Havuzun 'rekortmen' kızları olimpiyatlara katılmak istiyor

ESKİŞEHİR (AA) – Kuzenlerinden görerek 5 yaşında yüzme sporuna başlayan Sudem Denizli, geride kalan 11 yılda 26, ağabeyiyle birlikte 5 yaşında yüzmeyi öğrenen Göksu Doğan ise 10 senede 8 Türkiye rekoru kırdı.

Turkcell Açık Yaş Kısa Kulvar Milli Takım Seçmeleri’nde Sudem Denizli, kadınlar 200 metre sırtüstünde 2.09.73’lük derecesiyle 15-16 yaş, Göksu Doğan ise kadınlar 50 metre sırtüstünde 27.72’lik derecesiyle 15-16-17-18 yaş Türkiye rekorlarının sahibi oldu.

Sudem Denizli ile Göksu Doğan, 2018 yılından bu yana Genç Milli Takım adına yarışmalara katılıyor.

Nisan ayında Ukrayna’da gerçekleştirilecek Multination Gençler Yüzme Şampiyonası ile temmuzda İtalya’da düzenlenecek Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası’nda ay-yıldızlı formayı giyecek Sudem Denizli ve Göksu Doğan, antrenörleri Aybars Sawiş tarafından yarışmalara hazırlanıyor.

ENKA Spor Kulübünün sporcuları olan Sudem Denizli ve Göksu Doğan, Türkiye’yi yüzme branşında olimpiyatlarda temsil edip, ay-yıldızlı bayrağı göndere çekme hedefiyle haftanın her günü dörder saat antrenman yapıyor.

Göksu Doğan: Uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etmek tarif edilemez bir duygu

Dokuzuncu sınıfta öğrenim gören Göksu Doğan, AA muhabirine, yüzmeye ağabeyiyle 5 yaşında başladığını belirterek, yaptığı antrenmanlar sonunda sırtüstünde ilk Türkiye rekorunu 2018’de kırdığını söyledi.

Bugüne kadar sırtüstünde 8 Türkiye rekorunun sahibi olduğunu anlatan Göksu, şöyle konuştu:

“Geçtiğimiz uzun kulvar yarışında 100 metre sırtüstünde yaş kategorimde birinci oldum. Olimpiyat B barajını geçmek için 60 salisem kaldı. İlk hedefim o barajı geçmektir. 50 metre sırtüstünde sabah 27.82’yle rekor kırdım. Akşam ise kendi rekorumu 27.72’yle yeniden kırdım. Kırdığım rekorlarla ailemi gururlandırmak beni mutlu ediyor. Arkadaşlarımdan tebrik mesajları almaktan da mutluluk duyuyorum. 2018 yılından beri milli sporcuyum. Temmuz ayında İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası’nda derece almak istiyorum. Paris’te 2024 yılında düzenlenecek Yaz Olimpiyatları’na katılmayı hedefliyorum. Uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etmek tarif edilemez bir duygu. Tüylerim diken diken oluyor. Çok mutlu oluyorum.”

Sudem Denizli: Kendi en iyi zamanımı yapmaya çalışıyorum böylece rekor kırıyorum

Onuncu sınıf öğrencisi Sudem Denizli ise 5 yaşında kuzenlerinden görerek başladığı yüzme sporuyla 11 yıldır ilgilendiğini söyledi.

Disiplinli çalışması sonucu 2017’de ilk Türkiye rekorunu kırdığını ifade eden Sudem, şunları kaydetti:

“23-24 Mart’taki Turkcell Açık Yaş Kısa Kulvar Milli Takım Seçmeleri’nde kadınlar 200 metre sırtüstünde 2.09.73’lük dereceyle 15-16 yaş Türkiye rekorunun da sahibi oldum. Böylece 26’ncı Türkiye rekorumu kırmış oldum. 2018 yılından beri de milli takım formasını giyiyorum. Genellikle uzun kulvarda kendi rekorlarımı kırıyorum. 14-15-16-17 yaş rekorlarını kırdığım için her yarışta kendi derecemi yeniliyorum. Kadınlar 200 metre sırtüstünde 15-16 yaş rekoru bende değildi ancak bu hafta başındaki yarışmanın ardından bu derece de bende. Çok mutluyum. Kendi en iyi zamanımı yapmaya çalışıyorum, böylece rekor kırıyorum. Bu beni çok rahatlatıyor.”

