“Herkese Eğitim Platformu” otistik ve down sendromlu çocuklar için derslik hazırladı

İSTANBUL (AA) – Türkiye'nin farklı illerinden 11-21 yaş arasındaki çocuk ve gençlerden oluşan "Herkese Eğitim Platformu", otistik ve down sendromlu çocuklar için 10 derslik hazırladı.

Otizmli ve down sendromlu çocuklara destek olmayı amaçlayan Herkese Eğitim Platformu tarafından, İstanbul Sultangazi Özel Eğitim Uygulama Okulunda hazırlanan dersliklerin açılışı yapıldı.

Hazırlanan dersliklerde her yıl otistik ve down sendromlu 50 çocuk eğitim alabilecek.

Programda, otizm ve down sendromlu özel çocuklar folklor ve dans gösterileri sundu.

– "Eğitimde sadece aile ve okul yeterli değildir"

Dersliklerin açılış programına katılan İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, burada yaptığı konuşmada, bütün çocukların çok özel ve çok değerli olduğunu belirterek, "Çocuklarımız bize çok büyük anlamı ifade ediyor. Toplum olarak, öncelikle içinde büyüdükleri aileler, daha sonra onlarla etkileşim içerisinde olan sosyal çevreleri, mahalleleri ve nihayetinde çok özel bir çevre olarak okul olduğu için bu çalışmanın ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Sultangazi Özel Eğitim Uygulama Okulunda açılan dersliklerin çok önemli olduğunu ifade eden Yazıcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunlar çok önemli etkileşimlerdir ve geleceğimizi çok yönlü olarak kuracaktır. Bu nedenle bizim iş birliğimiz kaçınılmaz, toplumda sorumluluk üstlenen herkesin bir arada olması, birlikte çalışması ayrıca çok kıymetlidir. Eğitimde sadece aile ve okul da yeterli değil aslında. Kuruluşlarımıza destek olabilecek okul çevresindeki herkes iş birliği için el birliği yapmalıdır. Bu kapsamda bugün de çocuklarımızın gelişimi için yapılandırılmış bir sınıfta eğitim imkanı sunmak için burada oluşturulmuş bir çabayı görüyoruz ve bu çaba eğitimin çok önemli ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir."

– "Toplum olarak, güzel emaneti birlikte üstleniyoruz"

İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, uluslararası ölçekte gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların desteklendiği takdirde, eğitim alanında ciddi envanterin oluşturulduğunun belirtildiğini aktararak, "İşte bizim her öğrencinin öğrenebileceğine olan inancımız, aslında öğrencilerimiz için öğrenmeyi tekrar gelişim yelpazesinde anlamamızı zorunlu kılıyor. Bizlerin onlara dönük özel önlemler almamızı, biricikliğine dönük olmak üzere önemli deneyimler sunmamızı zorunlu kılıyor. Bu bağlamda oluşturulan sınıflarımız, çocuklarımıza kendi düzeylerinde katkı ve teşvik sunarken diğer yandan da bütün çocuklarla bir araya gelmelerini sağlayacak şekilde işlemeli." dedi.

Özel çocukların, tüm çocuklar gibi önemli bir emanet olduğunu dile getiren Yazıcı, şunları kaydetti:

"Bütün bu çalışmalar da çocuklarımızın her biri olan güzel emaneti bugün toplum olarak, birlikte üstlendiğimizi gösteriyor. Kurumsal görevli ve gönüllüler buluşarak, bu çocuklarımız için çok daha emin adımlarla yürüyecekler. Gerçekleştirilen çalışmaların ülkemiz için çok önemli olduğunu düşünüyorum ve 2023 vizyonumuzun kurumsal ve gönüllü iş birliklerinin çok öncelendiğini görüyor ve insanımızı, birlikte yetiştireceğimize inanıyorum. Bilimden, sanattan, kültürden ve ahlaktan yana yetiştireceğimiz, yarınları emanet edeceğimiz çocuklarımızın eğitimine katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum."

Sultangazi Kaymakamı Uğur Kalkar da Sultangazi ilçesinin eğitim çalışmalarına öncelik verilmesi gereken bir ilçe olduğunu belirterek, 120 bine yakın genç nüfusu olduğunu ve yeni eğitim-öğretim alanlarında fiziksel eksikliklerin de giderilmesiyle eğitimin çok daha iyi bir hale geleceğini söyledi.

