İçişleri Bakanı Soylu'dan uyuşturucuyla mücadelede 'anne' vurgusu

İSTANBUL (AA) – Gaziosmanpaşa Hükümet Konağı’nda mahalle muhtarlarıyla bir araya gelen Bakan Soylu, muhtarlarla geçen ay planlanan buluşmanın annesinin vefatı dolayısıyla bugüne ertelendiğini belirtti.

Muhtarlarla kurulan iletişim sayesinde mahallelerdeki birçok sorunun çözüme kavuştuğunu, birçok meseleye de müdahale edildiğini dile getiren Soylu, muhtarların salgınla mücadele çalışmalarına katkı sağladığını anlattı.

İlçenin sorunlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Soylu, gerek İstanbul’da gerekse Gaziosmanpaşa’da en öncelikle güvenlik tedbirlerinden birisinin deprem olduğunu vurguladı.

İlçede önemli kentsel dönüşüm projelerinin takip edildiğini ve pek çok dönüşümün de gerçekleştiğini ifade eden Soylu, şunları kaydetti:

“Ancak hepimiz biliyoruz ki deprem bize fırsat tanımayabilir. Bunun için önümüzde adım atacağımız iki alan var. Birincisi riskli bina tespitlerine ağırlık vermek, mahallemizi deyim yerindeyse alıcı gözle incelemek ve bina yenilemeleri ile ilgili bilgi sahibi olup gerek belediyemizle gerekse de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ekipleriyle bu konuda irtibat içerisinde olmak ve vatandaşımızı da bilgilendirmek. İkinci konu da afet eğitim çalışmaları. Burada aktif olarak sizler vazifelisiniz. Bildiğiniz gibi bu yılı afet eğitim yılı ilan ettik. Bu kapsamda şu ana kadar Türkiye’de ocak ayından bugüne kadar 6 milyon 241 bin 875 kişiye yüz yüze ve online olarak afet farkındalık eğitimi verildi. Bunların içinde 32 bin 234 muhtarımıza ve 46 bin 272 azaya da eğitim verildi. Sosyal medyadaki eğitim içerikli videolarımızın görüntülenme sayısı ise 4 milyon 350 bin 38 oldu. Hedefimiz tüm Türkiye’de bu yıl için 51 milyon vatandaşımıza ulaşabilmektir. Böyle kampanyalara muhtarlarımızın sahip çıkması çok önemli ve çok olumlu sonuç üretiyor. Afet anında da sahada en önemli partnerimiz muhtarlarımız. Onun için bu çalışmaya desteklerinizi ve bu işi sahiplenmenizi beklediğimi ifade etmek isterim. Afişlerini asmak, internet sitelerini duyurmak, artık ne olursa lütfen bu konuda gayretlerinizi esirgemeyin. Ama ifade ettiğim gibi riskli bina tespitlerinde sizlerin gayreti önemli. Aynı şekilde mahallenizdeki toplanma alanları, toplanma tatbikatı, deprem anında ve sonrasındaki ilk 6 saatte yapılacaklarla ilgili bilgilerinizi gözden geçirmek de, o günün sıkıntısını azaltmakta mutlaka büyük etki yapacaktır. Halihazırda İstanbul’da dikkat ederseniz 2 bin 900 toplanma alanı vardı, şu anda İstanbul’da son bir yılda yaptığımız çalışmalarla 5 bin 599 toplanma alanımız var.”

Soylu, İstanbul’da kişi başı toplanma alanının 1,29 metrekareden 3,37 metrekareye çıktığını, ülke genelinde ise toplanma alanı sayısının yaklaşık 25 bin 32 olduğunu belirterek, toplanma alanlarının yaklaşık 5’te 1’inin İstanbul’da bulunduğunu belirtti.

İstanbul özelinde ciddi bir deprem hazırlığı içerisinde olduklarını, tahliye alanlarının sayısını arttırdıklarını, şimdi barınma alanlarını elden geçireceklerine işaret eden Soylu, AFAD’la ilgili proje aşamasında olan telefon uygulamasının tamamlandığını dile getirdi.

TAMP Ulusal Tatbikatı

Bakan Soylu, 19-21 Ekim tarihlerinde 38 kentte Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Ulusal Tatbikatı yapılacağına, bu konuda hazırlıkların sürdüğünü anımsattı.

İstanbul İl Afet Risk Azaltma Planının bir yandan devam ettiğini ifade eden Soylu, “Afet risklerini azaltma planı yapıyoruz. Yani sanayi ve endüstri afetinden tutun depremine kadar. Doğal ve insan kaynaklı tüm afetler. İnşallah bu yıl sonu itibarıyla onu bitirmiş olacağız. Akredite olmuş arama kurtarma ekiplerimizin sayısını arttırıyoruz. Halihazırda toplam 6 ekip; jandarma arama kurtarma timi, AKUT, İHH, ANDA, Türkiye İzcilik Federasyonu ve Mahalle Gönüllüleri Acil Müdahale Derneği ekipleri akredite oldular. Polis arama kurtarma birimimiz de yüksek bir kapasiteyle kuruldu, onların da akreditasyon çalışmaları devam ediyor. Dolayısıyla bu konuda da ciddi bir gayret içindeyiz, ancak bu işin en kritik noktasında sizler varsınız. Birçok depremin ve afetin içerisinde bulunduk, bunların önemli bir bölümünü ve saha çalışmalarının önemli bir bölümünü muhtarlarımızla beraber yaptık ve büyük katkıları oldu.” diye konuştu.