İtalya’da düzenlenecek Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası’nda finalde mücadele edip derece almak istediğini vurgulayan Sudem, “200 metre sırtüstünde olimpiyat B barajım var. Olimpiyat A barajını geçmek istiyorum. 100 metre sırtüstünde de olimpiyat B barajına 7 salisem kaldı. Bu yıl düzenlenecek Tokyo Olimpiyatları’na katılmak istiyorum ancak olmazsa 2024’teki Paris Olimpiyatları’na gitmeyi hedefliyorum. Ay-yıldızlı bayrağı göndere çekmeyi amaçlıyorum.” diye konuştu.

Aybars Sawiş: Günde 10-11 kilometre yüzüyorlar

Tepebaşı Belediyesi Su Sporları Merkezi Yüzme Antrenörü Aybars Sawiş, başarılı sporcularıyla 11 yıldır birlikte çalıştıklarını söyledi.

İki sporcusunun başarılı olmak için özveriyle çalıştığını anlatan Sawiş, “Haftada 10 kez su, 4 kez de kara antrenmanı yapıyoruz. Her gün sabah 2 saat, akşam 2 saat antrenman gerçekleştiriyoruz. Günde 10-11 kilometre yüzüyorlar. Başarılı olmalarının arkasında birçok gizli kahraman var. Aileleri, Türkiye Yüzme Federasyonu, teknik kurul ekibi ve tüm çalışanları ile Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi var. Bize her konuda destek veriyorlar. Bu desteklere layık olmak için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Sanayi 4.0 alanında dünya lideri üretim tesislerini belirlediği “Global Lighthouse Network”e Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası dâhil oldu.

Koç Topluluğu'ndan yapılan açıklamaya göre, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Sanayi 4.0 çalışmalarında küresel en iyi örneklerin seçildiği “Global Lighthouse Network”e bir fabrikasını daha kabul ettirerek, geleceğini şekillendirdiği dönüşüm yolculuğundaki başarılarına bir yenisini ekledi.

2018 yılında Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik Çamaşır Makinesi Fabrikası ve Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikası’nın “Global Lighthouse” seçilmesinin ardından, Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası da bu sene dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasına adını yazdırdı.

WEF’in 2018 yılında başlattığı Global Lighthouse Network programına şimdiye kadar sadece 90 fabrika kabul edildi. Küresel ölçekte yapılan 1000’in üzerinde başvurunun incelenmesi sonucunda Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası, Global Lighthouse Network’e kabul edilen şirketler arasında yer aldı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da 29 Eylül 2021 tarihinde düzenlenecek olan “WEF Lighthouse Network 2021” panelinde ana konuşmacılardan biri olarak dünyaya bu önemli başarı yolculuğunu anlatacak.

– "Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu, "Her fırsatta vurguladığım gibi Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bugün Sanayi 4.0 alanındaki dünya lideri üretim tesisleri arasına Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikamız da dâhil oldu.

1975 yılında üretime başlayan ve gelinen noktada geniş hacimli buzdolabı kategorisinde Avrupa’nın en büyük üretim tesisi konumunda bulunan fabrikamız, dijitalleşmeye yaptığı yatırımlar, yapay zekâ, makine öğrenmesi, robot ve sensör teknolojilerinin yanı sıra hayata geçirdiği diğer örnek uygulamalarla bu küresel unvanı fazlasıyla hak ediyordu. Böylesine büyük ve önemli bir başarıya katkı sağlayan, bizlere bu gururu yaşatan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum." açıklamasında bulundu.

