HIS Travel, Kapadokya Ekspresi ile iç turizme derinlik katacak

İSTANBUL (AA) – HIS Travel ile Sun Group katkılarıyla hayata geçirilecek olan ve 5 yıldızlı otel standartlarına ve konforuna sahip lüks bir tren olması amaçlanan Kapadokya Ekspresi ile Türkiye ekonomisine yaklaşık 1 milyar avroluk katkı hedefleniyor.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, HIS Travel Genel Müdürü Emre Özkur ve Sun Group Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Murat Atik’in katılımlarıyla gerçekleştirilen protokol töreninde imzaları atılan Kapadokya Ekspresi’nin detayları belli olmaya başladı.

HIS Travel açıklamasına göre, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Japonya ve Türkiye arasındaki iş birliği için uzun süredir çalışan HIS Travel, Türkiye'deki turistlerin trenle taşınması konusunda da ortak çalışmalar yürütüyor.

Bu amaç doğrultusunda HIS Travel ile Sun Group bir araya gelerek, demir yolları ile turistik hizmet verme projesini hayata geçirmek için imzaları attı.

Dünyada trenle ulaşıma çok fazla talebin olması ve yatırımların bu yönde artış göstermesi, projenin çıkış noktalarından biri olarak görülüyor. Bu açıdan tren yolculuğuyla birlikte çok daha geniş çerçevede, çok daha fazla şehri bu ulaşımın içine dahil etmek hedefliyor.

Projenin ilk yatırım bedelinin 40 milyon avro, hedefin ise yıllık 200 bin turist olduğu belirtilirken HIS Travel ile Sun Group katkılarıyla hayata geçirilecek olan Kapadokya Ekspresi ile kişi başı 5 bin avro turizm geliri ile Türkiye ekonomisine yaklaşık 1 milyar avroluk katkı hedefleniyor.

– Kapadokya Ekspresi, 5 yıldızlı otel standartlarına sahip olacak

Kapadokya Ekspresi’nin 5 yıldızlı otel standartlarına ve konforuna sahip lüks bir tren olması amaçlanıyor. Yataklı odalar, her odada duş ve tuvalet imkanı, yemeklerin odalara servis edilmesi gibi yüksek kalitede hizmet verecek Kapadokya Ekspresi’nde ayrıca 2 lüks restoranın da yer alması planlanıyor.

Ankara-Kapadokya / Kapadokya-İstanbul arası karşılıklı 2 tren olarak planlanan Kapadokya Ekspresi’nin haftanın 7 günü, 14 vagon ve 294 kişi kapasiteyle gezginlere hizmet vermesi de plan dahilinde.

Projenin diğer etaplarının ise Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu, Karadeniz ve Ege’ye kadar uzatılması söz konusu.

Kapadokya Ekspresi’nin ilk seferinin gerçekleşeceği tarihi ise 2022 Şubat olarak öngörülüyor.

Kapadokya Ekspresi çalışmaları devam ederken bir yandan Kapadokya ve Pamukkale’de 100 milyon avro bütçeli otel projeleriyle de çalışmalarını sürdüren HIS Travel, sektördeki yatırımları ve projeleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor.

– "Lüks trenleri işletip işletemeyeceğimizi düşündük"

HIS Travel Genel Müdürü Emre Özkur konuya ilişkin, "Japonya'da yurt dışı yatırım yapmak isteyen firmalara seminerler veriyoruz, Türkiye hakkında yaptığımız her seminer, en fazla katılımcı çeken seminerler oluyor." bilgilerini verdi.

"Özellikle şirketimizin Türkiye'de Kapadokya Ekspresi projesine başlaması, Japon turistlerin bundan sonra çok daha fazla Türkiye'ye gelmesini sağlayacak ve yerli turistlerin de farklı bir Kapadokya tatili deneyimi yaşamasına neden olacak." ifadelerini kullanan Özkur, şöyle devam etti:

"Anadolu Ekspresi ve Ankara Ekspresi olarak uzun süredir İstanbul Haydarpaşa-Ankara Garı arası Japon misafirlere hizmet verildi. Hızlı trenin yapım aşamasında süreç biraz duraksama yaşasa da trenin kullanılamadığı bu süreçte özel sektör olarak daha müşteri odaklı lüks trenleri işletip işletemeyeceğimizi düşündük ve 7-8 yıldır da bu düşünceyi planlamaya devam ettik. Sun Group ile tanışmamızın ardından bu hayalimizi gerçekleştirmek için ilk adımı da atmış olduk."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KAYSERİ(AA) – Sahip olduğu manzara ile kentin seyir terası olarak da adlandırılan Billur Bağları’nda yer alan tarihi Kızıl Köşk’ün yeniden ayağa kaldırılması için Büyükşehir Belediyesi tarafından 2020 yılında çalışma başlatıldı.

