İçişleri Bakanı Soylu, Suriye'de görevli özel harekat polisleriyle bayramlaştı:

KİLİS (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Suriye'de görev yapan özel harekat polislerinin bayramını kutladı.

Bakan Soylu, Kilis Valiliği Suriye Görev Gücü Azez Bölgesi Koordinatör Emniyet Müdürlüğü Koordinasyon Merkezini ziyaret ederek koordinatör emniyet müdürü ve Kilis Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Güngör'den bilgi aldı.

Soylu, burada yaptığı konuşmada, herkesin Ramazan Bayramı'nı kutlayarak nice bayramlara huzurla, afiyetle, birlik ve beraberlikle ulaşmayı diledi.

Dünyanın sıkıntılı bir dönemden geçtiğini anlatan Soylu, "Ramazan hürmetine sığınılacak bir aydır, bayram da öyle. İnşallah ramazanın, bayramın hürmetine Allah bizi bu musibetlerden kurtarır. Duamızda niyazımız da odur." dedi.

"Sizler önemli bir görev yapıyorsunuz." diyen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz dünyanın en güzel, en kıymetli topraklarını kendimize vatan yapmışız. Gözü olanlar, fitne çıkaranlar, hile yapanlar, oyun kuranlar var ama bizim üzerimizde sadece bu toprakların muhafazası üzerine bir sorumluluğumuz yok. Biraz önce söyledim, biz Müslümanız. Emir bize şöyledir: İyilikleri anlatacaksınız, kötülüklerden sakındıracaksınız, çok açık. Bu sadece 780 bin kilometrekareye ait bir emir de değildir. Bu sadece kendimize ait bir emir de değildir. Etrafımızdaki coğrafyalarda hatta uzanabildiğimiz her yerde bu mükellefiyet ve bu sorumluluk bizim üzerimizdedir. Siz bu sorumluluğun deruhte eden bu memleketin evlatlarısınız. Hemen sınırımızın yanı başındaki haksızlıklara, oradaki insanları, kardeşlerimizi zora düşüren, sıkıntıya düşüren, biçare yapmaya çalışanlara el uzatan bu büyük milletin evlatları olarak huzuru, sükunu, güveni sağlamaya çalışıyorsunuz ve çok önemli bir vazifeyi yerine getirdiniz ve getirmeye devam ediyorsunuz. Şunu söyleyeyim, ne kadar bu bölgeleri huzur içerisinde yaparsanız bu dünyada da öteki dünyada da müreffehliğin imzasını kendi adınıza atmış olursunuz."

– "Yaptığınız iş çok büyüktür"

Dünyada Türkiye gibi bir ülke olmadığını dile getiren Soylu, şöyle konuştu:

"Bizim gibi büyük bir millet de yok. Karmaşıktı, şimdi o karmaşıkları çekip aldınız huzur içerisine, nizam içerisine getirmeye çalışıyorsunuz. Bu önemli bir şeydir. Dünyanın diğer ülkeleri, özellikle Batılılar, gittikleri her yerde kendi adlarına sömürmeye yönelik bir medeniyetin temsilcileri. Biz öyle değiliz. Okulumuzla, hastanemizle, yolumuzla, yuvamızla, elektriğimizle, suyumuzla, altyapımızla, bir şey beklemeden sadece Allah rızası için çaba sarf eden bir milletin evlatlarıyız. Başımıza bunca musibet geliyor, belki bu musibetlerden bizi Allah bu atılan adımlar hürmetine muhafaza ediyor. Neden sadaka, zekat, fitre veriyoruz? Muhafaza olmak için. Bir millet asaletini gösteriyor hem de 21. asırda, herkesin kendi derdine düştüğü bir zaman diliminde asaletini gösteriyor. Onun için yaptığınız iş çok büyüktür. Çocuklarınızın ve torunlarınızın her birinizle onur duyacağı bir iş yapıyorsunuz. Bunu sağlarken de milletimizin geleneğini, göreneğini, örfünü, adetini, dinimizin bize öğrettiklerini yansıtıyorsunuz. Hepinizin bayramını tebrik ediyorum. Allah nice bayramlara ağız tadıyla, huzurla ulaştırır. Sizler hakikaten memleketin asil evlatlarısınız, Allah sizi milletimize, devletimize, ailenize bağışlasın. Bütün ailenizin de bayramını tebrik ediyoruz. Tüm çalışma ve mesai arkadaşlarımızın bayramını kutluyoruz ve tekrar inşallah bu bayramlar, tuttuğumuz oruçlar, yapılan ibadetler, Allah'a yakarışlar bu musibetlerden bizi kurtarmaya vesile olur."

