra fırçayla yağlıyoruz. Pişirdikten sonra sosuyla servis ediyoruz. Harika bir tat, ayrı bir lezzet.” diye konuştu.

Müşterilerinin, mangalda içli köfteyi keyif alarak yemesinden mutluluk duyduğunu vurgulayan Cavlak, şöyle devam etti:

“Müthiş bir şey, ayrı bir zevk. Pişirirken, şişe saplarken, elime aldığımda, hatta dolaba baktığımda bile zevk alıyorum. Ben yemek yemeyi severim. Değişiklik olsun diye közde pişirmeyi deneyeyim dedim. Ayrı bir lezzet çıktı. Müşterilerime ikram ettim, herkese çok farklı geldi. İnan şu an yetiştiremiyorum. Türkiye’nin birçok iline gidiyor. Sosyal medyada gören arıyor. Türkiye’nin her yerinden gelen var. Sabah bile içli köfteyi öyle bir iştahla yiyorlar ki o zevki ben yaşıyorum. Ben yiyorum gibi zevk alıyorum.”

“Özellikle mangalda içli köfte yemeye geliyoruz”

Müşterilerden Ahmet Çetinkaya ise kentin yemek kültürünün yüksek olduğunu ifade etti.

Genelde et ve ev yemeklerini tercih ettiğini aktaran Çetinkaya, şöyle konuştu:

“Mangalda içli köfteyi bir tek burası yapıyor. Bize özellikle mangalda içli köfte yemeye geliyoruz. Ustamızın da güzel bir sosu var. Biz uzun süredir geliyoruz, Adana’da meşhur bir yer burası. Adana’nın içli köftesi normalde suda kaynatılarak pişirilir. Mangalda içli köfteyi ustam keşfetmiş. Biz ilk defa burada yedik. İçli köfteye farklı bir tat katmış. İçli köfte biraz daha kızarmış oluyor, mangal tadı veriyor. Biz Adana olarak mangalda olan her şeyi yiyoruz. ‘Denizden babam çıksa yerim.’ lafını biz ‘Mangalda pişen her şeyi yeriz.’ olarak söyleyebiliriz.”

Müşterilerden Süleyman Çekçen de restorana tavsiye üzerine gittiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bir akşam yemeğinde arkadaşlarla oturuyorduk. Burayı tavsiye ettiler. Kendisine has bir lezzeti olduğunu, içli köfteye yeni bir hava kattığını söylediler. Biz de mangalda içli köfteyi denemek için geldik. Normal içli köfteden çok farklı. Biri suda kaynatılarak diğeri mangalda yapılıyor. İkisinin de kendine has ayrı bir lezzeti var. Adana’da içli köfteyi böyle yapan başka bir yer yok. Herkese tavsiye ederim, mutlaka gelip test etsinler. Ben yerken çok keyif aldım.”

Merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi’nde, Bosnalı Salih Efendi öncülüğünde yapımına başlanan ve 91 yıl önce ibadete açılan Köprüköy Camisi, botanik bahçesini andırıyor.

Bahçesine uzun yıllar önce dikilen sarmaşıkların cami duvarlarını ve minareyi kaplaması dolayısıyla halk arasında “Yeşil Cami” olarak bilinen Köprüköy Camisi, baharda yeşile bürünüyor ve bu özelliğini yaz aylarında da koruyor.

Minaresi çam ağacını andıran ve kentin simge mekanlarından biri olan cami, bahçesindeki birbirinden renkli çiçeklerle de dikkati çekiyor.

Cemaat, daha önce bahçesinde zaman geçirdiği “Yeşil Cami”yi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle sadece ibadet için kullanabiliyor.

Camide, Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’i de bulunuyor.

“Halkımız botanik bahçesi olarak adlandırıyor”

Cami imamı Fahri Onur, AA muhabirine, 6 yıldır “Yeşil Cami” olarak bilinen Köprüköy Camisinde görev yaptığını söyledi.

Caminin sarmaşık ve çiçekleriyle dikkati çektiğini belirten Onur, “Camimizde 280 civarında bitki çeşidimiz bulunuyor. Halkımız botanik bahçesi olarak adlandırıyor. Görselliği ve Peygamberimizin Sakal-ı Şerif’i dolayısıyla ziyaretçilerimizin ilgisini çekiyor.” dedi.

Onur, Türkiye’nin her bölgesinden ziyaretçileri olduğuna işaret ederek, “Hatta pandemiden önce Avrupa’dan da ziyaretçilerimiz geldi. Protestanlıktan Müslümanlığa geçen bir turist, Eyüp Sultan Camisi’ndeki maneviyatı burada bulduğunu söyledi.” diye konuştu.

Kovid-19 nedeniyle camiye ziyaretin olmadığını aktaran Onur, şunları kaydetti:

“Vatandaşlarımız sosyal mesafe, temizlik ve maske kurallarına uyarak burada ibadetini yaparak evlerine gidiyor. Camimize gelen ziyaretçilerimiz hayran kalıyor çünkü bu Cenab-ı Allah’ın takdiri. 1983 yılında bu sarmaşıklar minarenin çevresine dikilmiş. O günden sonra bu hale gelmiş. Tabii insanlarımızın, Türkiye’de bir ilk olması sebebiyle ilgisini çekiyor. Diğer camilerin de böyle olmasını istiyorlar.”

Cami cemaatinden Mehmet Ayhan da camilerinin botanik bahçesi gibi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Kışın yaprağını döker, bir tane yaprağı kalmaz. Yazın baharla birlikte yeşillenir. Çiçekleri ve bahçesi çok güzel. Biz de yardımcı oluyoruz. Bahçede çok sayıda çiçeğimiz var. İsmi Köprüköy Camisi ama ‘Yeşil Cami’ olarak biliniyor. Camimizden memnunuz. Eskiden ramazan aylarında buraya masa kurarlardı. Herkes evinden bir şey getirir, burada iftarımızı açardık. Ezan okunurdu, camiye girerdik. Cemaatimiz fazlaydı, kalabalıktık.”