Hava kirliliğinden kaynaklı ölümler, trafik kazalarından 6 kat fazla can alıyor

İSTANBUL (AA) – Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) "Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkisi" raporuna göre, Türkiye'de hava kirliliğinden kaynaklı ölümler trafik kazalarından 6 kat fazla olurken, Kovid-19 virüsünün neden olduğu salgın nedeniyle uzun süre kirli hava soluyan kişilerde oluşan kronik hastalıklar, enfeksiyonlara zemin hazırlıyor.

Daikin'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 4 yıllık hava kirliliğinin boyutu, kirliliğin sağlığı nasıl etkilediği, sebep olduğu ölümleri ve salgında hava kirliliğinin yarattığı risklere odaklanan rapor, özellikle salgın döneminde temiz havamın önemini bir kez daha ortaya koydu.

Rapora göre, Türkiye'de hava kirliliğinden kaynaklı ölümler trafik kazalarından 6 kat daha fazla olurken, Kovid-19 virüsünün neden olduğu salgın nedeniyle uzun süre kirli hava soluyan kişilerde oluşan kronik hastalıklar, enfeksiyonlara zemin hazırlıyor.

Türkiye'de 81 milyon kişinin soluduğu havanın kalitesine dair yeterli veri bulunmadığı belirtilen raporda, sağlıklı bir çevrede yaşamanın en temel şartlarından olan hava kalitesini kalıcı olarak iyileştirmenin önemine dikkati çekiliyor.

– Klima bakımı

Verilen bilgiye göre, bakımı yapılmayan klimalar gerekli filtrelemeyi gerçekleştiremediği için ortamdaki toz ve partiküllerini temizleyemiyor, dolayısıyla yeterince hijyen sağlanamıyor.

Klima bakımı, olası arızaların oluşmasına engel olduğu gibi performansın ilk günkü gibi olmasını, dolayısıyla elektrik faturalarının kabarık olmamasına olanak tanıyor.

Daikin, hem iç ortam hava kalitesi hem de performans açısından klima bakımlarının yılda 2 kez ve mutlaka uzman yetkili servisler tarafından yaptırılmasını öneriyor.

Hafif bir yaprak hışırtısı veya sakin nefes alma seviyesi olan 19 dB(A) (Ses Basınç Seviyesi) kadar sessiz bir seviyede çalışan Daikin klimalar, sağlıklı ve konforlu bir klima ortamı sunarak hayat kalitesini artırıyor.

– Salgın döneminde temiz hava çok önemli

Salgın döneminde temiz hava çok önemli. Bu dönemde AR-GE faaliyetlerini hızlandıran Daikin, geliştirdiği özel teknoloji ve ürünlerle pandemiyle mücadeleye ciddi bir katkı sunuyor.

Bu kapsamda 3 yeni hava temizleme cihazını kullanıcılarıyla buluşturan Daikin, flash streamer ve akıllı göz (optik göz) özellikleriyle ileri teknoloji segmentinde yer alan Shira Plus klima, telefon üzerinden bir aplikasyonla da kontrol edilebiliyor. Evde bulunan aktif internet ve telefondaki Daikin konut kontrol uygulaması sayesinde evde bulunulmazsa dahi uzaktan programlanabiliyor. Ayrıca, inverter klimalarda zor bir hesap olan faturaya yansıyan bedelin ne kadar olduğu konusu bu uygulama sayesinde anlık elektrik tüketim verisine bakılarak kolayca hesaplanabiliyor.

Daikin'in üstün flash streamer teknolojili ve elektrostatik HEPA filtreli hava temizleme cihazları MC55W ve MCK55W, kullanıcılara temiz ve doğru havanın anahtarını veriyor.

Flash Streamer teknolojisi yüksek hızlı elektronlarla toz, polen, koku gibi istenmeyen faktörlerin moleküllerini ayrıştırarak yok edilmesi esasına dayalı olarak çalışıyor.

