İçişleri Bakanı Soylu, 2020 yılına oranla kadın cinayetlerinde yüzde 21 azalma sağlandığını bildirdi

ANKARA (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un katılımıyla Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’ndeki (GAMER) Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Türkiye’nin 21. yüzyılın başında öncelikle altyapı ve trafik konusunda çalışmalar yaptığını belirten Soylu, Türkiye’nin can kayıplarını ve terör örgütlerine katılımı azalttığını söyledi. Soylu, 15 Temmuz’dan sonra tüm güvenlik stratejisini değiştiren Türkiye’nin, güvenlik, dış politika, demokrasi, vesayete karşı verdiği mücadelede elini attığı her meseleden olumlu netice aldığını belirtti.

Bunların sonucunda aile içi ve kadına yönelik şiddeti önlemek için çok ciddi mücadeleye girişildiğini vurgulayan Soylu, şunları kaydetti:

“Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın öncülüğünde hazırlanan ve İçişleri Bakanlığımızın da dahil olduğu 75 maddelik 2020-2021 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı çerçevesinde yapılan tüm çalışmalar sonucunda 2020 yılına oranla kadın cinayetlerinde yüzde 21 azalma sağlandı. 6284 sayılı Kanun kapsamında 2021 yılı ilk 3 ayda 55 bin 231 olay meydana gelmiş ve bir önceki yılın aynı dönemine göre olaylarda yüzde 8’lik bir düşüş elde edilmiştir. 2021 yılı ilk 3 ayda 18 bin 37 şiddet mağduruna 17 bin 121 koruyucu tedbir, şiddet uygulayan 53 bin 447 kişiye yönelik 159 bin 9 önleyici tedbir kararı verilmiştir.”

“Yeni kurulan elektronik kelepçe izleme merkezinde 1000 vakayı izleyebiliyoruz”

Soylu, 2019’da 40 bin 397 kolluk personeline, 2020’de ise 153 bin 428 kolluk personeline aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadele eğitimi verildiğini ve eğitimlerin bu yıl içinde de devam ettiğini bildirerek, konuya risk analizi ve tahmini konusunda bilimsel yöntemlerle yaklaştıklarını söyledi. Bu konuda kayıt ve risk değerlendirme formunun güncellenmesiyle ilgili yeni bir form hazırlandığını hatırlatan Soylu, “Yeni kurulan elektronik kelepçe izleme merkezinde 1000 elektronik kelepçeyi aynı anda yani 1000 vakayı aynı anda izleyebilme kabiliyetine ulaştık. 25 Ocak tarihinde 81 ilimizde kelepçe izlemesi yapabilecek şekilde devreye aldık. Şu an 121 vakanın takibi aktif olarak bu merkezde yapılmaktadır. İnşallah bu sayı kapasitemiz ölçüsünde izleme, değerlendirmemizi devam ettirme gayretindeyiz.” dedi.

Soylu, Kadın Destek Uygulaması’na (KADES) da değinerek “2018’den bugüne kadar 1 milyon 966 bin 675 kişi tarafından indirilen ve 109 bin 563 kadının ihbarda bulunduğu KADES uygulamamızla 56 bin 788 asıllı ihbara müdahale edildi. KADES hedefimiz 1 milyondu, bunu geçtik ve neredeyse ikiye katladık. Şimdi 2 milyondayız. Arkadaşlarımıza geçen gün 5 milyon hedefini koyduk. Yani 5 milyon kadınımızın cep telefonunda bu uygulama olsun istiyoruz.” diye konuştu.

“Kolluk güçlerine haber versinler”

Mülkü idare amirleri ve kolluk amirlerinin kanun kapsamındaki yetki ve sorumluluklarını kullanmaktan çekinmemesi ve özellikle kolluk amirlerinin, gecikmesinde sakınca bulunan hallerdeki yetkilerini mutlaka kullanarak önleyici tedbirleri alıp sıkı takip yapması gerektiğinin altını çizen Soylu, olay bilgisi arttıkça başarı grafiği, kararlardaki isabet oranı ve kurtarılan can sayısının mutlaka artacağını dile getirdi.