Soylu, daha sonra yetkililerden bölgeye ilişkin brifing aldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin davanın sanıklarının, güvenlik güçleri ve sivilleri hedef alan eylemleri cezasız kalmadı.

    Bu sanıklardan biri, Polis Özel Harekat Başkanlığına düzenlediği bombalı saldırı sonucu 43 özel harekat polisi ile bir sivili şehit eden ve 36 kişinin yaralanmasına neden olan eski pilot yüzbaşı Uğur Uzunoğlu idi. Uzunoğlu, ardından Meclis’e de bombalı saldırı düzenledi.

    AA muhabirinin, dava dosyası ve esasa ilişkin mütalaadan derlediği bilgilere göre, Polis Havacılık Daire Başkanlığının bombalanmasından yaklaşık 40 dakika sonra darbeciler, bu sefer de Polis Özel Harekat Başkanlığını hedef aldı.

    Darbe girişimine müdahale için nizamiyede toplanan Özel Harekat polisleri, silahlarını alıp görev yerlerine dağılacakları sırada darbeci pilot yüzbaşılar Uğur Uzunoğlu ile Hüseyin Türk’ün bombalı saldırısına maruz kaldı.

    Uzunoğlu, 15 Temmuz akşamı Aslan-3 ve Aslan-5 koduyla 2 farklı uçakla uçtu. Uzunoğlu, Özel Harekat Başkanlığını bombaladıktan sonra Meclis’i bombalamak için havalanan darbeci pilot Hasan Hüsnü Balıkçı’nın kullandığı uçağın ikinci pilotuydu.

    Diğer darbeci pilotlar gibi Uzunoğlu da ihanet girişiminden önce yapılan toplantılara katıldı, yapacağı göreve ilişkin bilgilendirildi.

    Darbecilerin uçuş planları ile görev dağılımını gösteren el yazısı notlarına göre Uzunoğlu’na Özel Harekatı bombalama görevi verilmişti.

    Dörtlü kol içinde ilk önce Aslan-3 çağrı koduyla havalanan F-16’nın birinci pilotu Uğur Uzunoğlu, ikinci pilotu ise Hasan Hüsnü Balıkçı’ydı. Uzunoğlu, 23.55’te Akıncı Üssü 143. Filo’daki telsizin başında olan darbeci eski Yüzbaşı Ahmet Tosun’a Özel Harekat Başkanlığı Nizamiyesi’nde hareketlenme olduğunu, büyük bir atış yapacağını iletti. Tosun da “Mutabık hocam, serbest.” diyerek katliamı onayladı.

    Saatler 00.00’ı gösterdiğinde darbeci Uzunoğlu onlarca Özel Harekat polisinin beklediği nizamiyeye GBU-10 tipi akıllı bombayı attı. Menfur saldırıda biri imam diğerleri polis 44 kişi şehit oldu, 36 kişi yaralandı.

    Telsiz görüşmeleri

    Bombalama anına ilişkin darbeci pilotların telsiz görüşmeleri şöyleydi:

    “Ahmet Tosun: Hocam A9 bölgesinde, nizamiye bölgesinde araç ikaz ettiniz, mutabık mı?

    Uğur Uzunoğlu: Mutabık, araç hareketini takiben yaklaşık 15-20 kişi nizamiyeden giriş yapıyor.

    Ahmet Tosun: Anlaşıldı, nizamiye bölgesinde hareketli hedeflere atış serbest.

    Uğur Uzunoğlu: Filo, Aslan-3, nizamiyeye bir adet atış yapıldı, nizamiyeye.

    Mustafa Azimetli: Hocam tekrar edin, nizamiyeye hareketlilik var mı?

    Uğur Uzunoğlu: Nizamiyede hareketlilik vardı, bir atış yapıldı.

    Mustafa Azimetli: Anlaşıldı, nizamiyeyi vurduğunuz alındı.”

    “Bu noktanın nizamiyesine bomba atışı yaptım”

    Gecenin ilerleyen saatlerinde TBMM’nin bombalanmasında da yer alan Uzunoğlu, savcılık ifadesinde şu itirafta bulundu:

    “Uçakta benimle birlikte Hüseyin Türk uçtu. Bir yerde hareketlilik olduğu söylendi. Ben de uçağın pod cihazını kullanarak hareketlilik olan bölgeyi buldum. Telsizin başında bulunan kim olduğunu bilmediğim kişi, hareketlilik olan bölgeye ateş etme talimatı verdi. Aslan-1 kodlu lider uçaktaki Azimetli Binbaşı da ‘Hareketli bölge ve hedeflere ateş olacak.’ dedi. O bölgeye bir adet GBU-10 bomba atışı yaptım. Ayrıca bir önceki uçuşumda aynı şekilde ‘sniper poduyla’ Gölbaşı ilçesindeki bombalama eyleminde de podla baktığımda aşağıdaki hareketliliği görüp filoya telsizle anons etmiştim. Bu noktayı bombalama talimatı filodan gelince Polis Özel Harekat binası olduğunu bilmediğim bu noktanın nizamiyesine bomba atışı yaptım.”