Kurtarma kazıları sona eren ve temizleme çalışmaları tamamlanan köşk, restore edilerek hizmete açılacak.

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanı Gürcan Senem, AA muhabirine, 2014 yılında Kızıl Köşk’te temizlik ve kazı çalışmaları yapılması yönünde Koruma Bölge Kurulunca karar alındığını ancak o dönemde bu çalışmalara başlanamadığını söyledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın destekleriyle 2020 yılında kazıların yapılmasına karar verildiğini anlatan Senem, “Bu alanda kazı çalışmalarına başladık. Kızıl Köşk, adını 1246 tarihli bir vakfiyeden alıyor. Bu vakfiye 2. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine ait. Vakfiyede Kızıl Köşk civarında akan iki su ile tarlaların sulanmasından söz ediliyor. Vakfiyenin şahitlerinden biri de Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri.” diye konuştu.

Kitabesi olmadığı için yapının net tarihinin bilinmediğini aktaran Senem, arkeolojik disiplin içinde gerçekleştirilen kazılarda tonozların içinden 2. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine ait orijinal bir sikke çıktığını belirtti.

Yapıdaki bazı buluntulardan eserin Moğol istilasında tahrip edilmiş olabileceğine dair görüş de bulunduğunu ifade eden Senem, köşkün 1237-1243 yılları arasında yapıldığını söylemenin mümkün olduğunu kaydetti.

“Yapıda maalesef definecilerin yaptığı tahribatlar söz konusuydu”

Senem, Kızıl Köşk’ün Kayseri’nin bağlık alanlarından Billur Bağları’na inşa edildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bu güzel havayı ve atmosferi 800 yıl önce de ıska geçmemişler. Bu tarz, bir kısmı yıkılmış bir kısmı ayakta olan alanlarda kazı çalışması öncesi bir mıntıka temizliği yapılır. Bu mıntıka temizliği öncesi yapının yıkılma tehlikesi olduğu için önce güvenlik önlemleri aldık. Sonra kazı başladı. Yapı dört bölümden oluşuyor, bunları sınıflandırdık. Yapının birinci bölümü yüzde 50 ayakta kalmış, çini bulunan bir odası var. Sultanın oturduğu baş oda olarak nitelendirebiliriz. İkinci kısımda ayakta kalan daha çok yapı var. Biz yapının kendi kimliğini anlayabilecek kazıyı bitirdik. Yapının devamının olmadığını gördük. Bu restorasyon için geçerli bir çalışma.

Ana yapının kazısını tamamladık. Bir yapıyı olduğu gibi özgün döneminde ayağa kaldırmak ya da modern müdahalelerle yapıyı korumak mümkün. Biz bunu dengeli götürmek istiyoruz. Yapıda maalesef definecilerin yaptığı tahribatlar söz konusuydu. Kazı sonucu özgün yapıya ulaştık. Yaklaşık 350 metrekarelik bir alanda kazı yaptık.”

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanı Gürcan Senem, restorasyon projesinin onaylanmasının ardından yenileme çalışmalarının başlayacağını belirterek, “Burası belediyenin bir prestij mekanı olarak sosyal tesise dönüşecek. Türkiye’de hem manzarasıyla hem de tarihi kişiliğiyle böyle bir yapı daha var mı bilmiyoruz. Biz buradan çıkarılan buluntuları bu alanda sergilemek istiyoruz. Türkiye’de göz dolduracak, işleviyle örnek teşkil edecek çok önemli bir sosyal tesis olacak. Kayserililerin ve gelen turistlerin kullanımına sunulacak.” diye konuştu.

MARDİN(AA) – İlçeye 9 kilometre uzaklıktaki kırsal mahalle, yöreye özgü mimari dokusu, Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliseleri, 3 manastırı ve camisiyle dikkati çekiyor.