Bu teknoloji sayesinde partiküller daha ilk aşamada yok olmaya başlıyor. Daikin patentli bu teknoloji, sektörün en yenilikçi ve iddialı hava temizleme teknolojisi olarak gösteriliyor.

Daikin hava temizleme cihazları, flash streamer teknolojisinin yanı sıra elektrostatik HEPA filtre ile güçlerini üst düzeye çıkarıyor. 0,3 um büyüklüğündeki partiküllerin yüzde 99,97'sini yakalayan elektrostatik HEPA filtre, filtrenin inceliğine dayanan geleneksel HEPA filtrelere kıyasla daha düşük basınç kaybına sahip. Bu da daha iyi, temiz hava anlamına geliyor.

– "Bir pencereyi uzun süre açık tutmak yerine kısa bir süre tam olarak açın"

Açıklamada, klima kullanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar şöyle sıralandı:

"Klimanızdan yüksek verim almak ve en konforlu iklimlendirmeyi sağlamak için sadece bakımlarını düzenli yaptırmanız yetmiyor. Kullanım sırasında dikkat edeceğiniz bazı hususlar klimanızdan maksimum oranda faydalanmanızı sağlayacaktır. Klimanızı yazın kullanırken, çok düşük derecelere ayarlayarak hızlı bir serinlik sağlamaya çalışmayın. Klimanızı konforlu bir iklimlendirme ayarında kullanın, bu sıcaklık da dışarıdaki havanın 6°C’nin düşüğüdür. Düşürdüğünüz her bir derece elektrik tüketiminizi yüzde 5 artırır. Sıcakta kapı ve pencerelerinizi açık tutmayın, mekanı havalandırmak istersiniz akşam serinliğini tercih edin. Gün içinde havalandırma yaparken bir pencereyi uzun süre açık tutmak yerine kısa bir süre tam olarak açın. Çok sıcak günlerde güneş ısısını kesmek için perde, panjur ve jaluzileri kapalı tutun. Çok sıcak olmayan ama nemin yüksek olduğu günlerde ise klimanızı nem alma modunda çalıştırın. Yaz aylarında ortamda ısı üreten cihazları, örneğin spot lambalarınız varsa gerekli olmadıkça açmayın.

Klimanızın programlama özelliklerini öğrenin. Bu yaz-kış işinize yarayacaktır. Örneğin, zamanlayıcı özelliğini kullanarak hem enerji tüketiminizi azaltabilir hem de konforlu iklimlendirme sağlayabilirsiniz. Klimanın hava üfleme kanatlarının direkt olarak üzerinize gelmemesine dikkat edin. Evcil hayvanlarınızı ve bitkilerinizi de koruyun. Üfleme hızını gereğinden yüksek tutmamaya özen gösterin. Periyodik bakımı beklemeden iç ünitenin hava filtresini düzenli olarak yıkamaktan çekinmeyin. Ön panelde yer alan filtreyi sadece soğuk suyla, herhangi bir temizlik maddesi kullanmadan yıkayabilirsiniz. Ancak sakın klimanızı filtresiz çalıştırmayın. Klimanızı akıllı kontrol sistemlerinize entegre edin. Böylece evde olun veya olmayın, cep telefonunuzdan klimanızın kontrolünü istediğiniz zaman sağlayın."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin, 2021-2030’da trafik kazalarından kaynaklı can kayıplarının yüzde 50 azaltılması, 2050’de sıfır can kaybı hedefine yönelik çalışmaları sürüyor.

Bu kapsamda İçişleri Bakanlığı, illere, trafik kazalarının önlenmesine yönelik yol haritasını içeren “kısa”, “orta” ve “uzun” vadeli planları kapsayan “Trafik Kazalarını Önleme Planı”, “Kurban Bayramı Trafik Tedbirleri” ve “Motosiklet Kazaları” konulu 3 genelge gönderdi.