Soylu, bilhassa kelepçe konusunda karar sayısının mutlaka artırılması, ilgili birimlerin süreçlere dahil edilmesi ve vakaların dikkatli şekilde izlenmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Tedbir vakalarıyla ilgili de başka bir değerlendirmem var. Tedbir vakası verildi. Hadi biz elektronik kelepçeyi takip ediyoruz ama elektronik kelepçeyi takip etmediğimiz durumlarda şu vakalarla karşılaşıyoruz. Eşler arasında uyumun ve tekrar bir arada olmanın arzusu ve tesisinin isteğiyle birlikte bazen evlerde bir araya geliniyor. İşte maalesef olaylara baktığımızda iyi niyetle, özellikle kadınların iyi niyetiyle, erkeklerin bu konuda hakikaten samimi bildirimlerde bulunmasından hemen sonra birçok meselede ve vakada maalesef bunun acı sonuçlarını görüyoruz. Peki biz sizden ne istiyoruz? Her tedbir, özellikle tedbir vakasında ve her olayda, yani ayrışma olduktan ve uzaklaştırma verildikten, tedbir alındıktan sonra özellikle mağdurları yani kadınları arayıp eğer böyle bir ilgi kurulacaksa, bunu çok arzu ediyorlarsa kolluk güçlerine haber versinler. Biz mahallin yanında ve yakınında olalım, bu büyük bir caydırıcılık tesis edecektir.”

Tedbir vakalarıyla ilgili iyi uygulama örnekleri bulunduğunu aktaran Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının konuyla ilgili iç genelgeleri birimlerine ilettiğini bildirdi.

Toplantıya, İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ile Bakanlık birimlerinden yetkililer katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Evinde dün hayatını kaybeden şehit annesi Zeynep Şafak (68) için Ayyıldız Camisi’nde tören düzenlendi.

Şafak’ın cenazesi, öğle namazının ardından Yukarı Tekke Mezarlığı’nda defnedildi.

Cenazeye katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aileye başsağlığı diledi.

Bakan Soylu, daha sonra Eğriköprü Mahallesi’ndeki Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nı ziyaret etti.

Trafik konusunda bilgiler veren ve akülü arabayla gezen çocuklara, önceliğin yayada olduğunu anlatan Soylu, çocuklarla fotoğraf çektirdi.

İSTANBUL (AA) – Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 60. yılında Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törenle anıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, törende yaptığı konuşmada, çocukluğunun, gençliğinin, siyasi yaşantısının Adnan Menderes, Zorlu, Polatkan ve diğer tüm arkadaşlarının hatıralarıyla onların hayaliyle onları düşünerek, onları yaşayarak geçtiğini dile getirdi.

Tüm bu zaman içerisinde 27 Mayıs Darbesi’nin tüm kurgusunun dış bağlantılarını, nasıl bir süreç yönetilerek bu insanların şehit edildiğini, Türk demokrasisinin ayağına nasıl pranga takıldığını her yönüyle çok iyi öğrendiklerini ifade eden Soylu, “Demokrat Parti iktidarı ve 27 Mayıs’ın her saniyesini bize öğrettiler. Ancak bu kadar yıllık ilgiye ve merakımıza rağmen, bu kadar yıl bu meseleyi içimizde canlı tutmamıza rağmen, sadece bir noktayı hala zihnimizde aydınlatabilmiş değiliz. Nedendi bu kadar nefret? İşin bütün politik istihbaratı, bütün kurgu yanı tamam. Batı’nın ne yaptığı ve bu darbeyi planlayanların ne yaptığı tamam. Hangi telkinleri, hangi anlaşmaları ortaya koydukları, hangi menfaatleri temin ettikleri bunlar da tamam. Aslen iktidar hırsı da tamam. Ama bizim içimizdeki insanların, bu topraklarda yetişmiş bizimle aynı dili konuşan, aynı milletten gelen insanların nasıl vicdanla böyle büyük bir nefret ortaya koyabildiklerini, bu nefretin bu kadar büyümesinin altında yatan sebebi inanın ben hala anlayabilmiş değilim.” diye konuştu.

Herkesin kendi hayatında sevmediği, tasvip etmediği siyasilerin muhakkak olduğunu dile getiren Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ama hangi iç gücüyle karşınızda duran ve son görüşmeleri olduğunu bildiğiniz bir aileyi birbirine sarılmaktan men edersiniz? Birkaç gün sonra idam edileceğini bildiğiniz halde, bir babanın oğluna, eşine son bir kez sarılmasını nasıl bir vicdanla engellersiniz? Ufak tefek gazete haberlerindeki bir iki yalanı anlayabiliriz. Bugün hala bizlere de aynısı yapılıyor. Ama darbeci de olsa hukuksuz da olsa bir şekilde devleti temsil eden örfi idare denilen bir kurumun ‘Adnan Menderes ile Celal Bayar 12 askeri uçak dolusu altınla kaçmaya hazırlanırken yakalandı’ diye bir iftirayı resmi tebliğ olarak yayınlamasını hangi ruh haliyle sağladınız?”

