HEKTAŞ, tohum alanındaki yatırımlarına devam ediyor

İSTANBUL(AA) – HEKTAŞ’ın tohum çalışmalarının merkez üssü Areo Tohumculuk’un bünyesindeki “Tohum Teknoloji Merkezi”, Akdeniz Üniversitesi Teknopark’ta gerçekleşen açılış töreni ile faaliyete geçti.

HEKTAŞ'tan yapılan açıklamaya göre, açılış törenine, Areo Tohumculuk Genel Müdürü Gökhan Köseoğlu, HEKTAŞ Mali İşler Direktörü Uğur Akbaş, HEKTAŞ Mali İşler Danışmanı Halit Murat Irmak ve Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz katıldı.

Areo Tohumculuk, “Tohum Teknoloji Merkezi’ndeki bitki doku kültürü laboratuvarı ile 2021 sonbahar sezonu ile birlikte biber, patlıcan ve hıyar türlerinde double haploidi yöntemi ile hızlı bir şekilde yüzde 100 saf hatları kendi laboratuvarlarında geliştirecek. Biyoteknoloji laboratuvarında gerçekleştireceği entegre edilmiş ıslah çalışmaları ile de hem yeni hibrit eldesi için ihtiyaç duyulan zamanı önemli oranda kısaltacak hem de hedef pazarların ihtiyaç duyduğu hastalık zararlı dayanımlarına sahip hibrit çeşit geliştirme kabiliyeti sunacak.

-Tohum pazarındaki payını artıracak

HEKTAŞ’ın 2019 yılında bünyesine kattığı ve tohumculuk alanındaki merkez üssü haline getirdiği Areo Tohumculuk, “Yerli Ar-Ge, Yerli Tohum’ mottosuyla çalışmalarını sürdürüyor. Son teknolojileri kullanarak yüksek nitelikli sebze ve tarla bitkilerine yönelik ıslah çalışmalarına hız veren Areo Tohumculuk, mevcut çalışmalarını Akdeniz Üniversitesi Teknokent araştırma sahasının yaklaşık 26 bin m2 alanında kurulu olan Ar-Ge seralarında yürütüyor. Yakın zamanda tescil alan yeni çeşitleri piyasaya sürecek olan Areo Tohumculuk’un faaliyetleri ile birlikte HEKTAŞ, ülkemizin ulusal tohum ihtiyacını karşılama ve dünya tohum pazarındaki payını artırmayı hedefliyor.

Geçen yıl, Avusturalya’da girişim sermayesi olarak kurulan Agriventis Technologies (A.T) şirketinin yüzde 51 hissesini satın alma kararını duyuran HEKTAŞ, tohum alanında yurt dışı Ar-Ge iş birliklerinin güçlendirecek stratejik adımlar atıyor. İklim değişimine karşı önemli tohum ıslah çalışmaları bulunan Agriventis Technologies (A.T) şirketinin HEKTAŞ bünyesine geçmesiyle, Areo Tohumculuk ile ortak çalışmalara imza atılarak kuraklığa dayanıklı çeşitlerin üreticilerle buluşturulması ve Türkiye adaptasyonlarının Areo Tohumculuk üzerinden gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

​​​​​​​Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından tescillenen Türkiye’nin ilk tescilli siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze’nin satış haklarını 5 yıllığına devralan HEKTAŞ, Areo Tohumculuk ile 2022 yılı itibarıyla buğdayların üretimine, 2023 yılı ile de satışına başlamayı hedefliyor. Genetik olarak dünyanın ilk buğdayı olarak da kabul edilen siyez buğdayı, Anadolu topraklarında 12 bin yıldır genetiğini koruyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Otomotivden mobilyaya, gıdadan tekstile, kimyadan inşaata kadar 22 sektörde yaklaşık 300 firmanın faaliyet gösterdiği Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), 6 yıl kadar önce 1 milyon avroluk yatırımla Solar Çamur Kurutma Tesisi kuruldu.

Tesise gelen çamurlar sudan arındırılıp solar sistemle kurutulduktan sonra pelet haline dönüştürülerek çimento fabrikalarına yakıt olarak gönderiliyor. Bu sayede atıklar doğaya karışmadan bertaraf edilmiş oluyor.

Antalya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, AA muhabirine, fabrikalardan çıkan atıkların su içerdiği için çok büyük hacim kapladığını söyledi.

Bu hacimden kurtulmak ve sakıncalı unsurların doğaya karışmasını engellemek amacıyla araştırma yaptıklarını belirten Bahar, araştırma sonucunda kentin iklimini de göz önünde bulundurarak, çamur kurutma tesisi projesini hayata geçirmeye karar verdiklerini ifade etti.