Genelgelerle, trafik kazalarına bağlı can kayıplarının önüne geçilmesinde etkin, yoğun denetimlerin yanı sıra emniyet kemeri ve kask kullanımı, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmasının önemi vurgulandı.

“Trafik Kazalarını Önleme Planı” konulu genelge

Valiliklere gönderilen “Trafik Kazalarını Önleme Planı” konulu genelgeye göre, emniyet/jandarma trafik sorumluluk alanında Kurban Bayramı tatilini de içine alacak şekilde, vali ya da görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında polis, jandarma, ulaştırma, belediye, sağlık, milli eğitim, tarım ve orman ile ilgili diğer birim temsilcilerinden oluşturulacak komisyon tarafından 180 günlük “Trafik Kazalarını Önleme Planı” hazırlanacak. Planlarla, “aşırı hızla mücadele”, “emniyet kemeri ve kask kullanımı”, “yaya önceliği”, “motosiklet/motorlu bisiklet kullanımı” ve “cep telefonu kullanımı” gibi konularda il sınırları içerisinde meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının azaltılarak trafik güvenliğinin artırılması hedeflenecek.

Bu yılın ilk 6 ayı ile 2020’nin aynı dönemi karşılaştırılarak trafik kazalarına sebep olan ihlallerin gerçekleştiği yerler ve ihlalin türü, bu ihlaller nedeniyle meydana gelen kazaların oluş türleri, zamanları ve sürücü kusurları gibi bilgilere dayalı analizler yapılacak.

Denetimler artırılacak

Etkin, sürekli ve yoğun denetimlerle saha hakimiyeti artırılacak, mobil/motorize trafik ekip/timlerinin görünür olması sağlanacak.

Trafik ekiplerinin özellikle kazaların yoğun olduğu sorumluluk güzergahlarında ekip araçlarının tepe lambaları açık bulunacak. İhtiyaç duyulması halinde polis ve jandarma trafik personelince karma ekipler oluşturularak müşterek denetim yapılabilecek. Genel denetimlerin yanı sıra drone, helikopter gibi hava araçlarıyla yapılan trafik denetimlerine ağırlık verilecek.

Ayrıca 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi’nde belirlenen hedeflere ulaşmak için yıl boyunca toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik etkinlik ve kampanyalar düzenlenecek, denetim/bilgilendirme faaliyetleri yürütülecek.

Eğitim ve bilgilendirme çalışmaları

Kırmızı ışıkta geçme, seyir halinde cep telefonu kullanımı, tarım araçlarının uygun olmayan şekilde trafikte yer alması, alkol etkisinde araç kullanımı, otoyol ve şehirler arası yollarda duraklama veya park ­konularında eğitim ile bilgilendirme çalışmaları yapılacak.

“Yaşam İçin Kısa Bir Mola” sloganıyla 59 ilde oluşturulan yaşam tünellerinde; emniyet kemeri kullanımının gerekliliği, cep telefonunun insan dikkati üzerindeki olumsuz etkileri, aşırı hız ve normal seyir hızının insan yaşamı üzerine etkisi, yakın takipten ve hatalı şerit değiştirmeden kaynaklanan kazalar ile yaya önceliği/güvenliği konularında özel hazırlanan kısa filmler sürücü ve yolculara izletilecek.

Okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik Çocuk Trafik Eğitim parklarında uygulamalı trafik eğitimlerinin verilmesine devam edilecek. “Çocuklar İçin Trafik Eğitimi (Trafik Dedektifleri) Projesi” kapsamında trafik eğiticileri tarafından okullarda 2021-2022 eğitim öğretim yılı boyunca trafik güvenliği konusunda öğrencilere uygulamalı ve teorik dersler verilecek. “Mobil Trafik Eğitim Tırı Türkiye Yollarında” sloganıyla hayata geçirilen “Mobil Trafik Eğitim Tırı” ile verilen uygulamalı eğitimlere okul idarelerinin öğrencileri ile birlikte katılmalarının teşvik edilecek.