“Nasıl bir kininiz vardı?”

Bakan Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Nasıl bir kininiz vardı ki hasta olmasına rağmen alelacele idam edebilmek için rahmetli Menderes’i sehpaya götürürken fotoğrafta sağlıklı görünsün diye kollarına girmiş iki askere ‘çekilin’ talimatı verdiniz? Nasıl bir kininiz vardı ki Menderes’in son arzusu yerine getirilmedi? ‘Son dakika gelişmeleri geliyor. İkinci baskıyı bekleyin’ diye, acil manşetler attı. Acaba daha neler yazacaktınız? Siz bu ülkenin havasından solumadınız mı? Bu ülkenin suyundan içmediniz mi? Ezan-ı Muhammedi’nin bin yıldır okunduğu gibi, İstiklal Marşı’nda geçtiği gibi okunmasına karşı nasıl bir nefretiniz vardı da darbenin çete başı, koltuğu işgal eder etmez ‘Ezan aslından tekrar ayrılmalıdır’ diye açıklama yaptı. O çete başının ya nasıl bir yüzsüzlüğü vardır ki ‘Menderes ülkeyi Ruslara satmaya kararlıdır’ diye gazetelere beyanat verdi.

Şurada Şehzadebaşı var. Rahmetli Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın idam edildiği gün orada davullar çaldı. Bu nasıl bir kin? Sizin içinizde nasıl bir kin nefret vardır ki İçişleri Bakanı Namık Gedik’i dövüp, işkence edip, ikinci kattan attınız ve sonra utanmadan balkon camındaki küçücük bir deliği gösterip, ‘buradan kendini attı’ diyebildiniz? Kayıtlara da kalp krizi diye yazdı. Nasıl bir hırsınız vardı ki çete başını Cumhurbaşkanı yapmak için, Cumhurbaşkanı adayı Ali Fuat Başgil’e ‘Cumhurbaşkanı olursunuz ama sizi makama götürmek için gelen araç sizi alır, belki Etlik’e götürür, belki oraya gömülürsünüz’ diye utanmadan tehdit edip geri döndüler.”

“Aynı yalanları Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz”

Bakan Soylu, darbecilerin bütün bu yalanları, kinleri, ilk günkü tazeliği ile nasıl diri tuttuğunu ve kendilerinden sonrakilere nasıl aktardığının, anlamakta zorluk çektikleri bir mesele olduğunu söyledi.

“Bugün aynı yalanları, sadece rakamları ve isimleri değiştirip, milletin adamlarına, bugünkü Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz.” diyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Bugün hala maalesef bir siyasetçi, utanmadan, sıkılmadan ‘her gün bir arkadaşı kıyma makinesine atıyorlar’ diye bir ifade kullanabiliyor ve aklı sıra kendi zihnince bir gönderme yapabiliyor. Bugün hala aynı yalanlarla ülkeyi 17-25 Aralık’a taşıdılar. Aynı provokasyonlarla Türkiye’de 6-7 Eylül ile aynı taktiklerle 6-7 Ekim’i yaptılar. 15 Temmuz’da aynı heyecanı yaşayıp, tankları alkışladılar. 1960’a Türkiye’yi getiren olayları daha sonra dönemin aktörleri ‘biz tezgahladık’ diye böbürlene böbürlene anlattı. Nasıl tezgahladınız da o 60 yıl önce Menderes’e ve arkadaşlarına yaptıklarını bugün, Erdoğan ve arkadaşlarına yapmak için gün sayıyorlar. Şunu açık açık ifade etmek isteriz, herkesin de duymasını isteriz; şu arkamızda yatanlar bu iftiralara, bu ihanetlere karşı nasıl dik durmuşlarsa başlarına gelenlere karşı nasıl vakar içerisinde ölüme gitmişlerse bize her gün parmak sallayanlara söylemek isteriz ki bizler de aynı şekilde aynı yoldan, sonunu düşünmeden yürümeye hazırız.”

Törende daha sonra Bakan Soylu ve beraberindekiler, merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın kabrine karanfil bıraktı, Aydın Menderes’in kabrini de ziyaret etti.