Koç Topluluğu’nun dijital dönüşüm yolculuğuna başlarken, Arçelik için özel bir dijitalleşme yol haritası oluşturulduğunu belirten Çakıroğlu, şunları aktardı:

"Eskişehir fabrikamızın dijital dönüşümü ilham verici bir başarı hikayesidir. Bu süreçte Arçelik, genişleyen ürün yelpazesine yönelik artan tüketici taleplerini tüm kalite beklentilerini sağlayacak şekilde karşılayabilme adına 30'dan fazla iyi uygulama senaryosu üretti. Bunu yaparken yeni fikirler geliştiren ve bu fikirleri hızla test edebilen şirketimizde, Atölye 4.0, Garage gibi şirket içi inovasyon ve ileri mühendislik platformları kullanıldı. Ayrıca KOBİ'ler, üniversiteler ve start-up'larla iş birlikleri kuruldu. Böylece dijital uygulamalar düşük yatırım maliyetleri ile hayata geçebildi. Fabrikamız pandemi döneminin yarattığı tüketici talebindeki değişkenliklere de operasyonlarındaki dijitalleşme ile hızla uyum sağlayabildi. Ayrıca gelinen noktada artan müşteri talebi nedeniyle kapasite yatırımı gerçekleştirmek de planlarımız arasında."

Açıklamaya göre ayrıca, fabrikada yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılırken, dünya lideri üretim tesisleri arasına adını yazdıran Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası’nın fark yaratan özelliklerinden öne çıkanlar şöyle:

"Yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılan fabrikada hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı karar alma çözümleri sayesinde kalite göstergelerinde önemli gelişmeler sağlanırken, müşteri şikâyetleri yüzde 20 azaltıldı. Kendi kendine karar verebilen sistemler makinelere uyarlanarak kapasite yüzde 43 artırılırken, dönüşüm maliyetleri de yüzde 17 azaltıldı. Hayata geçirilen dijital çözümler sayesinde karbon emisyonunda yüzde 14’lük iyileşme sağlanırken, forklift kullanımı yerine Otonom Mobil Robotlar entegre edilerek malzeme dağıtım sistemi otomatize edildi ve karbon emisyonunda yüzde 7’lik iyileşme sağlandı.

Kendi kendine karar verebilen sistemlerin ana üretim süreçlerini optimize etmesi ile enerji verimliliği yüzde 19 artırıldı. Her gün 7,5 milyon veri toplanan fabrikada, 11 robot ve 3500 sensör bulunuyor. Fabrika, kendi tasarladığı dijital üretim ekipmanlarını kullanıyor. Ayrıca etkin değişim yönetimi, çalışanların sürece dâhil edilmesi ve yetkinliklerinin artırılması ile çalışan bağlılığı oranı yüzde 82 ile en iyi işverenler ortalamasının üzerinde arttı."

ANKARA (AA) – Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yapılan açıklamaya göre, Derin Toparlak 5 bin metre su üstü mücadelesinde rakiplerini geride bırakarak altın madalya kazandı.

Antrenör Canberk Babaoğlu’nun eşlik ettiği milli sporcu, paletli yüzme açık su yarışlarında Türkiye tarihindeki ilk dünya şampiyonluğuna imza atmış oldu. Milli sporcu, 2019 yılında da açık suda 6 bin metre su üstü kategorisinde Avrupa Şampiyonu olmuş, paletli yüzme büyüklerde ilk uluslararası başarıya imza atmıştı.

Derin Toparlak, bu yıl Rusya’da Paletli Yüzme Büyükler Dünya Şampiyonası’nda paletli yüzme büyüklerde Türkiye tarihindeki ilk dünya şampiyonluğunu 1500 metre su üstü havuz etabında kazanmıştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TSSF Başkanı Şahin Özen, Derin Toparlak’ı dünya şampiyonluğu başarısı nedeniyle kutladığını belirtti.

Büyük bir mutluluk ve heyecan içinde olduklarını anlatan Özen, “Derin Toparlak, Kolombiya’da açık su 5 bin metre su üstünde dünya şampiyonu oldu. Antrenörü Canberk Babaoğlu’nu da disiplinli, doğru ve mücadeleci antrenmanlarla sporcumuza şampiyonluk performansı kattığı için teşekkür ediyorum. Derin’in bu yıl Rusya’dan sonra elde ettiği ikinci dünya şampiyonluğu. Türkiye ve sualtı topluluğu ailemiz adına çok mutlu ve gururluyum. Derin’in ailesi, spor kulübü başta olmak üzere bizleri her zaman destekleyen Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü’ne yine bu başarıda emeği olan herkese teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.