“Yol Ver Hayata” sloganıyla yeni kampanya başlatıldı

Bakanlık tarafından ülke genelinde “Yol Ver Hayata” sloganıyla yeni bir kampanya başlatıldı. Kampanya kapsamında hazırlanan “Kemerinle yol ver hayata”, “Sabrınla yol ver hayata”, “Kaskınla yol ver hayata”, “Dikkatinle yol ver hayata” sloganlarıyla farkındalıklar oluşturulacak.

Aşırı hızla mücadele kapsamında, hız denetimlerinin çevirme ekipleriyle gerçekleştirilmesi için gerekli planlamalar yapılacak. Tüm radar araçları, gündüz ve gece istisnasız olarak 7/24 esasına göre aylık trafik kontrol programlarına uygun görevlendirilecek. Radar aracı bulunmayan ilçe merkezlerinden geçen devlet yolu, il yolu gibi ana arterlerde hız denetimi için il merkezi trafik birimlerince planlama ve görevlendirmeler yapılacak.

Okul, hastane, alışveriş merkezi gibi yayaların yoğun bulunduğu yerlerde ve buraların çevresindeki cadde, sokak ve güzergahlarda azami hız sınırının 30’a düşürülmesi amacıyla çalışmalar gerçekleştirilecek.

Sürücülerde artan emniyet kemeri kullanım oranının yolcularda da sağlanabilmesi için denetimler etkin yapılacak ve yaptırımlar kararlılıkla uygulanacak.

Emniyet kemeri kullanım oranlarının il bazlı tespit edilmesi amacıyla üniversiteler ile şehirlerin yerleşim yeri içi ve dışı yollarında değişik zaman ve lokasyonlarda, sürücü, ön koltuk yolcu ve arka koltuk yolcular için sayım gerçekleştirilecek. Sayım sonucunda üniversiteler tarafından oluşturulan raporlar baz alınarak kemer kullanım oranlarının artırılmasına yönelik bilgilendirme/denetim planları oluşturulacak.

Yaya/okul geçitlerindeki yatay ve dikey işaretlemeler kontrol edilecek, standartlara uygun olmayanlar yenilenecek. Sürücülerin yaya ve okul geçitleri öncesinde uyarılarak dikkatlerini daha üst düzeye çıkarmak suretiyle yavaşlamalarını ve yayalara ilk geçiş hakkını vermelerini sağlamak amacıyla tüm ışıksız okul ve yaya geçitlerine araçların yaklaşım yönünde “Önce Yaya” görsellerinin çizdirilmesi tamamlanacak. Trafik denetimlerinde yayaların yoğun olduğu bölgelerde ve şehrin cazibe merkezlerinde oluşacak riskli davranışların önlenmesine yönelik motorize ve yaya personelden istifade edilecek.

Trafikte önemli bir sorun olarak yer alan seyir halinde cep telefonuyla konuşma ihlallerinin önlenmesine yönelik sivil personelden de istifade edilerek ihbarlı denetimlere ağırlık verilecek. Genel kolluk personelinin cep telefonu kullanımı ihlallerine karşı duyarlılığı artırılacak.

Kurban Bayramı tedbirleri

Kurban Bayramı dolayısıyla 81 il valiliğine gönderilen genelgeye göre ise tatil 9 gün olmasına rağmen trafik tedbirleri 14-26 Temmuz’da 13 gün süreyle alınacak.

Kurban Bayramı süresince günlük toplam 9 bin 259 ekip/tim, 17 bin 430 personel görev alacak. Tedbirlerin alındığı 13 gün boyunca ise 120 bin 372 ekip/tim, 226 bin 586 personel görev yapacak. Ayrıca 30’u polis, 15’i jandarma olmak üzere toplam 45 başmüfettiş, güzergahlarda ve kazaların yoğunlaştığı noktalarda, ekip ve personelin aldığı tedbirleri yerinde inceleyecek.

