İBB'nin yol kenarlarına 'dikey bahçe yerine grafiti' çalışması tartışma yarattı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehir genelindeki kara yollarında duvarlarda bulunan dikey bahçeleri yüksek maliyet gerekçesiyle kaldırarak, yerlerine “Konuşan Duvarlar Projesi” kapsamında grafiti çalışması başlattı. İBB’nin duvarlardaki çiçek ve yeşillikleri sökmesine tepki gösterildi.

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, başlatılan çalışmayı sosyal medya hesabından eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi bakımı zor ve pahalı diye yol kenarlarındaki yeşil alanlara alternatif bu boyalı çirkin duvarları sunmuş İstanbullulara!.. Keşke bunların yerine gürültü bariyeri yapsaydı daha çevreci ve fonksiyonel olurdu. Ümraniye Belediyesi yaptı, güzel de oldu.”

Bakan Yardımcısı Birpınar paylaşımında, İBB’nin yaptığı grafiti ile Ümraniye Belediyesinin yaptığı gürültü bariyerlerinin fotoğraflarına da yer verdi.

Üsküdar Belediyesi Başkanı Hilmi Türkmen de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları ifade etti:

“Bu sökülen bitkiler sadece doğa dostu bir peyzaj değildi. Trafik gürültüsü ve egzoz gazını emmesi için bilimsel bir yaklaşımla yapılmıştı. Sökülüyor, yerini kimyasal boya ve duvar alacak. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çıkışına yapılan bu uygulamayı kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.”

İBB Sözcüsü ve Başkan Danışmanı Murat Ongun ise dikey bahçelerin yüksek maliyetli olduğunu, yapılacak çalışma ile duvarlara renk geleceğini savundu. Ongun, Twitter’dan yaptığı diğer paylaşımda ise dikey bahçelerin arkasında bulunan metal aksamın fotoğraflarını paylaşarak, “Yeşilliğin yanı sıra çürümüş askıların da devamlı yenilenmesi ciddi bir maliyet. İstanbul’u bu yüksek mali yükten kurtaracağız, duvarları sanat tablolarına dönüştüreceğiz ve aktif yeşil alanları artıracağız.” ifadelerini kullandı.

İBB’den yapılan açıklamada ise duvarlara yapılacak çalışmaların, İstanbul’un enerjisini vurgulayan soyutlamalardan oluştuğu ifade edildi. Çalışmaların sponsorluk antlaşmasıyla yürütüleceği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Doğa, birlik, ev, barış, komşu, gençlik, paylaşım, saygı gibi kavramların maneviyatını ortaya çıkarmak amacıyla tasarlanmış olan bu kompozisyon, doğadan ilham alan renklerle canlanıyor. Farklı sponsorlarla İstanbul’un duvarlarına sanatın renk yeteneğinin yansıması devam edecek.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – TÜRGEV ile İBB arasında, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin “ortak hizmet projesi” oluşturmak üzere 2015’te hizmet protokolü imzalandı. Protokol kapsamında İBB’ye ait 4 ayrı taşınmaz, yurt hizmetlerinde kullanılmak üzere TÜRGEV’e verildi.

İBB Başkanlığı, 23 Ağustos 2019’da süresinin dolduğunu ileri sürerek protokolü feshetti ve TÜRGEV’den yurt olarak faaliyet gösteren binaların verilen tefrişat malzemeleriyle iade edilmesini istedi.

TÜRGEV avukatları da İBB’nin aldığı bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, iptali istemiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesine dava açtı.

Davayı karara bağlayan İstanbul 14. İdare Mahkemesi, davacı TÜRGEV ile davalı İBB arasında orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin “ortak hizmet projesi” yürütmek üzere hazırlanan protokolün Belediye Meclisine sunulduğu, meclisin ise 12 Kasım 2015 tarihli ve 1173 sayılı kararıyla söz konusu protokolü onaylanarak imzalandığı vurgulandı.

Kararda, bu kapsamda protokolün 4. maddesinde belirtilen Fatih Balabanağa Mahallesi Büyük Reşitpaşa Caddesi 231 pafta, 918 ada, 96 parsel, 16 numara 16, Şişli Kaptanpaşa Mahallesi Darülaceze Caddesi 10256 ada, 2 parsel, 12 numara, Avcılar Gümüşpala Mahallesi Şükrübey Durağı E-5 Yan Yol 40 numara ve Şişli Mecidiyeköy Mahallesi Şehit Er Cihan Namlı Caddesi 9123 ada, 29 parsel, 114/122 numaradaki 4 taşınmazın yurt hizmetleri için İBB tarafından TÜRGEV’in kullanımına verildiği hatırlatıldı.

İmzalanan protokolün süreyle ilgili 6. maddesinde, kiralama devam ettiği sürece ve protokolün süre bitiminde sonlandırılacağı üç ay önceden bildirilmediği takdirde, söz konusu protokolün birer yıllık sürelerle uzayacağının yer aldığı belirtilen kararda, “protokolün feshi” başlıklı 7. maddesinde ise tarafların süre sona ermedikçe sözleşmeyi feshedemeyeceği yönünde düzenleme yapıldığı anlatıldı.

İBB kira sözleşmesinin feshedildiğine dair belge sunamadı

Kararda, mahkemenin 31 Aralık 2020 tarihli ara kararı ile İBB’den “protokole konu taşınmazların kira sözleşmelerinin devam edip etmediği, kira sözleşmeleri feshedilmiş ise fesih işlemine karşı dava açılıp açılmadığı, protokolün süre bitiminde devam edilmeyeceğine ilişkin üç ay önceden bildirim yapılıp yapılmadığı” hususlarının sorularak bilgi ve belgelerin istendiği kaydedildi.