2020 yılındaki depremlerde muhtarların ne kadar kilit bir rol oynadığını sahada gayet iyi gördüklerini belirten Soylu, “Arama kurtarma çalışmalarını yönlendirmekten, yardımların ulaştırılmasına kadar her noktada rehberimiz oldular. Bu itibarla sizlerin de şimdiden bu konuya hazırlanmanızı istirham ediyorum ve bu konuda her türlü iletişime de açık olduğumuzu ifade etmek istiyorum.” dedi.

“Yüzde 90’ı ev hanımı”

Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına da değinen ve yapılan saha araştırmalarında uyuşturucu kullanıcıların annelerinin mesleklerinin yüzde 90 oranında ev hanımı olduğunu söyleyen Soylu, “Yani her şey aslında anne baba evdeyken oluyor. Hatta uyuşturucunun en çok kullanıldığı yer sorusuna verilen cevaplarda ‘kendi evim’ ilk sırada. Dolayısıyla anneleri bilinçlendirmek için ‘en iyi narkotik polisi anne’ adlı bir kampanya başlattık. Hakikaten buna da iyi çalışıyoruz. Amacımız, bu meseleyle ilgili anneleri bilinçlendirmek, farkındalıklarını arttırmak.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve Gaziosmanpaşa Kaymakamı Numan Hatipoğlu da selamlama konuşması yaptı. İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İller İdaresi Genel Müdürü Kürşat Kırbıyık, GOP Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, İlçe Emniyet Müdürü Gürhan Kaya ve AK Parti İlçe Başkanı Fatih Aydemir de toplantıya katıldı.

Öte yandan Bakan Soylu, hükümet konağı girişinde kendisini karşılayan çocuklarla sohbet ederek onlara oyuncak armağan etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Evinde dün hayatını kaybeden şehit annesi Zeynep Şafak (68) için Ayyıldız Camisi’nde tören düzenlendi.

Şafak’ın cenazesi, öğle namazının ardından Yukarı Tekke Mezarlığı’nda defnedildi.

Cenazeye katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, aileye başsağlığı diledi.

Bakan Soylu, daha sonra Eğriköprü Mahallesi’ndeki Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nı ziyaret etti.

Trafik konusunda bilgiler veren ve akülü arabayla gezen çocuklara, önceliğin yayada olduğunu anlatan Soylu, çocuklarla fotoğraf çektirdi.

İSTANBUL (AA) – Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 60. yılında Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törenle anıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, törende yaptığı konuşmada, çocukluğunun, gençliğinin, siyasi yaşantısının Adnan Menderes, Zorlu, Polatkan ve diğer tüm arkadaşlarının hatıralarıyla onların hayaliyle onları düşünerek, onları yaşayarak geçtiğini dile getirdi.

Tüm bu zaman içerisinde 27 Mayıs Darbesi’nin tüm kurgusunun dış bağlantılarını, nasıl bir süreç yönetilerek bu insanların şehit edildiğini, Türk demokrasisinin ayağına nasıl pranga takıldığını her yönüyle çok iyi öğrendiklerini ifade eden Soylu, “Demokrat Parti iktidarı ve 27 Mayıs’ın her saniyesini bize öğrettiler. Ancak bu kadar yıllık ilgiye ve merakımıza rağmen, bu kadar yıl bu meseleyi içimizde canlı tutmamıza rağmen, sadece bir noktayı hala zihnimizde aydınlatabilmiş değiliz. Nedendi bu kadar nefret? İşin bütün politik istihbaratı, bütün kurgu yanı tamam. Batı’nın ne yaptığı ve bu darbeyi planlayanların ne yaptığı tamam. Hangi telkinleri, hangi anlaşmaları ortaya koydukları, hangi menfaatleri temin ettikleri bunlar da tamam. Aslen iktidar hırsı da tamam. Ama bizim içimizdeki insanların, bu topraklarda yetişmiş bizimle aynı dili konuşan, aynı milletten gelen insanların nasıl vicdanla böyle büyük bir nefret ortaya koyabildiklerini, bu nefretin bu kadar büyümesinin altında yatan sebebi inanın ben hala anlayabilmiş değilim.” diye konuştu.

