Hatay'da 'gazella gazella' popülasyonunda artış

HATAY (AA) – Türkiye’de sadece Hatay’ın Suriye sınırındaki ilçelerinde yaşadığı belirlenen, nesli tükenme tehlikesi altındaki “gazella gazella” türü dağ ceylanlarının sayısı 925’e yükseldi.

İsrail dışında sadece Kırıkhan ve Kumlu ilçeleri arasındaki Suriye sınırı bölgesinde gözlemlenen, 2009’daki ilk sayımda 150 civarında olduğu belirlenen Hatay’daki dağ ceylanlarının sayısında, her geçen yıl artış yaşandı.

Ceylanların yaşam alanı olan yaklaşık 13 bin hektarlık arazi, geçen ay Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla “Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası” ilan edildi.

Bölgede Doğa Koruma ve Milli Parklar Hatay Şubesi ekiplerince yapılan envanter çalışmasında, 2018’de 757 olan dağ ceylanı sayısının, yaklaşık yüzde 22’lik artışla 2019 sonu itibarıyla 925’e ulaştığı tespit edildi.

Bölgede, 2014’te kurulan Hatay Dağ Ceylanı Üretim Merkezi ile de sayıdaki artışın yanı sıra salgın hastalık ve yaralanma gibi tehlikelere karşı neslin devamlılığı amaçlanıyor.

“Sayılarının artması sevindirici”

Doğa Koruma ve Milli Parklar Hatay Şubesi Kırıkhan Şefi Nuri Akın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hatay dağ ceylanlarının, dünyada nesillerinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığının talimatıyla her yıl bölgede envanter çalışması yapıldığını anlatan Akın, alınan önlemlerle dağ ceylanı sayısında her geçen yıl artış tespit edildiğini dile getirdi.

Akın, “Sayıların artması bizim için sevindirici. Bu bölgenin tam merkezinde de Hatay Dağ Ceylanı Üretim Merkezi var. Burası Hatay dağ ceylanlarının herhangi salgın hastalıkta hayatlarının garanti altına alınması gibi bir işlev görüyor. Bu alanda da şu an 24 bireyimiz var.” dedi.

Avlanma yasağı uyarısı

Türün çoğalmasının amaçlandığı merkezde yetkililerin 24 saat görev aldığını belirten Akın, “gazella gazella” neslinin devamı için ellerinden geleni yaptıklarını vurguladı.

Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda avcılığın yasak olduğunu, burada avlananlara ciddi cezai işlemler uygulandığını kaydeden Akın, vatandaşların karşılaştıkları durumları 112 Acil İhbar Hattı’na bildirmesini istedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – 21 Eylül’de başlayacak üst düzeyli BM 76. Genel Kurul Görüşmelerine katılmak üzere New York’a gelen Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Çavuşoğlu, Twitter hesabından ”Dünyamızın gündemindeki küresel sınamaları BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le ele aldık. Kıbrıs, Afganistan, Libya, Suriye ve iklim değişikliği konularındaki görüşlerimizi paylaştık.” paylaşımında bulundu.

Çavuşoğlu, ayrıca BM 76. Genel Kurul Başkanı Abdulla Shahid ile görüştü ve göreve yeni başlayan Shahid’i tebrik etti.

Sri Lanka Dışişleri Bakanı Gamini Lakshman Peiris ile de bir araya gelen Çavuşoğlu, Twitter hesabından, “Coğrafi uzaklığa rağmen ilişkilerimizi geliştirme irademiz tam.” mesajı verdi.

Muhabir: Betül Yürük

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonunun 1Temmuz 2020- 30 Temmuz 2021 döneminde Suriye’deki insan hakları durumuna ilişkin hazırladığı 46 sayfalık rapor açıklandı.

Raporda, ülkenin kuzeyinde ve güneyinde çatışmaların ve şiddetin arttığına dikkat çekildi.

Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Brezilyalı Paulo Pinheiro, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye’de 10 yıldır devam eden iç savaşta tarafların savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlemeye devam ettiğini belirtti.

Komisyon, daha önceki yıllarda yayımladığı raporlarda, Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon, Rusya, rejimin ve terör örgütü YPG/PKK’nın eylemlerinin savaş suçları kapsamına girebileceğini bildirmişti.

Pinheiro, “Suriyeli sivillere yönelik savaş devam ediyor ve savaşın harap ettiği bu ülkede sivillerin güvenli bir yer ya da sığınak bulmaları zor.” ifadesini kullandı.

Esed rejimine sert tepki

Beşşar Esed rejiminin sivillere yönelik eylemlerine dikkati çeken Pinheiro, Suriyelilerin temel insan haklarının ihlaline devam edildiğini vurguladı.

Raporda, Esed’in yönetimde dördüncü dönemine girerken ülke topraklarının yaklaşık yüzde 70’ini, savaş öncesi nüfusun da yüzde 40’ını kontrol ettiği belirtilerek, Esed’in ülkeyi birleştirme veya bir uzlaşı sağlanması için girişimde bulunmadığının altı çizildi.

Esed rejiminin keyfi gözaltı uygulamalarının hız kesmeden devam ettiği aktarılan raporda, “Komisyon, sadece gözaltı süreçlerindeki işkence ve cinsel şiddeti değil, aynı zamanda gözaltındaki ölümleri ve zorla kaybetmeleri de belgelemeye devam etti.” ifadesi yer aldı.

“Ekonomi dibe vurdu”

Komisyon raporunda, mültecilerin “güvenli” ve “onurlu” dönüşü için Suriye’de uygun bir ortam olmadığına vurgu yapıldı.

“Suriye’deki genel durum giderek daha kasvetli görünüyor. Yoğunlaşan şiddete ek olarak, ekonomi dibe vuruyor.” ifadesini kullanan Komisyon üyesi Karen Koning Abuzayd ise ülkeden geçen nehirlerin yıllardır en kurak dönemini geçirdiğini, savaşın harap ettiği sağlık sisteminin de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadeleyi zorlaştırdığını kaydetti.

Abuzayd, “Kimsenin Suriye’nin mültecilerinin geri dönmesi için uygun bir ülke olduğunu düşünmesinin zamanı değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda, Suriye’de SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK’nın işgali altındaki bölgelerde durumun her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuldu.

Komisyon raporunda, İdlib’de sivil unsurlara yönelik saldırılar da geniş şekilde yer aldı.