Toplam 690 sivil personel, şehirler arası otobüsleri denetleyecek. 15 helikopter, 79 drone ile havadan denetim gerçekleştirecek. Toplam 1100 polis ve jandarma maket model araç ve trafik ekibi ile denetim yapılacak.

Otobüsler ve şoförler denetlenecek

Bayram dolayısıyla otobüs terminal denetimlerine ağırlık verilecek. 66 yaşından gün almış, 26 yaşından küçük şoförlerin otobüs kullanmasına izin verilmeyecek. Terminal ve izin verilen yerler dışında şehirler arası otobüslerin kalkışlarına müsaade edilmeyecek. Terminallere giriş çıkış yapan bütün otobüs ve şoförler ile takograflar denetlenecek. Otobüslerde emniyet kemeri kullanımı denetimlerine de ağırlık verilecek.

Trafiğin yoğun olduğu saatlerde şoförlere bilgilendirme yapılacak. Tarımsal faaliyetin yoğun olduğu bölgelerde kara yolu üzerinde tarımsal zirai araç, traktör, biçerdöver gibi araçların uygunsuz seyretmelerine izin verilmeyecek.

“Motosiklet Kazaları” konulu genelgenin içeriği

Bakanlığın “Motosiklet Kazaları” konulu üçüncü genelgesine göre, 2021’in ilk 6 ayı geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırılarak motosiklet/motorlu bisiklet kazalarının yoğun olduğu alanlar tespit edilecek. Kazaların oluş türleri, zamanları ve sürücü kusurları gibi bilgilere dayalı analizlerin yapılması, etkin, sürekli ve yoğun denetimlerle saha hakimiyetinin artırılarak mobil/motorize trafik ekip/timlerinin görünürlüğünün artırılması sağlanacak.

Tescilsiz, plakasız, sürücü belgesiz veya yetersiz sürücü belgeli, standart dışı başka bir araca ait ya da sahte plakalı, hurdaya ayrılmış veya trafikten çekilmiş motosiklet/motorlu bisikletlerin kara yolunda kullanıldığının tespiti halinde ilgili mevzuat hükümleri uyarınca gerekli yaptırımlar uygulanacak.

Motosiklet/motorlu bisikletlerin trafik kurallarına uygun olarak trafikte yer alması, diğer araç sürücülerinin de motosikletlerin geçiş haklarına ve sürüş güvenliğine dikkatlerinin artırılmasına yönelik illerde bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerine yönelik proje ve kampanyalara ağırlık verilecek.

Motosiklet/motorlu bisiklet kullanımında kask takmanın ölüm/ağır yaralanma riskini düşürdüğünden hareketle “kask kullanımı” konusundaki denetimlerin artırılacak.

Trafik kolluğunca tescilsiz, tescil plakası görünürlüğü bozuk, ışık donanımı eksik/farklı olan, üzerinde teknik değişiklik yapılmış, eksiklikleri bulunan motosiklet/motorlu bisikletlere karşı duyarlı olunacak. Bu eksikliklerin genel kolluk personelince tespit edilmesi ve aracın durdurulması halinde ise trafik personelinden destek talep edilecek.

Üzerinde taşıma kutusu bulunan ancak bu hususu tescil belgesi ve bilgisayar kayıtlarına işletmediği tespit edilenler hakkında gerekli işlemler yapılacak.

Yaya yolları ve yaya geçitleri dahil yayalara ayrılmış alanları kullanan veya duran/duraklayan araçların arasından geçiş yapan motosiklet/motorlu bisiklet sürücülerine karşı duyarlı olunacak.