    İtiraflarını inkar etti

    Darbeci pilot Uzunoğlu, kendi itirafına, telsiz kayıtları ve diğer sanık beyanlarına rağmen mahkeme huzurunda Özel Harekat’a bomba atmadığını, Meclis’e düzenlenen saldırıda da yer almadığını iddia etti.

    Terörle mücadele harekatı kapsamında havalandığını ancak 15 dakika sonra filoya döndüğünü öne süren Uzunoğlu, gecenin kalan kısmında ise “uyuduğu” yalanını söyledi.

    Uzunoğlu, mahkemedeki çapraz sorgusu sırasında avukatının yönlendirmesiyle müşteki avukatlarının sorularını cevapsız bıraktı.

    Diğer pilotlar gibi telsiz görüşmelerini kabul etmeyen Uzunoğlu, sesin kendisine ait olmadığını ileri sürdü. Ancak Adli Tıp Kurumu, telsiz kayıtlarının orijinal olduğunu, herhangi bir şekilde manipülasyona uğramadığını belgeledi.

    Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanan Akıncı Üssü darbe girişimi davasında yargılanan Uğur Uzunoğlu, 45 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1170 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Sanıklara verilen cezalar

    Akıncı Üssü davasında 291 sanık en az bir kez “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezasına çarptırıldı. Bunlardan 15’i asker, 4’ü sivil 19 sanık, yönetici sıfatıyla bütün eylemlerden sorumlu tutularak “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Cumhurbaşkanına suikast” ve 77 kişinin şehit edilmesine ilişkin toplam 79’ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Bu sanıkların tamamı, 198 kişiye ilişkin “kasten öldürmeye teşebbüs”, 22 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve bir kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs” suçlarından da toplam 3 bin 901 yıl 6’şar ay hapis cezasına mahkum edildi.

    Sanıklardan 46’sına “müebbet hapis”, 19’una “anayasal düzeni ihlale teşebbüse yardım” suçundan 12 yıl 6’şar ay ile 16 yıl 8’er ay arasında değişen hapis cezaları verildi.

    “Silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 41 sanığın 6 yıl 3’er aydan 9’ar yıla kadar hapis cezasına mahkum edildiği davada, 70 kişinin ise bütün suçlamalardan beraati kararlaştırıldı.

    Aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile firari Adil Öksüz’ün bulunduğu 6 sanığın dosyası ise ayrıldı.

    ANKARA (AA) – Bakanlıkça sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, “46 yıl önce Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimize yönelik zulme son vermek, Ada’ya barışı getirmek için gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler diliyoruz.” mesajına yer verildi.

    Bu mesajla paylaşılan videoda ise Kıbrıs’ın Anadolu’nun bir parçası olduğu, kader ortaklığının 1571 yılında başladığı hatırlatıldı. Rumların, Kıbrıs Türklerinin malına el koyduğu, kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç demeden işkencelerle şehit ettiğine dair görüntülerin yer aldığı videoda “400 yıllık vatan parçasında yaşayan soydaşlarımızın yürekten çağırmasına kayıtsız kalmayan Türkiye Cumhuriyeti, ‘Bekledim de gelmedin’ diyen Rumlara, ‘Bir gece ansızın gelebilirim’ sözleriyle yanıt vererek hazırlıklarını tamamladı.” ifadeleri kullanıldı.

    Rüştü Şardağ’ın “Bir gece ansızın gelebilirim” bestesi eşleğinde devam eden görüntülerde 20 Temmuz 1974 temmuz sabahı düzenlenen harekat ile Türk askerinin, Kıbrıs’ın tamamına barışı, esenliği ve Türk ulusunun gücünü ulaştırdığı ve Kıbrıs Türklerinin özgürlüğünün, bağımsızlığının ve huzurunun teminatı olduğu vurgulandı.

    Genelkurmay Başkanlığından yapılan paylaşımda da Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümünde, kahraman şehitler ve gaziler rahmet ve minnetle anıldı.