Herkesin kendi hayatında sevmediği, tasvip etmediği siyasilerin muhakkak olduğunu dile getiren Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ama hangi iç gücüyle karşınızda duran ve son görüşmeleri olduğunu bildiğiniz bir aileyi birbirine sarılmaktan men edersiniz? Birkaç gün sonra idam edileceğini bildiğiniz halde, bir babanın oğluna, eşine son bir kez sarılmasını nasıl bir vicdanla engellersiniz? Ufak tefek gazete haberlerindeki bir iki yalanı anlayabiliriz. Bugün hala bizlere de aynısı yapılıyor. Ama darbeci de olsa hukuksuz da olsa bir şekilde devleti temsil eden örfi idare denilen bir kurumun ‘Adnan Menderes ile Celal Bayar 12 askeri uçak dolusu altınla kaçmaya hazırlanırken yakalandı’ diye bir iftirayı resmi tebliğ olarak yayınlamasını hangi ruh haliyle sağladınız?”

“Nasıl bir kininiz vardı?”

Bakan Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Nasıl bir kininiz vardı ki hasta olmasına rağmen alelacele idam edebilmek için rahmetli Menderes’i sehpaya götürürken fotoğrafta sağlıklı görünsün diye kollarına girmiş iki askere ‘çekilin’ talimatı verdiniz? Nasıl bir kininiz vardı ki Menderes’in son arzusu yerine getirilmedi? ‘Son dakika gelişmeleri geliyor. İkinci baskıyı bekleyin’ diye, acil manşetler attı. Acaba daha neler yazacaktınız? Siz bu ülkenin havasından solumadınız mı? Bu ülkenin suyundan içmediniz mi? Ezan-ı Muhammedi’nin bin yıldır okunduğu gibi, İstiklal Marşı’nda geçtiği gibi okunmasına karşı nasıl bir nefretiniz vardı da darbenin çete başı, koltuğu işgal eder etmez ‘Ezan aslından tekrar ayrılmalıdır’ diye açıklama yaptı. O çete başının ya nasıl bir yüzsüzlüğü vardır ki ‘Menderes ülkeyi Ruslara satmaya kararlıdır’ diye gazetelere beyanat verdi.

Şurada Şehzadebaşı var. Rahmetli Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın idam edildiği gün orada davullar çaldı. Bu nasıl bir kin? Sizin içinizde nasıl bir kin nefret vardır ki İçişleri Bakanı Namık Gedik’i dövüp, işkence edip, ikinci kattan attınız ve sonra utanmadan balkon camındaki küçücük bir deliği gösterip, ‘buradan kendini attı’ diyebildiniz? Kayıtlara da kalp krizi diye yazdı. Nasıl bir hırsınız vardı ki çete başını Cumhurbaşkanı yapmak için, Cumhurbaşkanı adayı Ali Fuat Başgil’e ‘Cumhurbaşkanı olursunuz ama sizi makama götürmek için gelen araç sizi alır, belki Etlik’e götürür, belki oraya gömülürsünüz’ diye utanmadan tehdit edip geri döndüler.”

“Aynı yalanları Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz”

Bakan Soylu, darbecilerin bütün bu yalanları, kinleri, ilk günkü tazeliği ile nasıl diri tuttuğunu ve kendilerinden sonrakilere nasıl aktardığının, anlamakta zorluk çektikleri bir mesele olduğunu söyledi.

“Bugün aynı yalanları, sadece rakamları ve isimleri değiştirip, milletin adamlarına, bugünkü Cumhurbaşkanımıza atmaktan geri durmuyorsunuz.” diyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Bugün hala maalesef bir siyasetçi, utanmadan, sıkılmadan ‘her gün bir arkadaşı kıyma makinesine atıyorlar’ diye bir ifade kullanabiliyor ve aklı sıra kendi zihnince bir gönderme yapabiliyor. Bugün hala aynı yalanlarla ülkeyi 17-25 Aralık’a taşıdılar. Aynı provokasyonlarla Türkiye’de 6-7 Eylül ile aynı taktiklerle 6-7 Ekim’i yaptılar. 15 Temmuz’da aynı heyecanı yaşayıp, tankları alkışladılar. 1960’a Türkiye’yi getiren olayları daha sonra dönemin aktörleri ‘biz tezgahladık’ diye böbürlene böbürlene anlattı. Nasıl tezgahladınız da o 60 yıl önce Menderes’e ve arkadaşlarına yaptıklarını bugün, Erdoğan ve arkadaşlarına yapmak için gün sayıyorlar. Şunu açık açık ifade etmek isteriz, herkesin de duymasını isteriz; şu arkamızda yatanlar bu iftiralara, bu ihanetlere karşı nasıl dik durmuşlarsa başlarına gelenlere karşı nasıl vakar içerisinde ölüme gitmişlerse bize her gün parmak sallayanlara söylemek isteriz ki bizler de aynı şekilde aynı yoldan, sonunu düşünmeden yürümeye hazırız.”

Törende daha sonra Bakan Soylu ve beraberindekiler, merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın kabrine karanfil bıraktı, Aydın Menderes’in kabrini de ziyaret etti.