Bunun üzerine protokole konu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin gönderildiği anlatılan kararda, protokolün 4.1 maddesinde yer alan taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesinin 1 Temmuz 2015 başlangıç tarihli ve 5 süreli olduğu, tarafların karşılıklı anlaşması halinde bu sürenin 5 yıl daha uzayacağının belirlendiği aktarıldı.

Kararda, protokolün 4.2 maddesinde yer alan taşınmaza ilişkin 15 Eylül 2015 başlangıç tarihli sözleşmenin kira süresinin 10 yıl (15 Eylül 2025 tarihine kadar) olduğu belirtilerek, 4.3 maddedeki taşınmaza ilişkin 1 Ağustos 2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki sürenin (5+5) yıl şeklinde 31 Temmuz 2025 tarihine kadar olduğu vurgulandı.

Protokolün 4.4 maddesinde yer alan taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin 1 Ağustos 2015 başlangıç tarihli olduğu, sözleşmenin ise en az 38 aylık olup, 30 Eylül 2018 tarihine devam ettiği dile getirilen kararda, “Söz konusu kira sözleşmesinin sona erdirildiğine ya da feshedildiğine yahut sözleşmeye konu taşınmazın tahliye edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin dava dosyasına ibraz edilmediği görülmektedir.” denildi.

Protokolün süresi dolmadığından yurt binalarının iadesinin istenmesi hukuka uygun değil

Kararda, bu durumda, davalı İBB ile davacı TÜRGEV arasında 12 Kasım 2015 tarih ve 1772 sayılı meclis kararı ile yürürlüğe giren protokolün süresinin, protokolün 6.1 maddesi hükmü uyarınca, yine protokolün 4.1, 4.2, 4.3, 4.4 maddelerinin yürürlüğünü müteakip kiralamaların devam ettiği sürece yürürlükte olacağı belirtildi.

Dava konusu işlem tarihi itibarıyla, TÜRGEV’in kullanımında olan taşınmazların kira sözleşmelerinin devam ettiği, bununla birlikte taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin feshedildiğine ya da sona erdirildiğine veya sözleşmeye konu taşınmazların tahliye edildiğine dair dava dosyasına herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı kaydedildi.

Kararda, bahse konu protokolün süresinin kiralamaların devam ettiği müddet olarak belirlenmesi karşısında, dava konusu işlem tarihi itibariyle protokolün süresinin henüz dolmadığı ifade edilerek, süre dolduğu belirtilerek feshedilmesine ve protokol kapsamında yurt olarak faaliyet gösteren binaların tefrişat malzemeleriyle iade edilmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı vurgulandı.

Bu kapsamda, dava konusu işlemin iptaline karar verildi.

“Büyükşehir belediyesi öğrencilerimize ve bize vereceği zararı fazlasıyla verdi”

Mahkemenin kararına karşı AA muhabirine açıklama yapan TÜRGEV avukatı Osman Bozkurt, TÜRGEV olarak, İBB ile ortak hizmet protokolü imzaladıklarını belirterek, “Bu protokole göre Büyükşehir Belediyesi bize binaları temin edecekti. Biz de onların temin ettiği binaların elektrik, su yemek gibi her türlü giderlerini karşılamak suretiyle o yurtlarda öğrencileri barındıracaktık. Böyle bir sözleşme yapmıştık.” dedi.

İmza tarihinden itibaren bu protokolün uzunca bir süre devam ettiğini kaydeden Bozkurt, şöyle devam etti:

“Belediye el değiştirdikten sonra 2019’un Eylül ayının hemen öncesinde, ağustosta İBB bir karar alarak bu sözleşmeleri feshettiğini açıkladı. Eylül ayı bizim için kritik, çünkü öğrencileri yurtlara yerleştiriyoruz. Gerekçe olarak da sürelerinin dolduğunu öne sürdü. Ama süreleri dolmamıştı sözleşmelerin. Yani tamamen gerçekçi olmayan bir gerekçe ile işlemini yaptı. Biz de bunu yargıya taşıdık. Bu arada öğrencileri yurtlardan tahliye etmek durumunda kaldık. Haziranda alsalardı bu kararı en azından yazın bunu öğrencilerimize duyurabilirdik, hazırlığımızı yapabilirdik. Ama bunu hemen okul sezonunun öncesinde aldıkları için biz öğrencilerimize karşı mahcup olduk, öğrencilerimiz de ciddi bir sıkıntıya düştü.”

Bozkurt, idare mahkemesine açılan davada, belediyenin kararın hukuka aykırı olduğunu, sözleşmelerin sürelerin dolmadığı yönünde hüküm kurulduğunu anımsatarak, “Bu karardan sonra ‘Yurtları bize verin, buraları tekrar işleteceğiz.’ deme şansımız yok. Çünkü oraları tahliye ettik bir kere. Onlar da oraları başka maksatlarla değerlendirmişlerdir. Büyükşehir belediyesi bu anlamda öğrencilerimize ve bize vereceği zararı fazlasıyla verdi.” ifadelerini kullandı.

ANKARA (AA) – MHP Medya, Tanıtım ve Halkla İlişkiler Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İstanbul Büyükşehir Belediyesinden aldığı atlar nedeniyle adli ve idari soruşturmaya muhatap olan, Hatay Dörtyol Belediye Başkanımız Sayın Fadıl Keskin’in, partimizden istifası işleme konulmuş olup, belediye başkanları listemizden de düşürülmüştür.” ifadelerine yer verildi.