Motosiklet/motorlu bisiklet türü araçların hareket kabiliyetleri dikkate alınarak rutin/alışılmış uygulama yerleri ve kontrollerin dışında sivil ekip ve personelle de denetim yapılacak. Trafik ekip ve timleri, motosikletli asayiş birimlerince motosiklet/motorlu bisikletlere yönelik sık sık özel denetim gerçekleştirilecek. Motosiklet/motorlu bisiklet kazalarına ilişkin istatistikler düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılacak.

İSTANBUL (AA) – Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (SEDDK) yapılan açıklamada, Karayolları Trafik Kanunu’nda değişikliği içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmasıyla birlikte zorunlu trafik sigortasında tazminatların daha öngörülebilir hale kavuştuğu belirtildi.

TBMM Adalet Komisyonu’na sevk edilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ve 92’nci maddelerinde değişiklik öngören düzenlemenin 9 Haziran 2021’de TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildiği hatırlatılan açıklamada, “Söz konusu değişiklik ile zorunlu trafik sigortası kapsamında değer kaybı, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ve bu sigortanın teminat kapsamı dışında kalan hallere ilişkin kanuni çerçeve çizilerek trafik kazaları sonucunda zarar gören hak sahiplerine tazminatlar daha adil ve hızlı bir şekilde ödenebilecek.” denildi.

“Trafik sigortası fiyatlarında istikrar sağlanacak”

Açıklamada, düzenlemenin esas amacının herhangi bir hak kaybına meydan verilmeksizin tazminatların bilimsel yöntemlere göre hesaplanarak hak sahiplerinin gerçek zararının en kısa sürede karşılanması olduğu, böylece gerek sigortalılar ve hak sahipleri gerekse sigorta şirketleri bakımından trafik sigortalarında tazminatların öngörülebilirliğe kavuştuğu bildirildi.

Düzenlemeyle yeni dönemde tazminatların ödenmesinde uygulama birliği sağlanarak bu sigorta ürünü üzerinden mahkemelerde oluşan dava yükünün de önüne geçilmiş olacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydetti:

“Böylece vatandaşlarımızın hak ettikleri tazminatların en adil ve hızlı şekilde ödenmesi sağlanmış olacaktır. Hak sahipleri, uzun hukuki süreçlere başvurmak zorunda kalmadan ne kadar sigorta tazminatı alacaklarını bilirken, sigorta şirketleri de taşıdıkları riski daha net öngörebilecek ve daha etkin yönetebilecek, bu sayede sundukları hizmetin kalitesine daha fazla odaklanabilecekler. Ayrıca, trafik sigortası fiyatlarında istikrar sağlanacak ve bu tür belirsizliklerin sebep olduğu ani ve yüksek dalgalanmalar önlenmiş olacaktır.”

“Düzenleme ile vatandaşlar, makul primlerle zorunlu trafik sigortasını temin etmeye devam edecek”

Açıklamada, SEDDK’nin, kanunun kendisine verdiği yetki ile en kısa süre içinde değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı (vefat tazminatı) ve sakatlık tazminatı hesaplamaları için esas alınacak aktüeryal ve teknik yöntemler ile bunlara ilişkin esasları düzenleyeceği, bu şekilde, sigorta hukukuna ve sigortacılık tekniğine en uygun yöntemlerin belirlendiği bir tazminat ödeme mekanizmasının sağlanacağı aktarıldı.

Tazminat hesaplamalarına dair usul ve esasların temel çerçevesinin kanunda çizilmesinin sigorta şirketlerinin sorumluluğu ve dolayısıyla finansal durumlarının öngörülebilir olmasını da sağlayacağından düzenleme ile vatandaşların makul primlerle zorunlu trafik sigortasını temin etmeye devam edeceği belirtilen açıklamada, bu sayede hem kanunen yapılması zorunlu olunan trafik sigortalarında primlerin vatandaşlar tarafından ödenebilir seviyede olması hem de sigorta şirketleri bakımından tazminatların öngörülebilir seviyede olmasının sağlandığına işaret edildi.