– "Batman, Bursa, Denizli, Isparta, Kaş ve Van'da kütüphane açacağız"

Herkese Eğitim Platformu Kurucusu İlyas Ata Güzeliş ise tüm Türkiye'de 57 elçi ve yüzlerce gönüllü ile birlikte hareket ettiklerini belirterek, "Eğitimde fırsat eşitliği sorununa bizzat biz gençler el atmalıyız. Enerjimiz ve kararlılığımız sayesinde toplumda bu konuya daha çok dikkati çekebiliriz. Bu nedenle çözüm, güç ve gelecek biziz." dedi.

Platform olarak gerçekleştirmek istedikleri projeleri anlatan Güzeliş, konuşmasını şöyle tamamladı:

"İstanbul'da Sultangazi Özel Eğitim Uygulama Okulunda, bireysel farklılıklarından dolayı mevcut eğitim öğretim ortamlarından yararlanmayan çocukların, farklılıklarına uygun ortamlarda, yetkin uzmanlarla, geliştirilmiş bireysel eğitim programları ve yöntemleri uygulanarak bağımsız yaşam becerileri kazanmaları sağlanıyor. Daha önce Türkiye'nin farklı okullarında 4 kütüphane açan Herkese Eğitim Platformu, önümüzdeki iki ay içinde de Batman, Bursa, Denizli, Isparta, Kaş ve Van'da kütüphaneler açmaya devam edecek."

Programda, otizm ve down sendromlu özel çocuklar folklor ve dans gösterileri sundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Aynı zamanda otizmli bir evladı bulunan Çayan, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla AA muhabirine, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen bugün ve nisan ayında, otizme yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla dünyanın birçok yerinde etkinlikler düzenlendiğini belirtti.

Farkındalık çalışmalarının hem erken tanı hem de otizmli çocukların toplum tarafından kabullenilmesi açısından önemine işaret eden Çayan, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’de otizme yönelik farkındalık konusunda epeyce ilerledik. Fakat hala zaman zaman ailelerimiz, çevrelerinde ‘Çocuğunu niye sokağa çıkarttın’ gibi tepkiler aldıklarını, anlayış göremediklerini dile getiriyorlar. Otizm ne ‘Mucize Doktor’ dizisi ne de ‘Yağmur Adam’ filmindeki karakterlerden ibaret. Onlar bu bütünün çok küçük bir parçası ve yüksek seviyede olanların bile gözetime, yönlendirilmeye ihtiyaçları oluyor. Büyük çoğunluk ise sıkıntı içerisinde. Otizmli çocuklar ve aileleri sosyal yaşamdan kopuk, izole bir hayat sürüyor.”

“Otizmi sadece ‘farklılık’ gibi lanse etmek yanlış bilgilendirmeye yol açıyor”

Çayan, “Otizm farklılıktır” gibi paylaşımlar yapılabildiğine de işaret ederek, “Otizmin ne olduğunu tam olarak bilmeyen, otistik bir çocukla uzun bir süre yaşamamış insanlar çeşitli sosyal medya paylaşımlarında çocukların bu durumunu sadece basit bir ‘farklılık’ gibi lanse edebiliyor. Bu toplumun da yanlış bilgilendirilmesine yol açıyor. Kendi hayatlarını idame ettirebilen, özel yetenekleri olan otizmli sayısı çok az. Otizm, bunu yaşayan çocuklar ve aileleri için hayatlarını yakıp geçen bir durum.” ifadesini kullandı.

Bu zorlukları hafifletmenin tek yolunun erken yaşlarda başlayan eğitim olduğunu dile getiren Çayan, “Çocuk gerçekten iyi bir özel eğitim alabilirse normal yaşama da o denli fazla yaklaşıyor. Aslında böylelikle hem ailelere hem de devlete olan maddi-manevi zorluk da azalıyor. Uluslararası araştırmalarda otizmli çocukların iyi eğitim almasının maddi-manevi yükü 3’te 2 oranında azalttığı belirtiliyor. Bu çok ciddi bir oran.” diye konuştu.