OSB’deki kapalı bir alan içinde solar çamur kurutma tesisini kurduklarını aktaran Bahar, “Tesisimizde önce susuzlaştırma işlemi yapıyoruz, solar ya da yerden ısıtma sistemiyle atıkları kurutup, pelet haline dönüştürüyoruz. Ardından da çimento fabrikalarına yakıt olarak kullanılmak üzere gönderiyoruz. 5 yılda 2 bin 650 ton atık çamuru işleyerek çimento fabrikalarına gönderdik.” diye konuştu.

“Yatırım 4 yılda kendini amorti etti”

Ali Bahar, tesis sayesinde fabrikalardan çıkan atıkların ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra çevreye ve yer altı sularına karışmasının engellemesinin de çok önemli olduğunu dile getirdi.

Yatırımın bölgeye “çevre dostu” unvanı kazandırdığını kaydeden Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yerin altından su almıyoruz, yerin altına su da vermiyoruz, böyle bir ilişki yoksa kirlilik de yok demektir. Eğer bu yatırımı yapmasaydık, atığı muhafaza etmek için ilave alana ihtiyaç duyulacaktı. Bir milyon avroluk bir yatırım yaptık ancak tesis bunu 4 yılda amorti etti. Şu an 6. yılımıza giriyoruz, 2 yıldır elde edilen yakıtla ülke ekonomisine kazanç sağlıyoruz.”

ANTALYA(AA) – Antalya’nın Alanya ilçesinde ikamet eden ve çevresinde “Hanım ağa” olarak bilinen Fadime Kroll, çiftliğinde yetiştirdiği hayvanları Kurban Bayramı öncesi kurulan pazarda satışa sundu.

Alman vatandaşı 51 yaşındaki üç çocuk annesi Fadime Kroll, altı yıl önce Almanya’dan emekli olduktan sonra Alanya’ya yerleşti.

İlçede satın aldığı evi çocuklarının eğitim masrafını karşılamak için kiraya verip dağ evine yerleşen Kroll, hayvancılık yapmaya karar verdi.

Dağ evinde bir keçi ve iki tavukla başladığı besicilikte azmi ve çalışkanlığıyla başarıyı yakalayan Kroll, birikimini de kullanarak içinde 350 kuzu ve 50 büyükbaş hayvanın bulunduğu çiftlik kurdu.

Her sabah güneş doğmadan kalkıp hayvanlarıyla ilgilenen Kroll, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurulan pazarda hayvan satışı yapıyor.

“Hayvandan aldığınız sevgi sizi besliyor”

Pazarın tek kadın besicisi Fadime Kroll, AA muhabirine, bir Yörük kızı olduğunu, özünde olduğu için de bu mesleğe ilgi duyduğunu söyledi.

Almanya’da 17 yıl yaşadığını aktaran Kroll, çocukları için her zorluğa katlanmaya hazır olduğunu dile getirdi.

Kroll, hayvanlarla ilgilenmeyi çok sevdiğini belirterek, “İşe küçük atılımlarla başladığım için ilk önce kimse fark etmedi. 2-3 kuzu derken bu süreç devam etti, gitti. Pazarda tek kadın olduğum için herkes bana yardım ediyor, destek çıkıyor. Hayvan demek stresten, hastalıktan uzaklaşmak demek. Hayvandan aldığınız sevgi sizi besliyor. Hepsini doğal yollarla besliyorum. Tek sıkıntım bulunduğum yer kira, taşınmada zorluk yaşıyorum.” ifadesini kullandı.

“O bizlerin Hanım Ağası”

Kurban satışı yapan Şevket İhtiyar ise Fadime Kroll’un kurban pazarının vazgeçilmezi olduğunu söyledi.

Onun her zaman bir ayrıcalığının olduğunu vurgulayan İhtiyar, “Kurban pazarında arkadaşlarımız arasında olması bizi gururlandırıyor. Girişimci ablayı her haliyle kutluyoruz.” dedi.

Besicilerden Ramazan Tunç ise kurban satış noktasındaki 82 kişiden birinin Fadime Kroll olduğuna değinerek, “Fadime abla kadar mücadele eden ve başarılı birini görmedim. Burada birbirimize destek veriyoruz.” diye konuştu.

Kenan Türk ise bir kadının bu sektörde olmasının kendilerini sevindirdiğini anlatarak, “O bizlerin ‘Hanım Ağası.’ Ayrıca bize moral ve güç veriyor. Çiftliğini de gezdim. Bir hanımın eli değdiği belli, çok güzel.” ifadesini kullandı.