İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli istifa etti

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Meclis toplantısında yaptığı açıklamada, bu şekilde sözler sarf edecek kişinin kendisiyle yan yana durmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli’ye ilişkin süreci ilk günden bu yana incelediklerini ifade eden İmamoğlu, konunun tek taraflı yanı olmadıklarını vurgulayarak meselenin İBB ve Bakanlık tarafından sorgulandığını, ayrıca hukuka intikal ettiğini hatırlattı.

Yeşim Meltem Şişli’nin 8 Şubat 2020 tarihi itibarıyla dilekçeyle istifasını verdiğini aktaran İmamoğlu, istifa dilekçesini okuyarak, şunları kaydetti:

“31 Ocak’ta tarafımı ve kurumumu hedef alan asılsız iftiraların kamuoyu oluşturma çabalarıyla Büyükşehir Belediyemizin kurumsal kimliğini yıpratma çabalarının boşa çıkarılması ve masumiyetimin kanıtlanması için 3 Şubat 2020 tarihinde tarafıma soruşturma açılmasını talep etmiş bulunmaktayım. İş bu soruşturmanın selameti açısından soruşturma süresince görevden uzaklaştırılmam hususunda tensiplerine arz ederim.

8 Şubat’ta bu dilekçeyi verdi. Biz de yürürlüğe koyduk. Şu anda Meltem hanımın istediği şahsi anlamda ona yükletilen suçların, sürecin en doğru şekilde sorgulanması ve yargılanması.”

– Olayın geçmişi

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli’nin, geçtiğimiz aylarda düzenlenen bir toplantıda İSMEK bölge sorumlusu kadınlara hakaret ettiği, onlara yönelik aşağılayıcı sözler sarf ettiği ve sonrasında çalışanların işlerine son verdiği iddia edilmişti.

Bu iddiaların basında yer almasının ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, konunun soruşturulması için müfettiş görevlendirirken, İSMEK bölge sorumlusu 14 kadın da kadın çalışanlara hakaret ettiği iddiasıyla İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şişli ve Hayat Boyu Öğrenme Müdürü Erkan Duyar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

Başsavcılığın, Şişli hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 115/3. maddesinde yer alan ve 3 yıla kadar hapis cezası öngörülen “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçundan, Erkan Duyar hakkında ise TCK’nın 257. maddesinde hüküm bulan ve 2 yıla kadar hapis cezası öngörülen “görevi kötüye kullanma” suçundan soruşturma yürüttüğü öğrenilmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Şişli’deki bir otelde basın toplantısı düzenleyen Sarıgül, “TDH kolay kurulmadı. O gece ağladım, üzüldüm, heyecanlandım. TDH kuruluşunu bir süre ertelemiştim. Ülkem için, demokrasi için erteledim, yol açtım. Ama gördüm ki geçen süre içerisinde yol bulamadılar. O zaman yol açamayanlar yoldan çekilecekler.” dedi.

Partinin müziklerini tanıtan Sarıgül, “Biz değişim partiyiz”, “Çare Sarıgül geliyor”, “Zamanı geldi” isimli şarkıları salondakilere dinletti.

İki kalp ve bir yıldızdan oluşan parti amblemini tanıtan Sarıgül, “Akademisyenlerimiz, grafikerlerimiz çalıştı logomuzun üzerinde. Logomuzun bir öyküsü var, bir tarafta Anadolu var, yanında bir de yıldızımız var. Bugünden sonra partimizin logosunu herkesle paylaşacağız. Bundan sonra kalbimiz bütün Türkiye için atacak.” diye konuştu.

Sarıgül, partiyi resmi olarak 20 Aralık’ta kuracaklarını duyurdu.

İSTANBUL (AA) – Şişli Belediyesinden yerel seçimin ardından haksız şekilde çıkarıldıklarını öne süren 3 işçi, 6 aydır oturma eylemi yapıyor.

Belediye binası önünde oturma eylemi yapan işçilerden Kakil Yazar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'in, seçim öncesinde yaptığı konuşmalarda emek camiasından geldiğini söylediğini ve seçildiğinde işçilerin huzurlu bir çalışma ortamı bulacağı şeklinde vaatleri olduğunu anımsattı.

Keskin'in bu söylemlerine rağmen göreve gelir gelmez işçileri işten çıkardığını, onlara karşı nefretli bir politika izlediğini savunan Yazar, bu durumun seçim öncesi vaatlerle çeliştiğini ifade etti.

Farklı gerekçelerle işten çıkarıldıklarını dile getiren Yazar, haklarında karakola ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, belediye binası önünden uzaklaştırılmaya çalışıldıklarını iddia etti.

İşçilerden Ramazan Çelik ise 6 ay boyunca kar kış demeden, direnme haklarını kullandıklarını söyledi.

Çelik, İş Kanunu'nun yüz kızartıcı fiilleri düzenleyen 29. maddesi üzerinden haksız yere yargılanmadan ve tazminatları ödenmeden işlerine tek taraflı son verildiğini öne sürdü.

Üç çocuğunun okuduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:

"7 aydır evimize bir lokma ekmek götürememişiz. Biz kendi işimizi istiyoruz. Yeryüzünde aç yaşayabiliriz, açıkta yaşayabiliriz ama onursuz yaşayamayız. Bizi İş Kanunu'nun 29. maddesi üzerinden haksız yere işten çıkarttılar, iftira ile onurumuzla oynadılar."