“Aileler umudunu bu yasaya bağladı”

Meclis Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozukluklarını Araştırma Komisyonu raporu doğrultusunda komisyonda yer alan milletvekillerinin özel gereksinimli bireyler için kanun teklifi hazırlayacağına dikkati çeken Çayan, şunları kaydetti:

“Meclis’teki komisyonun otizmli, down sendromlu çocuklar için hazırladığı rapor gerçekten çok güzel bir çalışma oldu. Rapordaki öneriler, ailelerin de yıllardır yasalaşmasını beklediği düzenlemeler. Şimdi büyük bir heyecanla bu rapor ışığında Meclis’ten çıkacak yasayı bekliyoruz. Otizmli çocukların aileleri umudunu bu yasaya bağladı.

Rapordaki öneriler içinde en önemli konu, teşhis ve tanı süreçlerinin ardından otizmli çocuklar için bireysel eğitimin yoğun ve nitelikli olarak sürdürülmesi. Sağlıklı çocuklara gün boyu eğitim verirken, otizmli çocukların haftalık iki seans özel eğitimle düzelmesini bekleyemeyiz. Devlet katkısıyla sağlanan bu sürelerin artırılması gerekiyor.”

– “Kampüs benzeri yapılanmalar kurulmalı”

Aydın Çayan, otizmli çocukların iş ve meslek yaşamı, sosyal hayatları ve özellikle ailelerinin vefatı sonrasında bağımsız bireyler olarak hayatlarına devam edebilmesine yönelik mekanizmaların oluşturulmasının önemine dikkati çekti.

Bu konuda dünyada farklı örneklerin bulunduğunu aktaran Çayan, “Otizmin seviyesine göre, anne babanın yaşlılığında, bir sebeple bakamayacak durumda olduğunda veya ölümlerinden sonra meslek, hobi ve uğraşlar edinebilecekleri kampüs benzeri yapılanmalar kurulmalı. Ailelerin ‘çocuğum benden sonra ne yapacak’ endişesi ancak böyle son bulabilir.” önerisinde bulundu.

Bu yapılanmaların toplumdan ayrışmamış, hayatın içinde alanlar olması gerektiğini vurgulayan Çayan, “Üçüncü en önemli husus da yasada bu düzenlemelerle ilgili bütçenin belirlenmesi. Kanunda mutlaka kaynağın gösterilmesi lazım aksi halde uygulanması noktasında sıkıntılar oluşabilir.” dedi.

NEVŞEHİR (AA) – Nevşehir Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda beden eğitimi öğretmeni Tarkan Güney, down sendromlu öğrenicisinin arzusunu gerçekleştirebilmek için belediyeye müracaat ederek, talebini iletti.

Belediye Başkanı Mehmet Savran’ın talimatıyla hazırlanan itfaiye ekipleri, konuk ettikleri Ramazan Ünlü (19) ile göreve çıktı.

Senaryo gereği yangın alarmının ardından özel kıyafetleri giyen down sendromlu genç, itfaiye aracıyla şehirde tur atıp İtfaiye Müdürlüğü yerleşkesinde yakılan ateşi söndürdü.

İtfaiye erlerinin kullandığı alet ve teçhizatlarla ilgili bilgi verilen Ünlü’ye görevinin ardından Başkan Savran tarafından başarı madalyası ve hediye takdim edildi.

Görev arkadaşlarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Ünlü, gazetecilere, hayaline kavuşmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.

Başkan Savran da özel insanların topluma kazandırılması amacıyla yapılan çalışmalara katkı sunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Ramazan’ın hayali varmış ve burada çok da başarılı oldu. Hayalini gerçekleştirdik, ona bir de madalya verdik. Özel insanlarımızın özel eğitimlerle topluma kazandırılması için çalışma yapan öğretmenlerimiz var. Ben de bir hekim olmam nedeniyle bu tür talepleri çok önemsiyorum.” diye konuştu.

Ünlü’nün öğretmeni Tarkan Güney ise zaman zaman sosyal aktiviteler için okul dışına çıktıklarında, kendisine her fırsatta itfaiyeci olmak istediğini söyleyen öğrencisi için gösterilen duyarlılık dolayısıyla yetkililere teşekkür etti.

Etkinliğin, “21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü”nde gerçekleşmesinin ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getiren Güney, “Belediye Başkanımız ve itfaiye personeli ricamızı kırmadı. Çok güzel bir organizasyon gerçekleştirildi. Ramazan’ı çok mutlu ettiler.” dedi.

İtfaiye personeli Abdullah Yalçın da sık sık aralarında görmek istedikleri Ünlü’nün de artık gönüllü bir itfaiye eri olduğunu kaydetti.