Dereiçi’nin bu özellikleriyle daha fazla tanınması ve turist ağırlaması için Savur Kaymakamlığı ve İlçe Belediyesi tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dicle Kalkınma Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve diğer kurumların desteğiyle çalışma başlatıldı.

Savur Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muhammed Kaya, AA muhabirine, kırsal mahallede şu an 15 hanenin bulunduğunu söyledi.

Daha önce Süryanilerin yoğun yaşadığı mahallenin kültürel mirasıyla önemli bir konumda bulunduğunu aktaran Kaya, köyün birçok dizi ve filme de mekan olduğunu belirtti.

Belediye olarak bölgenin turizme kazandırılması, doğallığının korunması için planlamalar yaptıklarını anlatan Kaya, fizibilite çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.

Mahalledeki binalarda restorasyon çalışmasının ve bina cephe giydirmelerinin yapılacağını aktaran Kaya, ayrıca restoran, kafe ve konaklama alanları oluşturulacağını aktardı.

Kaya, “İnşallah bunları en kısa zamanda tamamlayacağız. Burayı özel kılan bir nokta da 3 Hristiyan mezhebine ait kilisenin bulunması. Bu belki de dünyada tektir. Protestan, Ortodoks ve Katolik mezhepler yan yana duruyor.” dedi.

Amaçlarının yerli ve yabancı turistlerin bu otantik ortamı görmelerini sağlamak ve ilçeye katkı sunmak olduğunu dile getiren Kaya, Karayolları Bölge Müdürlüğünce de mahallenin çok yakınından geçen Savur-Midyat kara yolunun genişletilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Birçok dizi ve filme ev sahipliği yapan mahallenin yeni prodüksiyonlara da açık olacağını belirten Kaya, mahalledeki evlerin genel anlamda aslını koruduğuna işaret etti.

“Huzurla gezilebilecek bir ortam”

Kaya, mahallede tahrip olan bazı binaları ev sahipleriyle onarmayı düşündüklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Orijinaline uygun bir şekilde ayağa kaldıracağız. Canlandıracağız ve tahrip olmadan geleceğe aktaracağız. Bu güzel kültürel varlığın yok olmasını istemiyoruz. Burası güvenli bir alan. Kesinlikle terörün varlık göstermediği ve vatandaşlarımızın çok rahat bir şekilde huzurla gelip gezebileceği bir ortam. Salgın sürecinde gerekli tedbirlere uyduktan sonra hiçbir risk kalmıyor.”

Mahallede herkesin kardeşçe, hiçbir kavga gürültü olmadan kendi dinini ve inancını yaşadığını ifade eden Kaya, “Dışardan bizim bu hoşgörümüzü, düzenimizi karıştırmak istiyorlar ancak bugüne kadar tarih boyunca hiç fırsat vermedik. Bundan sonra da hiç vermeyeceğiz.” diye konuştu.

“Berivan, Bir Bulut Olsam, Sıla gibi birçok diziye mekan oldu”

Muhtar Sami Dal ise doğal yapısını koruyan mahallenin turizme kazandırılmasını heyecanla beklediklerini söyledi.

Mahallede Müslüman ve Hristiyanların bir arada yaşadığını, herhangi bir sıkıntılarının bulunmadığını kaydeden Dal, yurt içi ve yurt dışından da ziyaretçileri ağırladıklarını bildirdi.

Dal, mahallede birçok dizi ile film çekildiğini ifade ederek, “Sibel Can ve Emre Kınay’ın başrolündeki dizi çekildi. Berivan, Bir Bulut Olsam, Sıla gibi birçok diziye mekan oldu. Son olarak Kadir İnanır’ın rol aldığı ‘Kapı’ filminin çekimi yapıldı. Ayrıca, belgesellere ve reklamlara konu oldu.” ifadesini kullandı.

“Burası, Hollywood gibi”

Bölgede yaşayan Süryanilerden Ata Kanat ise yurt dışında yaşadıklarını ancak yılda iki kez gelip bir süre burada kaldıklarını söyledi.

Kanat, “Evimizi, bahçemizi yaptık. Burayı çok seviyoruz. Burada çok dizi çekildi. Burası Hollywood gibi. Çalışmalar yapılacak, güzel karşılıyoruz.” diye konuştu.